Fujifilm X-T100 incelemesi, Sayfa 1

Fujifim X sistemini geliştirmeye devam ediyor. X-T100 ile basit, uygun fiyatlı ama elektronik bakacı olan bir gövde. X-A5 ve X-T20 arasında duruyor (hem fiyat hem özellikler açısından). En güzel tarafı da X-Trans algılayıcı yerine bilindik, tanıdık, herkesin sevdiği ve kucakladığı Bayer algılayıcı kullanması 🙂

Yalnız bir soru: X-100T ve X-T100 arasındaki farkı görebilen var mı? Fujiciler isimlendirme konusunda biraz daha düşünmeli sanki 🙂

Bu incelemeyi olabildiğince kısa kesmeye çalışacağım, inşallah beceririm…

ÖZELLİKLER, YORUMLAR

Farklı başlıklar altında yazmayayım dedim. Aşağıda hem özellikleri verdim hem de bununla ilgili yorumlarımı yazdım.

  • 24MP APS-C CMOS algılayıcı (Bayer): Yani istediğiniz programda gönül rahatlığıyla RAWları işleyebilirsiniz. “Ama efendim X-Trans’ı Adobe işleyemiyor” veya “tamam ya Adobe düzeltti biraz” gibi bahaneleri duymayacaksınız. Bayer bu! En dandik RAW işleme yazılımı bile Bayer’i kolayca ve rahatça işliyor, hem de solucan efekti olmadan.
  • 200-12800 ISO aralığı. 100-51200’e genişleyebiliyor ama sadece JPEG modunda (RAW’da ISO100, 25600 ve 51200 kullanılamıyor).
  • 91 noktalı melez otomatik odaklama sistemi (faz bazlı – kontrast beraber): Hmmmm… Kontrast bazlı odaklama kesin var ama faz bazlı odaklama sistemi biraz…. yavaş ve kararsız ve tutarsız ve… Panasonic’in DFD’sine laf ediyorlar ama GX80’in otomatik odaklaması X-T100’ün çok çok ilerisinde. Hem tekli hem çoklu odaklamada. X-T100 ile hareketli herhangi birşeyi takip etmeyi unutun. Sanıyorum ki faz bazlı odaklama sistemi çok çabuk kontrast bazlı sisteme geçiyor, meselenin çoğu bundan kaynaklı (normalde melez sistemler yeteri kadar ışık alamazlarsa kontrast bazlı odaklamaya geçerler, bu Canon haricinde her markada böyle). Bu arada 91 noktanın sadece 35’i faz bazlı ve bunlar bayağı ortada toplanmışlar.
Bu şekilde tutup ekrana dokunarak fotoğraf çekebiliyorsunuz. AKşam salonda kızımla özçekim yapayım dedim, alet yüzümüzü görüyor ama bir türlü odaklamıyor. Daha da kötüsü ekranı bu şekilde tutarken ekrana dokununca odağı bulamazsa X-T100 kilitleniyor! 5 defa denedim, her odağı bulamadığında kilitlendi. Makineyi kapatıp açmak zorunda kaldım. Odağı bulursa çekiyor tabi.
  • X-T100’ün otomatik odaklamasını eski Canon 550D ile de karşılaştırdım. Kit lensler takılı haldeyken tekli odaklamada (AF-S) X-T100’ün odaklayamadığı yerde 550D rahatça odakladı. Bakın 550D 9 yıllık (2010 Şubat) giriş seviye DSLR. X-A3 de buna benziyordu ama X-T10 mesela çok daha iyiydi (X-T20 çoook daha iyi).
  • Yüz ve göz tanıma özelliği fena değil. Eğer kişinin yüzü kameraya dönükse ve ışık yeterliyse X-T100 gözü ve yüzü tanıyor. Sony’nin ve hatta Canon EOS R’dekinden biraz daha geride tabi ama normal portrelerde sizi üzmez diye düşünüyorum. Işık miktarı azalınca başarı oranı da düşüyor tabi (Sony A7 III ve Canon EOS R düşük ışıkta bile yüzü ve gözü tanıyor). Bir de şunu farkettim: Eğer ekranda yüz ufaksa göz tanıma hiç çalışmıyor, hatta yüz tanıma bile bazen zorlanıyor.
  • X-T100 saniyede 3 kare ile sınırsız sayıda JPEG, saniyede 6 kare ile 26JPEG çekebiliyor. Pek seri çekim makinesi değil açıkçası. Ya da saniyede 15 kare 8MP JPEG çekebilirsiniz (4K videodan alınan JPEG kareleri).
  • 2.36M noktalı OLED elektronik bakaç, 0.62x büyütmeli, 0.39″ boyutta. Fena değil, özellikle bu fiyat için.
  • 3″ dokunmatik ve hareketli ekran: Ekran güzel, dokunmatik özellikleri ve hassasiyeti 4000 Dolarlık Sony A9’den çok daha iyi ama Panasonic ve Canon gövdelerdeki ekranların hala gerisinde. XT3 ve XH1’de gördüğüm bir sorun vardı: Makineyi biraz kendi kendine bırakınca alet galiba güç koruma moduna geçiyordu ve ekran inanılmaz kağnı hızında kendini tazeliyordu. Sadece ve sadece “High Performance” modunu açınca bunu yaşamadım. X-T100’de henüz bu sorunu görmedim, yüksek performans modunu kapattığım halde ekran tazeleme hızı hep normal seviyede.
  • Ekranın hareket kabiliyeti bayağı iyi. İsterseniz yukarı-aşağı çeviriyorsunuz, isterseniz yana açıp ekranı karşıya (makinenin önüne) çeviriyorsunuz. Ben ekranı tamamen gövdeye çevirip kapatabildiğiniz Canon sistemini daha çok seviyorum ama bu da değişik. Sony’nin sadece yukarı-aşağı çevrilebilen ekranlarından daha iyi. Bu arada demiş miydim, bu “ucuz” makinedeki ekran (dokunmatik olması, anti-yansıtma kaplaması, hareket kabiliyeti) Sony’nin 4000 Dolarlık A9’undan çok daha iyi. Aaa, bir önceki maddede demişim…
  • Saniyede 6 kare çekim hızı (otomatik odaklamayla). 26 JPEG’e kadar tampon bellek (yani saniyede 6 karede 4 saniye kadar gidiyor)
  • 1080/60p film çekebiliyor. Bir de 4K/15p modu var ama artık ona “video/film” denmez… Saniyede 15 kare film mi olur len? Sadece “4K video çekebiliyor” demek için… Ekstradan 720p’de (1280×720) saniyede 100/120 kare çekme özelliği var (yavaşlatılmış video için). Video özellikleri biraz alt seviye olmasına rağmen harici mikrofon takmak için yuva var 🙂
  • 4K video özelliğini kullanarak “time lapse” veya odak yığınlama yapabiliyor, veya odak noktasını sonradan değiştirebileceğiniz fotoğraflar çekebiliyor (aslında saniyede 15 karelik 4K video çekiyor, sonra o videoda istediğiniz kareyi 8MP fotoğrafa çeviriyorsunuz).
Sol üst: Odak yığınlara (iki makine ve arkadaki perde, herşey net). Sağ-üst: Sadece yakndaki 550D odakta. Sol-alt: Sadece uzaktaki EOS R odakta. Sağ-alt: Normal fotoğraf (4K değil, 24MP), sadece 550D odakta.
  • Wi-Fi + Bluetooth bağlantı. Bunu kullanmak için Fujifilm’in “Camera Remote” yazılımını kırmanız gerekiyor. Samsung S7 Edge cihazıma kurdum, bir türlü bağlanamadım X-T100’e. 2-3 kere “bağlandı” dedi, o zamanlarda da makineyle ilgili hiçbirşey yapamadım (fotoğraf çekmek veya çekilen fotoğraflara bakmak). Başka telefon veya tablette denemedim.
  • Tutacak yere harici “grip” takılabiliyor. Bence kesin lazım böyle birşey çünkü gövdenin tutacak yeri hem ince hem de gövde kısa olduğundan makineyi kavrayınca küçük parmağımı bırak neredeyse yüzük parmağım bile makinenin altına kıvrılacak. Bu konuda Lumix GX80 çok daha iyi. Bir makineye kalın “grip” eklemek ne kadar zor olabilir arkadaş? Kim tutabiliyor bu aletleri merak ediyorum hakikaten. 16-50mm gibi ufak bir kit lensle bile aleti adam gibi kavramak zor. Bu arada, bu ekstra ataşman kutudan çıkıyor (yani ekstradan almıyorsunuz neyse ki). Kutuda bedava verilmesi önemli değil, bence o ataşmanın makineye baştan takılı olması lazım ya da tutacak bölgeyi o şekilde tasarlamak lazım. Ayrıca o ataşmanı taksam bile hala yeterli kavrama alanı olmuyor çünkü ataşmanın kendi de bit kadar.
Soldaki, sonradan eklenebilen parçaya bakın. Makine cidden ufak, bu yüzden orada büyük görünen parça aslında bit kadar
  • CIPA standartlarında 430 kare çekim ömrü (flaş kullanmayıp ekranı da çok mıncıklamazsanız tahminen 500’ü geçer). Bu konuda çok başarılı ve ek olarak USB’den şarj özelliği de var. Beğendim. Bu fiyatta ve kategorideki aynasızların çoğundan daha iyi bir rakam bu. Yüksek performans modu açıkken bu sayı bayağı azalıyor.
  • 11 film simülasyonu modu var (Provia, Velvia vs..) ama Acros ve benim favorim Eterna yok!!! Eeeeeeyyy Fuci!!! En azından Eterna’yı ver bize!
Şimdi burada bir Acros bir Eterna olsaymış ya…
  • Mekanik perde hızı 1/4000, elektronik perde 1/32000. Elektronik perdede bayağı bir “jöle efekti” göreceksiniz, o yüzden çok hareketli cisimlerde kullanmanızı önermem. Bu konuda GX80’den daha kötü gördüm. Sabit nesnelerde çok sorun yok (eğer ISO6400’ün üzerine çıkmazsanız). Mekanik perde sesi kötü değil, giriş seviye DSLRlardaki o ince mekanik gıcırtı sesi yok.
  • Çektiğin bir fotoğrafı silmek 1/2 veya 1 saniye sürüyor, hem de çok hızlı kartlarda. Fujilerde bu işi bir türlü sevemedim. İlla fotoğrafı silerken ekranda bir efekt yapacak. Yavaş silmeyi gizlemek için midir bilmem ama beni rahatsız ediyor. Makinede dosya silesi gelmiyor insanın (ki bazıları önermiyor aslında ama gene de can sıkıcı). Canikon’un giriş seviye makinelerinde bile fotoğraf silmek çok hızlı.
  • Zaman ayarlı çekimde “Buddy” ve “Group” diye seçenekler var ve bunların kendi kademeleri var. Biraz garip, ama faydalı da olabilir:
  • “Q”ya basında önünüze hızlı menü geliyor. Bu düğmeye uzun süre basarsanız bu hızlı menüdeki ayarların yerini değştirebiliyorsunuz ya da buraya farklı ayarlar ekleyebiliyorsunuz. Örneğin ben buraya titreşim azaltma ve ışık ölçüm yöntemlerini koydum.
  • Flaş eşitleme hızı 1/180’e kadar gidebiliyor.
  • Alet genel olarak yavaş. Menülerde ayarlar anında olmuyor, çektiğiniz fotoğraflar arasında geçişler anında değil, silerken resmen 1 saniye civarı bekliyorsunuz (fotoğraf başına), düşük ışıkta odaklama yaparken ekran tazeleme hızı düşüyor, yeterli sandığınız ışıkta bile odaklama yapmayabiliyor vs.. Canikon’un giriş seviye DSLRları bile bu konuda çok daha iyi. Gene giriş seviye Olympus, Panasonic ve Canonlarda bu sorunu görmedim. Sony bile daha iyi giriş seviyesinde 🙂 Yani çok berbat değil ama “aha sahne gördüm, hemen çekeyim” derseniz bazen üzülebilirsiniz.
  • X-T100 normalde 15-45mm lensle geliyor (23-68mm eşlenik) ama ben sadece gövde aldım, X-T10’dan kalma 16-50mm OIS II ile kullanıyorum. Testleri de bu kitle yaptım.
  • Mart 2019 itibariyle son bellenim v2.00. Makineyi bu bellenimi kurup inceledim. Lenste de v1.11 var.

ERGONOMİ, GÖVDE, KULLANIM

Gövde kalitesi fena değil. Gövde ufak ama boyuna göre ağır bile sayılır (aslında makine hafif ama boyuna göre ağır gibi), böyle olunca “kaliteli” izlenimi de veriyor. Düğmelerin tepkileri iyi, tekerlekler ne zor ne kolay dönüyor (tam kıvamında).

Tutuş ergonomisinden yukarıda bahsetmiştim ama tekrar edeyim: Gövde ufak ve elinizin altına gelen bölge kavramaya pek uygun değil. Kutunun içinden sonradan takılabilen bir parça çıkıyor (orta ve yüzük parmağınıza denk geliyor) ama bu bile bence yeterli değil. Yani parmakların altına 2cm daha plastik koysan ölür müydün eeeey Fuci?

Fujifilm’in sitesinden alıntı

11 numara basılabilen arka tekerlek. Çevirerek diyafram, perde hızı değiştirme gibi şeyleri değiştiriyorsunuz. Çekim modunda basınca sahneye yaklaşıyor (manuel odaklama için faydalı), izleme modunda basarsanız fotoğrafa %100 yaklaşıyor.

17 menü tuşu. 18 numaralı düğmeler artık hemen her makinede olan kısa yol tuşları ama bunlar özelleştirilemiyor ne yazık ki…

10 numara hızlı erişim menüsünü açıyor.

Fujifilm sitesinden alıntı

Üst taraf güzel. 10 numara mod tekeri. 3 numara flaşı açıyor, 7 numara dilm çekme tuşu, 9 numara özelleştirilebilen tuş, 8 numara ikinci tekerlek. Arka tekerlek ile bu ikinci tekerlek biraz fazlaca yakın, bu yüzden ikisini de sadece baş parmakla ayarlayabiliyorsunuz. Sanki biraz “iki tekerlek” olayının değerini azaltıyor gibi (tek parmakla iki tekerleği kontrol etmeye çalışmak) ama gene de hiç yoktan iyi.

Asıl güzellik 2 numaralı tekerlek. Buna ISO, odak noktaları, film modu gibi bazı ayarları atayaliyorsunuz. Ben buna ISO’yu atadım, böylece bu tekeri çevirerek ISO’yu değiştirebiliyorum. Dikkat ederseniz makinede 3 tekerlek var, yani M modunda diyafram-perde hızı-ISO’yu 3 ayrı tekerden ayarlama imkanınız var. Ya da buna film modlarını atayın, veya odak tipini… Çekim yönteminize, keyfinize göre değiştirin. Beğendim bunu. Pentax K1’in sağ-üstündeki tekere benziyor biraz.

Tepedeki video çekme tuşuyla video çekmek için düğmeye biraz uzun süre basmanız lazım. Çekimi bitirmek için de uzun süre basmanız lazım ki bu yüzden videoları istediğiniz zaman kesemiyorsunuz.

Dokunmatik ekranın Sony A9’dakinden bile daha iyi olduğundan bahsetmiş miydim 🙂 Hakikatan yahu, Sony nedense bir türlü adam gibi LCD ekran koyamadı makinelerine. Sadece dokunmatik özellik değil ama biraz güneş oldu mu o ekranlara bakılamıyor bile. Bir anti-yansıma kaplaması koymak ne kadar pahalı olabilir len Sony?

Ekran hareketli, hem de bayağı:

Bakaçtan bakarken bu dokunmatik ekrandan odak noktasını değiştirmek mümkün ama bu işlem Panasonic, Olympus ve Canon’daki kadar başarılı değil. Biraz gecikme oluyor ve odak noktasını hareket ettirmek çok hassas değil. Odak noktasını değiştirmek için bir kol yok, bu yüzden çekim yaparken bu noktayı sağa-sola taşımak biraz dert.

Dokunmatik ekranın bir güzelliği de, daha önceki bazı Fujifilm dokunmatik ekranlı makinelerdeki gibi, kısayollara sahip olması. Ekranda parmağınızı sağa, sola, yukarı ve aşağı hareket ettirerek farklı kısayolları çalıştırabiliyorsunuz. Örneğin parmağınızı sağa kaydırıp elektronik-mekanik perde arasında geçiş yapabilir, Teoride güzel ama pratikte uygulamak zor çünkü ekran bu parmak kaydırmaları algılamakta gecikiyor. Bir elektronik perdeye geçmek için parmağımı ardarda 7-8 kere kaydırmak biraz sinir bozucu. Sırf sinirim bozulmasın diye normalde çekim yaparken bu kısayolları hiç kullanmıyorum.

Boyut olarak X-T100 bayağı ufak. Yaklaşık Sony A6400 ve Lumix GX80’le benzer boyutlarda. X-T100’ün bakacı bu ikisinden biraz daha yukarıda ama genişlikleri aynı (sanki biri tüm firmalara “makineleriniz 120mm civarı olacak, olmazsa karışmam” demiş gibi hepsi 120mm civarında geniş):

A6400’ün arka tarafında heryer yazı dolu olduğundan X-T100’e göre daha karmaşık duruyor. Kullanım kolaylığı açısından ikisi yaklaşık birbirine yakın. X-T100’de 3 tekerlek olması işi kolaylaştırıyor gibi dursa da A6400’ün de bazı avantajları var (örneğin AE-L veya AF-L tuşu).

Panasonic GX80 X-T100’dan biraz daha kısa ama genişlik olarak aynılar. Gene kullanım kolaylığı olarak birbirine yakınlar. GX80’deki dokunmatik ekran bu üçü arasında en iyisi. X-T100 diğer ikisinden daha ağır.

Klasik bir giriş seviye DSLR’a göre X-T100 çok daha avantajlı:

Kalınlık olarak çok fark var, yükseklikte de biraz X-T100 avantajlı.

GX80, 550D, X-T100 yanyana:

Bu arada aletin tipini sevdim. Hatta X-T10/20/30 serisinden daha yakışıklı duruyor sanki. Hele o altın sarısı üstü olan gövde bayağı güzel (bendeki siyah). X-T3 ve X-H1’in duruşunu bu kadar sevmemiştim (ergonomi değil sadece uzaktan görünüş).

Menü konusunda kötü değil. Daha önce Fujifilm’in birçok makinesini kullandığım için aşinayım ama hiç bilmeyen biri bile kısa sürede alışır diye düşünüyorum.

2. SAYFADAN ÖNCEKİ ÖN SONUÇ

Fotoğraf kalitesine geçmeden önce son çıkış…

Ya da ön sonuç.

X-T100 şirin görünüşlü, iyi algılayıcılı, kötü odaklamalı, güzel ekranlı, yavaş tepki veren, klasik Fujifilm film modlarının çoğuna sahip, kötü tutuş ergonomili, tazeleme hızı yeterli elektronik bakaçlı bir alet olmuş. X-A5’in üzerinde, X-T20’nin altında (hatta bu haliyle X-T10’un da altında). Tuşlar açısından sorun yok, hatta iyi bile sayılır. 3 tane ayar tekeri ve tonla tuş var (ufacık gövdede 12 tuş saydım).

O özel anı görür görmez yakalamak istiyorsanız başka aletlere bakın çünkü bu alet seri birşey değil. Video kalitesi güzel sayılır, detay vs.. iyi ama jöle efekti bayağı yüksek (hareketli nesnelerde).

Sonraki sayfada makinenin belki de en iyi parçasına bakacağız: Algılayıcı.

7 comments for “Fujifilm X-T100 incelemesi, Sayfa 1

  1. Ahmet Önder
    2019-03-23 at 10:27 am

    Her zamanki gibi güzel bir inceleme. Teşekkürler.

    • ErtOzt
      2019-03-24 at 12:44 pm

      Rica ederim 🙂

  2. 2019-03-23 at 10:30 pm

    Gerçekten ” inceleme dediğin nasıl birşey olmalı ? ” sorusunun karşılığı ancak bu kadar verilebilir. Satıcı veya reklam amaçlı youtuber yorumlarından çok farklı ve detaylı oluyor incelemeleriniz. Ara sıcaklarıda nasıl bulup tam olması gerektiği yere koymanızı da ayrıca taktir ediyorum. Sizi “Histogram” konulu yazınızdan bu güne ilgiyle takip ediyorum. İbrahim Zaman’ın fotoğrafta beyazların patlaması sorunu üzerine verdiği ezberci eğitim anlayışından doğan klişe tiyoları yarine, fotoğrafda kompozisyon gibi en önemli unsurundan sonra gelen ve teknik olarak bence en önemlisi dinamik aralık konusunda mükemmel açıklayıcı bir rehber hazırlamıştınız. O rehberde verdiğiniz bilgiler sayesinde ezberci zihniyetyen sıyrılıp, analitik düşünce ile doğru pozlama konusunda kendi doğrularımı keşfetme şansı yakaladık.

    Bunun dışında Fuji makineler deki şu RAW işleme sorununa başka bir konuda hassas biçimde değinirseniz memnun oluruz.

    Birde size benim çok beğendiğim, sizin kadar naif, kaliteli içeriklerle güzel video rehberler hazırlayan “Erkan Özgür Yılmaz” isimli yootube kanalı bir incelemenizi nacizane tavsiye eedeceğim.

    İşlerinizde başarılar, sağlık ve huzur temennisiyle nice faydalı paylaşımlar yapmanızı dilerim…

    • ErtOzt
      2019-03-24 at 6:44 am

      Teşekkürler 🙂
      Fujifilm’de XTrans dosyalarına bir bakayım. Eskiden kalma 100lerce RAF var elimde.

      • 2019-04-21 at 12:43 pm

        Daha önce size bahsettiğim video kanalında renk yönetimi konusunda rehber videoları başladı. Sizin aracılığınızla diğer web sitenizdeki kullanıcılara iletmek istedim.

  3. Emre
    2019-07-06 at 8:47 pm

    Abi merhaba;

    Yazılarını okurken aklıma geldi. Yotube işini hiç düşündün mü? Tanıtım, inceleme sanki fena olmaz gibi, ne dersin?

    • ErtOzt
      2019-07-07 at 5:15 am

      Zaman yok ki o iş için.

Leave a Reply to ErtOzt Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.