Portre çekmek için: Z6, EOS R, EM1 II, Note 10 Plus, LX15

Piyasadaki en iyi telefonlardan biri, 2 tam kare gövde, bir adet 43 algılayıcı, en iyi değişken odaklı lenslerden üçü, bir 50mm sabit lens, bir de en iyi 1″ algılayıcılı makinelerden biri… La burada nooliii?

Olan şu: 1.5 metreye Uğur Böceği’ni koydum ve bu mesafeden hangi makine ve lensle gözüme daha hoş gelen portre çekerim diye baktım. Ve kazanan: Sony A7R IV! 🙂 Pardon, bir an DPReview’da sandım kendimi 🙂

Not 1: Algılayıcı tip “43” veya “4/3”, “m4/3” değil. m4/3 bir sistemin adı. Bu yazıda bu algılayıcı tipine “43” diyeceğim. Aferin bana…

Not 2: Hanımın IPhone 11’i ile de burada birkaç deneme yaptım ve açıkçası sonuçlar beni etkilemedi. IPhone 11’de 50mm lens olmadığından Note 10 Plus’ın avantajı vardı ama aynı açıda da IPhone 11 Note 10 Plus’ın çok önünde değildi. IPhone 11 Pro’da 50mm lens de var, belki onunla sonuç biraz değişirdi. Neyse, cep telefonları ile ilgili fikrimi “sonuç” bölümünde belirttim.

Ama önce kaliteli müzik sevenler için efsanelerden biri:

Piyanoda bile Elton John var. Davullardan bas gitara, yardımcı gitara kadar sahnedeki herkes efsane. Bence bu konser kaydı bu şarkının da en iyi yorumu. Bir de not: Eric Clapton o dönemde küçük oğlunu kaybetmemişti.

PORTRE NEDİR?

Portre şu değildir: 135mm f2.0 lensi f2’ye al, bir tam kare gövdeye al, asıl deklanşöre. Arka plan bulanık olsun. Hatta en güzeli sadece göz bebekleri net olsun, kaşlar ve kirpikler bile bulanık olsun.

Evet, bu da portre ama “portre fotoğraf” deyince aklınıza sadece yukarıdaki ucube gelmesin.

8000 çeşit portre var. Geleneksel, gövde üstü, boy , çevresel (environmental) portre, güzel sanat (fine art) portresi, büyülü (glamour) portre, resmi formal) portre, içten/doğal (candid) portre vs… (çeviriler doğru mu emin olamadım). Duruma, mecraya, siparişe veya keyfe göre buna karar verecek olan sensin. “Portre dediğin 85-135mm arası olur” lafı biraz havada kalan bir iddia. “büst” portre aralığı geleneksel olarak 85-135mm olarak söyleniyor ama örneğin bence APS-C algılayıcılar ve 50mm lensler ile çok iyi baş portresi çekiliyor, veya 200mm lensler perspektifi ciddi sıkıştırdığı ve arka planı kolayca izole ettiği için profesyonel portreciler tarafından sıkça kullanılıyor (hatta 300 ve hatta 400mm lensler bile…).

Burada cep telefonu (52mm galiba), 24mm, 50mm, 70mm, 105mm, 200mm eşlenik var. Portre çekimlerinde hepsinin yeri var.

ARA SICAK

Koca koca adamların sahneye çıkıp şovlar eşliğinde bütün dünyaya yalan söylediği “yerli ve milli araba” gösterisinde ben bile, bak düşün, ben bile gaza geldim. O arabayı 2017’den beri bir İtalyan firmasının pazarlamaya çalıştığından haberim yoktu. Sunum başladığında ve özellikler duyurulduğunda Facebook’ta umudumu anlatan bir yazı bile paylaştım:

Dikkat edin, nasıl da gururlu yazıyorum. Bravo diyorum içimden, o kadar da iyi niyetliyim (saf mıyım neyim?). Halbuki geçmiş 18 yılın öğrettiği şeyler var ama tüm 18 yılı unutmuşum, ümit dolu “haydi inşallah” diyorum. Hisarcıklıoğlu sahneye çıkıyor, %100 yerli ve milli diyor. Coştukça coşuyor. Devrim arabası diyor, Erdoğan’a “bize yol gösteriyorsunuz” diyor, veriyor gazı millete… “Herşey bizden, dışarıda imal edilse ne olur?” dedi arada, ama “dili sürçtü herhalde” dedim. Sonra Erdoğan çıktı sahneye. “Herşey yerli ve milli” dedi. “Bir lisans bile almadık, hepsi bizden” dedi. “Devrim arabasının önünü kesenler bizim önümüzü kesemezler” dedi.

Veeeeeee….. Bir de baktım ki aynı arabayı İtalyan firma en az 2 otomobil fuarında (2017 ve 2018) sergiletmiş bile! Çin firmalarına satmayı denemişler. Tahminen olmamış (ya da başka şeyler dönmüş). İnternette ” Pininfarina  K350″ ararsanız bizim yerli ve milli arabamızı göreceksiniz! Şimdi biz gidip almışız. Önünde 1-2 değişiklik yapmışız, belki iç döşemesinde biraz değişiklik var. O kadar! Göstergeler bile İngilizceydi yahu! Yani araba %99 İtalyan, ama koca koca adamlar sahneye çıkıp “herşey bize ait, hepsini biz yaptık” diyebildiler! Utanmadan hem de!

Halbuki delikanlı gibi, mert bir şekilde “bu arabanın lisanslarını aldık, biz üreteceğiz” deselerdi gene olurdu. Lisans almak ayıp değil, herkes yapıyor. Ayrıca Türk mühendisi ciddi zeki ve becerikli. Lisansı al sen, sonra kendi aracını da geliştirirsin. Ama sen herkesin gözünün içine baka baka yalan söyledin.

Bu şekilde üretilsin, ben gene alırım. Yabancı markaya para gömeceğime yerli markama veririm parayı. Ama yalan ayrı birşey.

Bir de 2015’te etrafta gezdirilen gri-siyah bir araba vardı. O da yerli ve milliydi, hatta Yeni Akit “2019’da yollarda” diyordu. Onun ne olduğu veya o “proje”den kimler asıl nemalandı konusuna hiç girmiyorum bile…


70mm eşlenik

Sol üstten sağ alta: EOS R, Z6, LX15 ve EM1 II. Hepsinde 70mm eşlenik. Nikon lenste dev köşe kararması var.

Hangisi bu boyda size çekici geliyor? Bunlar makine çıktısı JPEGler. Hepsi manuel modda, elde (titreşim olmayacak şekilde) ve otomatik ISO’da çekildi. ISO otomatik olduğudan makineler pozlamaya kendileri karar verdi.

Şimdi bulanık bölgelere bakalım:

Hatırlatayım, yukarıdakiler makine çıktısı JPEGler. RAWları keyfe keder işleyince:

Aynı noktadan aynı açıda çekim yapınca arka ve ön planlardaki bulanıklık konusunda tam kareler avantajlı gibi duruyor. Diğer yandan, EM1 II’yi daha düşük ISO’da tutabildiğim için aradaki detay farkı beklediğimden daha az. LX15’i 1/20’nin altında sabit tutamadım, bu yüzden ISO1600’de kaldı. Nedense Z6’nın fotoğrafı biraz bulanık. El titremesi yok, acaba gürültü azaltmadan mı? Adobe çaktırmadan gürültü azaltma mı yapıyor? Z6’da ISO2200, EOS R’de ISO2000, EM1 II’de ISO800 var.

Bir de şu var: 43 algılayıcıya 70mm lens takarsanız 140mm eşlenik oluyor (sadece görüş açısı). Bu durumda:

Soldaki Z6 70mm, sağdaki EM1 II gene 70mm (ama 140mm eşlenik). Makine çıktısı JPEGler.

RAWlar:

70-105mm farkı

Önceki yazıda bahsetmiştim ama buraya da almam lazım: 70 ve 105mm farkı.

12MP APSC 135mm ve 24MP tam kare 70mm

EOS R’ye EF-S 18-135mm STM lensi taktım ve 135mm’de çekim yaptım. Bu durumda EOS R size 11.6MP (12 diyelim) fotoğraf veriyor. Eski 450D gibi 🙂 Yalnız burada ışıktan dolayı ISO 16000 oldu, bu yüzden kalite kaybı var ister istemez… Ama, gene de, detay ve bokehi az çok değerlendirebilirsiniz:

En soldaki EOS R 105mm ve 30.4MP, ortadaki Nikon Z6 70mm ve 24.3MP, en sağdaki EOS R 135mm ve 11.6MP

Siz karar verin. Bu arada, 11.6MP 135mm fotoğraftaki boyutların 30.4MP ve 105mm ile çekilmiş olandan daha büyük olması ilginç bence…

Tam kare 105mm ve 43 100mm

EM1 II’de 100mm lens, tam karede 200mm açısı veriyor (diyagonalde). Bakalım aynı noktadan çekimlerde aradaki fark nasıl olacak:

Tam görünüşler böyle. Solda EOS R sağda EM1 II

Gene ilginç bir şekilde, EM1 II’nin bokehi nedense bana daha yumuşak geldi. Halbuki, ikisi de birbirine yakın odak mesafeleri (100 ve 105mm).

Bu arada şunu da söylemeden geçmeyeceğim: Portrede EOS R’de renkleri laaak diye tutturmak öyle kolay ki! Cidden, beyaz ayarını tutturduğun anda (ki alet %95 doğru tutturuyor) renkler anında düzeliyor. Şaka değil. Bunu her Canon’da yaşadım. Her marka için bunu söyleyemiyorum. Son nesil Sonyler biraz daha iyiydi ama gene Canon kadar değil. Bu Z6 bariz EOS R’nin gerisinde (ten renkleri konusunda). Youtube’da garip gurup karşılaştırmalar görüyorum, kimi Nikon’u kimi Fuji’yi (oha), kimi Sony’yi daha iyi çıkarıyor. Ya benim kullandığım yazılımlar farklı (en çok Adobe yazılımları kullanıyorum), ya monitörlerimiz çok farklı, ya da başka birşey var ortada… Canon’da makine çıktısı JPEGlerde Standart yerine “Neutral” kullanırsanız en doğru renkleri alırsınız. Z6 ten tonları konusunda kötü değil ama mesela D850 bu konuda çok daha iyi (D810 da fena değildi). Sony’nin 24MP algılayıcısıyla ilgili mi yoksa? A7 III’te de benzer durumlar görmüştüm. Ya çok yeşil ya çok mor ya aşırı turuncu…

50mm

Ucuz 50mm ile pahalı lensleri karşılaştırayım dedim. Canon’un EF 50mm f1.8 STM lensi ucuz, hafif, güzel bir lens. Tam karede gövde üstü, APS-C gövdede göğüs üzeri portreler için iyi bir lens bence. Diğer markaların 50mm lensleri de benzer özellikte zaten.

Soldan sağa diyaframlar: f1.8, f4.0, f4.0. Hepsi RAW’dan işlendi.

Canon’da diyafram f1.8 ama titreşim azaltma olmadığından perde hızı yüksek, bu yüzden ISO da yükseldi. Arada 1/50’de keskin fotoğraf çekebiliyorum ama gerçekçi rakam 1/100.

Dikkat ederseniz büyük hallerde bile 50mm lenste portresini çektiğim obje daha belirgin (çünkü ön ve arka plan biraz daha bulanık).

Doğal olarak ucuz 50mm lensin bokeh kalitesi pahalı 50mm lensler kadar iyi değil ama gene de f4 lenslerden biraz daha iyi. “3 boyut” hissini daha kolay veriyor.

Telefon, 1″ ve 43 algılayıcılı fotoğraf makineleri

Daha önce defalarca yazdım sanıyorum: Panasonic’in LX serisi muhteşem. İlk LX3 ile tanışmıştım, sonra LX5 ve LX7 kullandım. Şimdi LX15’e sahibim. Bu serinin birkaç güzelliği var: Manuel kontrolleri çok iyi ve lens her zaman muhteşem. Sadece diyafram aralığı değil, keskinlik ve kontrast olarak en iyi kompakt makineler bunlar(dı zamanında). Özellikle LX7’deki lens belki de hala kompakt makinelerdeki en keskin lenstir (Fujifilm X10 ve 20 için de aynısını demişti bir arkadaş ama LX7 daha iyi, ilk elden tecrübeyle sabittir).

LX15 de bu serinin devamı ama algılayıcı boyutu 1″ (LX7’de 1/1.7″ idi). Böyle olunca LX15 hem 4K video için hem de fotoğraf için cepte taşınabilen güzel bir fotoğraf makinesi.

Note 10 Plus’ta özel portre modu var. Açıkçası Huawei P30 Pro ve Google Pixel telefonların gerisinde olsa da gene de iyiler arasında. Bazı forumlarda “…. telefon m43 gövdelerden bile daha iyi” diyorlar ya, bakalım görelim:

Soldan sağa: Note 10 Plus normal telefoto, Note 10 Plus portre modu ve LX15 72mm (f2.8)

Yukarıdakiler JPEGler (makine çıktısı).

Note 10 Plus’ın portre modunda arka ve ön planlar LX15’e göre daha bulanık çünkü alet yazılımla (ve “yapay zeka” ile) buraları bulanıklaştırıyor. Yalnız, modelin saçlarının bir kısmı da gereksiz bulanık. Bu yanlış telefon ekranında bile belli oluyor. Acaba Huawei veya Pixel daha iyi iş yapar mıydı? Belki. Bir de LX15’te ISO1600’de biraz fazla gürültü azaltma var gibi. LX15’in RAW dosyasına bakalım:

Samsung’da RAW çeksem de ufak algılayıcı yüzünden aşırı fark olmayacaktı (biraz rengi biraz da gürültü azaltmayı düzeltirdik).

Gene hatırlatayım: Pixel veya Huawei P30 Pro gibi modellerin fotoğraf özellikleri Note 10 Plus’tan daha iyi, belki onlar LX15’e daha yakın sonuç verirdi ama henüz benim bildiğim kadarıyla 1-2 telefon haricinde 70mm lens yok ve olanlarda da titreşim azaltma yok (P30 Pro’da 125mm eşlenik var, onda da yazılımla fotoğraf biraz büyütülüyor). Keşke elime bir şekilde P30 Pro geçseydi…

Burada biraz da adilik yaptım: Işık kötüydü, bu yüzden telefonda ISO değeri mecburen arttı. Gene burada Pixel veya P30 Pro daha iyi olabilirdi belki.

Bir de EM1 II ile karşılaştıralım ve “telefonlar m43 makinelerden daha iyi çekiyor aabi” diyenlar haklı mı görelim. Önce ikisi de 50mm eşlenik:

Ve EM1 II’deki lensi 35mm’ye alırsak (70mm eşlenik):

Daha fazla haksızlık olmaması için EM1 II’nin RAWlarını işleyip burada göstermiyorum. m43 gövdelerin 14-42mm kit lenslerini en telefotoya alırsanız hem telefonlardan daha iyi perspektifiniz olacak hem de gürültü/renk açısından daha kaliteli bir fotoğrafınız olacak.

Başka bir yorum: EM1 II ve LX15’in yüksek ISO kalitesi arasında 1 durağın da üzerinde bir fark var. Hala “aaabi 1″ algılayıcılar m43lerden daha iyi aaabi” diyenler var. Değil. Değil işte. 50 tane model karşılaştırdım, değil de değil. “Eski” 16MP’lik 43 algılayıcı bile 1″ algılayıcılardan biraz daha iyiydi (ama fark daha az). EM1 II’deki 20MP algılayıcı farkı bayağı açtı.

Yerli ve Milli Sonuç

Son 19 senede bütün üretim yapan fabrikaları satıp veya kapatıp memleketi dışarıya bağımlı hale getiren Cehape ve İyi Parti’yi izninizle buradan kınıyorum! İnşallaaaah, yakında yerli ve milli fotoğraf makinemizi yapıyoruz. Bakın makine bu:

TIRT: Turkish Imaging Repository Team

Makine ve lens %100 yerli ve millidir. Hiçbir lisans falan almadık hiçbiryerden. Fabrikayı da haftaya Konya’daki uzay üssünün yanına kuruyoruz inşallaaaaah. İlk ürünler 2022’de hazır. Ayda 800 milyon adet satacağız (Uzay üssü + Ay? Anladın sen onu). Ben ön sipariş de verdim hatta. Devrim fotoğraf makinesinin önünü kesenler bizim önümüzü kesemeyecekler!

Yok yok valla biz yaptık. İnanmayan terörist hain Fetöcü dış güçtür!

Normal Sonuç

Dikkat ederseniz yukarıdaki örnekleri hep tek noktadan çektim. Bazı lens-gövde birleşimleriyle daha yakından daha iyi sonuç alınabilirdi (örneğin telefonla veya Z6 ve 70mm açı ile). Ek olarak, ışık biraz daha iyi olsaydı tüm makinelerde düşük ISO kullanacaktım. Ek ek olarak, arka plan biraz daha uzakta kalsaydı buralar daha bulanık olacaktı (ve göze daha hoş görünecekti). Ek ek ek olarak tam kare gövdelere sağlam portre lensleri taksaydım (örneğin 85mm f1.8, 100mm f2.0, 135mm f2.0 vs…) sonuç daha çekici olabilirdi, ama yerine göre olmayabilirdi de. Mesela? Mesela ben sadece göz bebeklerinin net olduğu, kirpiklerin bulanık olduğu portreleri sevmiyorum. Bana “ucuz” portre gibi geliyorlar. Kolay çünkü: Al 135mm f2.0’ı, çek diyaframı f2.0’a, çek gitsin. Ben daha çok saçlar ve kulakların da net olduğu portreleri beğeniyorum. Bu durumda tam karede diyaframı kapatmak lazım. Mesela 85mm ile f5.6 diyafram. Bu durumda daha ufak format kullanmanı engelleyen şey ne?

Portrede kalite %30 lens, %30 algılayıcı boyutu, %40 da fotoğrafçıya bağlı. Ha, bir de telefonla çekiyorsanız telefonunuzun özel portre moduna güveneceksiniz. İncelemelerde pek değinilmeyen birşey daha var: Portrede ten rengi ve tonu. Profesyonel fotoğrafçıysanız ve portreden para kazanıyorsanız fotoğrafları saatlerce işlemek istemeyeceksiniz. Ufak dokunuşlarla en güzel ten rengini tutturmak burada büyük avantaj. Burada gövde ve marka kadar belki yazılım da işin içine giriyor (Adobe ürünleri en çok Canon, sonra Sony ve Nikon ile iyi anlaşırken Capture One Sony ve Fuji kullanıcıları tarafından tercih ediliyor).

Ufak algılayıcı ile bile iyi portre çekmek mümkün, diğer yandan benzer açı ve diyaframlarda büyük algılayıcının avantajı da beklenen bir gerçek (EM1 II > LX15, Z6 > EM1 II vs…). Örneğin ucuz bir Olympus gövde ve Sigma 56mm f1.4 veya Olympus 45mm f1.8 veya Panasonic 42.5mm f1.7 ile çok başarılı portreler çekmek mümkün. Aynı şekilde bir Sony A6000 ve Sigma 56mm f1.4 ya da SEL 50mm f1.8 ile de uygun fiyatlı portre kitine sahip olabilirsiniz. Diğer markalarda da benzer setler kurmak mümkün (Canon 750D/200D ve EF 50mm f1.8 STM gibi).

Tam kare gövde her zaman en ideal seçim değil.

Telefonlara gelince………. Telefonlar internette paylaşım için yeterli kaliteyi (genelde) sunuyorlar. Son senelerde portre modu denen, arka ve ön planı bulanıklaştıran modlar da çıktı meydana… Ek olarak, telefoto lensler de gelmeye başladı (çoğu modelin “telefoto” dediği lens aslında 50-55mm arasında) ve bazı telefonlar yazılımla fotoğrafları bayağı iyi hale getiriyorlar. Bunlar yalan değil. Ben de S7 Edge’den bile az çok memnundum, Note 10 Plus ile daha da mutlu oldum.

Ama gerçek kalite arıyorsanız telefonların %99’u size bunu vermeyecek. Hatta Google Pixel ve Huawei P30 Pro bile modern m43 gövdelerin gerisinde. Fotoğrafa yaklaşır yaklaşmaz bunu görüyorsunuz (P30 Pro’daki kısmen büyük algılayıcı, 1″ algılayıcı altındaki tüm kompakt makinelerden daha iyi sonuç veriyor). Hatta bazen bu telefonlar “bokeh” olayını öyle yanlş yapıyorlar ki saçlar ve kulaklar birbirine giriyor veya bokehin içinde kayboluyorlar, kafa ve saç birbiri içine giriyor vs… Belki sonraki nesil, ya da sonrakinin sonraki nesli çok daha iyi olacak, o zaman böyle bir yazıda gene tartışırız.

Bir de şunu unutuyor birçok kişi: Tamam bu telefonlar hep yanımızda ve fotoğraf paylaşmak çok kolay. Burası kesin. Ama birincisi telefonu fotoğraf için kullanmak hala ergonomik değil, pil sorunu hala var ve örneğin P30 Pro veya IPhone 11 Pro Max eşşşşşek kadar pahalı! IPhone 11 Pro Max denen alet 12 bin liralarda!!! Bunun 4te birine (hatta DSLR seçerseniz çok daha ucuza) bir portre seti kurmak mümkün.

Mantıklı… Sonuçta ekmeği satmak garanti.

Kalın saalıcakla… %100 yerli ve milli fotoğraf makinesini ön sipariş vermeyi de unutmayın. Vermeyen Fetöcü hain terörist dış güçtür! Ön sipariş için bağlantı: TIRT ön sipariş hattı.

2
Aşağıdaki kutuya yorum yazabilirsiniz

avatar
1200
2 Yorumlar
0 Yorumlara yanıtlar
2 İzleyenler
 
Popüler yorumlar
Hottest comment thread
2 Comment authors
EmphireBora Recent comment authors

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Kayıt ol  
En yeni En eski
Notify of
Bora
Guest
Bora

Baştan sona keyifle okudum. Konu başlığı bahane, içerik şahane diyor yeni yılın aileniz ve sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, mutlu ve huzurlu geçmesini temenni ediyorum.

Emphire
Guest
Emphire

Emeğinize sağlık. Güzel bir inceleme olmuş. Şahsen 50mm odak uzaklığı çok kullanışlı geliyor. İç mekan, dış mekan vs her yerde kullanılabiliyor. Ayrıca kişiyi kadraja sığdırmak da çok kolay geliyor. Bir de sigma 35 art ile de efsane portre fotoğrafı çeken fotoğrafçılar mevcut.