Ekipman önerileri – Bölüm 1

Genel olarak önerdiğim ekipmanları ve bunları neden önerdiğimi sıralamak istedim. Bazıları fotoğrafla ilgili, bazıları değil.

Bahsettiğim aletler:

  1. Telefon
  2. Flaş (Büyük)
  3. Flaş (Küçük)
  4. Fotoğraf makinesi çantası
  5. Canon tam kare için hafif öbjektif önerisi
  6. Flaş tetikleme aleti
  7. Hediye: Film önerisi

İlk iki madde bu sayfada, son 5 madde sonrakinde.

1) TELEFON (ama “Cep” telefonu değil)

İlk akıllı telefonum Nokia N95’ti. O zamana kadar basit ve “akılsız” telefon kullanmaya çalışıyordum. Çok beğenmiştim N95’i, ama birkaç sene sonra kendi kendine kapanmaya başladı ve birgün ansızın durup dururken ekranı içerden çatladı. Kullandığım ilk dokunmatik ekranlı akıllı telefon LG Cookie’ydi. Ucuz dokunmatik ekranlı bir telefon. Doğal olarak yavaş ve kullanımı çok zevkli değil. Bir süre eşim kullandı, sonra kutuya koyup kaldırdık. Ve en sonunda birer IPhone 4’umuz oldu. Çok beğendim keratayı. Ufak, sağlam, hızlı ve güvenilir. Samsung Galaxy SII aldıktan sonra sadece MP3 çalıcı olarak kullandım ama IOS7’ye kadar hiç yanımdan ayırmadım. IOS7’den sonra kağnı gibi oldu. Çok kötü oldu bence, sanki giriş seviye 150 TL’lik Android telefonu. En azından bazı efektleri iptal etme şansımız olsaydı, fena mı olurdu sevgili Apple?

Neyse efendim, 2 senedir Samsung SII kullanıyorum. İlk başlarda çok pil harcama, yavaş menüler gibi sorunlar yaşadım. Akıcılıkta IPhone’un yanına bile yaklaşamıyordu. 2 senedir her güncellemede daha iyi oldu, son birkaç aydır kullanımda hiç sorun yaşamadım. Taa ki…. a) Şarj etmediğim halde şarj ediyor uyarısı vermeye başladı 2) Şarj ettiğim halde “sarj olmuyor” gibi görünmeye başladı (3 adet şarj aletiyle denedim, aynı) 3) Google Speech gibi bazı uygulamalar kendi kendine başlamaya başladı! 4) İki defa kendini resetledi! Bir sabah uyandığımda ekranda “lütfen Google’a üye olun” uyarısı gördüm! Bir de baktım telefon fabrika ayarlarına dönmüş! Kafayı yedim tabi. 3 ay sonra bir defa daha aynı şeyi yapınca artık aleti değiştirmenin zamanının geldiğine karar verdim.

Peki… Alsak alsak ne alsak?

İlk seçenek, IPhone 5: Kötü pil ömrü ve dandirik harita sistemi yüzünden vazgeçtim. Sonra IPhone 5s haberleri çıktı, “çok hızlı olacak” falan dendiği için 5s’i bekleme kararı aldım. 5s çıktı, daha tanıtım toplantısında vazgeçtim. Olmadı Apple, olmadı. Jobs öldü mertlik bozuldu mu desem, Android daha hızlı gelişiyor mu desem, ne desem bilemiyorum ama 5s bana “almaya değer” gelmedi nedense. Belki de yanlış düşünüyorum, kim bilir?

ayfon 5

İkinci seçenek, Sony XPeria Z: Güzel ekran, hızlı, yağmurda kullanılabilme vs.. Güzel alet. Sonra Sony’nin sattığı aletleri 6 ay geçmeden unutma alışkanlığı aklıma geldi. Android güncellemesi Sony’e ya geç geliyor ya hiç gelmiyor (XPeria’ya kadar böyle gördüm en azından). Ayrıca 20MP’lik fotoğraf makinesi de beni soğuttu. Algılayıcı çoğu rakibinden büyük ama 1/2.3″lik 20MP Sony makinelerin ne kadar rezil olduğunu bildiğimden aletten soğudum. 1/2,3″ algılayıcıya adam gibi 10MP yada 8MP koysa, kesinlikle Sony’i alırdım, hiç soru sormadan hem de.

xperia z

Aklıma Pentax geliyor hep böyle birşey görünce…

xperia z

Üçüncü seçenek, HTC One: 4MP kamera, f2.0 optik titreşim azaltıcılı objektif, sağlam (metal kasa), hızlı. Sırf kamerası için bunu alasım geldi. Sonra (neden olduğunu hatırlamıyorum) soğudum aletten. Bazı dandikliklerini okudum diye hatırlıyorum ama şu anda kesin nedir hatırlayamadım. En beğenmediğim şey kötü beyaz ayarı oldu. Lens ve 4MP’lik algılayıcı düşük ışıkta diğerlerinden daha iyi detay verse de renk dengesini hiç beğenmedim. İncelemelerde ve örnek fotoğraflarda renk konusunda Sony ve Samsung’un gerisinde. RAW çekip işlesen gene çok sorun değil (D800’de de bir renk sorunu var hafiften) ama HTC One ile RAW çekemiyorsun. RAW çeken programlar olsa da telefonla çekeceğim fotoğraf için RAW işlerken zaman kaybetmeye gerek var mı? HTC One’dan vazgeçtim.

HTC One

Dördüncü seçenek, Samsung Galaxy S4: Gene iyi alet. Hızlı, becerikli, hafif vs.. SII’de son dönemlerde yaşadığım sorunlar aklıma geldi, ve Samsung’un S5 üzerinde çalıştığı ve Ocak’ta duyurmayı planladığını duyunca (S4’ün eksikleri yüzünden) ondan da vazgeçtim. S4 kötü olduğu için değil, diğer seçenekler biraz daha iyi olduğu için. SII’den sonraki makinemin SII’den “gerçekten” çok daha iyi olması lazım.

s4Beşinci seçenek, Nokia 9xx ya da 1xxx serisi Windows’lu bir telefon: Aslında bu seçeneği uzun süredir düşünüyordum ama şuna uyuz oldum: İlk 41MP’lik algılayıcının kullanıldığı telefon olan PureView 808 Win8’li birşey değildi, daha kısıtlayıcı bir işletim sistemine sahipti. Nokia Win8’e geçti ama bu sefer de kamera kötüleşti, algılayıcı boyutu 1/1.2″ten 1/1.5’e düştü. Hala tüm telefonlar arasında en iyisi ama ilk orjinal versiyon kadar beğenmedim. Ek olarak, telefonlarda Windows hala deneme aşamasında izlenimi veriyor bana. Bundan da vazgeçtik.

theverge-lumia-1020-sensor-size-comparison

Pure 808’dekı algılayıcı neredeyse Nikon 1’deki kadar büyük, ve Sony Xperia’daki 1/2.3’lük algılayıcının birkaç katı kadar büyük. HTC One, IPhone 5’i saymıyorum bile.

nokia dusuk isik 1

Algılayıcı boyutunun biraz azalması bile düşük ışık performansını düşürmüş.

nokia dusuk isik 2

Lens sorunu mu dur algılayıcının ufalması mıdır bilemiyorum ama düşük ışıkta 1020 kesinlikle 808’in gerisinde.

nokia dusuk isik 3

İyi ışıkta, düşük ISO’da 1020 biraz daha iyi gibi görünse de sağdaki adamın yüzündeki bozulmalardan anlıyoruz ki 1020’de daha agresif bir keskinleştirme yapılıyor, bu yüzden “sanki” daha iyi detay var gibi.

nokia s4 1

Nokia 1020’nin lensi köşelerde cidden kötü. Bu konda S4 çok daha iyi. Tabi bu kadar köşelere kim bakar, orası da ayrı ama lens yüzünden 1020 aslında tamamen 41MP olmuyor. Büyük algılayıcı büyük sorumluluk demek, Nokia henüz bunu çözmüş değil demek ki.

Altıncı seçenek, LG G2: Kocaman ekran, hızlı işlemci, 2GB RAM. Güzel, şık alet. Pil de büyük, 3000 mAh. Ama nedense LG telefonlara karşı bir önyargım var. LG de Sony gibi telefonlarına pek destek vermedi şimdiye kadar, ya da ben öyle hissettim. Bu yüzden diğer seçeneklere de bakmak istedim.

g2

Yedinci seçenek, Samsung Galaxy Note 2: Büyük ekran, hızlı, kalem. Başka? …. Eeee… Büyük… Kalem? Zaten Note serisinin özelliği de bu: Büyük ve kalemi var. Sırf ekran ve kalemi merak ettiğim için almak istedim. 2-3 aydır bu seçeneği düşünüyordum, ama vazgeçtim. Neden? Tabii ki: Note 3 çıktı 🙂

Samsung-Galaxy-Note-2

Sekizinci seçenek, Samsung Galaxy Note 3: Büyük ekran, hızlı işlemci, 3GB RAM, kalem, 4K video, saniyede 120 kare video, 3200 mAh pil. Tek derdi 13MP algılayıcı, ama ekran dev gibi olunca “zaten telefonla fotoğraf mı çekilir?” dedim ve Note 3 aldım. Böyle aletleri alırken insan beyninin rasyonellikten ne kadar uzaklaştığını daha önce anlatmıştım, değil mi?

note 3SII’yi aldığımdan beri 2 seneye yakın süre geçtiği için yeni telefon alma imkanım varmış. Telefon hattı firmasına başvurup bir adet Note 3 istedik, siyah gönderdiler. “Kir tutmaz” dedim, sevindim 🙂

Peki Note 3 nasıl? Kısa cevap: Çok iyi. Hatta beklediğimden de iyi. SII’yi adam edene kadar birkaç güncelleme geçmişti, ve 2-3 servisi iptal etmem gerekmişti. Note 3 paketten çıktığı gibi sorunsuz. Menü geçişleri, programların açılması, SII’de takılan oyunlar, internette gezinti, ne varsa hepsi yumuşacık ve hızlı. IPhone4’ün ilk zamanları gibi hissediyorum. Tek elle tutuşu biraz rahatsız gibi ama ona da yavaş yavaş alıştım. Pantolon cebine giriyor (kumaş pantolon). Ekran müthiş. Pil en az 1 gün, ortalama 1,5 gün gidiyor, hem de gün içinde oyun oynayarak, internette gezinti yaparak ve Google Maps kullanarak. Test etmedim ama aynı şeyleri SII’de yapsam akşam olmadan pili şarj etmem gerekiyordu. Eğer sadece konuşup internete az girerseniz, ya da oyunu kısıtlı oynarsanız 2 gün gider diye tahmin ediyorum. Bu kadar büyük ekranda bu performans gerçekten iyi. Tabi gönül ister 2 tam gün gitsin ama artık onun için yan sanayi pillerine bakacaz. Bu arada, arka kapağını açıp pili değiştirebiliyorsunuz (bazı telefonlarda değiştiremiyorsunuz).

Screenshot_2013-11-03

Yarım saat kadar oyun da oynadım ama listede göremedim. “Where is my water?” denen oyun işlemciyi deli gibi yoran bir oyun. SII’de pili o kadar çabuk bitiriyordu ki oyunu bitirir bitirmez kaldırmıştım. Note 3’te de pili en çok bitiren oyunum şimdilik bu. SII bazen ciddi olarak ısınıyordu, Note 3’te ısınmayı hissediyorsunuz ama hiç SII seviyesinde ısındığını görmedim. Şu anda bunu yazarken 11 saat 31 dakika olmuş, pil %48 diyor ki arada 15 dakika Facebook ve 20 dakika internette gezindim. Tahminen yarın öğleye kadar gider pil.

Arka kapağın kaplaması suni deri (siyah modelini aldım). Neden deri kullanılmış emin değilim. Üzerindeki dikişlerin deforme olması kaç ay sürecek merak ediyorum. Bari yanında koruma kılıfı falan gelseymiş. Böyle bir telefonun kapağındaki ipler 3 ay sonra sarkmaya başlarsa gör o zaman rezilliği… Bu arka kapak istenirse değiştirilebiliyor, yani isterseniz siyah telefonun arka kapağını beyaz ya da pembe ya da kavuniçi yapabiliyorsunuz. Tabi Samsung bunlara “Jet Siyahı”, “Klasik Beyaz” ve “Utangaç Pembe” diyor. Reklam sektöründe normal renkler yoktur biliyorsunuz. Mesela “siyah” birşey yoktur, “piyano siyahı” ya da “jet siyahı” ya da “gece siyahı” gibi “siyah”lar vardır. Bana göre hepsi aynı b.kun laciverti.

Note 3 de telefon değil bence. Tablet-telefon arası birşey. Bazıları “Phablet” diyor, yani “Phone-Tablet” karışımı. 10 günlük Note 3 deneyiminden sonra SII resmen “bit kadar” geliyor elime. Halbuki SII’yi ilk elime aldığımda “IPhone’un gözünü seveyim, bu aleti nasıl kullanacam baksana kocaman” diye düşünmüştüm. Belki 5-6 aya kalmadan Note 3’e de alışırım, göreceğiz. Note 2 ile aynı boyutlarda olmasına rağmen ekran daha büyük, telefon 15 gram daha hafif ve 1mm daha ince.

Beraberinde gelen kalem ile not almak, ekran görüntüsü üzerinde not almak, fotoğraf düzenlemek, çizim yapmak, iki programı aynı anda çalıştırmak gibi işlemler rahatça yapılıyor. Ekranı ikiye bölüp iki programı aynı anda kullanmak çok rahat. Bugün e-posta ile gelen bir sunuma bakarken aynı anda e-postaya cevap yazarken buldum kendimi 🙂 Tabii ki ekran 10″ kadar büyük değil ama yüksek çözünürlük sayesinde ekranı ikiye bölseniz bile bir tarafta sunumu okuyup diğerinde yazı yazabiliyorsunuz. Facebook’taki bağlantıları ekranın diğer yarısındaki Chrome’da açmak da ayrı bir zevk.

İlk Galaxy Note’un ekranı 5.3″ olarak gelmişti. Şimdi 5″ ekranlı telefonlar bile var, belki de bu yüzden ekran 5.7″ olmuş. Daha büyük ekranlı “telefon”lar da var ama artık onlara telefon denir mi bilmem. Ekran 5,7” Super Amoled. 1920×1080 çözünürlüğü var. Hiç detaya girmeden fikrimi söyliyim: Ekran çok iyi. Çok çok iyi. Daha iyisi de olur belki, ama bu ekran cidden çok iyi.

Note 3 ile Samsung’un bir sürü işe yaramaz programı da geliyor. S Health, Trip Advisor gibi şeylere gerçekten gerek var mı? İsteyen bulur böyle şeyleri.

Özet: Note 3’ten çok memnunum. Hala öğrenemediğim birçok özelliği var (ekran kapalıyken elinizi hafifçe kameranın önünden geçirdiğinizde son gelen e-posta ve mesaj sayısını ya da aramaları gösteriyor, birşey okuyorsanız gözünüzü tanıyor ve gözünüzü yukarı aşağı hareket ettirdiğinizde sayfayı da hareket ettiriyor, birşey izlerken ya da dinlerken elinizle kamerayı kapatırsanız herşeyi kapatıyor, gelen bir mesajı okurken telefonu kulağınıza götürürseniz gönderen kişiyi arıyor,ve bunun gibi 10larca özellik vs..).

hepsi

Fotoğraf kısmına gelirsek…

  • 13 MP arkadan aydınlatmalı algılayıcı, 1/3″ boyut. 13 (4:3), 9,6 (16:9), 8 (4:3), 6 (16:9) ve 2,4MP (16:9) boyutlarında fotoğraf çekebiliyor.
  • F2.2 31mm objektif, sayısal titreşim azaltıcı (optik değil)
  • 4K video kaydı (saniyede 30 kare)
  • 1920×1080’de saniyede 60 kare, 720p’de saniyede 120 kare çekim yapabilme (video)
  • LED flaş (keşke Xenon olsa)
  • ISO 50-1000 (neden 1600 yok?). ISO’yu elle seçerseniz sadece 100-200-400-800 seçenekleri var.
  • HDR, iki kamera ile aynı anda fotoğraf ve video kaydı yapabilme, Panorama, birsürü efekt (ve Samsung Apps’ten ek 5-6 filtre indirebiliyorsunuz), incik-boncuk…
  • Ses tuşlarıyla yaklaştırma-uzaklaştırma yapabilme (tabii ki sayısal)

Note 3’teki fotoğraf yazılımını kullanmak çok basit ama ISO, beyaz ayarı ya da seri çekim gibi ayarlara ulaşmak için 2-3 basamak geçmek zorundasınız ki bence can sıkıcı. Kocaman ekran var, istendiğinde bu ayarların ekrana getirilebilmesi iyi olurmuş. Sağdan soldan ekranı yarım cm daralt, oraya ayarları koy değil mi?

Ne yazık ki 1/3″lik 13MP’lik algılayıcı. Piksel yoğunluğu 0,7 MP/mm2. Sony’nin Z1’inde bu değer 0,75, yani birbirlerine çok yakınlar. Nokia’nın 808’inde 41MP olmasına rağmen algılayıcı alanı Note 3’ün 5 katı olduğu için 808’de 0,48MP/mm2 piksel yoğunluğu var.

Fotoğraf kalitesi olarak özetle şunu söyliyim: İyi ışıkta Galaxy SII ve IPhone 4’ten çok daha iyi. Beklediğimden daha iyi detay veriyor. Pentax K10D kadar iyi diyebilirim… … ..

Şaka len şaka 🙂 Biliyorum, K10D’nin tek rakibi Hasselblad 🙂

Işık azalınca detaylar doğal olarak düşüyor. Bu durumda SII’den daha iyi, beyaz ayarı ve renk bozulması (color noise) olarak da IPhone4’ten daha iyi ama gürültü azaltma biraz agresif, bu yüzden IPhone4’te detaylar bir miktar daha iyi gibi, ama IPhone4 de fotoğrafı biraz fazla pütürlü bırakıyor. Keşke birilerinde IPhone 5 ya da 5s olsaydı da karşılaştırsaydım.

SII, IPhone 4 ve Note 3 arasında gerçek bir karşılaştırma yapmayı düşünüyorum ama şimdi değil. Hatta araya iki kompakt makine de atarım bakarız.

Genel, gündelik çekimlerde Note 3 yeterli. Boşuna “akıllı telefonlar yavaş yavaş kompaktları öldürüyor” demiyoruz.

2) FLAŞ (BÜYÜK)

Nikon’da SB700 kullanıyorum. SB910 gücünde birşey düşünürken çok ciddi bir fiyat indirimi gördüm: Phottix Mitros yarı fiyatına satılıyordu. 1-2 incelemesine baktım, ve o gün koşarak Mitros’u aldım.

strato 2

Phottix Mitros, Phottix Strato’nun üzerinde. SB-910 kadar büyük bir alet.

Teknik özellikleri şöyle:

  •     TTL, M, Multi (Stroboscopic, Nikon için 1-100Hz Canon için 1-199Hz frekans) modları
  •     Dahili Master ve Slave modları (kızılötesi ile), 4 kanal 3 grup
  •     Odaklama yardımcı ışığı
  •     Otomatik ya da manuel odak mesafesi ayarı (24-105mm arası, 14mm modu)
  •     180 derece geriye dönebilme, ayrıca kafa 90 derece yukarı kalkabiliyor ve – derece derece aşağı dönüyor (makro için)
  •     Yüksek hızlı çekim modu (FPS – High Speed Sync), geri perde modu (Rear Curtain Sync)
  •     Manuel ve basamaklı (Barcketed) flaş pozlama telafisi. +3 -3 arası 1/3 duraklı basamaklama ayarı yapabilme.
  •     0.1-2.5 saniye arası çekim aralığı (hızlı flaş için, yeşil ışık yanana kadar). Tam güçte normal AA pil ile (şarj edilmeyen) 2,5 saniyeyi bile bulmadı, sadece ısındıkça bu süre artıyor
  •     Yükseltme için USB bağlantısı
  •     3.5mm Sync bağlantısı
  •     Optik Slave Sync modu
  •     4 AA pil. Pil şarj göstergesi (4 kademeli). Gerçekten güzel bir özellik.
  •     Harici flaş bataryası için bağlantı (bir dönüştürücü ile Nikon SD-94 ile de çalıştığını söylüyorlar. Canon’da da CP-E4 ile uyumlu)
  •     Kılavuz numarası 58 (105mm’de ISO100’de). Canon 580EX II ile aynı, SB910’dan biraz daha zayıf ama SB800’den daha güçlü
  •     Aşırı ısınma koruması. Ardarda tam güçte patlatırsanız bir süre sonra flaşın hazır olma süresi uzuyor, ama kapanmıyor. Çok uzun süre denemedim, belki çok zorlarsanız kapanır
  •     427 gram

Mitros güzel ve sağlam bir kılıfla geliyor. Kılıfın sağında ve solunda kablo vs.. taşımak için iki cep, arkasında da kemere vs..’ye bağlamak için bağlantılar var. Kılıf kesinlikle kaliteli ve kullanışlı.

mitros 2Mekanik olarak 580 EXII kadar iyi diyebilirim, 430 EXII’den daha iyi, ve SB700 ayarında. Yani 100$’lık ucuz Çin malı flaş gibi değil. Plastiğinden kilit mekanizmasına, flaş kızağının etrafındaki su geçirmez contadan pil kapağına düğmelere kadar herşey kaliteli. Beraberinde gelenler:

Işık dağıtıcı plastik (diffuser), 3.5-3.5mm sync kablosu, ayak, yazılım günccelleme için USB kablosu, Nikon flaş bataryaları için dönüştürücü ve USB disk (içinde kullanma kılavuzu var).

 

www.outdoorphotogear.com sitesinden alıntı

www.outdoorphotogear.com sitesinden alıntı

Boyut olarak SB910’a yakın SB800’den büyük:

www.outdoorphotogear.com sitesinden alıntı

www.outdoorphotogear.com sitesinden alıntı

Sonraki sayfadan devam…

 

6 comments for “Ekipman önerileri – Bölüm 1

  1. HALiT ERDOğAN
    2013-11-16 at 1:03 pm

    Ertan abi,

    sony z1 anlatmışsınız ama resimler z’YE ait.

    1020 hakkında yanılıyorsunuz! sensör az küçük ama daha verimli.808 için kastettim,sayfanın aşağısına doğru resimlere bakabilirsiniz.Bir element ne kadar fark ediyor,

    http://pocketnow.com/2013/08/14/nokia-lumia-1020-vs-nokia-808

    lg çok kullandım gerçekten sağlam ürünler yapıyor,malzeme kalitesi çok daha iyi diğerlerine göre,

    note 3 hakkında her dediğinize katılıyorum,büyük olması hariç iyi bir tercih.

    saygılar,

    • ozturer
      2013-11-16 at 1:45 pm

      Halit vallahi internette Z1 resmi aradım o çıktı 🙂
      1020 konusunda DPReview örneklerini kullandım. Başka sitelerde de benzer durum var gibi, yani düşük ışıkta aynı koşullarda 808’ü daha çok beğendim. 1020’de oprik titreşim engelleyici çok büyük avantaj, fotoğraflarda daha çok keskinleştirme var (aslında 808’de az var) ve 1020’nin renk dengesi daha “sıcak” (herhalde beyaz ayarını bir miktar daha sıcak kullanıyor). Ben isterdim ki 808’deki algılayıcıyı 1020’ye koysunlar. O zaman “işte oldu” derdim.

  2. oem84
    2013-12-04 at 3:01 pm

    “Şaka len şaka Biliyorum, K10D’nin tek rakibi Hasselblad ”

    off çok güldüm abi

    gün içinde 3 kere bakıyorum valla sitenize yeni yazı varmı diye
    bi stevehuff bide siz 🙂

  3. zafer
    2014-04-04 at 2:15 pm

    makesef nokia 808 ile 1020 deki renk farki lumiada daha acik renk cikiyor.808 olani gosteriyor 1020 ise maviyi acik mavi cekiyor. syimbian bu programlari daha iyi destekliyor ancak win phone kisitlamaki temalarda bile sadece renk degisiyor. 808 5 lens 1020 ise 6 len sli lens arttikca goruntu rengi daha acik oluyor gereksiz bence birde ois 808 de yok cunku ois olursasensor bsi oluyor resimi daha yavas cekip isliyor.

  4. yunusi
    2015-07-24 at 12:19 pm

    hocam nostalj olsun diye nokia 808 alayım diyorum ama telefon olarak nasıl bilmiyorum algılayıcısı gerçekten çok büyük bu da aklımı çeliyor.

    • ErtOzt
      2015-07-24 at 9:01 pm

      Bilemiyorum onu

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *