Fotoğraf terimleri sözlüğü

RESİMLİ BÜYÜK LÜGAT

Birçok sitede “fotoğrafçılık terimleri” sayfaları görüyordum, “neden ben de bir tane derlemiyorum” dedim ve yaptım. Dikkat edin “derleme” dedim, yani tanımları birçok farklı siteden bulup Türkçe’ye çevirdim, kendi bildiklerimi ve bazen yorumlarımı da ekledim, bazen de doğrudan alıntı yaptım. Arada atladığım olabilir, özellikle listeye almadıklarım var (“agrandizör” gibi), Türkçe’ye çevirmediklerim var (mesela “Aspherical lens”), hatalı çeviriler ya da bazı zorlama çeviriler de (“senkronizasyon” için “yavaş eşleme” gibi) olabilir.

Sözlüklerin bir dezavantajı var aslında: İçlerinde geçen kavramlar zamanla eskiyebiliyor, ya da terimlerin kullanım şekli değişiyor. Eğer bu sözlüğü 2013’ten 3-4 yıl sonra okuyorsanız böyle sorunlar olabilir, idare edin 🙂

Herşeye rağmen tahminimce internette bulacağınız en geniş ve “doğru” Türkçe fotoğraf terimleri sözlüklerinden biridir diye düşünüyorum.

3x 6x 10x 50x

sozluk 01Bir kameranın objektifinin optik ya da sayısal olarak yaptığı yaklaştırma oranını ifade eder. Örneğin 3x değeri 3 kademe optik veya sayısal olarak çekim alanına yakınlaşma ya da alandan uzaklaşma şeklinde düşünülebilir. Bu değer objektifin en yüksek odak uzunluğu ile en düşük odak uzunluğunun birbirine bölünmesiyle elde edilir. Örneğin DSLRlardaki birçok kit objektif 18-55mm odak uzunluğuna sahiptir, dolayısıyla 55/18 = 3X yaklaştırma değerine sahiptir. Benzer şekilde Nikon 50-200mm VR da 200/50 = 4X yaklaştırma oranına sahiptir. Bazı makinelerde kullanılan sayısal yaklaştırma fotoğrafı bir algoritma yoluyla (bkz. Enterpolasyon) büyüttüğü için optik yaklaştırmaya göre daha kötü sonuç verir.

A/D Converter (Analog-to-Digital Converter)
Bakınız: Analog/Dijital Çevirici.

Aberration
Bakınız: Optik bozulmalar

AE (Auto Exposure)
Bakınız: Otomatik pozlama

AE-Lock
Otomatik poz kilidi anlamına gelen bu ifade, çekimi yapmayı düşündüğünüz alan veya objeyi kadrajladıktan sonra deklanşöre yarım basarak makinenin o alana veya objeye pozlama anlamında kilitlenmesi ve çekime hazır hale gelmesi anlamına gelir. Pozlamayı kilitlediğiniz sürece kadrajı değiştirseniz bile pozlama değerleri değişmeyecektir.

AF (Auto Focus)
Bakınız: Otomatik odaklama

(Net) Alan derinliği

nad acıklamaOdaklanan nesnenin önünde ve arkasındaki net alan mesafesidir. Alan derinliğinin büyüklüğü objektifin diyafram açıklık değerine, nesnenin objektife olan uzaklığına ve fotoğraf makinesinde kullanılan merceklerin odak uzaklığına bağlı olarak değişir.

Algılayıcı
Kamera dilinde CCD ve CMOS gibi görüntü algılayıcı yongaların genel adıdır. Işığın değerini ve kalitesini “algıladığı” için bu isim verilmiştir.

Analog
En genel ifade ile görüntü ve ses anlamında sayısal olmayan görüntü ve ses sistemlerine denir. Işık ve ses analogdur, modern kayıt makineleri analog sinyalleri sayısala çevirirler.

Analog/Dijital Çevirici.
Algılayıcı (CCD ya da CMOS) üzerindeki analog ışık bilgisini sayısala çeviren bir alettir. Analog ışık bilgisinden sayısal verilere dönüştürülen bilgileri fotoğraf makinelerinin içindeki bilgisayarlar algılayıp tanımlayabilir. Piyasadaki DSLRlarda yaygın olarak 12, 14 ve 16bitlik A/D çeviriciler bulunur.

Aperture
Bakınız: Diyafram

Aperture Priority
Bakınız: Diyafram öncelikli mod

Aperture Ring
Bakınız: Diyafram halkası

APO (Apochromatic)
Renk bozulması olmayan objektifleri ifade eder. Bu tip objektiflerde tüm renk dalga boyları aynı odak noktasına düşerler. Gerçek APO objektifler çok pahalıdır. Bazı markalar objektif isimlerinde “APO” kullanmaktadırlar ama bu objektifler gerçek APO objektif değildirler.

APS-C (Advance Photo System – C)
Birçok DSLR’da kullanılan algılayıcı boyutudur. Bu algılayıcıların alanı 35mm’lik filmden yaklaşık %50 daha azdır. 2013 yılı itibariyle Canon EOS sisteminde 1D, 5D ve 6D serileri haricindeki tüm DSLRlar ve EOS-M; Nikon D600, D700, D800/E, D3/s/x, D4 haricindeki tüm DSLRlar ve Nikon Coolpix A, Sony A850/900/99 haricindeki tüm DSLRlar, SLTler ve NEX serisi; Tüm Pentax DSLRlar, Samsung NX serisi, Sigma DSLRlar bu boyutta algılayıcı kullanır. Kesme çarpanı 1.5-1.7x arasında değişir.

APS-H (Advance Photo System – H)
Canon 1D serisinde (1Ds değil) ve Leica M8’de kullanılan algılayıcı tipidir. APS-C’den büyük tam kare algılayıcılardan küçüktür. Kesme çarpanı 1.3x’tür.

Artifact
Bakınız: Sıkıştırma bozulması

ASA
Fotoğraf makinesi filminin ışığa olan duyarlılığını gösteren standart bir ölçü birimidir. Rakam ne kadar yüksekse filmin ışığa duyarlılığı artar, rakam düşükse duyarlılık azalır. Sayısal makinelerde ISO olarak anılır.

Aspect Ratio
Bakınız: Görüntü oranı

Aspherical Lens

asph 02Tam dairesel lens elemanları (camlar) ışığı her zaman istendiği gibi kırmazlar, bu yüzden objektif üreticileri “Dairesel olmayan lens elemanı” kullanarak ışığı istedikleri noktaya düşürmeye çalışırlar. Asferik cam objektif şeklinde de ifade edilir.

Aşırı pozlama
Fotoğrafın orjinal halinden daha parlak olduğunu ifade eder. Özel bir sanatsal amaçla kullanılmayacaksa tavsiye edilmez.

Autofocus
Bakınız: AF

Automatic Exposure
Bakınız: AE

AWB (Automatic White Balance)
Bakınız: White Balance

Ayna kilitleme
DSLRlarda fotoğraf çekerken ışığın algılayıcıya ulaşabilmesi için ayna hareket eder. Bu hareket sırasında bir titreşim olur ve bu titreşim fotoğrafta bulanıklığa yol açabilir. Özellikle çok yakın çekimlerde (makro gibi) ve süper-telefoto çekimlerinde (600mm ve üzeri) makineyi üçayak üzerine koyup ayna kilitleme fonksiyonunu kullanmak bu titreşimi önler. Deklanşöre bir defa bastığınızda ayna kalkar, ikinci defa bastığınızda iner. Kablolu ya da kablosuz kumandanız yoksa bu fonksiyonun zaman gecikmeli çekimle birleştirilmesi tavsiye edilir.

B&W (Black & White)
Siyah beyaz çekimi ifade eder.

Bakaç
SLR, DSLR, aynasız ve bazı kompaktlarda bulunabilir. Fotoğrafı kadrajlamaya yardımcı olmak için kullanılır. Bazı fotoğraf makinelerinde optik bakaç vardır. Bu sistemde gelen ışık ayna ve prizma sistemleriyle bakaca yansıtılır. Bazı fotoğraf makinelerinde ise elektronik bakaç kullanılmaktadır. EVF (Electronic Viewfinder) denen bu sistemde algılayıcıya düşen görüntü arada ayna ya da prizma olmaksızın sayısal olarak bakaca yansıtılmaktadır.

Balık Gözü

diyagonalİnsan gözünün normalde ortalama 53 derece bir görüş açısı vardır. Balık Gözü olarak adlandırılan objektif türünde görüş açısı değerleri 100 derece ile 220 derece arasında değişebilir. Balık Göz objektiflerde geniş bir görüş açısı neticesinde görüntülerde eğri hatlarla bükülme ve yuvarlaklık hakim olur.

Basamaklama
“Basamaklama” da denebilir. Fotoğrafı etkileyen herhangi bir değişkenin basamaklaması yapılabilir. En yaygın basamaklama türü pozlama basamaklamasıdır. Bu tür basamaklamada bir sahne farklı pozlama değerleriyle çekilir. Fotoğraf makinelerinin çoğunda var olan bir pozlama ayarıdır. Fotoğraf makinesi bu ayara getirildiğinde kamera otomatik olarak belirlenen sayıda (genelde 3 ya da 5) seri çekim yapar. Her bir çekimde poz değerini otomatik olarak değiştirir ve arka arkaya birbirine ardışık farklı ışık ayarlarında fotoğraf çekilir. Böylece siz de daha sonra bu 3 veya 5 poz resimden en mükemmelini kullanabilirsiniz, veya bu fotoğrafları birleştirip HDR fotoğraf elde edebilirsiniz. Diğer çok kullanılan basamaklama çeşitleri: Beyaz ayarı, flaş pozlaması.

Bayonet
Objektifi değiştirilebilen fotoğraf makinelerinin objektif bağlanan kısımlarına verilen isim. Her markanın bayoneti kendine özeldir, özel dönüştürücüler olmadan bir markanın objektifi diğerine uymaz. Örneğin Canon objektifi doğrudan Sony’e takamazsınız. Sigma, Tamron, Tokina gibi üreticiler her bayonet için özel objektif üretmektedir; örneğin Sigma 180mm f2.8 OS’nin Canon ve Nikon için ayrı modelleri vardır. Çok kullanılan gövde üreticilerinin bayonet tipleri: Canon EF (tam kare Canon objektifler için), Canon EF-S (APS-C Canon objektifler için), Nikon F (DSLR için), Nikon 1 (1 serisi aynasızlar için), Pentax K (DSLRlar için), Pentax Q )Q serisi aynasızlar için), Sony A (DSLR ve SLTleri için), Sony E (NEX serisi için), Olympus/Panasonic m4/3, Samsung NX, Fuji X, Sigma SA, Leica M, Leica R.

Bellenim
Sayısal kameralardaki işletim sistemidir. Zaman zaman üretici firmalar bu işletim sistem yazılımını geliştirirler ya da var olan hataları düzeltirler ve bir üst versiyon şeklinde internet sitelerinden yayımlarlar.

Beyaz ayarı
Ortamdaki ışığın “sıcaklığını” dengelemek için yapılan bir işlemdir. Fotoğraf makineleri bunu kendileri de yapabilir (AWB – Otomatik beyaz ayarı), kullanıcının değiştirmesine izin de verebilir.

Bit
Sayısal hafızanın en küçük birimidir. Sayısal sistemler verileri tanımlamak için ikili sayı sistemi kullanırlar. “Bit”, bu sistemde kullanılan 0 ve 1’i ifade eden “Binary” ve “digit” kelimelerinin kısaltılmasıdır.

Bit Derinliği
Bu ifade her bir pikselin temel üç renk olan Kırmızı-Yeşil-Mavi nin ya da gri tonlamanın renk derinliğine işaret eder. Her bir temel renk için en az 8 bit vererek renk bilgisi oluşturan bir piksel, 3 (kırmızı, yeşil, mavi) x 8 = 24 bit’lik bir renk derinliğini ifade eder.

Bitmap
Bir görüntü bilgisinin bit ile tek tek kayıt edilme metodudur. Bit ile kaydı yapılan bir çok resim formatı vardır. “bmp”, “pict”, “tiff”, “pcx”, “gif” gibi….

Body
İngilizce “gövde” anlamına gelir. Ne yazık ki Türkiye’de, biraz da özentiden olsa gerek, bazıları tarafından “body” olarak da kullanılmaktadır. Nasıl yazıldığını bilmeyenler (Türkçe konuştuğumuz için İngilizce sözcüklerin nasıl yazıldığını bilmek zorunda değiliz) gövde terimini kullanmak yerine “badi”, “bodi”, “bady” gibi farklı şekillerde de yazmaktadırlar. “Body” uluslararası kabul görmüş bir terim değildir (“televizyon”, “megabayt” gibi), sadece bir nesnenin İngilizce karşılığıdır.

Bokeh

bokeh 01Japonca “bulanık” anlamına gelir. Fotoğraf terminolojisinde net alan derinliği dışında oluşan bulanıklık etkisine bokeh denir.

Bracketing
Bakınız: Basamaklama

Brightness
Bakınız: Parlaklık

Buffer
Bakınız: Tampon bellek

Bulb Mode

tekerlek 3B modu olarak geçer. Bu modda perdenin açık kalma süresini kullanıcı belirler. Bazı makinelerde ayrı olarak B modu olmaz, bu moda geçmek için Av ya da M modlarında 30 saniyenin üzerine çıkmak gerekir.

Byte
Bir bilgisayar hafızasında 8 bit’ten oluşan bir bütünü ifade eder. Buna göre 8 bit 1 byte eder denir. Buna karşılık 1024 byte bir kilobyte eder.

Calibration
Bakınız: Kalibrasyon

Camera
İngilizce’de “fotoğraf makinesi” anlamına gelir. Fotoğraf çeker (deme!).

Canlı önizleme
Algılayıcıya düşen görüntünün doğrudan makinenin ekranına yansımasıdır.

CCD (Charged Coupled Device)
İki temel algılayıcı tipinden biridir (CMOS ile beraber). Görüntünün oluşumunda kameralarda kullanılan ışık algılama yongasıdır. CCDler analog aletlerdir. Işık bilgisi objektiften geçerek bu yonga üzerine düşer, renk ve şekil oluşumu A/D çevirici aracılığıyla sayısal olarak gerçekleşerek hafıza ünitesinde kaydedilir.

Center-Weighted
Bakınız: Merkez ağırlıklı ölçüm modu

CF (Compact Flash)
Bir hafıza kartı biçimidir.

Close-Up
Yakın mesafeli çekimi ifade ettiği gibi, genellikle 20 cm den daha yakın mesafeler arasında bir objektifin çekim yapabilme kabiliyetine de denir. Bazı kameralarda bu özelliğe “Macro” da denmektedir.

CMOS (Complementary Metal Oxide Semiconductor)
CCD haricindeki diğer bir görüntü algılama ve oluşturma sistemidir.

CMYK (Cyan, Magenta, Yellow, Key)
Fotoğraf baskısında kullanılan renk modellerinden biridir.

Color Space
Bakınız: Renk uzayı

Color Temperature
Bakınız: Renk sıcaklığı

CompactFlash
Bakınız: CF

Compression
Bakınız: Sıkıştırma

Continuous Autofocus
Bakınız: Sürekli otomatik odaklama

Contrast
Bakınız: Karşıtlık

Cropping
Bakınız: Kesme

CRW, CR2 (Canon RAW)
Canon kameralarda kullanılan RAW dosya formatlarıdır.

Çoklu pozlama
Aynı fotoğraf karesine 2 veya daha fazla pozlama yapılmasıdır. Makinenizde bu fonksiyon varsa, örneğin önce bir çiçeği çekip sonra arkadaşınızı çekip aynı karede hem çiçeği hem arkadaşınızı gösterebilirsiniz.

Değişken odaklı objektif
Odak mesafesi değişebilen her objektif bu kategoriye girer. Tokina 11-16mm f2.8, Pentax 18-55mm f3.5-5.6, Sony 70-200mm f2.8 OSS, Sigma 120-300mm f2.8 gibi objektifler bu kategoridedir.

Deklanşör (Perde)
Fotoğraf makinelerinde örtücü (obtüratör) olarak adlandırılan ve fotoğrafın çekilmesi amacıyla görüntü sensörüne görüntünün gelmesini sağlayan perdeyi çalıştıran düğmedir.

Deklanşör (Perde) gecikmesi
Deklanşöre basılma ile resmin tamamen oluştuğu zaman arasındaki süreyi ifade eder. Bu sure ne kadar azsa fotoğraf o kadar kısa sürede oluşur, bu yüzden seri çekim yapan profesyonel kameralarda bu sürenin minimum olması istenir.

Deklanşör (Perde) hızı
Çekim hızı, enstantane ya da obtüratör hızı da denebilir. Perde sisteminin algılayıcıyı tamamen ışığa maruz bıraktığı süredir. Birçok DSLR makine 30 saniye ile 1/4000 saniye arasında hızlarda çekim yapabilir, ek olarak birçok DSLR’da 30 saniyenin üzerinde de çekime izin veren B (Bulb) modu bulunur.

Diffraction
Bakınız: Işık saçılması

Digital Camera
Sayısal fotoğraf makinesi demektir.

Digital Zoom
Bakınız: Sayısal yaklaştırma

Digitization
Bakınız: Sayısallaştırma

Dinamik Aralık
Bir sahnedeki (ya da fotoğraftaki) en parlak ve en karanlık bölgeler arasındaki ton farkı. Tonlama aralığı da denir.

Diyafram
Bir objektif içerisinde gözdeki iris tabakasına benzeyen ve objektiften geçen ışık miktarını düzenleyen yapraklardan oluşmuş bir düzenektir. Görüntü algılayıcısına düşecek ışık miktarını ayarlar. Işık miktarı bu kapağın standart mesafelerde durmasıyla ölçeklendirilir.

Diyafram değeri (f-stop, diyafram durağı)
Diyafram açıklığının ya da kapalılığının rakamsal olarak ifade edilme şeklidir. Diyafram ayarının duraklarını belirtir. Mesela F2.8 küçük sayı olmasına rağmen diyaframın daha açık olduğunu, F16 ise büyük sayı olmasına rağmen diyaframın daha kapalı olduğunu ifade eder. Diyafram açıklığı standart bir ölçüdür ve her fotoğraf makinesinde aynı miktarı temsil eder.

Diyafram halkası
Bazı objektiflerde diyafram değeri bu halka sayesinde değiştirilir. Tam otomatik olan bazı objektiflerde (örneğin tüm Canon EF sistemi ve Nikon G objektifleri) bu halka bulunmaz.

Diyafram öncelikli mod
Fotoğraf makinelerinde A ya da Av ile gösterilen bu çekim modu diyafram öncelikli çekimi ifade eder. Bu modda kullanıcı diyafram aralığını seçince fotoğraf makinesi perde hızını (enstantane) otomatik olarak ayarlayarak pozlamanın oluşması sağlar. Bu modda diyafram açıklığı istenildiği gibi değiştirilir ve fotoğraf makinesi de perde hızını otomatik olarak seçilen değere göre ayarlar.

DOF (Depth of Field)
Bakınız: Alan derinliği

Doğal yoğunluk filtresi
Objektiflerin önüne takılan ve tüm dalgaboylarını emen (geçmelerine izin vermeyen) filter tipi. Bu filtrelerin 1 duraktan 10 durağa kadar etkili olabilen farklı güçlerde olan tipleri vardır.

Dolgu flaşı

fill_flash_fill_in_flash_580ex_2010__hero

Canon’un sitesinden alıntıdır

Gölgede kalan alanların aydınlatılması için kullanılan flaştır. Örneğin güneşli bir günde bir arkadaşınızı çekerken yüzünün bir tarafı ya da tamamı gölgede kalıyorsa, makinenizdeki flaşı “dolgu flaşı” olarak kullanabilirsiniz. Bunun için özel bir işlem uygulamanıza gerek yok, sadece flaşı patlatmanız yeterli.

Doygunluk
Beyaz ışığın bir renk üzerine düşen tonlanma derecesini ifade eder. Mesela bir renk yüzde yüz doygunlaşmışsa hiç beyaz ışık içermediği söylenebilir.

DPI (dots per inch)
Bir inçlik uzunlukta kaç adet noktacık olduğunu temsil eder. Bu ölçüm daha çok ekran teknolojisi ya da sayısal baskı sistemlerinde kullanılmaktadır ve makinedeki fotoğraf kalitesini etkilemez.

DPOF (Digital print order format)
Arada bir bilgisayar olmaksızın bir sayısal kameranın, yine DPOF destekleyen bir yazıcıya doğrudan bağlanarak çekilen resimlerin baskı yapılabilmesini sağlar.

DR (Dynamic Range)
Bakınız: Dinamik aralık

DSLR
Bakınız: SLR

Düşük pozlama
Çekilen sahnenin pozlamasının olduğundan az yapılmasıdır.

Enstantane
Perde hızını gösterir. Ayarlandığı süre boyunca algılayıcının önündeki perdenin (obtüratör) açılıp kapanmasını sağlar. Örneğin 1/60 perde hızı, ışığın algılayıcının üzerine saniyenin 1/60’ında düştüğünü gösterir.

Enstantane öncelikli çekim modu
Fotoğraf makinelerinde S, T, olarak gösterilebilir. Kullanıcı çekim hızını belirler, kamera diyafram aralığına otomatik olarak karar verir.

Enterpolasyon
Enterpolasyonun sözlük anlamı “Bir serideki eksik verilerin hesaplanabilmesi için geliştirilen bir matematiksel yöntem”dir. Kısaca “Ara değeri bulma” da denebilir. Fotoğraf sektöründe yazılım aracılığıyla bir resim çözünürlüğünün matematiksel algoritma ile daha büyük hale dönüştürülmesi anlamına gelir. Mesela 10MP’lik bir fotoğraf dosyasının 16MP’ye çıkarılması bir enterpolasyondur. Bazı kompakt makineler bu yöntemi kullanarak aslında daha düşük piksel sayısı olan algılayıcılarını daha yüksek piksel sayısına sahipmiş gibi gösterir. Gene bazı makinelerdeki “digital zoom” denen özellik de enterpolasyon ile yapılır. Sonuçta elde edilen imajdaki piksel sayısı daha çok olsa da kalite anlamında bir kazanım olmaz, hatta kalite düşebilir.

EV (Exposure value)
Işık ölçüm değerini gösterir. ISO100, diyafram f1.0 ve perde hızı 1 saniyelik çekimle pozlanan sahnenin ışık değeri “0 EV” olarak tanımlanır. Buradan yola çıkarak ISO100 – f1.4 – 1sn’lik ışığın 1 EV; ISO100 – f1.4 – 1/2sn’lik ışığın 2 EV olduğunu bulabiliriz. “Güneşli 16” kuralı da buradan gelmektedir. Güneşli havalardaki EV değeri ortalama 15 EV’dir, bu da ISO100 – f16 – 1/125’e denk gelmektedir.

EV (Exposure value) Compensation
Bakınız: Pozlama telafisi

EVF (Electronic Vinewfinder)
Bakınız: Viewfinder

EXIF
Fotoğraf makineleri fotoğrafın hangi ayarlarda çekildiğini belirten bir bilgi dosyasını resmin içine gizlerler. Bu dosyada fotoğraf çekerken hangi ISO değerinin kullanıldığı, diyafram açıklığı, perde hızı, beyaz ayarı gibi çekimle ilgili çeşitli bilgiler vardır. Bunlar bir sayısal kameranın JPEG ile oluşturduğu her bir resmin içinde kamera ve pozlama ile ilgili yazmış olduğu bilgiyi ifade eder ki bir çok resim işleme programı bu bilgiyi tanıyıp size sunabilir ve hangi kamera ile hangi poz değerleriyle resim çekmiş olduğunuzu bu sayede bilebilirsiniz. Bu şekilde çekimle ilgili bu bilgiler popüler resim işleme programlarının tamamı tarafından algılanıp gösterilebilir.

Exposure
Bakınız: Pozlama

Exposure Bracketing
Bakınız: Bracketing

Exposure Compensation
Bakınız: EV Compensation

Extension tube
Bakınız: Uzatma tüpü

f-stop
Bakınız: Diyafram Değeri

Fill Flash
Bakınız: Dolgu flaşı

Filtre

filtre 01Fotoğraf makinesinin objektifine gelen ışığı süzmede kullanılan özel araçlardır. Cam, asetat, jelatin ya da benzeri malzemeden üretilirler. Birçok objektifin tam önüne, bazılarının arkasına yerleştirilerek çekim yapılır. Bazı modellerde fotoğrafa uygulanan özel efektlere de “filtre” denilmektedir.

Filtre çapı
Filtreler genellikle objektiflerin ön taraflarına vidalanırlar, bu yüzden filtrelerin çapıyla objektiflerin ön bağlantı noktalarının çapı birbirine uygun olmalıdır. Örneğin objektifinizin ön çapı “67mm” ise satın almanız gereken filtrenin çapı da 67mm olmalıdır.

Firmware
Bakınız: Bellenim

Fish-Eye
Bakınız : Balık Göz

Fixed Aperture
Bakınız: Sabit diyafram

FL (Focus Lock)
Bakınız: Odak kilidi

Flare
Bakınız: Parlama

Flash
Bakınız: Flaş

Flash Sync
Bakınız: Flaş senkronizasyon hızı

Flaş
Bazılarının hala “flash” dediği, fotoğraf çekimi sırasında pozlama yapılan ortamı anlık olarak aydınlatmaya yarayan ışık kaynağıdır. Genellikle fotoğraf makinelerine entegre (İngilizce: built-in flash) olarak gelir ancak gelişmiş modellere ayrıca flaş üniteleri de takılabilir (İngilizce: External flash). “Flash” olarak yazmanın anlamı yoktur. “Schizophrenic”e şizofren, “telephone”a telefon diyorsak “Flash”a da “Flaş” dememek komiktir: Türkçe’de “sh”, “sch” ya da “ph” diye bir kalıp yoktur.

Flaş senkronizasyon hızı
Fotoğraf makinesinin flaş ile aynı anda çekebildiği maksimum perde hızı. Bu hız DSLRlarda 1/125 ile 1/500 arasında değişir. Bazı harici flaş sistemleri 1/8000’e kadar çekime izin vermektedir.

Focal Length
Bakınız: Odak mesafesi

Focal Length Magnifier
Bakınız: Kesme çarpanı

Focus Assist
Bakınız: Odaklama yardımcı ışığı

Format
Sayısal cihazların ve yedekleme birimlerinin içindeki bilgilerin silinerek sıfırlanması ve sıfırdan kullanıma hazır hale getirilmesi demektir.

FOV (Field od View)
Bakınız: Görüş açısı

FPS (Frame Per Second)
Saniyedeki kare sayısı demektir. Fotoğraf makinelerinde saniyede çekilen fotoğraf sayısını, video çeken cihazlarda filmin saniyede kaç kare ile çekildiğini gösterir. Video için saniyede 24, 25, 29.97, 30, 50, 60 kare gibi değerler sık kullanılan değerlerdir. Video sektöründe “Frame rate” olarak da anılabilir.

Free working distance
Bakınız: Temiz çalışma mesafesi

Gama
Sayısal kamera dilinde, bir eğriye göre bir fotoğraftaki kontrast değerinin ölçümüdür. Bu eğri her pikselin algılandığı sayısal değeri ile (0-255 arası diye düşünün) gerçek parlaklık değeri arasındaki ilişkiyi gösterir. Gamma değeri arttıkça kontrast artar, ayrıca sahne genel olarak kararır. 1.0 gama değeri çok parlak görüntü verirken günümüzde neredeyse standart haline gelmiş gama 2.2 değeri (1/2.2 olarak da gösterilir) göze hoş gelen hafif kontrastlı bir görüntü verir.

Geniş açı
Genelde 50mm ve altındaki odak mesafesi için kullanılır. 24mm altındaki açılar “çok geniş açı – ultra-wide angle” olarak adlandırılır.

Görüntü algılayıcısı
Sayısal fotoğraf makinelerinde ışığa duyarlı olan ve görüntünün oluşturulmasını sağlayan bölümdür. CCD veya CMOS tipinde olan bu bölümün kalitesi ve içindeki ışığa duyarlı hücrelerin sayısı elde edilecek fotoğrafın kalitesini ve çözünürlüğünü belirler.

Görüntü çözünürlüğü
Temelde, bir gövde+objektif sisteminin ne kadar detay verdiğini anlatmak için kullanılır. Burada algılayıcının verebildiği detay kadar, gövdeye takılı olan objektifin çözebildiği detay miktarı da önemlidir. Sonuçta oluşan fotoğraftaki çözünürlük toplam piksel sayısına değil, piksellerin kalitesine bağlıdır. Örneğin 12 milyon piksele sahip Canon 5D, zamanımızda yaygınlaşan 16-18-20 milyon piksele sahip kompakt makinelerden daha çok çözünürlük verir. 16 milyon pikselli bir gövde ve düşük kaliteli bir objektiften alacağınız çözünürlük, 12 milyon pikselli gövde ve yüksek kaliteli bir objektiften düşük olabilir.
Photoshop benzeri imaj işleme programlarında “çözünürlük” bazen baskı çözünürlüğü ile eşdeğer anlamlı kullanılır. Bunun için bakınız: DPI.

Görüntü işleme
Kamera dilinde bir görüntünün kamera tarafından yakalanıp kaydedilmesine kadar geçen işleme denir.

Görüntü oranı
Fotoğrafın yatay ve dikey boyutunun oranını gösterir. Genellikle kullanılan oranlar 3:2, 4:3, 16:9, 5:4’dir. Kompakt makinelerin çoğu ve m4/3 sistemi 4:3 oranlı görüntü oluştururken DSLRlar 3:2 oranlı çekimler yapabilir. 16:9 daha çok video çekimlerinde gerçekleşen bir orandır.

Görüş Açısı
Bir objektifin pozlama yaptığı ortamdaki alanın (açının) büyüklüğünü simgeler. Bu alan, çekim yapılan nesnenin objektife olan uzaklığına bağlı olarak değişmekle birlikte aynı zamanda kullanılan lense de bağlıdır. Odak değeri (mm cinsinden) arttıkça görüş açısı daralır.

Gray Card
Bakınız: Gri kart

Gri kart
Daha çok beyaz ayarını doğru yapmak için kullanılır. Orjinali 20×25,5cm boyutunda ve 32mm kalınlığında, ön yüzü beyaz ışığın %18’ini yansıtan gri renkli, arka yüzü ise beyaz ışığın %90’ını yansıtan yüzeylerden oluşan bir karttır (“Kodak nötr test kartı” diye de geçer). Modern makinelerde bazen bu kart yerine tam beyaz bir yerden beyaz okuması alınması daha iyi sonuç verebilir.

GN (Guide Number)
Bakınız: Kılavuz numarası

Güneşlik

guneslikPozlama sırasında istenmeyen ışıkların objektife düşmesini engellemeyi amaçlayan ve objektifin ucuna takılan silindir şeklinde plastik ya da metal kısımdır. Güneşlik de denebilir (Türkçe’de yaygınca kullanılan “parasoley” de “güneşlik” anlamına gelir).

Gürültü
Çekim esnasında yeterli ışık olmaması, algılayıcı kalitesi, yüksek ISO değeri, yüksek kontrast, sahnede büyük oranda tek renk bulunması (örneğin mavi gökyüzü) gibi sebeplerden oluşabilecek hatalı piksellerdir. “Gürültü”, “kumlanma” da denebilir.

Halkboyleistiyor.com
Türkiye’nin en aşırı süper fotoğraf sitesi…Çok acaip… Yok len şaka şaka 🙂

HDR (High Dynamic Range)
Yüksek dinamik aralık anlamına gelip zamanımızda HeDeR edilmiş fotoğraf olarak uygulanır. Yüksek kontrastlı sahnelerdeki parlak ve karanlık bölgelerdeki detayları aynı anda tek çekimde yakalayabilecek algılayıcı ya da film henüz icat edilmedi, bu yüzden farklı pozlamalarda birden fazla fotoğraf çekerek (bkz. Basamaklama) sonradan birleştirme yöntemiyle bu bölgelerdeki detaylar açığa çıkarılmaya çalışılır. Bu yönteme “HDR Photography” denir, ve böyle yüksek kontrastlı sahnelere de “yüksek dinamik aralığa sahip” denir.

HDSLR
Yüksek tanımlı video çekebilen DSLRlara verilen isimdir. 2013 yılı itibariyle bütün DSLRlar ve aynasız makineler yüksek tanımlı video (720p ve üzeri) çekebilmektedirler.

HDTV (High Definition Television)
Yüksek tanımlı televizyon demektir. Normalde televizyon ekranındaki saniyede yatay satır okuma hızı 525 satır iken bu teknoloji televizyon ya da görüntü sistemlerinde saniyede satır tarama hızı 1125 satırdır ki bu daha kaliteli görüntü demektir.

Hızlı objektif
Diyafram değeri f2.8 ya da daha az olabilen objektiflere verilen isim. Bu tür objektifler diğerlerine gore daha fazla ışık toplayabildiğinden daha fazla perde hızlarına izin verirler, bu yüzden “hızlı” olarak adlandırılırlar.

Hiperfokal Nokta
Bu noktayı teorik olarak şöyle tarif edebiliriz: Fotoğraf makinesi sonsuza odaklandığında, netlik bozulmadan makinenin objektifine olan en yakın mesafedeki noktadır. Objektifi bu mesafeye odaklarsanız, oluşacak net alan derinliği “teoride” bu mesafeinin yarısı ile sonsuz arasındadır, bu yüzden sonsuz mesafeler bile net çıkar (gene teoride).

Histogram

histo+4Fotoğrafta oluşan muhtemel kontrast hatalarını tanımlamak ve düzeltmek için kullanılır. Amacı pozlama yapılan ortamdaki ışık yoğunluğunu ölçmek ve bunu derecelendirmektir. Histogram grafiğinde ekranın solunda yoğunlaşan çizgiler fotoğrafta karanlık noktaların yoğunluğunu, ekranın sağındaki çizgilerse aydınlık noktaların yoğunluğunu temsil eder.

Hue
Bakınız: Renk özü

Image Processing
Bakınız: Görüntü işleme

Image Resolution
Bakınız: Görüntü çözünürlüğü

Image Sensor
Bakınız: Algılayıcı.

Image Stabilization
Bakınız: Titreşim azaltma

Interpolation
Bakınız: Enterpolasyon

IQ (Image Quality)
Fotoğrafçılıkta “Görüntü kalitesi” anlamına gelir. Belli bir tanımı yoktur, kişiden kişiye değişebilir.

Işık saçılması
Işık opak (ışık geçirmeyen) bir objenin kenarlarından geçerken “dağılır”. Bir lambanın önüne madeni bir para koyup duvarda gölge oluşturursanız, oluşan gölgenin kenarlarının keskin olmadığını görürsünüz. Aynı şekilde, çok ufak açıklıklardan geçen ışık da saçılır. Objektiflerde çok büyük diyafram değerleri kullanınca (f22 gibi örneğin) keskinliğin ve kontrastın azalmasının ana sebebi budur. Algılayıcı boyutu ne kadar azsa ışık saçılması o kadar ufak diyafram değerinde başlar, örneğin kompakt makinelerde ışık saçılması f4 gibi çok ufak diyafram değerlerinde görülür.

Işık Siperliği
Bakınız: Güneşlik

Işık ölçer
Pozlama yaparken nesneden yansıyan ya da nesneye düşen ışığın miktarını ölçmeye yarayan bir cihazdır. Bu cihazın gösterdiği ışık değerine göre gerekli diyafram ve deklanşör çekim hızı ayarı yapılır.

Işık ölçümü
Kadrajdaki sahnedeki ışığın şiddetini ölçme işlemidir. 4 ana ölçüm metodu vardır, ölçüm yapılan alana gore sıralarsak: Nokta ölçüm (spot), kısmi ölçüm (partial – sadece Canon DSLRlarda), merkez ağırlıklı ölçüm (center weighted), Değerlemeli/Matriks (Evaluative/Matrix – Bazı modellerde ismi değişebilir) ölçüm.

ISO
Klasik fotoğrafçılıkta ASA olarak bilinen bu kavram, sayısal fotoğrafçılıkta algılayıcının ışığa karşı olan hassasiyetini ifade eder. ISO değeri arttıkça görüntü algılayıcısının ışığa olan hassasiyeti artar, ISO değeri azaldıkça algılayıcının ışığa hassasiyeti azalır. Genelde Auto, 100, 200, 400, 800 gibi standart rakamlarla ifade edilir. Bazı makineler 1/3lük ya da 1/2lik duraklarla değişime de izin verebilir.

JPEG (Joint Photographic Experts Group)
JPG olarak da ifade edilir. En yaygın olan fotoğraf dosya formatıdır. Fotoğrafın 4, 8 veya 16 kat sıkıştırılarak muhafaza edilmesini sağlar. Sıkıştırma oranı arttıkça fotoğrafta gerçekleşen veri kaybı da çoğalır.

Kalibrasyon
Renk uygunluk ayarıdır. Monitörde gördüğümüz renkler ile baskıda gördüğümüz renklerin tonlarının uygunluk arz etmesidir. İyi kalibre edilmemiş bir monitörde gerçek renkleri göremeyiz. Özellikle baskı alanların monitörlerini kalibre etmeleri önemlidir.

Karşıtlık
Bir görüntüdeki en parlak alanla en karanlık bölgenin arasındaki ışık değeri “karşıtlığı” belirler.

Kesme
Bir fotoğrafın belli bir kısmını fotoğrafın geri kalanından “kesip” almak demektir. Genellikle fotoğrafın istenmeyen bölümlerini çıkarmak ya da belli bir bölgeye dikkati çekmek için kullanılır.

Kesme çarpanı
35mm’den (tam kare algılayıcı) daha ufak algılayıcıların görüntüyü büyütme oranı. Örneğin Nikon D7100 ile D600 ile aynı noktadan aynı objektiften yapılan çekimlerde, D7100’deki algılayıcı görüntüyü D800’e gore 1,5 kat daha fazla büyütür. İki gövdede de 300mm objektif kullanırsanız D7100’deki görüntü “sanki” 450mm objektif kullanıyormuş gibi görünür, dolayısıyla D7100’den daha fazla detay alırken aynı zamanda görüş açısı da daralır (450mm-300mm farkı yüzünden). Kesme çarpanı objektifin özelliklerini değiştirmez, sadece ufak algılayıcı yüzünden objektifte oluşan görüntünün daha ufak bir kısmını görmenizi sağlar.

Kılavuz numarası
Flaşların gücünü belirmek için kullanılan bir rakamdır. Kullanma kılavuzlarında bu değeri “GN” olarak bulabilirsiniz ve bu rakamlar genelde “feet” cinsinden verilir. Bu rakam genelde bir ISO değeriyle beraber verilir (örneğin “ISO200’de 43”). Bu rakamı çekeceğiniz objeye olan mesafeya bölerseniz kullanmanız gereken diyafram değerini bulursunuz. Örneğin ISO100’de GN değeri 43 ise (feet cinsinden) ve çekeceğiniz kişiyle aranız 4 metre ise kullanmanız gereken f değeri 43/(4*3,28) = 3,2 çıkar, yani objektifinizde f3,2 kullanmanız gerekir.

Kırmızı göz
Genellikle iç çekimlerde ya da gece çekimlerinde flaşların insan gözüne çarpması ile gözde oluşan kırmızılığı ifade eder. Bu problemin ana kaynağı kameralardaki dahili flaşların objektife çok yakın olmasıdır. Flaşın objektiften uzakta olması bu sorunu azaltır.

Kırmızı göz azaltma modu
Kameralardaki dahili flaş modlarından biri olup kızıl göz yok edici flaş modu şeklinde ifade edilir. Bu modda çekimden hemen önce flaş patlatılır, böylece göz flaşa alışmış olur.

Köşe kararması
Genelde objektiften kaynaklanır, ama algılayıcının kenarlarına yeterince ışık gitmemesinden dolayı da köşe kararması olabilir.

Landscape
Bakınız: Yatay kadraj ya da Manzara modu

Lateral Chromatic Aberration
Bakınız: Yanal renk (kromatik) sapması

LCD (Liquid Crystal Display)
Bir çeşit ekran teknolojisidir. Renkli veya tek renk yani monokrom olabilir. Mesela kameralarda genellikle ön ve son izleme yapmak için hem renkli LCD ekran hemde bir takım makine ve çekim ayarları yapmak için monokrom LCD ekran bulunmaktadır.

LED (light emitting diode)
Işık saçan yarı iletken diye çevrilebilir. Genellikle elektronik aletlerde bir takım kontroller için kullanılan kırmızı, yeşil veya turuncu renkte ışık yayan ve cihazın herhangi bir bölümünün çalıştığını veya çalışmadığını gösteren ikaz işaretleridir. Günümüzde ışık kaynağı olarak ya da çeşitli ekranların üretimi için de (TV, telefon, fotoğraf makinesi vs..) kullanılmaktadır.

Lens
İki anlamı vardır: Fotoğraf makinelerinin önüne takılan objektif, ya da objektiflerin içindeki cam ya da polimer elemanlar. Lens elemanları objektifler içinde kullanıldığı için bu iki kavramı ayırmak önemlidir.

Lens hood, lens shade
Bakınız: Güneşlik

LV (Live View)
Bakınız: Canlı önizleme

Makro Objektif
Çok yakından fotoğraf çekerken oluşan bozulmaları (renk bozulmaları, geometrik bozulmalar vs..) engellemek için içinde kayan eleman gibi özel lens elemanları bulunduran objektifler. Bazen “1:1 boyutta fotoğraf çekebilen objektifler” olarak tanımlansa da, birçok kaliteli makro objektifi 1:2 ve hatta daha az büyütme sağlar. Zeiss 50mm f2.0 Macro, Zeiss 100mm f2.0 Macro, Nikon 70-180mm Micro gibi objektifler 1:2 ve daha az büyütme vermelerine ragmen “makro objektifi” diye anılırlar çünkü içlerinde çok yakından odaklamaktan doğan sorunları azaltacak ya da yok edecek özel lens elemanları vardır.

Manzara modu
Kameralarda manzara çekimleri için fabrikasyon olarak oluşturulmuş bir hazır çekim modudur. Bu modda genelde mavi ve yeşil tonların doygunluğu ve ton karşıtlığı arttırılır.

Merkez ağırlıklı ölçüm modu

ortaBu modda makine görmüş olduğu alanın merkezindeki bir bölgeyi baz alarak pozlamayı oluşturur.

Metering
Bakınız: Işık ölçümü

Mirror Lock-up
Bakınız: Ayna kilitleme

Monopod
Bakınız: Tekayak

Mount
Bakınız: Bayonet

MP (Megapiksel)
1 milyon piksel.

Multiple exposure
Bakınız: Çoklu pozlama

ND FILTRE (Neutral Density Filter)
Bakınız: Doğal yoğunluk filtresi

NEF (Nikon Electronic Format)
Nikon tarafından kullanılan bir RAW resim dosya formatıdır.

Noise
Bakınız: Gürültü

Nokta ölçüm modu
Bu ölçüm yönteminde ışık yalnız küçük bir noktadan hesaplanır. Bazı modeller sadece orta noktadan ölçüme izin verirken bazı DSLR modelleri odaklanılan noktadan nokta ölçümü almaya izin vermektedir.

Normal objektif
Yaklaşık göz perspektifi gibi görüntü veren objektife denir. Farklı kaynaklarda 43mm-58mm arasındaki objektiflere “normal” denilmiştir. APS-C algılayıcılarda 35mm, m4/3 sistemlerde 24-25mm ve tam kare gövdelerde 50mm objektifler en çok kullanılan “normal” objektiflerdir.

Odak mesafesi
“mm” olarak ifade edilir. Objektifin gelen ışığı düşürdüğü mesafeyi ifade eder. Odak mesafesi düştükçe görüş açısı artar, odak mesafesi arttıkça görüş açısı düşer. Örneğin 18mm bir objektif 55mm bir objektiften daha geniş bir alanı tarayabilir.

Odak kilidi
Odaklama yapılan nesneye kilitlenmeyi sağlayan bir özelliktir. Bu işlem genelde deklanşöre yarım bastığınızda, bazı makinelerde ise ayrı bir düğmeye bastığınızda gerçekleşir.

Odaklama yardımcı ışığı
Işık yetersiz olduğunda fotoğraf makineleri odaklamakta zorlanırlar. Odaklamanın doğru yapılabilmesi için bazı makinelerde kırmızı, beyaz ya da sarı renkli bir LED ışığı bulunur. Bu ışık objektifin gördüğü noktayı aydınlatarak odaklamaya yardımcı olur. Canon DSLRları gibi bazı gövdeler dahili flaşlarını seri olarak patlatarak odak yardımcı ışığı oluştururlar. Harici flaşların birçoğunda odaklama yardımcı ışığı bulunuz.

OLED (Organic Light Emitting Diode)
Bir ekran teknolojisidir. LCD’ye göre daha ince ve 160 dereceye kadar yandan hiç sorunsuz parlak görüntü verebilen bir ekran teknolojisidir. Arka ışığa ihtiyaç duymadığı için LCD lere göre daha az enerji harcar ve daha canlı ve parlak görüntü verebilir.

Optical Viewfinder
Bakınız: Viewfinder

Optical Zoom
Bakınız: Optik yaklaştırma/uzaklaştırma

Optik bozulmalar
Objektif hatalarından oluşan bozukluklardır. Renk bozulmaları, kedi gözü efektleri, eğrisel geometrik bozulma, odaklanma düzleminin doğrusal olmaması gibi bozukluklar bunlara örnektir.

Optik yakınlaştırma/uzaklaştırma
Bir objektifin odak mesafesi değişebiliyorsa (örneğin 18-55mm kit objektifler) o objektifte “optik yaklaştırma/uzaklaştırma” özelliği vardır. Bu yaklaştırma/uzaklaştırma işlemi, objektifin içindeki lens elemanlarını hareket ettirerek yapılır.

OSS (Optical Super SteadyShot)
Bakınız: Titreşim azaltma

Otomatik odaklama
Kadrajlanan obje veya alanın kamera objektifi tarafından otomatik olarak netlenmesi diye tanımlanabilir.

Otomatik pozlama
Mevcut ışık şartlarında makinenin en uygun pozlamayı otomatik olarak kendiliğinden yapması anlamına gelen bir sistemdir.

Over Exposure
Bakınız: Aşırı pozlama

Panorama
Bir kameranın tek bir kareninkinden çok daha geniş bir alanda çekim yapabilme kabiliyetidir. Bu tür çekimler yanyana çekilmiş 2’den fazla fotoğrafı daha sonra bir yazılım aracılığıyla birleştirerek yapılır. Bazı fotoğraf makineleri bu işlemi fotoğraf çekimi sırasında da yapabilir.

Parallax Hatası
Bazı fotoğraf makinesi sistemlerinde optik bakaç ile objektifin gördüğü kadraj biribiryle aynı değildir. Özellikle Leica M sisteminde ve optik bakaçlı bazı kompakt makinelerde bu durum söz konusudur. Bakacın çıkış noktası objektifte değil objektifin hemen yanındadır. Telefoto çekimlerde bu sorun çok oluşturmaz, normal açılı (60-35mm arası) çekimlerde paralaks hatası vardır ama bu duruma alışması kolaydır, yakın mesafeli çekimlerde ise bu hata çok belirgindir. DSLR ya da aynasız fotoğraf makinelerinde bu sorun yoktur çünkü bakaç her zaman objektifin gördüğünü gösterir.

Parasoley
Bakınız: Güneşlik

Parlaklık
Sayısal bir görüntüdeki her bir pikselin siyahtan beyaza doğru olan parlaklık değeridir. Genellikle parlaklıkta 0 değeri siyahı, 255 değeri ise beyazı ifade eder.

Parlama
Işığın lens elemanından geçmek yerine bir miktarının yansımasıyla oluşan etki. Bu durumda karşıtlık azalır, fotoğraf karesinin çeşitli yerlerinde istenmeyen renkler ortaya çıkabilir.

PC
Fotoğrafçılıkta standart olan bir tür flaş bağlantısı.

Pentaprizma

prizmaAynadan gelen görüntünün optik bakaca doğru olarak gönderilmesini sağlayan cam prizma. Bu cam parçayı üretmek büyük bir maliyettir, bu yüzden gurus seviyesi ucuz DSLRlarda bunun yerine “pentamirror” denen ayna sistemi kullanılır. Bu ayna sistemi daha karanlık bir görüntü verir.

Piksel
Bir algılayıcı veya ekran teknolojisinde kullanılan çözünürlük bilgisindeki her bir noktayı ifade eder. Türkçe’ye piksel olarak çevrilmiştir. Mesela 640×480 boyutunda bir fotoğrafta 307200 adet nokta bulunur ki bu noktaların her birine piksel denir.

Polarize filtre
Cisimlerden yansıyan ışınları kesen bir filter tipi. Yansıyan ışınlar genelde cisimlerin kontrastını azalttığı için manzara çekimlerinde kullanılması tavsiye edilen bir filtredir.

Pozlama
Işık bilgisinin objektiften geçerek algılayıcı üzerine düşmesi ile resmin sayısal olarak oluşması da denebilir. “Çekim” ya da “Poz” olarak da kullanılabilir.

Pozlama telafisi
Sayısal kamera dilinde artı/eksi yönde yani daha parlak ya da daha karanlık yönde kameranın yapabildiği pozlama değerini ifade eder. EV değeri birçok makinede +2.0 ile -2.0 arasında değişen bir cetvelde ortam aydınlatması veya karartmasının belirli ölçeklerde gerçekleştirilmesini sağlar, bazı DSLRlar -5 ve +5 EV arasında oynamaya izin verir.

PPI (pixel per inch)
Her bir inçe düşen piksel sayısı demektir.

Prime Lens
Bakınız: Sabit odaklı objektif

Programmed AE
Fabrikasyon olarak programlanmış otomatik pozlamaya işaret eder. Bu ayarlamada kamera diyafram ve çekim hızı değerlerini otomatik olarak oluşturur. Tam otomatik çekime benzer ama daha fazla kontrol imkanı verir.

Rangefinder
Türkçesi “telemetre” veya “uzaklıkölçer”dir. Günümüzde Leica benzeri makinelerin kullandığı sistemdir.

RAW dosyası
Fotoğraf makinesi algılayıcısında oluşan tüm bilgiyi saklayan dosyadır. Bütün DSLRlar ve aynasız makineler, ayrıca bazı kompaktlar Raw olarak dosya oluşturabilir. JPEG, TIFF gibi hazır fotoğraf dosyası değildirler, fotoğrafa dönüşmeleri için bazı özel yazılımlarla işlenmeleri gerekir.

Red-Eye
Bakınız: Kırmızı göz

Red-Eye Reduction Mode
Bakınız: Kırmızı göz azaltma modu

Renk özü
Temel renklerin bütün oranını ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Işığın renk değeri de denebilir. Örneğin kırmızı, yeşil, mavi gibi kavramlar aslında “renk özü”nü tanımlamaktadır.

Renk sıcaklığı
“Kelvin” birimiyle gösterilir. Sarı renkten maviye kadar Kelvin değerleri artar. Mum ışığı yaklaşık 800 Kelvin, açık bir havada masmavi gökyüzü ise yaklaşık 10.000 Kelvin’dir.

Renk uzayı
Algılayıcıda, baskıda ya da monitored gösterilebilen renklerin uzayını temsil eder. Günümüzde en yaygın kullanılanlar sRGB ve Adobe RGB renk uzaylarıdır.

Resolution
Bakınız: Image Resolution

RGB (Red Green Blue)
“Kırmızı, Yeşil ve Mavi” tonları ile oluşturulan renk modelini temsil eder. Bu modda her rengin 256 tonluk (2^8) bilgileri saklanabilir.

Sabit diyafram
Normalde değişken odaklı objektifler geniş açıdan dar açıya doğru gittikçe diyafram artar. Eğer bir objektif sabit diyaframlıysa geniş açıdan dar açıya giderken diyafram açıklığı sabit kalabilir. Örneğin 18-55mm kit objektifler değişken diyaframlıdırlar, 18mm’de f3.5 olan maksimum diyafram değeri 55mm’de f5.6’ya iner (rakam arttıkça diyafram açıklığı ufalır). Buna karşılık 24-70mm f2.8 objektifleri hem 24mm’de hem 70mm’de f2.8 olarak kullanabilirsiniz.

Sabit odaklı objektif
Odak uzunluğu değişmeyen objektiflere verilen isimdir. 24mm f1.4, 50mm f1.8, 300mm f2.8 gibi objektifler sabit odaklı objektiflerdir.

Saturation
Bakınız: Doygunluk

Sayısal yaklaştırma
Kamerada kullanılan bir yazılım aracılığıyla yapılan fotoğrafı büyütme eylemidir.. Bu tür büyütmeyi bir resim/fotoğraf düzenleme programında da (Gimp, Paintshop, Photoshop vs..) yapmak mümkündür. Buna interpolasyon ile yapılan büyütme de denir. Bu işlem sonucunda netliğin bozulması ve fotoğraf kalitesinin düşmesi kaçınılmazdır. Video çekimlerinde sayısal yakınlaştırma bir değere kadar kaliteyi gözle farkedilemeyecek kadar az etkileyebilir.

Sayısallaştırma
Analog bir görüntünün veya sesin bilgisayar ortamına taşınabilmesi için sayısala dönüştürülmesi demektir.

Sepia
Bazı kameralarda kullanılan sayısal efektlerden birini ifade eder. Sepia çekimleri daha çok kahverengi tonajlı tek renk şeklindedir.

Scanner
Bakınız: Tarayıcı

Shutter
Bakınız: Deklanşör

Shutter Lag
Bakınız: Deklanşör gecikmesi

Shutter Priority AE
Bakınız: Enstantane öncelikli çekim modu

Shutter Speed
Bakınız: Deklanşör hızı

Sıkıştırma
Fotoğraf sektöründe “imaj dosyalarının boyutlarını belli algoritmalara gore ufaltma” anlamında kullanılır. Normalde sıkıştırılmamış dosyalar çok büyüt boyutlarda olurlar (Sıkıştırılmamış TIFF dosyaları 50-300MB boyutlarına kadar çıkabilir). Bunun önüne geçmek için fotoğraftaki bilgilerin bir kısmı insan gözünün farkedemeyeceği şekilde sıkıştırılır, böylece benzer kalitede daha ufak dosya boyutlu bir fotoğraf elde edilir. En yaygın olarak kullanılan sıkıştırma formatı “JPEG”dir. JPEG dosyaları yaygın olarak 1:4 ve 1:16 oranlarında sıkıştrılarak saklanır. Sıkıştırma esnasında resim dosyasında her ne kadar bir çok kimse tarafından anlaşılamasa da veri kaybının olduğunu unutmamak gerekir. TIFF de istenirse sıkıştırılabilen formatlardandır.

Sıkıştırma bozulması
JPEG sıkıştırma algoritmaları yüzünden ya da bazen objektiften ötürü resim üzerinde oluşan renk, detay veya şekil bozulmalarını ifade eder.

Slow Sync
Bakınız: Yavaş eşleme (senkronizasyon)

SLR (Single Lens Reflex)
Objektiften gelen ışığın bir ayna ya da ayna + prizma sistemiyle bakaca yansıtıldığı fotoğraf makinesi sistemidir. Hem kadrajlama hem de çekim için ışığın içinden geçerek pozlanması bu objektiften gerçekleşir. SLR sistemde imaj film üzerinde oluşturulur. Modern SLR sistemlerinde imaj sayısal algılayıcıda oluşturulur ve bu sistemlere DSLR denir (Digital SLR).

Spot Metering
Bakınız: Nokta ölçüm modu

Sürekli otomatik odaklama
Deklanşöre yarım bastığınızda otomatik odaklamanın sürekli yapılması demektir. Bazı kompakt makinelerde bu ayarı seçerseniz siz deklanşöre basmasanız bile otomatik odaklama sürekli yapılır. Bazı fotoğraf makinelerinde video çekimi sırasında da sürekli otomatik odaklama yapılabilir.

Tampon bellek
Herhangi bir hafıza alanında geçici bir kayıt alanının oluşumudur. Fotoğraf makineleri fotoğrafı çekince karta yazmadan önce ışık bilgisini önce tampon belleğe yazarlar, oradan karta aktarırlar. Büyük dosya boyutu olan ya da saniyede çok fazla sayıda kare çeken (örneğin saniyede 10 kare) makinelerde büyük tampon bellek bulunması gerekir, tampon bellek ne kadar ufaksa seri çekim hızı o kadar hızlı bir şekilde düşecektir.

Tarayıcı
Kağıt veya film üzerindeki resim veya yazı gibi bilgileri üzerinden geçerek tarayan ve bilgisayar ortamına geçebilmesini sağlayan optik bir cihazdır.

Tekayak
Bir ayaklı, üzerine makinenizi monte edip sabitleyebileceğiniz bir alet. Üçayak kadar etkili olmasa da genelde çekimlerde 1-2 durak arası etkisi olabilir. Özellikle ağır objektiflerle kullanmak çekimi kolaylaştırır, ayrıca yanınızda taşımak üçayağa gore daha kolaydır.

Teleconverter
Bakınız: Teledönüştürücü

Teledönüştürücü
Objektiflerin odak uzunluklarını arttırmaya yarayan, içinde optik elemanlar bulunan dönüştürücü tipi.

Telefoto
Genellikle 60mm ve üzerinde odak mesafesine denir. Bu objektifler “dar açılı” olarak da anılır. Örneğin Canon 55-250mm IS, Nikon 300mm f4 AF-S, Sony 135mm f1.8 dar açılı telefoto objektiflerdir.

Temiz çalışma mesafesi
Normalde objektiflerin minimum odaklanma mesafeleri algılayıcı-obje arasındaki mesafeyi gösterir. “Temiz çalışma meafesi” ise objektifin ön elemanı ile minimum odaklayabildiği mesafe arasındaki mesafedir. Yakın plan çekimlerde (özellikle makro) bu mesafe önemlidir. Odak uzunluğu arttıkça bu mesafe de artar.

TIFF (Tagged Image File Format)
Sıkıştırma yapmadan çekim imkanı sağlayan bir fotoğraf formatıdır. Bazı fotoğraf makineleri bu formatta çekmeye izin verir, birçok tarayıcı da taradığı görüntüyü TIFF olarak saklayabilir. Sıkıştırma yapmadan dosya oluşturulabildiği için görüntü kalitesi JPEG’den daha yüksektir ama dosya boyutları çok fazla olur (80MB’ın üzerinde). Birçok imaj işleme programı bu formatı tanır. 12-16bit arasında veri depolayabilir, ayrıca TIFF formatı sıkıştırmaya da izin verir.

Titreşim azaltma
Çekim sırasında oluşan titreşimi azaltmak için kullanılır. Bu titreşim el titremesi, ayna hareketi gibi sebeplerden oluşur. Titreşim azaltma sistemleri optik, gövde içinde veya sayısal olabilir. Canon’un titreşim azaltma sistemine IS (Image Stabilization), Nikon’unkine VR (Vibration Reduction), Sony’ninkine SSS (A bayonetli makinelerinde gövdede, Super SteadyShot) ve OSS (E bayonetli NEXlerin objektiflerinde, Optical Super SteadyShot), Pentax’ınkine SR (gövdede, Shake Reduction), Panasonic’tekine OIS ya da MOIS (Mega Optical Image Stabilization), Sigma’nınkine OS (Oprital Stabilization), Tamron’unkine VC (Vibration Compensation) deniyor.

Ton
Bir rengin aydınlık ya da karanlık değeri. Rengin “parlaklığı” da denebilir.

Tripod
Bakınız: Üçayak

TTL (Through-The-Lens)
Işık ölçümünün objektiften gelen ışıkla yapıldığı sistemdir.

Underexposure
Bakınız: Düşük pozlama

UV Filtre
Güneşten gelen mor ötesi ışınları geçirmeyen filtreye verilen isim. Sayısal algılayıcılar UV ışınlarına hassas olmadığı için, UV ışınlarının çok yoğun olduğu yüksek dağlar haricinde kullanmaya gerek yoktur.

Uzatma tüpü
Algılayıcı ile objektif arasında mesafeyi arttıran tüplerdir. Bu mesafe artınca objektifin daha yakına odaklayabilmesi mümkün olduğu için uzatma tüpleri makro çekimlerde kullanılır. Standart bir objektifi uzatma tüpü sayesinde makro objektif gibi kullanmak mümkündür.

Üçayak

ucayak 3Üç tane ayağı olan, fotoğraf makinesinin sabit kalmasını sağlayan bir araç. Uzun pozlamalarda, makro çekimlerinde ya da ağır telefoto objektifler ile çekim yapıldığında faydalı.

Viewfinder
Bakınız: Bakaç

White Balance
Bakınız: Beyaz ayarı

Wide Angle
Bakınız: Geniş açı

Yanal renk (kromatik) sapma
Objektif içindeki lens elemanlarının farklı dalga boyundaki ışınları farklı oranda büyütmelerinden kaynaklanır ve çoğunlukla fotoğraf karesinin kenarlarında görülür.

Yatay kadraj
Yatay boyutun düşeyden daha fazla olduğu fotoğraf tipi için de kullanılır. Hemen her fotoğraf makinesi normal çekimde bu tip bir çerçeve oluşturur. “Portre” tip çekimlerde genelde yatayın düşeyden uzun olması istenir, bunu elde etmek için makineyi yan çevirmek gerekir. Bu şekilde fotoğraf makinesinin 90 derece açıyla döndürülüp çekilmiş pozlara İngilizce’de “portrait” denmektedir.

Yavaş eşleme (senkronizasyon)
Bazı kamera modellerinde yer alan bir dahili flaş modudur. Normal flaş modunda fotoğraf makineleri minimum 1/30-1/60sn arasında perde hızında çekim yaparlar, “Slow Sync” modunda çekim hızı ne kadar düşerse düşsün flaş gene de patlar. Bu ayar sayesinde objenin arka planının da fotoğrafta çıkması mümkün olur.

Zoom Lens
Bakınız: Değişken odaklı objektif

VC (Vibration Compensation)
Bakınız: Titreşim azaltma

Vignetting
Bakınız: Köşe kararması

VR (Vibration Reduction)
Bakınız: Titreşim azaltma

5 comments for “Fotoğraf terimleri sözlüğü

  1. Arandur
    2013-09-18 at 12:36 pm

    Baştan sona okudum. Hiperfokal mesafe dışında hepsi kafamda oturmuş kavramlarda, hiperfokal gene uçtu gitti 🙂

    • ozturer
      2013-09-18 at 1:36 pm

      Boşver hiperfokal mesafeyi bence 🙂 Anca çok dardaysam aklıma geliyor, açıyorum telefondaki yazılımı oradan buluyorum o mesafeyi (ama bir düşük diyafram değerini kullanarak). Sonra o mesafeyi de bir miktar arttırıyorum öyle çekim yapıyorum. “Yapıyorum” derken, sadece 2 defa yaptım böyle.

  2. hasan doğan
    2014-01-31 at 10:58 pm

    ilk defa ucuz bir makina almaktan vazgeçip nikon 1 j1 ile objektifli fotograf makinası dünyasına giriş yaptım. . konu hakkında hiç bilgim yok. bu yüzden sitenizi merakla didik didik ediyorum. yazdığınız ve incelediğiniz her konu için şimdiden teşekkürler.

  3. 2014-11-08 at 1:51 pm

    Amatör bir fotoğrafçı ve acemi bir çevirmen olarak benim naçizane bir önerim var. Şu “noise” terimini Türkçeye çevirirken “gürültü” değil de “kumlanma” olarak çevirsek bence daha hoş olacak. Yani bunun dilimize böyle oturmasını sağlamak da bize düşüyor. Çünkü “gürültü” olarak çevirdiğimizde, bu sefer bazı kameralarda bulunan “Dynamic Noise Reduction” özelliğinin de “Dinamik Gürültü Azaltma” diye çevrilmesine önayak oluyoruz. Hâlbuki bu terimin bildiğimiz işitsel gürültü ile bir alakası yok, görüntüdeki kumlanmaları otomatik olarak azaltan bir teknoloji.
    Bilgilerinize ve takdirinize sunuyorum.

    • ozturer
      2014-11-08 at 10:15 pm

      Gürültü aslında sayısal algılayıcılarla hayatımıza girdi. Elektrik dalgasının rastgele dalgalanmasını tarif ediyor. İkisi de olur. Belki gürültü sonucu kumlanma oluşuyor da diyebiliriz 🙂 Gürültünün tanımında “kumlanma da denebilir” demişim zaten.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *