İki giriş seviye aynasız: Fujifilm X-A3 ve Canon EOS-M10, Sayfa 1

Ha girdi girecek, aman geliyor, yok geç kaldı derken Canon da aynasız topuna Haziran 2012’de EOS-M ile girdi. Bu makine çok sağlam yapılı (metal dış yüzey), dokunmatik ekranla geldi. Genel olarak 650D’nin minyatür hali gibiydi, otomatik odaklaması pek hızlı değildi (kontrast bazlı). Bence kullanması keyifli bir alet ilk EOS-M, her ne kadar 18MP’lik algılayıcısı yerden yere vurulsa da…

Daha sonra EOS M2 geldi. Bu model Asya pazarı hedef alınarak üretildi ve en büyük iki değişiklik otomatik odaklamanın hızlanması (faz bazlı odaklama sistemiyle) ve WiFi içermesiydi. Bundan sonra Canon ürün gamını zenginleştirme ihtiyacı duydu ve EOS-M10 ve EOS-M3’ü duyurdu. Son 3 senede ise 4 Canon aynasız modeli gördük. Biraz aşağıdaki tabloda tarihi gelişimi göreceksiniz.

Fujifilm’in X sistemiyle ilgili 2014’te şu yazıyı yazmıştım. Aradan geçen 4 senede Fujifilm 12 model daha çıkarmış. Aşağıda hem Canon hem Fujifilm’in aynasız modellerini kronolojik sıraya göre ve kendime göre sınıflandırarak gösterdim:

 

EOS M2’yi saymazsanız (sadece Asya pazarına yönelik çıktı) Canon’da 7, Fujifilm’de 18 gövde var. Dikkat ederseniz iki firma da aynasız piyasasına aynı yıl girmişler (yani “Canon geç kaldı” lafı doğru değil). Diğer yandan gövde ve lens sayısına bakarsanız iki firma arasındaki farkı rahat görebilirsiniz. Fujifilm’in piyasaya yayılma hedefi var ve DSLR pazarında yoklar, bu yüzden aynasıza yükleniyorlar. Canon tarafında iş çok farklı çünkü Canon’un pazar payı toplamı tüm diğer markaların toplamına yakın, o yüzden Canon’un bir süre daha DSLRlarla devam etmesi lazım. Bu arada “??” işaretleri benim tahminlerim (ve ümitlerim 🙂 ).

EOS M10

Tabloda da göreceğiniz gibi EOS M10 Canon aynasızların en alt seviye gövdesi. Hatta öyle ki, bundan sonra çıkan M100’den sonra M10 iyice altta kaldı 🙂 Bu demek değildir ki her özelliği ilk EOS M veya EOS M2’den daha kötü, aksine bence 2-3 konuda çok daha iyi.

Bendeki M10 beyaz versiyon

M10 çok sade bir gövde. “Kalıp sabun” tipi bir yapısı var.

“Q Set” düğmesi hızlı ayar menüsünü açıyor

Arkadan bakınca bu gövdenin hedef kitlesi hemen anlaşılıyor: Kompakt makinelere alışmış, çok ayar yapmadan fotoğraf çekmek isteyenler. Zaten ayarların hemen hepsini ekrandan dokunarak yapabildiğiniz için fazla düğmeye de gerek yok.

Kısaca teknik özellikleri:

  • 18MP APS-C algılayıcı
  • Algılayıcının önündeki filtreyi titreştirerek temizleme fonksiyonu (birçok rakip aynasızda bu yok)
  • Özçekime uygun şekilde öne dönebilen, 1.04 milyon noktalı 3″ dokunmatik ekran
  • 49 noktalı melez (hybrid) odak sistemi
  • 1080p, saniyede 24 ve 30 kare video çekimi, MP4
  • 1/4000 perde hızı, 1/200 flaş eşlemesi (senkron)
  • ISO 100-25600 (Fujifilm XA3’de RAW limiti 6400, onun üzerine sadece JPEGlerde çıkabiliyori EOS M10 RAW’da da bu aralığa sahip)
  • Dahili flaş
  • Saniyede 4.6 kare çekim hızı (tekli odaklama ile). Sürekli odaklama ile bu hız saniyede 2.2 kareye düşüyor
  • WiFi ve NFC
  • 301 gram (pil, kart vs.. dahil, lens hariç)
  • EF / EF-M lens adaptörü ile tüm Canon uyumlu lensleri kullanabilme özelliği

Göreceğiniz gibi, bu alet minimuma yakın. Kuş ya da koşturan çocuk çekecekseniz veya harici flaş kullanmak istiyorsanız başka yere bakın, ama 22mm f2.0 ya da 15-45mm lens ile sürekli yanınızda taşıyacağınız bir makine isterseniz fotoğraf kalitesi genel olarak 1″ kompaktlardan biraz daha iyi.

Odak noktalarının kapladığı alan

Yukarıdaki şekli Canon’un Amerikan sitesinden aldım (çeviri benden). Burada ilginç birşey var çünkü PASM modlarında odak alanı yukarıdaki gibiyken “Akıllı Oto” modunda ekranın tamamında (en köşelere kadar) odak noktasını seçebiliyorsunuz. Galiba yukarıda yeşille gösterilen alan sadece melez odak noktalarıyken kontrast bazlı odaklama ekranın her yerinde çalışıyor.

Ekranı bu şekilde tutup ayarları dokunarak yapmak keyifli

Peçeli özçekim. 10-18mm STM lens ile, 14mm. Özçekim modunda makine 1/60, f5 ve ISO1250 değerlerine karar verdi.

Özçekim modunda (PASM gibi, ayrı bir mod) aynen telefonlardaki gibi “arkayı bulanıklaştır” (ama bu sefer yazılımla değil diyafrmaı kullanarak gerçekten bulanıklaştırabiliyor), “yüzü yumuşak yap” (yüzdeki pütürler veya lekeleri gizlemek için) ve “parlak-karanlık yap” ayarları var.

Yukarıdaki fotoğrafı bu şekilde çektim

Pil yuvası her makinede olduğu gibi alt tarafta ama SD kart yuvası makinenin solunda, yani pil yuvasından bağımsız. Üçayakta çekim yapanlar için iyi haber. Gövdenin solunda ayrıca HDMI ve USB yuvaları ve flaş düğmesi var. Bu arada HDMI yuvası “mini” tipinde. Bazı aynasızlarda “mikro” HDMI yuvası var ve bu mikro tipi yuvalar biraz fazlaca kolay bozulabiliyor (zayıf olduğundan). Gövdenin sağında sadece NFC düğmesi var. Üst tarafta deklanşör, video düğmesi, açma kapama düğmesi, fotoğraf-video-akıllı oto modları arasında geçiş yapmayı sağlayan anahtar ve stereo mikrofonlar var.

PASM modları haricinde portre, manzara, balık gözü, spor, HDR, özçekim vs.. gibi modlar da var. Örneğin HDR:

Soldaki normal çekim, ortadaki “Doğal” HDR, sağdaki “Gofre Tablo” HDR

Bu arada “Art Embossed” lafını “Gofre Tablo”ya çeviren arkadaşı da gözlerinden öpüyorum, en azından “Gofret ablo” dememiş.

%100 yaklaşmak için fotoğrafa tıklayın. Ortadaki “doğal” HDR’de parlak bölgedeki detaylar bir ölçüde belirgin, sağdaki “Gofre Tablo”da (çeviren arkadaş, seni Allah kahretmesin 🙂 ) “sanatsal” efekt yaratmak için kontrast biraz daha yüksek. HDR modunda bunlar haricinde 4-5 seçenek daha var.

Menüler bildiğiniz Canon menüler. Hatta 650D ve 100D’deki menülerle neredeyse 1-1 aynı. Menüde gezinmek ve ayar değiştirmek için ekranı kullanabiliyorsunuz ki bu basit ve inanılmaz faydalı özellik yıllardır Canon’da varken adı lazım değil bazı “çok acaip süper yenilikçi ve yaratıcı” markalar hala gövdelerine bunu eklemediler. Ekrana dokunarak ayar yapmak artık her makinede standart olmalı.

Videoyu P veya M modunda çekebiliyorsunuz. M modunda otomatik ISO ayarı çalışıyor. Manuel odaklama için vurgulama yardımcısı (focus peaking) var.

Orada görünün kahverengi tutacak iyi birşey. Bulsam alayım.

Seri çekim hız… Nasıl desem… Pek seri değil 🙂 Sürekli odaklamayı açarsanız çekim hızı saniyede 2 civarında ki (Canon 2.2 diyor) bayağı bayağı yavaş. Hatta hiç seri çekim yapmasa daha iyi. Odağı sabit tutarsanız çekim hızı saniyede 4.5 kare civarı ve bu hızda tampon bellek dolana kadar 80 civarı çekim yapıyor, ama sadece JPEG’de. RAW+JPEG çekeyim derseniz tampon bellek 5-6 çekime kadar iniyor. Yalnız tampon belleği 2 saniyede temizliyor ki bu da ilginç (çok hızlı yani).

Pil ömrü 255 kare (CIPA standartlarında, yani biraz flaş kullanınca). Flaş kullanmazsanız 280-300’e rahat çıkar. Bu fiyat seviyesindeki aynasızlar arasında standart pil ömrü.

Kit lens 15-45mm f3.5-6.3 STM. Teoride 24-72mm’ye denk ama bu yazıda gösterdiğim gibi gerçek pek öyle değil (daha çok 27-72mm gibi). Tekli odaklaması çoğu zaman hızlı sayılır ama Olympus-Panasonic ya da üst seviye bir DSLR hızı beklemeyin. Odaklama tamamen sessiz ve titreşim azaltması yaklaşık 3 durak etkili gibi gördüm (geniş açıda bazen 4 durak). Pek süper keskin bir lens değil ve en dar açıda (45mm) f6.3 diyafram biraz dar, diğer yandan bayağı ufak ve hafif bir lens. Tamamen plastik ve camdan üretilmiş (içinde 3-5 metal devre vs.. olabilir). Üzerinde bir kilit mekanizması var, bu sayede lensi kullanmıyorsanız kapatıp boyunu kısaltabiliyorsunuz.

Fotoğraf çekmek için önce yukarıda görülen anahtardan lensi uzatmanız lazım

Aşağıda videoda otomatik odaklama örneği gösterdim. Burada makineyi masaya koyup ucuna 15-45mm taktım, 45mm’de ekrana dokunup odak noktasını değiştirdim:

Youtube’a yükleyince kalite biraz bozulmuş ama odaklama becerisini görebiliyorsunuz. Video kalitesini görmek istiyorsanız adam gibi video çekebilen insanların videolarına bakın derim. Mesela:

Bir de ilginç not: İnternette birçok günce (blog) sitesinde M10 incelemesi var. Hatta giysi, yemek, gezi vs.. gibi konuların olduğu güncelerde bile bu aletin incelemesini gördüm. Ekranının özçekim için dönebilmesi, basit ayarları, dokunmatik ekranı ve yeterli fotoğraf ve video kalitesi sayesinde bu kitle arasında da popüler modellerden demek ki.

Fotoğraf kalitesine X-A3’le beraber bakacağız.

FUJIFILM X-A3

Bu alet Fuji’nin en alttan ikinci gövdesi. En altta X-A10 var.

Herşeyden önce şu videoya bakın ve X-A3’ün hedef kitlesini anlayın:

Duvarlara bit kadar fotoğrafları yamuk yumuk asmayı seviyorsanız, bu makine tam size göre 🙂

Teknik özelliklere kısaca bakarsak:

  • 24MP APS-C algılayıcı (X-Trans değil Bayer filtre)
  • 49’u seçilebilen 77 noktalı kontrast bazlı odaklama sistemi (EOS M10’da 49 tane ama melez odak sistemi var)
  • Aynen EOS M10’daki gibi dokunmatik ve özçekim için 180 derece yukarı dönebilen ekran var, ama bu ekrana dokunarak menü ayarları yapılamıyor
  • 1/4000 mekanik perde ve 1/180 sn flaş eşleşmesi. Elektronik perde ile 1/32000’e kadar perde hızı (EOS M10’da elektronik perde yok)
  • Çift kontrol tekeri (EOS M10’da bir tane var)
  • 1080/50-60p video (EOS M10’da 1080p’de saniyede 30 kare)
  • WiFi (EOS M10’da NFC de var)
  • Dahili flaş (EOS M10’daki gibi)
  • CIPA standartlarında 410 çekim pil ömrü (galiba bu kategoride rakipsiz lider). Pil USB’de şarj edilebiliyor.
  • 339 gram kütle (pil ve kart dahil, lens hariç)
  • JPEG’de ISO200-6400, JPEG’de ISO100-25600 aralığı
  • Retro tasarım (öffff…)
  • Mod tekeri (EOS M10’da yok)

Kahverengi, siyah ve pembe renkleri var

Göreceğiniz gibi X-A3’te EOS-M10’a göre daha fazla harici düğme var. Ayrıca ikinci ayar tekerleği, otomatik odaklama seçimi, mod tekeri ve flaş yuvası da EOS M10’a göre fazlalıklar (iyi yönde). Diğer yönden, EO M10’da birçok ayarı ekrandan yapabildiğiniz için Canon “sade”liği tercih etmiş. Ben ikisinden birini üstün görmedim açıkçası, kullandıkça ikisine de alışıyorsunuz. Ek olarak X-A3’ün arkasında gördüğünüz siyah renkli tekerleğin yeri bir garip, hatta bazen orada olduğunu unutuyorum 🙂 Keşke Canon’un bazı modellerinde olduğu gibi 5’li düğme grubunun etrafına koysaymış Fuji o tekerleği….

Portre modunda özçekim. Gene peçeli – giyimime karışma bu ülkede demokraaasi var!

Özçekim portre modunda Canon’dakine benzer şekilde 3 kademeli ayar var:

Canon’daki portre ayarları biraz daha detaylı (mesela diyaframı ayarlayabiliyorsun). Bu arada abla da peçesiz çıkmış, dikkat edin günaha girmeyin.

Gövdenin üstünde mod tekeri, stereo mikrofonlar, bir özelleştirilebilir düğme (bunu ISO’ya atadım çünkü ISO tuşu yok), iyi ayar tekeri (bir gri bir de ucu görünen siyah), deklanşör, açma kapama anahtarı, flaş ve flaş yuvası var.

Ön tarafta manuel, tekli ve sürekli odak ayarlarını seçeceğiniz anahtar var. Bu fiyat seviyesinde pek görülmeyen bir detay.

X-A3’te menüler klasik Fujifilm menüleri. Menü bana çok karışık gelmedi, benzer fonksiyonlar da genel olarak aynı sayfalarda sayılır. Menülerde dokunmatik ekranla gezememek bir dezavantaj (hedef kitlesi ağırlıklı olarak cep telefonu hastası kullanıcısı olan bir gövdeden bahsediyoruz).

Menüler iyi hoş da, ayar değiştirdikten sonra bir bekleme efekti var ki onu hiç sevemedim. Ayar seçilince ekranda Windows ve Apple OS’nin pencere efekti gibi saçma bir efekt görüyorsunuz ve ayarın değişmesi yaklaşık 1 saniye sürüyor. 1 saniye size az gelebilir ama fotoğraf çekerken ayar değiştirmek isterseniz bu 1 saniye insanın canını sıkıyor. Ek olarak çekilen fotoğrafı silerken de benzer bir efekt var ekranda. Başka bir örnek de şu: Fotoğrafı çekince bazen ayar değiştirmek için Q’ya basıyorum. Alet bu sırada fotoğrafı karta yazıyor ve bunu yaparken Q tuşu tepki vermiyor. Bu yüzden Q’ya tekrar basıyorum. X-A3 işini bitirince Q menüsünü açıyor ama ben 2 defa bastığım için menü tekrar kapanıyor 🙂 Anlaşılan Fujifilm maliyeti işlemciden kısmış (ki anlaşılabilir birşey) ama Panasonic, Olympus ve Canon’un giriş seviye makinelerinde böyle bir dert yok (örneğin EOS M10 fotoğrafı çok çabuk bir şekilde karta yazıp anında menüye girebiliyor).

X-A3’te odak vurgulama (focus peaking) var ama videoda çalışmıyor (ya da ben ayarı bulamadım). Odak vurgulamada aynen EOS M10’daki gibi 3 renk ve 2 güç ayarı var. Ekrandan dokunarak odak yapmak iyi birşey (Eyyyyy Sony!). Ekran yeterince hassas.

Dışarıda parlak ışıkta ekran yeterince iyi görünmüyor. EOS M10’un ekranı biraz daha parlak gibi.

Saniyede çekim hızı 6 kare ama ilk odağı sabitlerseniz… Sürekli odaklamada çekim hızı 3’e düşüyor (Canon’da 2.2). Saniyede 6 kare çekimde tampon bellek 6 karede doluyor (RAW çekerseniz) ve belleğin boşalması 5-6 saniye kadar sürüyor (Canon’da 2-3 saniye arası). Ayrıca sürekli odaklama hızı ve tutarlılığı Canon’dan bile daha geride. Tekli odaklamada hızı idare eder, videoda sürekli odaklama pek iyi değil ve video sırasında dokunmatik ekran çalışmıyor (dolayısıyla Canon’daki gibi “dokun-odakla” yapamıyorsunuz).

Yani X-A3, aynen EOS-M10 gibi, bir aksiyon makinesi değil. Video sırasında ekrandan odak noktası seçememek de bence kötü.

Fujifilm’in film modları X-A3’te de var. Astia, Provia, Velvia, Pro Neg Hi vırt zırt derken 8 film modu var. Ek olarak fotoğraf efektleri (manzara, portre, spor, gece çekimi, çiçek vs..) de var. Ve gene ek olarak elde panorama çekimi ve çoklu pozlama yapıp, antika makine, canlandırma, cırtlak renkler, renk yumuşatma, devingen renk tonları, balık gözü gibi 10’un üzerinde efekt de kullanabiliyorsunuz (mod tekerindeki “Adv.” seçeneğinde).

Panorama modunda 2160 x 9600 piksele kadar fotoğraf üretmek mümkün. Açıkçası bu mod sadece hızlıca panorama üretmek için uygun çünkü birleştirmede biraz dandiklik gördüm (hareketsiz sahnelerde bile). Gene de bu modun olması bir artı, Canon’da yok mesela.

Video çekmeye başlayınca görüş alanı daralıyor (16:9 oran yüzünden, ama ayrıca kenarlardan da kesiliyor). Bu daralan çerçeveyi film başlamadan önce göremiyorsunuz. Keşke ekranda bunu gösteren bir çizgi olsaydı. Ek olarak videoda odaklanan noktayı seçemiyorsunuz (ekrandan seçememekten bahsetmiyorum, düğmelerle de seçilmiyor).

Pil ömrü 410 ki bu flaşla çekimle beraber. Ben bu makineyi aldığımdan beri sadece 1 kere şarj ettim (1 ayı geçti). Hergün fotoğraf çekmiyorum ama tahminen 200 civarı fotoğraf çektim ve kalan pil hala 3’te 2 görülüyor. Tahminimce 500 çekimi rahat görürsünüz. Bazı DSLRlar bile anca bu kadar pil ömrüne sahip. Cidden büyük başarı. Tahminen Fuji’nin optimizasyonlarının yanında düşük işlemci gücü de bunda etken.

1920×1080 boyutunda saniyede 60 kare video çekmek mümkün. Bu ayarda video süresi 14 dakikayı geçemiyor. Videoları MOV uzantısıyla veriyor.

XC 16-50mm f/3.5-5.6 OIS II lens yeni sayılır. Bu lens Canon’daki gibi katlanıp kapanmıyor, bu yüzden de ondan biraz daha büyük ama aynı derecede hafif. Dış yapısı polimer, bayonet polimer (Canon gibi). Odaklama hızı idare eder ve odaklama sessiz ama tam sessiz değil. 3-4 santimden çok tiz bir ses duyuyorsunuz, bu da videolarda hafiften duyuluyor. Fotoğraf çekiminde sorun olmayacak (kulağınızı 7-8 santime çekince ses neredeyse hiç gelmiyor).

Lens ön elemandan 7 santime kadar odak yapabiliyor.

Fotoğraf kalitelerini sonraki sayfada karşılaştıracağız.

EOS M10 + EF-M 15-45MM STM VE X-A3 + XC 16-50MM OIS II

Bunlar birbirine alternatif aletler, o yüzden karşılaştırmak mantıklı.

İki tarafın da kendine göre avantajları var:

Canon EOS M10 biraz daha ufak ve hafif bir paket (hem gövde hem lens), dokunmatik ekran daha kullanışlı, kit lensin katlanabilirliği sayesinde mont cebine daha rahat giriyor, NFC ile bağlantı yapmak çocuk oyuncağı, WiFi programı Fuji’ninkinden biraz daha kullanışlı, SD kart yuvası sol tarafta (pille aynı yerde değil), harici şarj cihazıyla geliyor böylece yedek pili şarj edebiliyorsunuz, ekranın dokunmatik özelliği, sürekli odaklama ve odak vurgulama video sırasında bile işlevsel, ISO aralığı hem RAW hem JPEG için geçerli (Fuji’de sadece ISO200-6400 aralığında RAW çekilebiliyor), basit bir adaptörle tüm Canon uyumlu lensler tüm özellikleriyle kullanılabiliyor (örneğin ben 11-22mm STM almak yerine zaten elimde olan 10-18mm lensimi kullanıyorum).

Fujifilm X-A3’ün ergonomisi biraz daha iyi, harici flaş takılabiliyor, çift ayar tekerleği var (birinin yeri garip olsa da), daha fazla harici tuşu var, pil ömrü Canon’dan %60 daha uzun, algılayıcısı daha modern (aradaki fark abartıldığı kadar çok olmasa da), kit lensi biraz daha büyük ama optik olarak daha iyi, Fujifilm’in film modlarının fanatikleri var,

Araya karışmış, pardon…

 

Fotoğraf kalitelerine (hem gövdeler hem lensler) sonraki sayfada bakacağız.

 

4 comments for “İki giriş seviye aynasız: Fujifilm X-A3 ve Canon EOS-M10, Sayfa 1

  1. Tolga
    2018-03-28 at 1:18 pm

    Baştaki tablolar da çok yararlı oldu teşekkürler…

  2. Basri
    2018-03-28 at 5:53 pm

    Sizi burka kullandığınız için protosto ediyorum 🙂

    • Basri
      2018-03-28 at 5:57 pm

      Düzeltme : Protesto

    • ErtOzt
      2018-03-28 at 6:01 pm

      Giysime karışma! Kapanarak özgür oluyorum ben 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *