Büyük algılayıcı ve küçük algılayıcı karşılaştırmasına devam

Önceki bir yazımda GX8 ve A7’yi kısaca karşılaştırmış, iyi lens ve daha iyi titreşim azaltma sayesinde ufak algılayıcının dezavantajının ortadan kalkabileceğini göstermiştim. Yorumlarda Hasan ” Tamam da, her zaman karanlıkta resim çekmiyorsun, doğal ışıkta Sony A7 daha güçlü” gibi çok doğru bir yorum yaptı. Aslında yorum kısmen doğru. Bu yorumu soru gibi alırsak, aşağıdaki yazıda “acaba doğal ışıkta bu aletler nasıl davranıyor” sorusuna yanıt arayacağız.

Bendeki aynen bu. Grili mrili…

Sony A7’yi artık herkes biliyor, o yüzden bu aletten pek bahsetmeyeyim. Diğer yandan Panasonic GX8 hem az bilinen hem de bilenin de biraz yanlış tanıdığı bir alet, bu yüzden karşılaştırmaya geçmeden önce GX8’i kısaca anlatayım.

GX8 NEDİR?

GX8, GX7’nin devamı ama birçok yönden geliştirilmiş hali. GX7’ye göre gelişmeler: Toz/nem geçirmez gövdeye sahip, tutuş ergonomisi daha iyi, gövde biraz daha büyük (bence avantaj ama kişiden kişiye değişir), yeni 20MP algılayıcı, 2 aks yerine 4 akslı titreşim azaltma, 23’ten 49 noktaya çıktı, elektronik bakaç LCD’den OLED’e döndü ve büyütme oranı arttı, 4K video geldi, mikrofon girişi geldi, elektronik perde imkanı geldi.

Bendeki GX8’in üst tarafı metalik gri

Bunun dışında 3-5 tuş da değişmiş ama yukarıdakiler ana gelişmeler. Listeye bakarsanız kullanımı ve fotoğraf/video kalitesini ciddi arttıran önemli yenilikler göreceksiniz.

Elektronik bakaçtaki büyütme oranı 0,77x ki bu boyut piyasadaki en büyüklerden (2019’da çıkan aletler dahil). Bu EVF’nin özelliği yukarı 90 derece dönebilmesi, böylece arka ekranı oynatmadan sadece bakacı yukarı çevirerek değişik açılardan fotoğraflar çekebiliyorsunuz. 20MP’lik 43 algılayıcı eski 16MP’ye göre çok daha iyi ve bazı APS-C DSLRlarla benzer performansı var. Gövdedeki titreşim azaltma sistemi lenslerdeki OIS ile tandem çalışıyor, böylece daha etkili bir titreşim azaltma veriyor. Bu titreşim azaltma (lens + gövde beraber çalışında) EM5 II’dekine yakın avantaj sağlıyor. Tek başına gövdedeki titreşim azaltma A7 III seviyelerinde (EM5 II’den biraz daha kötü, EM1 II’den belki 2-2.5 durak kötü).

GX8 ilk çıktığında “vay bu kadar büyük m43 olur mu kardeşim” diye yaygara kopardı bazıları ama Panasonic’in amacı bit kadar makine sunmak yerine (ki GM5, EPL9 gibi ufak aletler zaten piyasada var) düzgün ergonomi ve sağlam gövde sunmak olmuş. Gerçekten de GX8’i elinize aldığınızda “hmmm, sağlam” diye düşünüyorsunuz.

Arka ekran yana açılıp öne dönebiliyor (Canonlardaki gibi) ve tam dokunmatik. Dokunmatik özelliği muhteşem: Bu sayede odak noktasını ekrandan seçmek mümkün (gözünüz bakaçtayken bile). Ek olarak, ki daha önce böylesini görmemiştim, eldivenle bile ekrana dokunarak odak noktasını seçmek mümkün. Daha önce bazı gövdelerde ekranın hassasiyetini arttırma seçeneği vardı ama ilk defa eldivenle bu kadar rahat ve kullanışlı kullanılan ekran gördüm (EOS R’ninkinden bile bu konuda daha iyi).

Gövdede tonla özelleştirilebilir tuş var. Bunlara ek olarak ekranda da (dokunmatik özelliğini kullanarak) özelleştirilebilen tuşlar var. Bir kez ayar yaparsanız hiç menüye girmeden GX8’i kullanırsınız diye düşünüyorum.

Otomatik odaklaması çok hızlı (her Panasonic’te olduğu gibi). Hız konusunda kesinlikle A7 ve A7 II’nin önünde. Sürekli odaklamada da idare eder ama bu konuda bazı DSLRların gerisinde (A7 III gibi makinelerin çok gerisinde). Dün Olympus 75-300mm ile kuş çekmeye çıktım. Kuş takibinde çok kötü değil, birçok düzgün poz yakaladım ama A7 III ve A6300 ile daha iyi kuş tabiki yapıyordum (gene de GX8 bu konuda A7’den daha iyi). Videoda da sürekli odaklamada pek iyi değil. Odaklamayı makineye brakmayıp odak noktasını ekrandan elle seçerseniz fena değil.

Seri çekim hızı saniyede 8 kare. Elektronik perde ile bunu saniyede 10 kareye çıkarmak mümkün. 8MP seçerseniz saniyede 30 kare fotoğraf çekebiliyorsunuz (aslında 4K video çekip kare kare JPEG’e çeviriyor).

Elle odaklama için odak vurgulama (focus peaking) var.

4K sayesinde odak noktasını sonradan değiştirebildiğiniz bir çekim modu da var.

Video kalitesi iyi. 4K videolar ISO3200’e kadar iyi bence. ISO3200’de gölgelerde bariz bozulmalar görmeye başlıyorsunuz. Biraz geniş diyaframlı lens kullanarak ISO değerini yükseltmeye gerek duymazsanız sorun değil.

JPEG kalitesi bence bayağı iyi. Varsayılan ayarda renkler ve kontrast çok doğal görünüyor ki ben böyle fotoğrafları seviyorum. Eğer biraz daha kontrast ve renk isterseniz JPEG ayarlarından bunu halletmek mümkün. Bazı markalar varsayılan JPEG ayarlarında kontrast ve renk doygunluğunu çok üstte tutuyorlar (örneğin Fujifilm), bu yüzden karşılaştırma yaparken bunu göz önüne alın.

Bazı dandik tarafları da var. Mesela mekanik perdede bazı prde hızlarında titreşim oluyor ve fotoğraflar bulanık çıkabiliyor. Panasonic bunun için bir bellenim çıkardı ve bu perde hızlarında makine otomatik olarak elektronik perdeye dönüyor (ve elektronik perde ilginç bir şekilde çok az jöle efekti veriyor, beklediğimden çok daha az hem de). Son bir haftadır GX8’i sadece elektronik perde ile kullanmayı denedim, henüz bir sorun görmedim. Diğer bir eksik tarafı titreşim azaltmanın EM5II, EM1 II, GH5 gibi makineler kadar iyi olmaması. Tabi bu bir eksiklik mi bilemedim çünkü etkisi A7 III’ten biraz daha iyi gibi geldi.

“Boyut”u dezavantaj olarak yazmıyorum çünkü en azından benim elime göre mükemmel boyutları var. Unutmayın bu ciddi bir makine, giriş seviye makineler gibi değil.

A7 VE GX8 YANYANA

Bir şantiye turunda iki makineyi alıp yolda bol bol fotoğraf çektim. Genelde manzara çektim çünkü hava güzeldi ve ufak-büyük algılayıcılar arasında düşük ISO’da çok fark olur mu onu göstermek istedim.

Lens olarak Sony’de FE 28-70mm f3.5-5.6 OSS, Panasonic’te 12-35mm f2.8 OSS kullandım. Buradaki amacı hatırlatayım: Büyük algılayıcı + dandik lens mi, ufak algılayıcı + kaliteli lens mi?

İki setin boyutları benzer

Bir yerde durup ağaçların arasında denize bakıp 70mm eşlenikle en geniş diyaframdan f11’e kadar fotoğraflar çektim. Aşağıda önce JPEGler var:

Soldaki Sony, sağdaki Panasonic (fotoğrafların tam halleri, ikisinde de standart JPEG profili)

Soldaki orta, sağdaki kenar. Soldakiler Sony sağdakiler Panasonic. Sony 70mm f5.6 ISO100, Panasonic 35mm (70mm eşlenik) f4.0 ISO200. Gördüğünüz gibi Panasonic bariz daha çok detay veriyor. Hem kenarda hem orta bölgede. Panasonic’te f.28 kullansaydım da Sony’den daha iyi sonuç alacaktım.

Tabi manzara en açık diyaframda çekilmez deyip ikisini de ideal diyaframlarına alalım. Sony f11’de Panasonic f5.6’da:

Sony biraz toparlamış ama Panasonic hala daha iyi detay veriyor.

“Ama bunlar JPEG abi, RAWlarda Sony daha iyi olacaktır” diye düşünüp RAWları işleyelim. Gene Sony f11 Panasonic f5.6:

Cık… Sony’ye bayağı keskinlik verdim ama Panasonic hala daha fazla detay veriyor.

Burada %100 boyuta bakıyoruz tabi… Ekranda %100 büyütme demek sanıyorum baskı boyutu olarak A2’den daha büyük baskı demek oluyor. Daha ufak baskılarda bu fark görünmeyebilir.

Renk olarak pek fark göremedim açıkçası. Bu manzarada aşırı kontrast olmadığından GX8’in dinamik aralığı son derece yeterli.

Başka bir sahneye bakalım. Burada yaklaşık 20 metre mesafedeki ağaçları 28mm eşlenikle çektim. Sony f8’de Panasonic f5.6’da:

Solda Sony sağ Panasonic. EXIF bilgileri yazıyor.

Ortada çok fark yok gibi, kenarlarda Panasonic çok daha iyi. Bu Sony lens benim kullandığım belki 6. kopya, ve hepsi buna benzer performans veriyordu.

70mm’ye bakalım. Sony f8 Panasonic f5.6:

Soldakiler orta, sağdakiler kenar. Orta bölgede de kenarda da Panasonic daha fazla detay veriyor. RAW çevirisinde Sony ortada biraz daha iyi olsa da kenarı düzeltmek zor (lensten kaynaklı yumuşaklığı düzeltmek imkansız).

Biz ne endeksleyen ne endekslenen olduk… Bu adama neden dokunulmuyor hayret. Siirt’te vekillikten vazgeçerek Recep’i meclise sokan adam olduğundan mı? Hatırlarsanız 2002’de DEHAP, CHP ve Fadıl (bağımsız aday) Siirt’te birer vekillik aldı ama YSK seçimleri iptal edip DEHAP’a “sen çekil bakayım” dedi, Fadıl da “bir şekilde” kenara çekilince Recep vekil seçilmişti. Adaletin şirazesi teeee o zamanlar kaymış demek ki…

Bizim çiftliğe geçelim mi? Aşağıdakiler 70mm eşlenikli ama nedense 12-35mm f2.8 OIS lens 35mm’de Sony 28-70mm lensin 70mm’sinden biraz dha geniş sonuç vermiş.

Balyaları atlar için yaptık:

Soldaki A7 standart JPEG, sağdaki GX8 standart JPEG.

RAWlarda iki makinede de manzara modlarını seçtim, göz kararı keskinleştirdim. EXIFler üzerlerinde, orta bölge:

Kenarlar:

Ton, renk ve detay dahil GX8 geride değil, hatta detay konusunda GX8 + 12-35mm ikilisi çerçevenin tamamında daha iyi. (bu arada çiftlik benim falan değil, yol kenarında durup öylesine çektim 🙂 ). Balyalarda detay kaybı iki makinede de var. ACR’de “Exposure” değerini azaltıp hangi makine balyalardaki detayı en iyi getirebilir diye baktım:

Soldaki A7 sağdaki GX8

Aynı noktadan bir çadıra bakalım. Soldaki A7 sağdaki GX8:

Makine çıktısı JPEGler. Fotoğrafın tamamı.

Aşağıda kesmeler var. EXIF bilgileri üzerlerinde:

GX8 gene daha fazla detay veriyor ve A7’nin dinamik aralık üstünlüğü burada etkili değil. Şimdi RAWlara bakalım (manzara modu seçildi, göz kararı keskinleştirildi):

Orta bölgede A7 kendini biraz toparlamış (keskinliği dayayınca) ama kenarlarda gene GX8 daha iyi. Lens farkı…

Gene 28mm eşlenikle başka bir örnek:

Soldaki A7 sağdaki GX8. Algılayıcıların oranlarının farkı yüzünden GX8 düşeyde daha fazla alan tararken (tellere dikkat) A7 yatayda daha fazla alan görüyor.

RAW dosyalarını işleyince (manzara modunda ve biraz keskinlik vererek):

70mm’ye geçelim. Burada JPEG’i geçip doğrudan işlenmiş RAWlara bakalım:

Solda A7 sağda GX8.

Kesmeler:

Burada Sony 28-70mm’yi f11’e alında Panasonic’e bayağı yaklaşmış (12-35mm f5.6’da) ama kenarlarda gene Panasonic biraz daha iyi.

70mm’de limanda bazı binalar. 28-70mm f11’de 12-35mm f5.6’da, ikisi de manzara modunda:

İkisinde de denizin rengi hatalı ama GX8’de renk iyice mora kaçmış gibi.
Solda A7 sağda GX8.

Bir deniz manzarası daha:

Solda A7 ve 28-70mm, 70mm, f5.6. Sağda GX8 ve 12-35mm, 35mm, f2.8

Aşağıda makine çıktısı JPEGlerden %100 kesmeler var:

En geni diyaframlarda Panasonic 12-35mm f2.8 OIS Sony 28-70’i paramparça ediyor. “Büyük algılayıcı” burada yardımcı değil, ens farkları açıkça görülüyor. Burada RAWları işlemeye gerek duymadım bile…

Sony’yi f11’e Panasonic’i f5.6’ya alıp RAwları işleyince durum nasıl olacak ona bakalım:

Burada A72ye bayağı keskinlik verdim. Fotoğrafın çoğunda bu keskinlik işe yaradı ama maviyle çizdiğim evlere bakarsanız GX8’de detaylar doğalken A7’de basamaklanma olmuş.

Biraz ördek, biraz taş, biraz deniz…

%100 kesmeler:

Bir tekne:

Makine çıktısı JPEGler
Makine çıktısı JPEGler, ortadan %100 kesme

RAWları işleyince:

%100 kesme:

Makine çıktısı JPEGlerde GX8’i daha çok beğendim. RAWları işleyince fark azaldı ama gene A7’ye biraz fazlaca keskinlik vermek zorunda kaldım. RAW işlemeden sonra ekranın dibine girerseniz (tahminen telefonda göremeyeceksiniz) GX8’in gölgelerinde biraz daha fazla gürültü göreceksiniz. Ufak bir gürültü azaltmayla bunlar da kayboluyor (detaylar hala yerli yerinde).

Her ölümlü bir gün ölümü tadacaktır (Recep hariç):

Üst sıra makine çıktısı JPEG, alt sıra RAW’dan işlenmiş JPEG

Sağdaki kilise nedense Sony’de tamamen bulanık çıktı. 28mm f8’de onun da net alan derinliği içinde olmasını umuyordum halbuki. Ya da lens mi o bölgede dandiklik yapıyor? Bu benim belki 5. 28-70mm lensim. Daha öncekilerde mutlaka bir dandiklik çıkıyordu (sol sağdan yumuşak, üst köşede daha fazla kararma vs..), bu elimdeki kopya içlerinden en iyisi aslında.

Yeşil vadi…. Yok, bu biaz tarla biraz ağaç biraz da ev:

Gene soldakiler A7 sağdakiler GX8…

Bu başka bir Recep, karıştırmayın…. Ya da aynısı mı lan?

BOL KONTRAST VER AGA SEN BANA

Kontrastlı sahnelerde dinamik aralığın sağlam olması lazım, bu yüzden bu konuya ayrı başlık açayım dedim. Acaba insani fotoğraf çekerken (-5EV az pozlayıp sonra yazılım ile açmadan) A7’nin daha geniş dinamik aralığı GX8’e karşı çok farkedecek mi?

Kırmızı bir eviniz var mı? Norveç’te şehir dışında yaşayanlar sözleşmiş gibi, ya da devlet “herkes kırmızı ev yapacak” kanunu çıkarmış gibi, şehir dışındaki evlerin çoğu kırmızı. Mesela:

Çatı yüzünden evin bir kısmında gölge var. Bence dert değil ama illa “hadi açalım orayı baba” derseniz:
Ahan da böyle oluyor. İşte! A7 GX8’den daha temiz! Eğer %100 yaklaşırsanız, ve hiç gürültü azaltma yapmazsanız.
5 saniyede sadece o bölgeye gürültü azaltma uyguladım. Arada fark kalmadı.

Son fotoğrafta kırmızı oklarka lgösterdiğim sorunlar 28-70mm yüzünden oluyor. Yazılımla bir yere kadar düzeltebilirsiniz ama örneğin bacadaki renk sorununu düzeltince kedi merdiveni etkisini görüyorsunuz ve arkadaki ağaçlardaki renk bozulmalarını gidermek çok zor ve zaman alan birşey. Şimdilik konuyu burada bağlamayalım, sonuç kısmında fikirlerimi yazacağım.

Köprü altı cam cam, …..

Soldakiler makine çıktısı JPEGler, sağdakiler ACR’de işlenmişler…

Burada ISO’yu otomatiğe alıp A modunda çekim yaptım, makineler diyafram haricinde herşeye kendileri karar verdi.

Veeee şimdiiiii….. İşte meşhur test:

İki makineyi de en alt ISO’ya çektim, A modunda -2EV’de çekim yaptım

Bota yaklaşalım:

JPEG stilleri ikisinde de “Standart”ta

Ve bunları ACR’de +2EV ile açtım:

Yetmedi, bir de “Shadows” ayarını arttırdım (botun arkasındaki gölgedeki RGB değerlerini eşitleyecek şekilde):

Ve işte Sony daha iyi çıktı!!!!!!!!!

Evet, -2EV’de çekip sonradan yazılımla +2EV verip bir de gölgeleri neredeyse 65-70 kadar arttırınca Sony gölgede daha çok detay verdi! Hadi hepimiz koşup Sony alalım 🙂

Şaka bir yana (Pentax diğer yana 🙂 ), A7’deki tam kare algılayıcının dinamik aralığının GX8’deki 43’ten daha iyi olduğunu zaten biliyoruz. Mesele şu: Hangi durumlarda buna ihtiyacımız olacak?

SONUÇ

Önceki yazıdan sonra epostayla birçok okurdan güzel tepkiler geldi (fanatiklerin “ilginç” tepkilerini görmezden geliyorum 🙂 ). Bu yazıyla, büyük-küçük algılayıcı karşılaştırmasına devam ettik. Gördüğünüz gibi birçok durumda “ufak” GX8 algılayıcısı, daha kaliteli lens sayesinde, “büyük” algılayıcılı A7’den daha iyi sonuç verdi.

Sonuçlar:

  • Fotoğraf kalitesini etkileyen 8000 tane etken var ve dinamik aralık bunlardan sadece biri. Yukarıdaki 10larca örnekte de gördüğünüz gibi dinamik aralık her zaman etkili bile olmuyor. Çekim tekniği, lens kalitesi, çekim ayarları, fotoğraf makinesinin ergonomisi ve kullanımı, kadraj, ışık ve konu gibi etkenler dinamik aralıktan çok önde geliyor.
  • m43 sistemindeki 20MP’lik algılayıcının önüne kaliteli bir lens takmak, büyük algılayıcının önüne dandik lens takmaktan daha iyi.
  • Panasonic 12-35mm’lik lens f2.8’de bile Sony 28-70mm f3.5-5.6 OSS lensten daha iyi sonuç veriyor, hem de Sony’yi f8lere kapatsanız bile…
  • Eğer manzarada dev gibi kontrast farklılıkları yoksa, iyi lensle çekim yapmayı büyük algılayıcıyla çekim yapmaya tercih ediyorum.
  • A7’nin önüne 24-70mm f2.8 GM taksaydım büyük ihtimalle durumlar eşitlenecekti veya bazı durumlarda A7 daha iyi sonuç verecekti. Gene de, GX8 çoğu durumda çok iyi fotoğraf veriyor.
  • 2EV gibi insani pozlama değişikliklerinde GX8 yeterince iyi. Köprü altındaki tekneli örnekte de gördüğünüz gibi A7’nin avantajını göstermesi için 2EV değişikliğe bir de ciddi gölge ayarı yapmam gerekti.
  • Benzer bir karşılaştırmayı EM1 II + 7-14mm f2.8 Pro ve EOS R + EF 20-35mm f3.5-4.5 USM ile de yaptım. Tahmin edin hangisi daha iyi sonuç verdi 🙂
  • Ben uzun süredir “büyük algılayıcının önüne takmaya paranoz dandik lense yetiyorsa hiç almayın, daha ufak algılayıcının önüne kaliteli lens takın” diyorum, bana “ne alayım?” diye soranlara… Sebebini bu yazı ve öncekinde açıkladım sanıyorum.
  • Teorik konuşmak, tablolara sayılara bakmak güzel ama yukarıdaki gibi “göstermek” en güzeli değil mi? Fotoğraf görsel sanatsa, pratik olarak karşılaştırmak en iyisi.

Bu karşılaştırma yazılarına devam etmeye karar verdim. Sonraki yazılarda A7’nin önüne Zeiss 55mm f1.8 ve Samyang 35mm f2.8 takacağım, karşılaştırmayı öyle yapacağım. Evet, Samyang 35mm f2.8, Zeiss’in yanına konacak kadar iyi bir lens bence 🙂 Belki net alan derinliği karşılaştırması da yapmak lazım, bir de araya ISO12800 karşılaştırması koyalım ki Sony coşsun 🙂

Bu arada Seydioğlu (Seyidoğlu değil) Baklavalarının sahipleri yolda hamile kadının önünü kesip arabasına saldırmışlardı. Sosyal basında (Facebook, Twitter, Instagram vs..) olay patlayınca bizim mahkeme adamları içeri aldı. Sosyal basında bu iş bu kadar yayılmasa ne savcı ne hakim ne polis bunlara dokunmazdı, kaldı ki adamlar karakola ifade vermeye girerken oradaki polis amiri kapıda karşılayıp ellerini sıkıyor! Böyle berbat bir yargı sistemi türedi memlekette.

Şimdi hep beraber göreceğiz bakalım ne kadar içeride kalacaklar ve ne kadar ceza alacaklar. Memlekette güpegündüz, belinde silahıyla, yol kesip insanları tartaklamak bedava. Hele paran varsa kimse dokunamıyor sanki…

2 comments for “Büyük algılayıcı ve küçük algılayıcı karşılaştırmasına devam

  1. S.Altınkaya
    2019-07-09 at 7:11 pm

    Ertan Bey, ezber bozan karşılaştırma yazılarınız harika, çok teşekkür ederim. Ülkemizde de, yurtdışı forumlardan da görebildiğim kadarıyla tam kare gövde kullanıcılarında, yan sistem olarak m43 gövdeler kullanılması sık karşılaşılan bir durum. Hatırlarsanız Panasonic tam kare gövde çıkarınca, m43 sistem öldü ve bitti tarzında yorumlayanlar oldu. Ancak APSC algılayıcılı sistemlere baktığımızda, Fujifilm haricinde tüm markalarda bu gövdeler yerinde sayıyor ve neredeyse yeni lensler geliştirilmez durumda (3. parti üreticiler hariç). Hal böyle olunca m43 sistemin gerekli değeri görmediği aşikar.

  2. Uğur
    2019-07-10 at 10:02 am

    Bir Leica değiller, Leica’nın hiç dandik lensi ve makinesi yok, Leica al dertleri unut mutlu ol 😀 ironi yapıyom tabi 🙂

Buraya yorum yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.