Yazar aranıyor

Son zamanlarda özel hayat ve iş hayatımdaki yoğunluktan ve 40 yaş bunalımından dolayı pek sık yazı yazamadım. Anladım ki bu siteyi birden fazla yazarla götürmek lazım 🙂 Aslında amacım siteyi ufak tutmak çünkü belli bir büyüklükten sonra siteyi yönetmek başlı başına bir iş haline gelecek. Diğer yandan sitedeki içeriği zenginleştirmek ve çeşitlendirmek adına siteye yeni yazarla katılmasını umut ediyorum.

Aranızda yazma heveslisi var mı? Gelin buralarda yazın.

NE?

Teknoloji, bilim, fotoğraf, inceleme, sanat vs.. gibi konularda yazabilirsiniz. Elinizdeki en basit lensle, fotoğraf makinesiyle, saatle, telefonla, TV ile, ekran kartıyla, gitarla ilgili kısa incelemeler olabilir, ilginizi çeken bilimsel bir buluş-olgu olabilir, teknolojik ilerlemenin hayata katkıları olabilir, ilgilendiğiniz sanatla ilgili herhangi birşey olabilir. Yani aklınıza gelen herşey olabilir. Ben bu sitede yapmamaya çalışıyorum ama ürün kutusu açma videosu bile olur 🙂 Yalnız Twitter’da Snapchat’ta Facebook’ta arkadaşlarınızla paylaşmak isteyeceğiniz gerizekalı “sıcak” paylaşımları buraya almayın, rica ediyorum. Şirin kediler, yediğiniz pasta, gülen bebekler vs.. iyidir hoştur ama onların yeri sosyal paylaşım siteleri. Burada yazacağınız/göstereceğiniz şey okunmaya/seyretmeye değer birşey olsun.

Örneğin sırf bunu paylaşmak için başlık açmayın ama bunu ana başlık altında kullanmak serbest (bu arada fesatlar için açıklama: “Pompacı” beton pompasını kontrol eder, “vibratörcü” yeni dökülen betonun iyi yerleşmesi için vibratör şişelerini kullanır)

NASIL?

Yazarlık koşulları şöyle: Dinamik, esnek çalışma koşullarına uygun (mesai saatleri hikaye, burada 16 saat kalmaya hazır ol), yeni sorumluluklar alabilecek kapasitede (gaz da veriyo pzvnk), erkek adayların askerliklerini bitirmiş olmaları ama aynı zamanda benzer bir ortamda 5 yıl tecrübeli olması….

….

Esnek çalışma saatleri

Böyle salakça koşullar yok tabi, benim koşullarım basit:

Yazıların içinde siyasete, felsefeye veya gündelik hayatla ilgili konulara girmek serbest. Diğer yandan hakaret, küfür, ırk-dil-dinlerle veya kişilerle alay etmek, onları küçük düşürmek, saçma sapan sitelerin reklamını yapmak, cinsel içerik paylaşmak, yalan bilgi yaymak, “aq” gibi salakça kısaltmalar kullanmak vs.. gibi “kötü” şeyler yapmak yasak. Listeyi daha uzun tutmayayım, düzgün yazın diyorum işte 🙂 Kendinize göre din görüşünüzü de araya sıkıştırabilirsiniz, yeter ki bunu yaparken diğerlerini kötülemeyin. Türkçe dilbilgisine özen göstermek ve Türkçe sözcük kullanmak (olabildiğince) mecburi (bak mesela bu Arapça oldu 🙂 ). Anadiliniz Türkiye Türkçesi değilse (örneğin doğma büyüme Azerbaycan’daysanız) doğal olarak dilbilgisi-sözcük kullanımı değişebilir, normaldir. Kendi siteniz varsa oraya da bağlantı verin tabii ki.

Yaş sınırı koysam mı diye düşündüm, sonra vazgeçtim. Kanuni olarak belli bir yaşın altında insan çalıştırmak suç olabilir belki ama bu siteden para kazanmadığım için tahminimce 16 yaşında birinin yazı yazması suç olmaz (olmaz, di mi?). 18 yaşında birinin milletvekili olabildiği ama 24 yaşın altında olduğu için alkol almak istiyorsa yanına anne-babasını almak zorunda kaldığı güzel ülkemde suç kavramı biraz karmaşık…

Ek olarak: Bu sitede demokrasi yok. Yazıları düzeltme, değiştirme, silme hakkım var. Yukarıda bahsettiklerimi yapmazsanız sıkıntı olmaz elbette.

PARADAN BAHSET

Bu siteye reklam almıyorum ve sitenin tüm masraflarını da cebimden karşılıyorum (inceleme yaptığım ürünler dahil), bu yüzden yazılar karşılığında ücret veremem ama örneğin elimdeki birkaç fotoğraf kitabını verebilirim, ya da burada satacağım ürünlerde ekstra indirim sağlayabilirim. Olmadı Norveç’ten makine/lens getiririm 🙂 Yani diyorum ki, mali beklentiniz olmasın. Hobi olarak yazın, boş zamanlarınızda yazın, ne bileyim mesela tuvalette yazın.

Bu sitede ne kadar övsen de cebin para görmeyecek 🙂

NEDEN YAZAYIM?

Bu arada yazmanın faydalarından bahsedeyim. Pekçok insan yazma becerisinin pek gelişmemiş olduğundan bihaberdir. Kitap okumayanları zaten hiç saymıyorum ama kitap okuyanlar bile 1 A4’e dilekçe doldurmakta bile zorlanabiliyor. Bu doğal aslında çünkü yazmak ve okumak farklı eylemler, ikisi de farklı beceriler gerektiriyor. Kafandakini kağıda (ya da klavyeye) dökebilmek değişik ve rahatlatıcı bir duygu, herkese tavsiye ederim.

Güncede yazı yazmak sosyal ortamlarda yazmaktan daha farklı oluyor. Facebook, Twitter gibi ortamlar “tüketilebilir” ortamlar. Bir kere paylaştığınız şey, sonradan kesinlikle okunmuyor. Paylaştığınız şeyi arkadaşlarınız okudu okudu, o gün ya da kısa süre içinde okumazlarsa sonradan o paylaşımınız adeta uçup gidiyor. Günce farklı. 5-6 sene önce yazdığım yazıları okumak bana ilginç geliyor (hatta o günkü bana çok gülüyorum). Günce siteniz kaybolmadığı sürece yazdıklarınız orada kalıyor.

Bildiğini paylaşmak da ayrı bir haz. Mesela bunu soran arkadaşa işin doğrusunu anlattığını ve onun yüzünde oluşacak şaşırma anını düşünsene:

Meyveli sodalar eritebilir…

NASIL ULAŞALIM SANA?

Eposta: halkboyle@mail.com