Endüstri 4.0, Yıkıcı İnovasyon ve Profesyonel Fotoğrafçılık

Hangi alanda olursa olsun, “İlerleme” her zaman bazı dezavantajları da beraberinde getiriyor. Tabi bu dezavantajlar kimilerine göre avantaj oluyor. Örneğin, çevrimiçi bankacılık ve yatırım işlemleri geleneksel bankaları ve yatırım firmalarını iş güçlerini küçültmeye zorladı. Basın endüstrisinde basılı gazetecilik günümüzde hızla azalmakta; geleneksel yayıncılar her geçen gün kadrolarını küçültüyorlar.

Şimdi bir de Endüstri 4.0 diye bir kavram çıktı karşımıza. Internetin artık yaşamımızın en ücra ve mahrem köşelerine gireceği, bir insanın yapabileceği hemen hemen her işi robotların yapacağı, robotların yapay zekaları sayesinde bir insandan daha hızlı düşüneceği ve bunu evrendeki tüm robotlarla ışık hızında etkileşerek yapabileceği bir çağa adımımızı atıyoruz.

  • İş Form Değiştiriyor
  • Birden fazla disiplini içinde barındıran işler geliyor
  • Sektörler arası sınırlar ortadan kalkıyor, bırakın sektörleri ülke sınırları kalkıyor
  • Ürün yerine hizmet faturalandırma konsepti geliyor

“Teknoloji” ve “Kendin yap” kültürünü bir araya getiren akım, yani “Maker Hareketi” start aldı.

Tüm bu göz korkutucu gelişmeler yetmiyormuş gibi şimdilerde YIKICI İNOVASYON tanımından sıkça bahsedilmeye başlandı. Bazen düşünüyorum, buna başka bir isim bulmak daha iyi olmazmıydı diye, sizce de moral bozucu değil mi?

İki gün önce bir videoda, bir müstakil evin 3D yazıcıyla baştan sona inşa edilişini izledim.

Önümüzdeki dönemde teknolojinin tanımının da değiştiğine tanık olacağız. Yapay zekâ, insanın yaratma kabiliyetini ve bilimini iyice ortaya çıkaracak. Günlük hayatımızın pek çok alanında hizmetimize giren yapay zekâ, önümüzdeki dönemde artık ete-kemiğe bürünecek. Dolayısıyla bu, tüm bilim dallarında ve profesyonel meslek alanlarında hiper-geometrik bir gelişme sağlayacak. Gelecek yıllarda ülkeler de bu hiper-geometrik oranda ilerleyecek ya da gerileyecek. 

Benim Blogum Fotoğrafçılık ağırlıklı olduğundan, bu makalemde, bu konuların profesyonel fotoğrafçılık alanına uyarlanmış özetini bulacaksınız.

Peki, profesyonel fotoğrafçılık mesleğine neler oluyor?

Günümüzde baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknoloji sayesinde mobil cihazı olan her insan fotoğraf çekebilir hale geldi. Amatörler haber değeri olan bir olay yakaladıklarında hemen cep telefonları ile çekip haber kuruluşlarına gönderiyorlar. Etrafımda çokça bu şekilde çalışan kişi tanıyorum. Artık düğün veya nikah törenlerinde arkadaşlarımız düğün fotoğrafçısı ve kameraman olarak yer alıyor. Ve bunların elinde 70-200mm lensli bir DSLR fotoğraf makinesi bulunmuyor, çoğunlukla telefonlarını kullanıyorlar.

Ya bu fotoğraflar iyi çıkmazsa? Sorun değil, çünkü amatör fotoğrafçı aynı sahneyi 10’larca defa çekti ve bunların içinden biri kabul edilebilir iyi bir kare olmaya adaydır.

İlk bakışta çok fazla düşünmeden fotoğrafçılık mesleğinin tehdit altında olduğu ve tıpkı her ilerlemede olduğu gibi burada da ilerlemenin kurbanı olacağı anlaşılıyor. İşte “İlerleme”nin bazı gerçekleri:

Haber kuruluşları fotoğrafların ve videoların maliyetlerini ve fotoğrafçı kadrolarını orantılı olarak azaltmak için amatörleri açık bir şekilde destekliyorlar. Bir araştırma şirketinin tespitine göre foto muhabirleri toplam haber personeli sayısının azaltılmasında en çok etkilenen kişilermiş.

Bazı profesyonel fotoğrafçılar ise bu kadar zorlu bir rekabette mesleklerini devam ettirebilmek adına ücretlerinde hatırı sayılır indirimler yapıyorlarmış.

Ödüllü Londra merkezli fotoğrafçı Antonio Olmos, profesyonel fotoğrafçılığın ölmekte olduğuna inanıyor. Bu savını, 1850’lerde fotoğrafın yükselişiyle aile portresi ressamlarının işlerindeki azalmayı örnek vererek açıklıyor.

Aynı şey günümüzde profesyonel fotoğrafçılar için de geçerli. Pek çok insan şöyle düşünmeye başladı;

“Fotoğraf severlerin mobil telefonların yükselişi karşısında moralleri bozuluyor. Bir hafta sonu düğün fotoğrafları çekimi için yüksek fiyatlar talep eden fotoğrafçılar artık bu ücretleri talep edemiyorlar. Gün geçtikçe fotoğrafçılara ihtiyaç duymuyoruz – kendimiz de yapabiliriz.”

Peki çözüm var mı?

Profesyonel fotoğrafçıya ihtiyaç yok mu yani?

Bu sorunun cevabını verebilmek için profesyonel fotoğrafçılar hakkında bir kaç şeyden bahsetmek gerek.

Birçok konuda mükemmelleşen bu yaratıcı profesyoneller:

  1. Görüntüleriyle hikaye anlatmanın önemini kavramışlardır,
  2. Kompozisyon, açı ve mesafeyi anlarlar ve bilirler,
  3. O sahne için doğru pozlama / diyafram / enstantane / ISO ihtiyacını çok iyi sezerler,
  4. Tasarım, desenler, görsel tutarlılık ve beyaz dengesi ayarını asla es geçmezler,
  5. Rengi ve renk düzeltmesini, aydınlatma ve gölgeleri iyi bilirler,
  6. Teknolojiyi ve bunun olanak tanıdığı yaratıcılıkları sonuna kadar benimsemişlerdir.

Amatörler ve Profesyoneller

Amatörler aynı etkinliğin 100 fotoğrafını çekebilir. Profesyonel fotoğrafçılar da dijital teknoloji ile bunu yapabilir. Aradaki fark şudur; amatörler içlerinden ayrım yapmaksızın onları bir flaş diske ya da CD’ye kopyalayıp gönderirler; profesyoneller öyküyü yaratıcı ve çekici bir şekilde anlatana kadar seçici davranırlar ve onlarda küçük bazı değişiklikler yaparlar.

Dijital düğün albümleri, bu unutulmaz olayı içinde barındırdığı için mükemmel bir seçenektir. Hızlı ve kolay şekilde paylaşılabilirler, aynı karelerin basılı görüntüleri ile uğraşmak gerekmez. İçlerinden siz hangisini beğenirseniz ve arzu ederseniz baskı alır ya da aldırır fiziksel albümlerinize yerleştirebilirsiniz.

Dijitalleştirilmiş fotoğrafçılık kullanıldığında dijital albümlerin oluşturulması kolay ve hızlıdır. Fakat basılmış görüntüler isteniyorsa, bunu mobil cihazla çekilen bir fotoğraftan o kalitede alamazsınız, “İyi ama iPhone’umun ekranında muhteşemdi?” diyebilirsiniz ama aldığınız baskı öyle demeyecektir.

Profesyonel fotoğrafçılar bunun farkındalar; ama amatörlerin umurumda bile değil.

Profesyonel fotoğrafçılık bir müteahhitlik kariyeridir.

Nasıl ki inşaat müteahhitleri birçok bileşeni bir araya getirip bir bina yapıyorlarsa profesyonel fotoğrafçılar da birçok kavramı bir araya getirip eserlerini oluşturuyorlar ve onlarla rekabet etmek gerçekten oldukça zordur. Peki, kariyerinizi nasıl sürdürmeyi planlıyorsunuz, işinizi nasıl geliştireceksiniz ve istediğiniz türden geliri nasıl üreteceksiniz?

Ben Profesyonel bir fotoğrafçı değilim, mühendislik eğitimi almış, profesyonel bir yöneticiyim. Zaten yazının bundan sonrası için de Profesyonel fotoğrafçılık kariyerine sahip olmak gerekmez. Çünkü bundan sonraki yazacaklarım aslında her meslek türü için geçerli genel kurallardır. Benim buradaki avantajım, yıllar içinde kazandığım deneyimden ibarettir.

Dikkate alınması tavsiye edilen stratejiler şunlar olabilir:

1. Marka olmalısınız

Alanınızda benzersiz olmak mı istiyorsunuz? Potansiyel müşterilerinize kendi hakkınızda ve ne yapmak istediğiniz hakkında vereceğiniz mesaj nedir? Bunu akıcı bir görsel ve metinsel içeriğe aktarmanız ve kartvizitlerinizde, web sitenizde ve her şeyde sürekli olarak tanıtmanız gerekir.

2. Müşterileri ve Potansiyel müşterileri değer konusunda eğitmelisiniz

Araştırmalar, tüketicilerin bunu yaparken bir değer görmeleri durumunda daha fazla ödeme yapmaya istekli olduklarını gösteriyor. Her işte olduğu gibi, fotoğraf dünyasında da önce en uygun fiyatı arayan kişiler var, bu doğru. Çünkü daha fazla ücret talep eden bir profesyonelin değerini anlamıyorlar. Onlara göre gerçek bir profesyonelin elinden çıkan fotoğraf, alışveriş merkezindeki bir fotoğraftan farksızdır. Zannedilir ki, o fotoğraf çekilmiş ve oraya konmuştur.

Tüketiciyi eğitmelisiniz. Profesyonel bir fotoğraf çekimi her yönüyle düşünüldüğünde çok fazla zaman harcamayı gerektirir. Onlara fotoğrafçının sanatını ve yaratıcılığını içeren bu süreçten ve bu “bitmiş ürünleri” doğru bir şekilde onlara sunmanız için yapacağınız çekim sonrası işlem ve düzenlemelerden bahsetmelisiniz. Ve tüm bunlar için iyi bir “Göz” gerektiğini vurgulamalısınız. Alışveriş merkezindeki fotoğraf bunu yapamaz.

3. Kendinizi tanıtmalısınız

Web sitenizde, blogunuzda tüm sosyal medya kanallarınızda en iyi işlerinizi paylaşmalısınız. Ailenizden, arkadaşlarınızdan ve memnun müşterilerinizden sizin için yaptıklarınızı paylaşmalarını isteyin. Görseller kelimelerden fazlasını konuşur ve harika fotoğraflar insanların dikkatlerinin çekilmesine ve hayran kalmalarına neden olacaktır.

4. Öyküleri anlatmalısınız

Şaşırtıcı fotoğraflar ve/veya portreleriniz varsa, bunların her birinin arkasındaki hikaye nedir? Söylemek istediğiniz hikayeler varsa, bunu sosyal medya platformlarında paylaşın. Hikayeleri atlamayın, fotoğraflarınıza ilham verici ve yaratıcı başlıklar eklemelisiniz. İnsanlar hikayelerden ve sizin gördüklerinizden esinlenmenizden hoşlanıyorlar. Sitenize ve portföyünüze daima bağlantılar vermelisiniz.

Güçlü bir dijital portföyünüz varsa, en iyi işlerinizle dış pazarlara açılmayı düşünün. Yabancı bir kitleye hitap eden bir web sitesi edinmek, hikayelerinizin, altyazıların ve alıntıların web sitenizde bu hedef dile çevrilmesine ihtiyaç duyacağınız anlamına gelir. TheWordPoint gibi bir çeviri servisinin fiyatını gözden geçirin veya varsa çevrenizde küçük bütçeler karşılığı bu çeviri işini yapabilecek üniversite öğrencileri ile çalışın. Örneğin ABD’de büyük bir İspanyol kökenli nüfus ve büyüyen bir Çinli nüfus var. Bu gruplar için tasarlanmış web siteleri oldukça cazip son zamanlarda.

5. Bir işletme olmalısınız

Fotoğrafçılıkla uğraşmak sadece muhteşem bir sanatçı olmaktan ibaret olmamalıdır. Yaptığınız işin en rahatsız edici kısmı olsa da, yaptığınız işin iş tarafını görmezden gelemezsiniz.

20 yıl önce değildi, ama şimdi şanslısın. Artık çok iyi, kolay ve ulaşılabilir ticari ve finansal araçlar var.

Bu araçları şunları yapmak için kullanabilirsiniz:

  • Bir danışmanlık sırasında potansiyel müşterilere sağlayabileceğiniz tanıtım klasörü için markalı malzemeler oluşturabilirsiniz. Buna fiyat listeleri, sözleşmeler, sürümler vb dahildir.
  • Gelir ve giderleri takip etmek, fatura oluşturmak, ödemeleri takip etmek ve hatta vergi formlarınızı oluşturmak için her şeyi yapacak iyi mali yazılımlar edinebilirsiniz.
  • Bu gibi araçları kullanmak, maliyetlerinizi de azaltır.

6. Maliyetlerinizi kontrol etmelisiniz

Profesyonel bir fotoğrafçıysanız profesyonel ekipmanlarınız vardır ve bunlara ilave satın almayı isteyeceğiniz ekipmanlar da vardır. O ekipmanların güvenilir bir şekilde taşınması için hatırı sayılır maliyetlere katlanıyorsunuz değil mi? Hizmet verdiğiniz coğrafi alan genişse bu, pahalı ancak gerekli bir masraftır.

Peki maliyetlerinizi nasıl kontrol edebilirsiniz? Bunu yalnızca siz biliyorsunuz, ancak faturalandırma ve takip için e-posta kullanmayı düşünmelisiniz; pazarlama ve reklamcılığınızın etkinliğini izleyebilir ve iş üretmeyen faaliyetleri ortadan kaldırabilirsiniz.

7. Uzmanlaşmayı düşünmelisiniz

Fotoğrafçılığın her türlüsünü yapabilme yeteneğiniz olsa bile kendiniz için bir uzmanlık alanı yaratabilirsiniz. Spesiyaller şimdi oldukça yaygın durumda; Bebek fotoğrafçılığı, evcil hayvanlar, taşınmazlar, ürün tanıtımları vs. Kendinizi farklılaştırmalısınız.

  • Kendi markanızı oluşturabilir misiniz?
  • Kullandığınız ekipmanlarla daha yaratıcı olabilir misiniz?
  • Büyüleyici bir stüdyo tasarlayabilir misiniz?

Eserlerinizde kendi imza stilinizi oluşturmalısınız, böylece çalışmalarınız tanınır ve değerlenir.

8. Marka elçileri edinmelisiniz

Bir işi büyütmek, müşteriler ve bu müşterilerle olan ilişkilerle ilgilidir. Bir müşteriye bir seferlik bir anlaşma olarak bakmamalısınız. Daha uzun vadeli bir ilişki kurarak o müşterinin gelecekteki fotoğraf ihtiyaçları için size gelmesini istersiniz, değil mi?

Bu ilişkileri kurmanın diğer yararı, bu mutlu müşterileri markanız için marka elçileri olarak kullanabilmenizdir. Onları referansınız olarak göstermenize izin vermelerini sağlayabilir, onlardan sizi başkalarına tavsiye etmelerini isteyebilirsiniz; onlardan inceleme sitelerindeki ilgili yerlere, kendi sitenize ve sosyal medya hesaplarınıza yapılan harika eserlerin yorumlarını göndermelerini isteyebilirsiniz. Bunları yapmaları için onlara bazı teşvikler sunmak da sürecin başarısı açısından iyi sonuçlar verebilir.

9. Kendinize pasif gelir kaynakları üretmelisiniz

Sitenizde, uygun dükkanlarda ve galerilerde en iyi eserlerinizin kopyalarını satabilirsiniz.  Bunu ne kadar çok yaparsanız daha fazla pasif gelir elde edebilirsiniz. Böylece birden fazla kaynaktan gelen gelirle yaşamınızı devam ettirmek için mutlaka yeni bir iş yapmak zorunda kalmazsınız. Böyle olunca da mecburiyetten kaynaklanan fiyat düşümleri yapmazsınız. Bu faaliyetler aynı zamanda sizin farkındalığınızı artırır.

Evet, fotoğrafçılık müteahhitlik kariyer alanıdır. Fakat her zaman kişisel, mesleki işler için talepler olacaktır. Hedef, kendinizi benzersiz kılmak, bu benzersiz markayı tanıtmak ve kendinizi ortalamanın üstünde tutmaktır. Müşteriler halen değer istiyorlar ve siz bunları onlara sağlayabilirsiniz.

Işığınız bol olsun.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.