En iyi 70-200mm lensler (tam kare uyumlu)

Not: Sanıyorum “Yorum” sistemini nihayet düzelttim. En aşağıdaki yorum kısmına 3-5 şey yazıp dener misiniz? Hala sorun yaşıyorsanız bu eposta ile iletişime geçebilirsiniz.

Okumayı sevmeyen yeni nesil için özet geçeyim: En iyi 70-200mm lens yanınızda taşıyabildiğiniz, otomatik odaklamada hata yapmayan ve tutarlı çalışan 70-200dür. Bence bir lensi “en iyi” yapan şeyler arasında MTF grafikleri (yani çözünürlük değerleri) ilk 5te bile değil, bu yüzden merak ettiğiniz lens hakkında fikir sahibi olmak için grafiklere bakmayın, incelemeleri okuyun veya seyredin. Lensin kalitesiyle ilgili gerçek bilgi %99 o yazılarda gizli oluyor (grafikler ve puanlarda değil).

IN OMNI LINGUA

Biraz artistlik yapayım, Latince parçalayayım dedim (Google Translate doğru çevirmiştir umarım). Yukarıdaki başlık Latince “Her dilde” anlamına geliyor. İngilizcesi “In any language” veya “In any tongue”. David Gilmour’u tanıyanalar hemen “aa o şarkı şey değil miydi hani…” diyecekler.

“In any tongue”, Pin Floyd’un efsane gitaristi David Gilmour’un 4. solo albümünden bir parça. Sözleri Polly Samson’a ait (Gilmour’un karısı). Şarkı Amerika ve İngiltere’nin dünyanın anasını bellemesini eleştiriyor. Evinden çıkıp askeri üsse gidip oyun kolu (joystick) ile insansız hava araçlarıyla dünyanın öbür ucundaki insanları havaya uçurup, akşam evine dönüp akşam yemeği yemenin garipliğini falan anlatıyor.

Mama sounds the same in every tongue: “Anne” her dilde aynı geliyor/görünüyor.

Video klibi de çok güzel.

Ama burada paylaşaçağım şey Gilmour’un bu şarkıdaki mükemmel soloyu Live at Pompeii’de canlı çalması. Şarkının orjinalindeki solo inanılmaz: Basit, yavaş ama şarkıya ve sözlere çok uyuyor. Konserdeki performansı albümdeki halinden de iyi olmuş. Bu adam bu soloyu 71 yaşında beceriyor…

Konserdeki parçanın tamamı aşağıda. Sadece solo kısmı içinse buraya bakın (ses daha kaliteli ama şarkının başını kaçırınca sadece solo pek anlamlı olmayabilir):

Arka plandaki görüntüler şarkının klibinden (ama bunlar da daha eski bir kısa filmden alıntı). Bu arada konserdeki “Comfortably Numb”ı da seyredin derim.

YETMİŞ İKİYÜZ LENSLER

Her markanın bir 70-200mm lensi var (ya da 35mm eşleniği). Hepsi de belli bir kalitenin üzerinde. Hepsi. Yani bir 70-200mm f2.8/4 lens görürseniz bilin ki bu lens aynı markanın 70-300mm ya da 55-300/200mm vs.. lenslerinden daha iyi optik kaliteye sahip (eski versiyonlar farklı olabilir).

Bu lensleri almayı düşünüyorsanız boyut ve kütle farkına da kesinlikle bakın. Soldan sağa: FE 70-300mm G OSS (dünyanın en pahalı tam kare uyumlu 70-300mm lensi), FE 70-200mm f2.8 GM OSS, FE 70-200mm f4 G OSS

70-200mm lenslerin davranışı genel olarak şöyle: 70mm’de hepsi çok keskin, 200mm’ye doğru performansları düşüyor. Genelde bu lensler 200mm’de en düşük çözünürlük verirler ama portre için en en en en süper çözünürlük çok da gerekli olmuyor. Diğer yandan, üretim hataları veya farklılıkları yüzünden sizin elinizdeki kopya 200mm’de harikalar yaratıyor da olabilir (ya da “o kadar para verdim, kötü olmayacak tabi!!!” hissi de olabilir).

Üretim hataları… Bu lensler o kadar karmaşık ki, kaymış lensler veya ideal olmayan lens mesafeleri görmek çok normal (yüksek fiyatlarına rağmen). Son yıllarda üretim kalitesi tüm firmalarda arttı ama gene de arkadaşınızdaki 70-200 sizdekinden daha iyi olabilir (aynı marka, aynı model).

2019 Ağustos itibariyle iki ana tip 70-200mm lens var: f4 ve f2.8. f4 versiyonlar daha ufak, hafif ve daha ucuzken f2.8 versiyonlar daha büyük, ağır ve bazen iki kattan bile daha pahalı olabiliyor. Şahsen bu lensleri sadece ve sadece fotoğraftan para kazanıyorsanız alın derim, diğer tüm durumlar için son model bir 70-300mm amatörlerin işini %90 görecektir (diyafram avantajını hesaba katmazsak). Örneğin Nikon ve Canon’un DSLRlar için ürettikleri son 70-300mm lensler profesyonel amaçlı bile kullanılabilir ve fiyat olarak da çok uygunlar (Türkiye’den bahsetmiyorum, Türkiye’de artık hemen her fotoğraf ekipmanı deli pahalı). Eski 70-300mm lenslerde iş biraz daha karışık, o yüzden son modelleri önerdim.

F/2.8

  • Kazanan: Nikon 70-200mm f/2.8E FL ED VR
  • İkinci: Canon EF 70-200mm f/2.8L IS USM III (veya II, açıklaması aşağıda)
  • Üçüncü: Tamron SP 70-200mm F/2.8 VC G2 (Sürpriz!)
  • Dördüncü: Sony FE 70-200mm f/2.8 GM OSS
  • Beşinci: Sigma 70-200mm f/2.8 Sport
  • Altıncı: Nikon AF-S 70-200mm f/2.8 VR II (ikinci versiyon)
  • Yedinci: Pentax HD PENTAX-D FA* 70-200mm F2.8 ED DC AW
  • Sekizinci: Tamron SP 70-200mm f/2.8 VC (G2 olmayan sürüm)
  • Dokuzuncu: Canon EF 70-200mm f/2.8L IS (ilk versiyon)
  • Onuncu: Nikon AF-S 70-200mm f/2.8 VR (ilk versiyon)
  • Onbirinci: Geri kalanlar

Peki neden?

Birinci seçenek kolay, Nikon bir lens değil bomba üretmiş. Olympus’un 40-150mm f2.8 lensi gibi, her odak mesafesinde her diyaframda neredeyse köşeden köşeye keskin bir lens bu. 1.4x III adaptörle de çok iyi anlaşıyor. Bu aralıktaki tüm lensleri artık bu Nikon ile karşılaştırmak lazım (referans lens yani).

Pahalı mı? Pahalı. Süper mi? Süper.

İkinci sıra için biraz düşünmem gerekti çünkü Tamron G2 de çok iyi bir lens. Canon’un Canon olma, metal yapı, daha iyi toz/nem geçirmezlik, eski optik tasarıma rağmen hala çok keskin olma, daha iyi otomatik odaklama gibi avantajları var. III. yeni versiyondaki kaplama da çok gelişmiş ama elinizde II. sürüm varsa veya II. sürümü çook daha ucuza buluyorsanız III. sürümü almanıza gerek yok.

Canon’un efsane 70-200mm f2.8 serisinin son üyesi

Üçüncü sıra biraz daha kolay oldu çünkü Tamron lens inanılmaz “düzgün” bir lens. Düzgün şu demek: Alet ortada neyse köşede de o! Mesela Sigma Sports gibi ortada süper keskin ama kenarlarda eh işte değil. Çok tutarlı bir performansı var, bokeh kalitesi güzel, malzeme kalitesi çok iyi, titreşim azaltması Sony’den daha iyi (hatta Nikon’dan da daha iyi) ve otomatik odaklama olarak da iyi. Fiyatı çok uygunsa Canikon lensler yerine bunu rahatlıkla alabilirsiniz (Canikon gövdeler için tabi).

Canikon’un çok az gerisinde ama fiyatı uygunsa hiç düşünmeden alın

Dördüncü sırada Sony var, ve “neden birinci yapmadın bunu!” saldırılarını şimdiden duyar gibiyim… En büyük sebep şu: Sony hala bu lenste kaliteyi tutturamadı! 5 tane elinize alın, 5’i de bambaşka performans verecek size. Biri 70mm’de iyiyken öbürü 200mm’de iyi, diğeri 135mm’de f2.8’de süperken hemen yanındaki 135mm’de f2.8’de solda bulanık sağda iyi ama ortada idare eder olacak vs.. Ayrıca keskinlik olarak da iyi ama en iyisi değil, hatta anca “eski” Canon kadar iyi diyebilirim. Malzeme kalitesi ve odaklama hızı olarak çok iyi, titreşim azaltmada ilk 3’teki lenslerin biraz gerisinde.

Beşinci sıradaki Sigma 5. sıraya lak diye oturdu bence. Daha fazla uzatmayayım bunu. İlk seçenek her zaman ana marka (Canon, Nikon vs..). Bunlardan sonra Tamron bulursanız (G2) onu seçin, Sigma daha ucuzsa Sigma da olur.

Altıda Nikon’un II. sürüm lensi var. Bunun birinciden en büyük farkı kenar ve köşelerdeki performansı ve daha iyi titreşim azaltma sistemi. Eğer DX gövdeniz varsa ilk versiyon da size birebir aynı optik performansı verecek, bu yüzden DX gövdeniz varsa ilk sürümü seçebilirsiniz.

Bundan sonrakileri açıklamayacağım artık.

F/4

  • Kazanan: Canon EF 70-200mm f/4 L IS II
  • İkinci: Canon EF 70-200mm f4 L IS
  • Üçüncü: Panasonic S Pro 70-200mm f4
  • Dördüncü: Nikon AF-S 70-200mm f4 VR
  • Beşinci: Sony FE 70-200mm f4 OSS
  • Altıncı: Tamron 70-210mm f4 VC
  • Yedinci: Canon EF 70-200mm f4 L (IS’siz sürüm)

Burada kazanan lens bence tartışmasız önde, ki Canon’un ilk versiyonu da aslında çok iyiydi. Son sürümde otomatik odaklama, titreşim azaltma ve kaplamalar çok daha iyi olmuş. Açıkçası, f2.8’e ihtiyacınız yoksa bu lensi alın ve senelerce kullanın. Keskinlik olarak da ilk sürüme göre belirgin ilerleme gördüm ben, ki ilk sürüm de iyi bir lens zaten. Özellikle 70-135mm aralığında bu yeni lens eskiye göre çok daha iyi (hatta f2.8 lenslerin f4’teki performansına çok yakın).

İkinci sıra için biraz daha politik olup araya başka firma sokayım dedim, hatta buraya önce Panasonic’i koydum ama sonra bir daha düşündüm ve gerçekten hakedenin Canon olduğuna karar verdim. Bence bu Canon lens çıktığı anda efsane olan lenslerden biri. O kadar eski olmasına rağmen hala en çok kullanılan 70-200mm lens çünkü hem optiği, hem malzeme kalitesi hem otomatik odaklaması çok iyi. Titreşim azaltma en son sürüm değil ama mesela 70-200mm f2.8L IS’tekinden (ilk sürüm) daha iyi. Bu lensin tek derdi titreşim azaltma sisteminin biraz ses yapması.

Üçüncü sırada Panasonic var. Panasonic daha yeni ve bayağı iddialı bir lens. S1R’ın 47MP algılayıcısını bile rahatlıkla çözüyor (aşağıdaki Sony ve hatta Nikon bu konuda biraz daha seçici), bokehi yumuşak, otomatik odaklaması yıldırım gibi hızlı, veeeee… veeeee… üçayak bağlantısı Arca-Swiss uyumlu!!! Bir Tamron’da bir de bu Panasonic’te gördüm bu güzelliği. Arca-Swiss uyumlu üçayak bağlantılarını, gene Arca-Swiss uyumlu üçayak kafalarına doğrudan takabiliyorsunuz (o ufak ve sürekli kaybolan pulu kullanmadan). Birkaç güzelliğini daha söyleyeyim: 1) Video çekerken “focus breathing” denen şeyi hemen hemen hiç görmüyorsunuz (bu listedeki tüm diğer lenslerde bu şey var), bu sayede bu lensi video sırasında rahatlıkla kullanabilirsiniz. 2) S1/R gövdelerle beraber titreşim azaltma beraber çalışabiliyor, bu sayede 6 durağa kadar titreşim azaltma görüyorsunuz. Video çekerken de bu titreşim azaltmayı denedim ve açık ve net söyleyebilirim bu sistem Olympus’taki kadar iyi çalışıyor (videoda). Bir derdi var: Diğerlerinden daha pahalı.

Dörcüncü sırada Nikon var. Bu lens ilk çıktığında çok beğenmiştim ama nedense 36MP ve sonraki algılayıcılarda hızla çözünürlük kaybı gördüm. Hala köşelerde AF-P 70-300mm’ye göre daha iyi ama orta bölgelerde AF-P lens de en az f4 kadar iyi. Sürekli f5.6-11 aralığında çalışıyorsanız (örneğin flaşla portre çekimleri) daha fazla para vermeyin ve AF-P 70-300mm alın. 200mm’de f4 istiyorsanız, en en köşelerde daha iyi performans istiyorsanız veya toz/nem geçirmezlik istiyorsanız tabii ki f4 lensi seçeceksiniz.

Beşinci sırada Sony var. Üçüncü ve dördüncü sıradakilerle aralarında aman aman fark yok. Sony’nin son nesil lensleri güzel (özellikle 24-70mm f2.8 GM, 24mm f1.4 GM, 16-35mm f2.8 GM harika bence) ama bu f4 lens biraz erken nesil lenslerden. Kötü değil ama bazılarının abarttığı kadar hiper süper de değil. Hatta birçok inceleye bakın, bazıları “aslında en keskin lens değil ama iyi aslında” gibi kıvıran laflar ediyorlar. Buradan bile neden bu lensin 5. sırada olduğunu anlayacaksınız. Elinizde adaptörle kullandığınız bir Canon 70-200 varsa keskinlik ve bokeh için Sony almanıza gerek yok (sürekli otomatik odaklamada Sony lens tabii ki daha iyi olacaktır). Elinizde bu lens varsa de satıp Canon almanıza gerek yok. Bir de not: Sony bu lensi bence yenilemeli. Yenilerse eminim ki en iyi 70-200 f4ler arasına girecek çünkü Sony’nin son birkaç yıldaki lens kalitesi ilk nesil FE lenslere göre daha iyi.

Altıncı sıradaki Tamron lens benim beklediğimden daha alt sıralarda kaldı. Optik olarak kötü değil ama Tamron’un son senelerdeki performansına bakarak bu lensin en azından Sony ve Canon’un ilk sürüm lensini geçeceğini umuyordum: Öyle olmadı. Eğer fiyatı uygunsa tabii ki iyi bir seçenek. Canon kullanıyorsanız Canon’un ilk 70-200 IS lensine bakın derim, Tamron sadece fiyatı uygunsa alınır. Mesela Canon’un IS’siz 70-200mm lensi yerine kesinlikle Tamron alın derim. Nikon tarafında Tamron’un fiyatı çok daha uygundu galiba, bu durumda Tamron’u tercih etmenizde bir sorun yok. Tamron’un titreşim azaltması hem Sony’den hem Canon’un ilk 70-200mm f4 L IS’inden daha iyiyken otomatik odaklamada bu lenslerin ve hatta Tamron 100-400mm’nin gerisinde. Optik kalite olarak da biraz karışık gördüm. Örneğin 70mm ve 200mm’de orta bölgede çözünürlük olarak Panasonic’ten biraz daha iyi ama kenarlarda ve diğer odak mesafelerinde performansı bayağı düşük sanki. 70-200mm f2.8 G2 ne kadar tutarlıysa, bu f4 lens o kadar tutarsız 🙂

Son sıraya Canon’un ilk 70-200mm f4 ‘ünü aldım (titreşim azaltmasız). Bu lensi bazen 250 Dolarlara kadar düşmüş görüyorum (ikinci elde) ki bu fiyata bulunmaz kalite ama 500 Dolarlara yaklaşınca bir kere daha düşünmeniz lazım. Bu lensin IS’li abilerine göre 3 dezavantajı var: Titreşim azaltma yok, toz/nem geçirmezlik yok ve diyafram perdeleri yuvarlak değil (bokeh biraz daha sert görünüyor). Yalnız size bir öneri: Titreşim azaltması olan bir Sony gövdeniz varsa Sony 70-200mm yerine bu lensi deneyin derim çünkü otomatik odaklaması hızlı ve optik olarak da Sony’nin çok gerisinde değil. Ben IS’li Canon’u alana kadar bu versiyonu Sony A7R II ve A9’da kullanmıştım ve pek şikayetim olmadı (titreşim azaltma haricinde, çünkü bu gövdelerdeki titreşim azaltma telefotoda çok başarılı değil).

SONUÇ

70-200mm lensler iyidir, hoştur. Genelde size istediğiniz sonucu da verecektir (doğru lensi seçtiyseniz). Yeni modeller biraz daha keskin, biraz daha iyi kaplamaya sahipler, biraz daha iyi otomatik odakama motorları var, titreşim azaltmada biraz daha iyiler vs.. Ama… Ama… Her zamanki gibi kullanım amacınız herşeyden daha önemli. Sadece portre çekiyorsanız (ki genelde bu lensler portre için kullanılıyor)kenar/köşe performansı sizin için çok gerekli olmayacaktır. “Eski” Nikon FX 80-200mm f2.8D veya AF-S bile portre için kötü değiller.

Sormanız gereken diğer bir soru: f2.8’e gerçekten de ihtiyacım var mı? Yukarıda bahsettiğim gibi, f4 lensler f2.8 abilerine göre daha ufak, daha hafif ve daha ucuzlar. Performans olarak da (orta bölgeye bakarsanız) aman aman fak yok (özellikle Canon 70-200mm f4 lensler). Gelin fotoğrafları çeken bir tanıdığım lensleri genelde f8-16 arasında kullanıyor. Bu durumda f2.8 lense para vermek, o lensi bütün gün taşımak kendine Çin işkencesi yapmakla aynı.

70-200mm lenslere başka alternatifler de var: 70-300mm lensler (özellikle son versiyonlar), 135mm lensler (f2.8-f1.8 aralığında güzel lensler var), 100-400mm veya 70-400mm lensler bunlara örnekler. Örneğin Canon EF 70-300mm L IS USM var. Ben f8-16 aralığı kullansam direkt bu lensi alırdım. Alet en geniş diyaframda bile keskin, bokeh kalitesi iyi, otomatik odaklama ve titreşim azaltma 10 numara, taş gibi sağlam vs.. Ayrıca o kadar kısa ki (70-200mm f4 lenslerden bile daha kısa) ufak bir çantada bile taşınabilir.

Cam Uzan’ı anladık da, etrafındakiler ne yapıyor lan? Sağdaki Uzan’a dönmüş, en soldaki uçmuş, arkadakiler kendi aralarında dua ediyorlar 🙂 Recep’in namazda tek başına kalkıp fotoğraf pozu vermesi kadar komik ve trajik…

20
Aşağıdaki kutuya yorum yazabilirsiniz

avatar
1200
7 Yorumlar
13 Yorumlara yanıtlar
6 İzleyenler
 
Popüler yorumlar
Hottest comment thread
8 Comment authors
SalihStreet ParrotEmphireersoySebahattin DEMİR Recent comment authors

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Kayıt ol  
En yeni En eski
Notify of
Kamuran
Guest
Kamuran

Deneme

Elma armur
Guest
Elma armur

Deneme

Sebahattin DEMİR
Guest

Ertan hocam selam, Benim objektif serüvenimde iki ana dönem var; Nikon 70-200mm f/2.8E FL ED VR objektiften öncesi ve sonrası. Kamera serüvenimde ise Nikon D850 öncesi ve sonrası. Çok şanslıyım ki bu ikiliye şu anda aynı anda sahibim. Üstelik ben öyle aman aman portre çeken biri de değilim, ama çektiğim portrelere bakınca; beni fotoğrafın içine içine çeken o kontrast, keskinlik var ya, işte o, fotoğraf çekmekten büyük haz almanızı sağlıyor. Bu ikiliyi seyahatlerimde mutlaka yanımda taşırım. Değişik teknikler denemeyi sevdiğimden, bu ikili ile çok iyi manzaralar çekebiliyorum. Ama benim bu ikili için en önemli nedenim, aksiyon çekimlerim, AF hızı ve… Daha fazla »

ersoy
Guest
ersoy

Merhaba, Dün buraya uzunca bir yazı yadım ama, nedense yazı gitmedi. Bugün sorunumu daha kısaca yazayım dedim. 9 Aydır sadece Zeis 35-2.8 ile kullandığım Sony A7ll gövdeye tak-gez lens almak niyetindeyim. Burada Cezayir’de satıcının biri, 24-70 2.8 GM lens için yaklaşık 6000tl, Zeis 24-70 f4 içinde yaklaşık 2500tl fiyatlı ilan açmış. Türkiye’de aynı lenslerin malum sitede en ucuz fiyatları 8500tl ve 3500tl. Öyle aman aman bir acileyetim yok ama yinede ilk adımı atabilmek ciddi bir gaz’a ihtiycım var. Sonuçta bu fiyatlardan alırsam, olurda ilerde satmam gerekse, TR’de zarar etmem diye düşünüyorum. GM Lens aklımı çeliyor, ama ağırlığı ve fiyatı ayrıcada… Daha fazla »

Emphire
Guest
Emphire

test

Street Parrot
Guest
Street Parrot

Mail gelmeden önce ve Mail geldikten sonra uzun 2 mesaj yazdım gitmedi.
Pentax 70-200mm, 15-30mm, 24-70mm (bundan tam emin değilim) Tamron ile aynı lens olduğu yazılıyordu. Pentaxianlar baya kızmışlardı lensleri Tamron üretecekse neden Pentax kullanıyoruz diyenlerle camların Pentax kalan yapının Tamron olduğunu söyleyenler arasına tartışmalar vardı. İlgi alanıma giren lens olmadığı için o zamanlar neye karar verildi bilmiyorum.