EM1 II ile kısa bir Fransa gezisi

Bu yazıda fotoğraf örneği koymayacağım, sadece kısaca deneyimlerden bahsedeyim dedim.

Geçen hafta Fransa Antibes’deydim (“Antib” şeklinde okunuyor). Hava nefisti (Oslo ile karşılaştırınca cennet). Dedik ki “kız biraz büyüdü, 3-5 hayvan görsün”. Bir hayvanat bahçesi ve katil balina, fok, yunus gibi hayvanların gösteri yaptığı su altı gösteri merkezine gittik. Uzun süredir EM1 II’nin sürekli odaklaması ve seri çekimini kullanmamıştım, bu fırsatla bunları deneme imkanım oldu. Buralara daha önce gitmiştim ama hiç AF-C kullanıp saniyede 18 kare çekmemiştim 🙂

Böyle seri çekimlerde olmazsa olmaz koşullar var. Örnegin kart hızlı olacak ki makine şişmesin. Yanında en hızlı Sony SD kart ve bir adet de Sandisk’in 30MB/sn hızlı kartı vardı. İlk kart yuvasındaki Sandisk daha ilk dakikalarda yetmeyeceğini gösterince Sony’yi ilk kart yuvasına koydum, Sandisk yedekte durdu.

İkincisi lensiniz otomatik odaklamayı yavaşlatmamalı. Olympus 12-100mm f4 Pro ile pek sıkıntı yaşamadım. Oly 75mm f1.8, Pana 20mm f1.7, Leica 25mm f1.4 gibi lensler sürekli odaklamada pek iyi değiller.

Üçüncüsü fotoğrafları sonradan işlemek istediğinizden emin olun çünkü saniyede 18 kare demek kartın deli bir hızda dolması demek ve RAW+JPEG çekerseniz gün sonunda elinizde binlerce fotoğraf olabilir (bunları nasıl ayıklayacaksınız?). İlk birkaç dakikada ışığın pek fena olmadığını ve beyaz ayarı ve renklerin de kötü olmadığını gördüm ve dosya tipini sadece JPEG’e çevirdim (su parkında).

Dördüncüsü makinenizin ayarlarını çok iyi bilmek. Artık fotoğraf makineleri çok kompleks, sadece “AF-C” ayarını seçerseniz makinenizden en üst seviyede performans alamayabilirsiniz. Örnegin Sony makinelerde sürekli odaklamada onje takibi için “Lock-On” seçeneğinden daha iyi sonuç alıyorum ben…

Beşincisi perde hızına dikkat etmek. Otomatik ISO kullanıyorsanız makine (her marka makine hem de) perde hızını genelde lensin odak mesafesine göre ayarlıyor. Mesela 100mm lens kullanıyorsanız makineniz perde hızını 1/100’e düşürüp ISO değerini sonra arttırır ki bu hız anı dondurmak için %95 yetersiz kalacaktır. Ben aksiyon çekiyorsam %90 iki modda çekiyorum: M ve S (Sv), yani manuel ve perde hızı öncelikli modlar. M modunu da sadece otomatik ISO özelliği olan makinelerde seçiyorum (bazı firmalar nedense M modunda otomatik ISO’ya izin vermiyor). Kıstaslarım basit: ISO değeri aşırı yükselmesin veya düşmesin, perde hızı da anı dondurmak için yeterli olsun. Diyafram şimdiye kadar pek fark yaratmadı (çünkü zaten genelde en açık diyaframa ihtiyacınız olacak).

M modunu şöyle kullanıyorum: Perde hızını çekeceğim şeyi donduracak bir hıza getiriyorum. Yunus gösterisinde bu değeri 1/500 olarak belirledim, foklarda bu değer 1/1000’e çıktı (yüzgeçlerini sallarken özellikle). Sonra diyaframa karar veriyorum. Diyaframda şunları düşünüyorum: 1) Lens hangi diyaframda keskin? 2) Ne kadar alan derinliğine ihtiyacım var? 3) Hangi diyaframda ISO değeri aşırı düşmez veya aşırı artmaz? Bu sorulara 12-100 için bakalım:

  1. 12-100mm f4’te bile çok keskin, bu yüzden f4 veya daha yüksek bir değer seçebilirim.
  2. Çekimleri genelde uzaktan 100mm ile yaptım. Bu mesafede f4 bana yeterli alan derinliğine veriyor.
  3. Bu konu size anlaşılmaz gelebilir ama aslında basit: Bazen ortamda ışık o kadar fazla oluyor ki perde hızı – diyafram seçimi ISO25, ISO50 gibi değerlere düşmeyi gerektiriyor ki birçok makinede bu değerler yok. Veya ISO değeri 6400 ve üzerine çıkıyor. Bunu engellemek için çekime başlamadan önce farklı bölgelerde birkaç çekim yapıyorum ve ISO değerlerine bakıyorum. Sorun yoksa böyle devam…

Su parkında 1/500 f4 kullanınca ISO değeri genelde 200-400 aralığında gidip geldi ki bunlar ideal. Bazen perde hızını 1/1000’e çıkardım, ISO 400-800 arasında oynadı ki bu da sorun değil. Sadece yanımda 200mm lens olmamasına üzüldüm (400mm eşlenik) çünkü fokların kafalarını izole etmek istedim. 100mm oturduğum yerden buna yetmedi.

Hayvanat bahçesi biraz daha dertliydi çünkü hem hava biraz kapalıydı hem de hayvanlar tel veya ağın arkasında olduğundan sürekli otomatik odaklama biraz zorlandı. Lima ve Berlin’deki hayvanat bahçelerinden hatırladığım kadarıyla araya ağ girdiğinde D700 ve 5D Mark II ile de sürekli otomatik odaklamada bu kadar zorlanıyordu.

Ama en en en zorlandığım konu bu kadar fotoğrafı ayırmak! Tek pille 6 saatte 1200 fotoğraf ve 12 dakika video çekmişim. Saniyede 18 kare demek, 5 saniyede 90 kare demek! Hala çektiklerimi ayıklıyorum. Su parkında 2. saatten sonra çekim hızını saniyede 10’a düşürdüm zaten çünkü bu hız bile çok yeterli.

Peki fotoğraf kalitesi? Bu hafta fotoğrafları ayıklarsam örnekleri koyarım ama açıkçası ISO800’ü geçmediğinden daha büyük bir algılayıcıya gerek duymadım. Odaklama performansı da su parkında zaten yeterli. Kuş ya da koşan çita falan olsa Nikon D500 daha iyi olurdu tabi 🙂

Bu arada farkettiyseniz gene bir geziye sadece EM1 II görürdüm, hem de evde taş gibi A7 III ve 24-70mm GM olmasına rağmen. Neden? Yanında ufak ve tek bir çanta istedim ve Sony’de buna uygun lensim yok. 24-70mm GM en iyi 24-70mm lenslerden biri ama sonuçta 70mm. Büyük algılayıcı da 70mm’yi Olympus’taki 100mm’yi yakalayamıyor (defalarca denenmiş ve tecrübe edilmiş bir gerçek bu, test grafiği veya internet sitesinden okunmuş şeyler değil). Bir ara Sony 24-240’ı da denedim ama cidden Olympus 12-100’ü tercih ederim. Tek ve ufak bir çantaya EM1 II, 12-100mm ve Sigma 56mm f1.4 koydum, oldu bitti.

Bu arada tabii ki sarı yeleklileri de gördük. Hani ortalığı yakıp yıkıp benzin zamları ve bazı diğer zamları geri aldıranlar… Bunlar genelde sağ görüşlü insanlar ve “biz bize yeteriz, göçmenleri atalım ve Avrupa Birligi’nden çıkalım” gibi komik şeyleri savunan, biraz da salak arkadaşlar. Belki onlar da bizdeki “Osmanlı oluyoruz”cular gibi eski Fransız İmparatorluğu döneminde falan yaşadıklarını sanıyorlar. Avrupa Birliği’nden çık, göçmenleri at… Sonra? Ne üretip kime satacaksın? Ama yaptıkları şey muazzam. Toplasan belki 100 bin kişi organize olup hükümete geri adım attırdılar. Bunlar 200 bin olsa hükümet sallanır, 500 bin olsa Macron daha Amerika’dan dönemeden uçakta istifa ederdi. Fransa bu yönden müthiş gelişmiş bir ülke ve ben buna çok saygı duyuyorum. Trafiği de kapatmasalar 🙂

13
Aşağıdaki kutuya yorum yazabilirsiniz

avatar
1200
5 Yorumlar
8 Yorumlara yanıtlar
0 İzleyenler
 
Popüler yorumlar
Hottest comment thread
5 Comment authors
cemilCemil BARMANBEKhvetkinErtOztBünyami Recent comment authors

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Kayıt ol  
En yeni En eski
Notify of
Uğur
Guest
Uğur

Olympus ne makine üretmiş arkadaş 🙂 Valla Olmypus tam kare aynasız işine girerse ne Canon ne Sony Ne nikon kalır gibi geliyor 😀 Bu Olmypus arap atı gibi sonradan açıldı 🙂

Bünyami
Guest
Bünyami

Selamlar Ertan hocam. Çok uzun zamandır (2 yıldan fazla) yazılarınıza yorum bırakmasam da sizi takibi bırakmadım. Tüm ekipmanımı uzun bir süre önce (2 yıldan fazla) sattım. (canon eos 5d mark 3 – sigma 35mm f/1.4 art – ef 35mm f/1.4L usm – ef 50mm f/1.8 stm – ef 85mm f/1.2L ii usm – ef 135mm f/2.0L usm – ef 200mm f/2.8L ii usm). Elimde kalan yalnız bir tripod ve birkaç ışık aksesuarı. Özetle uzun süredir (2 yıldan fazla olduğunu söylemiş miydim) fotoğraftan uzağım. Nedeni uzun hikaye. Şimdi; ben tam kareciyim, eski ekipmanı toplamak gibi bir niyetim kesinlikle yok. Aklımda bir… Daha fazla »

Bünyami
Guest
Bünyami

Sihirli değnek istemiş gibi oldum ama tamda ihtiyacım olan şey o aslında.

hvetkin
Guest
hvetkin

Ertan hocam, selamlar. Bir çok aynasız modelleri araştırdım. İstediğim aralıktaki küçük ve uygun fiyatlı iki lensi (18-150 ve 11-22) olmasından dolayı Canon M50 modeli oldukça ilgimi çekti. Olympus M10 II ve lensleri 14-140 ve 9-18mm m43 sistemini de düşünmüştüm fakat m43 sistem lensleri iyi olsada gövdelerin sensör kalitesini beğenmiyorum. Canon’un sensörü de muhteşem olmasada 24mp olması ve kullandığı af teknolojisini beğeniyorum. Bunun için de Canon aynasızı, çok iyi titreşim azaltma sistemi olan Olympus’a tercih etmeyi düşünüyorum. Fuji ve Sony de bu aralıktaki lens fiyatları yüksek geldi. Sizin Canon M50 üzerinde 18-150 ve 11-22mm hakkındaki fikirlerinizi merak ettim, Olympus 14-140 ve… Daha fazla »

Cemil BARMANBEK
Guest
Cemil BARMANBEK

Merhabalar, Olympus em-5 ve em-10 markii kullandıktan sonra bir süre farklı markalar deneyip sonunda Canon m50 + 18-150 kullanıcısı oldum, kullandığım için deneyimlerimi paylaşayım * Olympus’un gövdesi çok daha kaliteli, elinize aldığınızda kaliteyi hissediyorsunuz * Canon sensör konusunda gerçekten başarılı * 18-150 sadece 18 de f3.5 ondan sonra hemen 6.3 lere çıkıyor ve az ışıkta odaklamada yavaşlıyor (14-150 yi bilemiyorum) * Olympus sabit odaklı lens seçeneği daha fazla (adaptörle uğraşmak istemezseniz) * Hanigisini alsanız diğerinde aklınız kalacak 🙂 Ben olsam ne yapardım derseniz şimdi imkanım olsa Olympus Gövde ve 12-100 f4 alırdım bence optimum çözüm bu gibi, Yanında daha ucuz… Daha fazla »

hvetkin
Guest
hvetkin

Olympus 12-100 bu ve diğer sitelerden incelediğim kadarıyla çok güzel bir lens, fakat bu lens Olympus M10 II gibi bir gövde ile ergonomik ve dengeli kullanılabilecek bir lens değil gibi. Lens M10 II üzerinde oldukça büyük duruyor. Olympus M1 gövdeler için üretilmiş bir lens gibi ve M1+ 12-100mm m43 sınırlarını zorladığını düşünüyoum. Fiyat konusununda ise bu ikilinin sıfır fiyatına ikinci el sony a7r (Mark 2) ve lens seçenekleri de alınabilir oluyor. Aslında düşündüğüm bütçeyi gözardı etsem A7R (Mark 2) ve Sony 24-240mm şuan sanırım dslr sistemlerde dahil en iyi fotoğraf kalitesini verebilecek bir seçenek ama işte oldukça pahalı.

cemil
Guest
cemil

Merhabalar,
Hep aynı ikilemlerdeyiz 🙂 , Kalite ve uzun aralık için büyük lens şartı oluyor gibi, 12-100 m43 bir sistemden a7r2 ve 24-240m dan çok daha memnun olabileceğinizi düşünüyorum, Ancak hız,boyut,kalite,uzun aralık,fiyat çokgeni içerisinde bir yere yaklaşırken mutlaka diğerleinden uzaklaşılıyor, tam ortaya yakını düşündüğüm için 12-100 ü tavsiye ettim ve çok büyük değil aslında.