Canon EOS R, RF 24-105mm f/4L IS USM ve RF 35mm f1.8 IS STM Macro incelemesi – Sayfa 1

Başlık uzun. Tahminen bu yazı da uzun olacak. İlk sayfada RF sistemine genel bakış, adaptörler, lensler ve video konusuna bakıyoruz. Sonraki sayfa(lar)da EOS R’yi daha yakından görüp karşılaştırma fotoğraflarına bakacağız.

Hepinizin bildiği gibi Canon algılayıcılarını 5 durak az pozlayıp sonra bir yazılımla 5 durak açınca çok gürültü/kumlanma olduğu için, EOS R’de 4K video çekerken 1.8x kesme çarpanı olduğundan ve gövdede titreşim azaltma olmadığından, EOS R berbat!!!!

Mı acaba?

EOS RF SİSTEMİ

Şu anda bir değişim yaşıyoruz. Panasonic/Olympus’un başlattığı aynasız sistemler yavaş yavaş gelişti ve artık Canikon bile aynasız sistemlere girdi.

Konuyu sadece tam kare aynasızlarla sınırlarsak: Sony bu işe 2013’te girdi (A7 ve A7R Ekim 2013’te duyuruldu). O zamandan beri Sony 3 nesilde 9 tane tam kare aynasız çıkardı, tahminen bu sene 10uncuyu da çıkaracak (A7S III). 3 nesilde Sony makinelerini bayağı ilerletti. İlk nesildeki dandikliklerin çoğu 3. nesilde yok (pil, biraz daha büyük tutacak yer – grip, daha hızlı kontrol, daha iyi yüksek ISO performansı, daha iyi otomatik odaklama, daha seri çekim hızı vs..). Gerçi tüm 3. nesil Sonyleri kullanmış biri olarak söyleyebilirim ki hala bazı dandiklikler var: Mesela menü hala kötü, toz/nem geçirmezlik hala kötü, tutuş ergonomisi hala istediğim gibi değil, ekranlar berbat (A7R III ve A9’dakiler bile biraz güneşte görünmüyorlar), dokunmatik özellik piyasadaki en kötüsü, seçtiğiniz odak noktaları gri (biraz düşük ışıkta göremiyorsunuz), A7III’te elektronik bakaç düşük çözünürlüklü (rakiplerine göre), hala kayıpsız RAW sıkıştırma yok (ya kayıplı ya da sıkıştırmasız RAW var), perde sesi bence hala kötü (ilk nesle göre çok iyi olsa da) vs…

Diğer yandan Sony artık lens konusunda genellikle yeterli (hala 500-500 Dolar civarında 70-300mm, 24-70 veya 24-105, 18-35mm gibi lensler eksik olsa da).

İşin özü, 2019 Mayıs itibariyle Sony birçok konuda ileride ve avantajlı görünüyor.

Ama…. O çözemediği konular var ya… İşte onların çoğunu Canikon ilk nesilden çözdü gibi. Z6/7 de EOS R de elime çok rahat oturuyor. İkisinin de elektronik bakaçları çok çok iyi, ikisinin de dokunmatik ekranları çok çok iyi, ikisinin de perde sesleri daha çekici (evet ben önem veriyorum buna), ikisi de adam gibi toz/nem geçirmezlikle geliyor, ikisinde de düzgün ve mantıklı menüler var vs…

EOS R sistemine dönersek….

Canon Eylül 2018’de EOS R ve 4 lens duyurdu: 35mm f/1.8 IS STM Macro, 24-105mm f/4L IS USM, 28-70mm f/2L USM, 50mm f/1.2L USM. RF bayonetli lenslerin başına “RF” geliyor. DSLR lenslerinin başında “EF” veya “EF-S” var hatırlarsanız…

İlk duyurulan lens dörtlüsü

Bunun yanında RF 15-35mm f/2.8L IS USM, RF 24-70mm f/2.8L IS, RF 70-200mm f/2.8L IS USM, RF 85mm f/1.2L DS ve RF 24-240mm /4-6.3 IS USM duyuruldu ve geçenlerde de RF 85mm f/1.2L USM piyasaya çıktı.

2019 sonunda RF sisteminde şu lensleri alabileceksiniz:

  • RF 15-35mm f/2.8L IS USM
  • RF 24-70mm f/2.8L IS USM
  • RF 70-200mm f/2.8L IS USM
  • RF 85mm f/1.2L USM
  • RF 85mm f/1.2L USM DS (DS: Defocus Smooting; daha yumuşak bokeh için)
  • RF 24-240mm f/4-6.3 IS USM
  • RF 35mm f/1.8 Macro IS STM
  • RF 28-70mm f/2L USM
  • RF 24-105mm f/4L IS USM

2020 içinde de en azından şunlar:

  • RF 24mm f/1.4L USM
  • RF 135mm f/1.8L USM
  • Bir makro lens
  • Ve belki RF 17-35mm f/4-5.6 STM
Yakında gelecek lensler. 70-200mm f2.8’in boyutuna dikkat…

Gördüğünüz gibi lensler sağlam. Hatta bence biraz fazla sağlam çünkü L lensler süper hiper vs.. ama fiyatları da süper-hiper. 24-105mm haricindeki L lenslerin tamamı 2000 Dolar’ın üzerinde (duyurulanlar böyle). Normal insanlar için lensler gördüğüm kadarıyla sadece 35mm f1.8, 24-240mm ve belki 24-105mm (ki bu da tek başına alınırsa 1000 Dolar’ın üzerinde). DSLR EF sisteminde çok güzel ve uygun fiyatlı lensler var, RF sisteminde de bunları görsek iyi olurdu….. derken, Imaging Resource’un Canon’la yaptığı röportajda Canon yetkilisi “28-70mm f/2L USM gibi sağlam lensler üzerinde duruyoruz ama aynı zamanda uygun fiyatlı ve kaliteli lenslere de çalışıyoruz” dedi. Hadi bakalım inşallah.

Sağdaki IPhone XS (Max da olabilir). RF 70-200mm f2.8 telefondan bile daha kısa!

Şu ana kadar çıkan ve duyurulan lenslerde standart halkalara ek olarak bir de ayar halkası var. Bu halkayı çevirerek ISO, diyafram, perde hızı, pozlama telafisi gibi ayarları değiştirebiliyorsunuz. Yavaş yavaş alışmaya başladım bu halkaya, Sony veya Olympus lenslere geçince elim halka arar oldu 🙂

EOS R bayonetinin çapı EF kadar ama algılayıcı bayonete çok yakın. Dediklerine göre bu sayede lens tasarımcıları daha serbest hareket ediyorlarmış. Canon’a göre RF 70-200mm f2.8L IS’in bu kadar ufak olması, 15-35mm f2.8L IS’e IS konabilmesi ve ön camının bombeli olmamasının sebepleri işte bu kısa mesafe.

R bayonetteki bağlantı sayısı (pinler) ve iletişim yolunun kapasitesi de artmış. Canon’a göre bu veri yolunun tamamı şu anda kullanılmıyor ama ileride lens-gövde arasında daha hızlı iletişime gerek duyacak özellikler olursa bu yeni veriyolu buna hazırmış. Şu anda bu geniş veriyolunun bir kısmı daha iyi titreşim azaltma ve daha hızlı otomatik odaklama için kullanılıyor. Canon’a göre EOS R şu anda en hızlı tekli odaklama yapan aynasız tam kare makine (RF 24-105mm f/4L IS USM ile). Nikon Z6/7 kullanmadım ama Sony’ye göre bir miktar daha hızlı olduğunu söyleyebilirim.

ADAPTÖR(LER), UYUMLULUK

Diğer yandan, şu anda EOS makinelerin yanında EF-RF adaptörü bedava veriliyor, bu sayede tüm Canon EF ve EF-S uyumlu lensleri tam uyumla kullanabiliyorsunuz.

Yalnız Canon basit adaptörün de ötesine geçti ve 3 tip adaptör çıkardı:

  • Normal, sadece arada elektronik bağlantının olduğu adaptör
  • Kontrol halkası olan adaptör
  • Kontrol halkası olan ve filtre takabildiğiniz adaptör

Bu adaptörlerde optik eleman yok. Son iki adaptörde kontrol halkası güzelliği var ve sonuncuda filtre de takabiliyorsunuz. TS-E 17mm f/4L USM ve hatta EF 15mm f2.8mm balık gözü gibi lenslere filtre takamıyorsunuz, bu adaptör sayesinde artık bu lenslerle filtre kullanabileceksiniz. Ayrıca bu filtrenin boyu da ufak ve tek filtre ile tüm lenslerinizi kullanabileceksiniz.

Kontrol halkası da güzel bir özellik. Bu halkayı çevirerek ISO, pozlama telafisi, diyafram, perde hızı gibi birçok ayarı değiştirebiliyorsunuz. Bir kere alışınca insan vazgeçemiyor 🙂

Bu adaptörlerin bir güzel tarafı daha var: EF-S lenslerinizi de kullanabiliyorsunuz! Normalde Canon’un EF-S lensler tam kare EF Canon DSLRlara takılmıyor ama bu adaptörlerle EF-S lenslerinizi EOS R ve RP’de kullanabiliyorsunuz. Güzel birşey (özellikle 4K video çekiyorsanız ki bu konuyu aşağıda açıklayacağım).

Bende basit adaptör var. Bu adaptörle elimdeki Canon EF ve EF-S lensleri denedim. Şans eseri elimde 7D vardı (ilk versiyon) ve bununla karşılaştırma fırsatı da doğdu. Lenslerle ilgili denemelerimin sonuçları aşağıda. Denemeleri ortalama ışıkta yaptım (evde, akşam, iyi aydınlanmış salonda). Dışarıda, güneşte ve daha parlak ortamda yapsam belki durum bir miktar daha iyi sonuçlar alırdım:

EOS R adaptörsüz:

  • RF 24-105mm F4/L IS USM: Odak anında değişiyor. Hiç duraksama yok. İnanılmaz hızlı.
  • RF 35mm f1.8 IS STM Macro: Tekli odaklama çok hızlı ama odağı değiştirecekseniz geçişlerde duraklayabiliyor. Yani bazen 2-3 salise kadar duraksıyor, sonra yıldırım gibi odağa gidiyor. 24-105mm gibi şakadak şukadak değil. Tekli odakta çok daha hızlı davranıyor ve anında odağa gidiyor. Odak motoru 24-105’e göre biraz daha sesli. Videolarda ses belli oluyor. Normal çekimlerde sesi duymak zor.

EOS R ile adaptörle:

  • EF 50mm f/1.8 STM: AF-S ve AF-C çok doğru. AF-C hızı7D’ye göre çok çok az daha yavaş ama 7D’yi görmesem “ne kadar hızlı” derdim.
  • EF 24-70mm f4 L IS USM: Benim favori lenslerimden biri bu. f2.8 L II’ye paranız yetmiyorsa (veya IS ve çok yakına odaklama istiyorsanız) Canon’da tam kare makineniz için hiç düşünmeden bunu seçin. EOS R’de AF-S ve AF-C çok doğru. AF-C hızı iyi ama7D’de biraz daha hızlı sanki. USM motoru 7D’de biraz daha hızlı gibi (70mm’de). 50mm ve altında hız farkı görmedim.
  • EF-S 10-18mm IS STM: AF-S ve AF-C çok doğru. AF-C hızı 7D ile aynı. Odak anında değişiyor (18mm’de).
  • EF-S 55-250mm IS (ilk versiyon): Şaşırtıcı şekilde hem AF-S hem AF-C’de EOS R 7D’ye göre daha iyi! Hem daha hızlı hem daha tutarlı. Odak hızı da çok iyi bu lensin. İlginç…
  • EF 100mm f2.0 USM: Arada fark yok. Hem AF-S hem AF-C’de odaklama hızı aynı ama tabii ki EOS R’de odak hatası hiç olmuyor. Bu arada hatırlatayım, bu lensi 85mm’den daha çok seviyorum nedense… Optik kusurları daha az gibi (özellikle CA)..
  • EF 100mm f2.8 Macro USM: 7D’de biraz daha atak ve hareketli. EOS R’de odağı görürse aynı derecede hızlı ama bazen AF-C’de odağı kaçırıyor ve en yakına odaklamaya çalışıyor ve duruyor. AF-S’de hiçbir sorun yok, aynen DSLR’daki gibi kullanabiliyorsunuz.
  • EF 40mm f2.8 STM: Bu lens zaten çok hızlı odaklamıyor. EOS R’de 7D’ye göre çok az daha yavaş. Gerçi dediğim gibi bu lensi zaten birşeyleri yakalamak için kullanmayın 🙂
  • Tamron 100-400mm f/4.5-6.3 Di VC USD: Bu lens güzel bir lens. Tam karede 400mm’ye giden en ufak titreşim azaltmalı lens galiba. EOS R’de otomatik odaklama beklediğimden yavaş. Odak hatası yapmıyor ama yukarıdaki lenslerin belirgin gerisinde hızı var. 7D’de odaklama çok daha hızlı. Adaptörle pek anlaşamıyor sanki. VC çok iyi çalışıyor ve odak motoru çok sessiz. Ayrıca optik olarak da iyi bir lens.
  • Tamron 70-300mm f/4-5.6 Di VC USD: Bu lens piyasaya çıktığından beri benim favori telefoto lenslerimden biri. Titreşim azaltması iyi, otomatik odaklaması hızlı sayılır ve optiği fiyatına göre çoook iyi. EOS R’de otomatik odaklaması 100-400’den çok daha hızlı, hatta 7D’deki hıza yakın diyebilirim.

BU KADAR KALİTELİ RF LENSLERİ TAKACAK EOS R GÖVDE YOK MU?

Geçen bununla ilgili bir yazı yazmıştım. Oraya bakın derim.

VİDEO

Önce bir not: Canon, 8K videonun EOS R yol haritasında olduğunu söylüyor. Yani birkaç yıl içinde EOS R bayoneti kullanan ve 8K video çeken bir gövde görebiliriz. Tabi bu profesyonel bir video mu olacak yoksa EOS R gibi bir gövdede mi gelecek bunu bilemiyorum ama tahminimce önce C-700 gibi profesyonel bir gövdeye gelecek, sonra yavaş yavaş EOS R benzeri gövdelere inecek.

EOS R sistemindeki gövdelerde (EOS R ve EOS RP) şu anda 4K video kesme çarpanıyla mümkün. Bu yaklaşık 1.8x çarpana denk geliyor (1.7 mi yoksa?). Super 35 film boyutuna yakın yani…

Bu şu demek: 24-105mm ile 4K video çekmek istiyorsanız elinizdeki lensin açısı yaklaşık 40-190mm oluyor. Telefoto için iyi ama geniş açıda sıkıntı var… gibi…. Ama şöyle de bir şey var: Adaptörle tüm APS-C uyumlu lensler bu aletlere takılabiliyor. Örneğin Canon’un sudan ucuz EF-S 10-18mm IS STM lensiyle 4K video çekerseniz elinizde 18-32mm lensiniz oluyor. Veya Sigma’nın 18-35mm lensini düşünün: 30-60mm f1.8 lens. Veya Sigma 8-16mm: 14-28mm ile 4K video. Hatta daha da iyi birşey: Canon’un EF-S 18-135mm IS STM veya IS USM lensini takın, alın size gez-dolaş 4K makinesi 🙂 Hem de mükemmel otomatik odaklamayla.

EOS R’de göz ve yüz takibi var (sürekli odaklamada da), 4K videoda Dual Pixel AF var, ekranda dokunduğunuz yere tutarlı bir şekilde ve duraklamadan otomatik odaklama yapabiliyor, tam hareketli ekran var (makine sizi çekerken ekranı kendinizde çevirebiliyorsunuz).

Geçen bir incelemede görmüştüm, oradan hatırladığımı size satayım: EOS R, Canon’un en iyi APS-C 4K video makinesi 🙂 Tam kare 4K video çekemiyor ama APS-C modundaki video kalitesi son derece iyi.

Bir süre önce sattığım X-H1 ile karşılaştırayım mı? Örneğin X-H1’de 4K videoda ufak bir kesme çarpanı vardı. Bunu da göz önüne alırsak EOS R ve X-H1 yaklaşık aynı boyutta bir algılayıcı alanını kullanıyor (4K video için). EOS R’de 4K 480 MBit ALL-I var, Canon Log var, bilindik Canon renkleri var (doğal ve abartılı değil), ISO3200’e kadar Canon Log kullanırsanız 4K videoda gürültü görmüyorsunuz ve Canon Log’un renk ve tonlaması bence muhteşem. X-H1’e göre 4K modunda jöle efekti (jello effect, rolling shutter) daha fazla, otomatik odaklama Canon’da çok daha iyi (videoda), X-H1’de gövdede mekanik titreşim azaltma varken Canon’da elektronik titreşim azaltma var.

Diğer yandan EOS R ile gerektiğinde tam kare algılayıcı ile 30MP fotoğraf da çekebiliyorsunuz 🙂

Üstteki LCD ekran, mod kontrolü, video tuşu…

Amatör olarak video çekim deneyimine geçeyim hemen: EOS R ile video çekmek daha kolay! Neden daha kolay? Sadece bir kere istediğim video ayarlarını yapıyorum (Natural renk modu, renk doygunluğunu +1 arttır, kontrastı -1 düşür, ISO otomatikta, Dual Pixel AF sürekli odaklamada, yüz takibi açık. Ve bunu C3 moduna kaydediyorum (C1-2-3 yuvalarına istediğiniz ayarları kaydediyorsunuz). Bunu bir kere yapıyorum. Ve sonra istediğimde “kayıt” düğmesine basıyorum. Makine hangi modda, hangi ayarda olursa olsun, videoyu C3’te kaydettiğim ayarlarla çekiyor! Ve o renklere, kontrasta hiç dokunmuyorum, otomatik odaklamada yüz tanıma kusursuz çalışıyor, ve… Belki 2 saate yakın video çektim bu aletle. Video kalitesinden çok memnumum. Otomatik odaklama videoda çok çok iyi çalışıyor ve dokunmatik ekran çok başarılı olduğundan hafif bir dokunmada istediğim yere odağı çekebiliyorum, hem de odak değişimi son derece yumuşak bir biçimde oluyor (Dual Pixel’in güzelliklerinden biri).

Videoyu durdurup %400 yaklaşırsanız belki diğer markalarda 4K videoda daha fazla keskinlik göreceksiniz ama videoya insan gibi baktığınızda kalite mükemmel bence. Öyle ki, uzun süredir ilk defa çektiğim videolara TV’de bakasım geldi 🙂

ISO 6400 ve üzerinde A7III’ün tam kare 4K video kalitesi daha iyiydi, onu kesin biliyorum. A7III 4K videoyu tüm algılayıcıdan okuyarak da çekebildiği için çok yüksek ISO performansı daha iyi. Diğer yandan, dediğim gibi, ISO3200’e kadar EOS R videolarında gürültü görünmüyor.

HDMI çıkıştan harici aletlere 4K videoda Canon Log ile 10 bit 4:2:2 görüntü aktarabiliyor ve BT.2020’yi destekliyor (galiba rakiplerinin tamamı sadece daha dar bir renk skalasını kapsayan BT.709’u destekliyor, hatta Nikon Z serisinde BT.709 bile görmedim). Dahili olarak Canon Log kullanabiliyorsunuz ama 8bit 4:2:0 ayarlarında (Sony ve Nikon da böyle).

Evet videoda eksikleri var, diğer yandan yukarıda belirttiğim artıları da var. Eksiklerini kısaca yazayım (bir amatörün gözünden):

  • Eksik demeyeyim ama farklılık: Videoyu çekmek için o kırmızı düğmeye basıyorsunuz ama bunu fotoğraf modundayken yaparsanız makine otomatik olarak C3’teki ayarlarınıza göre çekim yapıyor. Bu ayarları değiştirmek için birkaç düğmeye basıp (önce “Mode” sonra “Info” ve en son “Set”e) video moduna geçmeniz gerekli. Bence dev gibi bir sorun değil çünkü C3 moduna sevdiğim video ayarlarını atadım, fotoğraf çekerken video düğmesine basıyorum ve hooop istediğim ayarlarda video çekiyor.
  • Canon Log otomatik veya yarı otomatik modlarda kullanılamıyor (A modunda bile). Ya da ben yöntemini bulamadım.
  • Gerçi Samsung NX1 haricinde kimsede yok galiba ama, artık H.265 kullansak nasıl olur? Canon’da 480 Mbit All-I çok ciddi veri saklıyor ama H.264 yüzünden dosya boyutları hala büyük.
  • Video sırasında deklanşöre basınca fotoğraf çekemedim. Videoyu etkilememesi için alınan bir önlem ama bazı makinelerde bu mümkün (Sony’de mümkün müydü hatırlayamadım şimdi).
  • 1.8x kesme çarpanı yüzünden geniş açı tam kare lensleriniz normale dönüyor (ya da ultra geniş açı geniş açıya dönüyor). Örneğin 24-105mm lens 43-190mm lense dönüyor. 28mm isterseniz 15mm bir lens kullanmanız lazım. Neyse ki EOS R ile bedava gelen adaptörle bütün APS-C uyumlu lensleri kullanabiliyorsunuz. Örneğin Tokina 11-16mm f2.8 veya Canon’un 10-18mm IS STM lensi bu iş için uygun.
  • 4K videoda “rolling shutter” denen şey belirgin. Sony’de de var bu (özellikle A6X00 serisinde ve ikinci nesil A7 serisinde tam kare modunda). 1080p’de sorun görmedim.
  • 720p’de saniyede 120 karelik video çekiyor ama kalite anca idare eder. Rakipleri 1080p’de saniyede 120 kare veriyor hem de…
  • Videoda üçayak ya da IS’i olan lense bağımlısınız çünkü mekanik dahili titreşim azaltma yok. Elektronik titreşim azaltma var ve makineyi çok oynatmazsanız idare eder ama keşke dahili mekanik titreşim azaltma olsaydı. Bu konuda Panasonic ve Olympus hala lider.

Şimdi de videodaki avantajlarına ve güzelliklerine bakalım:

  • Elinizde ufak pakette hem profesyonel C200 kalitesinde video çekimi yapan (hatta codec olarak C200’den daha iyi), hem de 5D Mark IV kadar iyi fotoğraf çeken bir makine var ve EOS R ikisinden de çok daha ucuz!
  • 4K videoda 1.8 kesme çarpanı var ama bu da piyasadaki hakim Super 35 standardına yakın. Düzgün iki EF-S lens alırsanız 4K işini de çözersiniz.
  • Canon Log bayağı iyi (eğer sonradan işlemek istiyorsanız). Ben bile bu amatör halimle meraktan 2 video işlemeyi denedim 🙂
  • Sonradan video işlemek istemezseniz de fotoğraf modlarını kullanıp (örneğin natural) çok iyi renk ve kontrastla video çekmek mümkün.
  • Dual Pixel AF çok iyi yahu. Videoda yüz tanıma neredeyse kusursuz işliyor.
  • Dokunmatik ve tam hareketli ekran video için süper. Bu konuyu biraz daha açayım: A7III’te göz tanıma ve yüz tanıma biraz daha iyi çalışıyor olabilir ama ekranda istediğiniz yere odaklama yapmasını istemek A7III’te daha zor. Ek olarak öne de dönebilen ekran bazı durumlarda avantajlı.
  • Arka ekran kalitesi Sonylerin çok önünde. Hem çözünürlük hem güneş altında yansıma konusunda daha iyi. Sonylerde nedense anti-yansıma kaplama yok (sanki), biraz ışık olsun ekran görünmüyor. Canon’da ekran daha parlak ve yansıma daha az.
  • 480 Mbit ALL-I seçeneğinde dosyalarda tonla detay var.
  • Makineyi kapatınca algılayıcının önündeki perde kapanıyor, böylece lens değiştirirken algılayıcıya toz düşmesi engelleniyor. Faydalı birşey bence.

EOS R şu anda piyasadaki en iyi video makinesi olmayabilir, ama malum firmanın trollerinin etrafta çığlık ata ata bağırdığı gibi en kötüsü de değil.

Canon EOS R = 5D Mark IV’ün ufak versiyonu gibi düşünün. Bazı farklar var tabi, bunlara da sonraki sayfada bakacağız.

Sonraki sayfaya da beklerim. Umuyorum ki 1 hafta içinde o sayfa da hazır olur.

10 comments for “Canon EOS R, RF 24-105mm f/4L IS USM ve RF 35mm f1.8 IS STM Macro incelemesi – Sayfa 1

  1. Cemil Barmanbek
    2019-05-27 at 5:15 pm

    Merhabalar,
    Elinize sağlık. Bir konuda fikrinizi almak isterim. Canon için yazıda bahsettiğiniz tamron 70-300 mü canon 70-200 f4is mi. Bu tip lensi çok kullanmıyorum ama arada ihtiyaç oluyor. fiyatı konusunda tamron çekici geldi eos r ile bir sorunu olmadığı için aklıma yattı ama bir fikrinizi almak istedim.

    • ErtOzt
      2019-05-27 at 5:23 pm

      Çok kullanmıyorsan çok para vermeye de gerek yok 🙂 Tamron iyi seçim.

      • Cemil BARMANBEK
        2019-05-27 at 5:42 pm

        Tam beklediğim cevap, 🙂 çok teşekkürler

  2. Burak D.
    2019-05-29 at 11:51 pm

    Merhabalar Ertan hocam. Canon’un video konusunda ki bu tavrını anlamakta güçlük çekiyorum. Sony a7 serisi sayesinde bir çok video ile uğraşan kitleyi kendine çekmişken Canon video özelliklerini kırparak koymak konusunda neden halen ısrarcı. Aklıma ilk C serisi satışlarını baltalamamak için olduğu geliyor ama a7 gibi aletler zaten video konusunda birçok müşteriyi kendine çekti. C serisini asıl baltalayan belli yani. Gh5, xt3 gibi aletlerde cabası. Çoğu kullanıcı için video ekstra bir özellik. Belkide çok az kişi tarafından 4k veya yüksek fps gerçekten önemli fakat şuan video ile uğraşan kitle artmaya başladı.

    Diğer yandan fotoğrafın yerini yavaş yavaş video almaya başladı sanki fotoğraf eski cazibesinde değil gibi. 500px’de şuan popüler olan fotoğraflar eskiden favoriye aldığım fotoğraflar kadar etkileyici değil. Makinaların becerileri ne kadar artmış olursa olsun sanki insanlar fotoğrafa eskiden verdiği emeği vermiyorlar gibi. Belkide sadece bana böyle geliyordur 🙂

    • Fatih AMAN
      2019-05-30 at 8:00 am

      Kesinlikle katılıyorum… Video yükselişte. Zoom ithalat sahibi de bunu ifade etti ve video ürünlerine doğru ağırlığı kaydırmaya başladıklarını belirtti (gimbal vb. ürünler). Dolayısıyla kolay kolay yanlış yapmayan canon’un ilk defa R serisinde videodaki yanlışı sebebiyle satışlarda istediği rakamlara ulaşamadığı konuşuluyor.

    • ErtOzt
      2019-05-30 at 8:33 am

      Sen veya senin tanıdıkların daha çok video çekiyor musun?
      Canon’un durumu farklı. 1.8x çarpan teknolojik yetersizlikten geliyor. Daha büyük alandan 4K videoda hem ısınma hem jöle efektini (rolling shutter) henüz çözemediler, o yüzden 1.8x çarpandalar. Tam kareden 4K video verebilen diğer makinelerde de rolling shutter derdi var aslında ama ısınma sorunu daha az.
      Canon’un bir felsefesi var: Güvenilirliğine tamamen inanmadıkları teknolojileri ürünlerine koymuyorlar. Bu yüzden Canon ürünleri bazen geride gibi görünüyor ama yaptıkları işi çok iyi ve sorunsuz yaparlar.
      Gövdede titreşim azaltma da böyle. Duyduğuma göre EOS R için de IBIS düşünmüşler ama istedikleri seviyeye getiremedikleri için vazgeçmişler.
      Yani Cine ürünlerini (C200, C300 vs..) baltalamamak için DSLR ve aynasızları kırpmıyorlar, sebep daha çok henüz teknolojik olarak “orada” olmamak.
      Videoya dönersek, kendi adıma ve tanıdıklarımın adına konuşayım: Video ilgimi çekiyor ama ben video çekmiyorum 🙂 Çeksem de sonradan hemen hiç seyretmiyorum. Dosya boyutları dev gibi, beğenmediğim yerleri kesip atmak dert, aileyle paylaşmak ayrı dert. Düğün veya firma fotoğrafçıları videoya yönelmeye başlamış diye duyuyorum. Galiba rekabet arttıkça farklılaşmak adına videoya yöneliyorlar. Eline bir makine bir lens bir flaş alan fotoğraf çekebiliyor ama video çekip işlemek saha zahmetli, belki de bu yüzden biraz daha videoya yöneliyorlar.

      • Burak D.
        2019-05-30 at 12:12 pm

        Hep düşünüyordum acaba yapamıyor o yüzden mi koymuyor diye 🙂 Canon’un teknolojik olarak bir tık geride olduğu izlenimi düşüncemi doğrular nitelikte yorumunuz. Bunu diğer markalar bsi cmos kullanıp Canon halen eski cmos sensörleri kullandığında, dinamik aralık gibi mevzuların bir türlü çözülemeyişinde, bir de Eos R”ın bantlaşma sorununu (sanırım yazılım güncellemesi ile düzelttiler) gördüğümde farketmiştim. Bunun gibi birkaç şey daha var tabi.

        Videodaki artış meselesine dönecek olursak. Dediginiz gibi düğün veya firma fotoğrafçılarında videoya yöneliş var. Bu durum hem popülerliğin hemde videonun daha çok kazandırmasının bir sonucu bence. Özellikle düğün hikayesi, Instagram klibi gibi şeylerin popülerliği git gide yükseliyor. Hemen hemen her düğünde gimbal üzerinde a6000 serisinden bir makina görüyorum artık. Hatta xt3 ün çıkışıyla beraber durum dahada kızışmaya başladı. Bu işin ticari kaygısı olanlar kısmı. Birde benim gibi ticari kaygısı olmayıp videoya ilgisi olanlar var. Şahsen kendi açımdan düşündüğümde eskisi gibi sabit bir fotoğrafa bakmaktansa emek verilmiş bir videoyu izlemek çok daha keyif veriyor. (Örneğin Watchtower of Turkey, İstiklal Re-edit gibi videolar) Birde taşınabilirliğin artması, videoda af nin artık dahada kolaylaşması vs. sayesinde artık birçok kişinin bireysel olarak video ile uğraşabileceğini düşünüyorum. Bu yüzden artık video özelliklerinin bir rekabet yarattığı düşüncesindeyim.

        Hepsi bir yana bu kameralar arasındaki rekabeti izlemek çoğu şeyden daha heyecanlı. Sanki gerilim filmi izliyormuşuz gibi. Telefonlar arasındaki rekabeti izlemek bile bu kadar keyif vermiyor. Her ne kadar Sony ve Nikon’un bazı üstünlüklerini kabul etsemde Canon hep bir tık daha sıcak gelmiştir bana. O yüzden gelecek atakları merak ediyorum. Bakalım ileride neler göreceğiz 🙂

        • ErtOzt
          2019-05-30 at 1:00 pm

          Canon her konuda geride değil yalnız. Örnegin parlak bölgeleri kurtarmak Canon’la daha kolay, dokunmatik ekranı ve DualPixel odaklaması mükemmel çalışıyor (odak noktası dokunduğun yere yumuşak geçiş yapıyor), videolarda çok ciddi veri var (480Mbps, Sony’nin 4 katı), desteklediği renk gamutu daha geniş, ekrandan videoyu sessiz ve titreşimsiz kontrol edebilmek Sony’ye göre büyük avantaj vs.. Ayrıca bence Canon’un videoda renk çıkışı neredeyse düzenlemeye bile gerek kalmayacak kadar iyi.
          Geride olduğu taraflarla yukarıdakileri bir kefeye koyup tartmak lazım.
          Bu iş bana karışık geliyor. Mesela bence elde video çekimi için en iyi makine GH5 ama sürekli odaklaması zayıf; Sonylerde dinamik aralık ve ISO6400 ve ötesindeki video daha detaylı ama dokunmatik ekrandan istediğin odağı seçmek zor,rolling shutter derdi var ve titreşim azaltma videoda iyi değil; Canon’da makineyi ekrandan kontrol etmek müthiş kolay, videoyu sonradan düzenlemeye bile gerek yok (düğün vs.. için), DualPixel videoda çok tutarlı ama gövdede titreşim azaltma yok ve rolling shutter Canon’da 4K videoda da dert (1080p’de sorun yok). Herşeyi süper yapan alet yok 🙂

          • Burak D.
            2019-05-30 at 6:16 pm

            Haklısınız hocam tüm olumlu ve olumsuz yanları tartıp o şekilde yorum yapmak lazım aslında. Ama öyle bi algı yaratıldı ki 4k videoda bir kırpma payı olunca sanki o makina çöp 🙂 Tabi yinede video ile uğraşan kitleyi kendine çekmesi ve mark 2 de başlattığı akımı devam ettirebilmesi acısından Canon’un bir atak yapması şart. Ben en azından 1080p de yüksek fps kayıt beklerim.

            2. bölümü merakla bekliyoruz hocam 🙂

          • ErtOzt
            2019-05-30 at 8:45 pm

            O operasyonu Sony uzun süredir yapıyor. Canon’un tüm negatifleri “inceleme” sitelerinde manşet bile oluyor ama Sonylerin sadece pozitif yönleri başlıklarda.
            4K video konusundaki fikrimi 2-3 yazı önce söylemiştim. Bence televizyon ve fotoğraf sektörünün satışı pompalamak için abarttıkları birşey. Paylaşmak dert, saklamak dert, adam gibi siyahları siyah gösteren ve hareketli sahneleri bulanık göstermeyen 4K TVler deli pahalı, videoları işlemek ayrı dert… Millet 4K video bile çekmeden herkesin ağzında bir “ama abi kesme çarpanıyla 4K video…” sakızı 🙂 Samsung Note 3’ten beri telefonlarımda 4K video özelliği oldu. Toplasan 10 dakika bile 4K video çekmedim. Panasonic GH4’ten beri 4K video çeken makinelerim var. Elim hep 1080p’ye gidiyor.
            Bak yukarıda EOS R’nin videodaki artılarını da yazdım. Kaç kişi bunlardan bahsediyor? Sony A6400’ün 4K testlerinde hep %400’e kadar yaklaşıp “vay ne kadar detay var” diyorlar veya sürekli sağa sola dönen modellerin gözüne odaklamayı gösteriyorlar. Ulan alette öyle bir rolling shutter var ki makineyi sağa-sola döndüremiyorsun ve 4K videoda titreşim azaltma da kötü. Sahnede 5 kişi olsa ekrandan istediğin kişinin gözüne odak noktasını nasıl getireceksin mesela? Bunlardan bahseden var mı?
            Mesele, son 3-4 yıldır bu pompalama yüzünden “inceleme” siteleri ve o b.ktan “Youtuber”ların dengesiz ve taraflı olmaları. DPreview’da 3 yazara mesaj atıp kendi başlıkları ve incelemelerinden 25 civarı örnek verdim ve alenen Sony’yi ve Ricoh’u övüp Panasonic ve Canon’u kötülediklerini gösterdim. Aynı eksikliği Sony’de ve Ricoh’ta “ama önemli değil” demişler, Canon’da ve Panasonic’te en büyük dert gibi anlatmışlar. Tek tek örneklerle gösterdim. Ve sonuç: Uyarı aldım Richard Butler’dan 🙂
            Benzer bir yazışmayı Rog. Cicala ile yaptım geçen ay. “Haklısın, bir süredir malum markanın piyasada böyle bir baskısı var. Biz de rahatsızız” dedi adam.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.