Canon 15-45mm ve Fujifilm 16-50mm: Geniş açıda makinede yapılan düzeltmeler ne kadar etkili

Çiğdem Talu adını duydunuz mu? Türk müziğini yönlendiren birkaç şarkının söz yazarı kendisi. 1939 doğdu ve 1983’te öldü, sadece 44 yaşında hem de (kanserden)… Recaizade Mahmut Ekrem’in torununun kızı. Melih Kibar’ın büyük aşkı… Erol Evgin, Nükhet Duru, Ajda Pekkan, Nilüfer gibi efsanelere şarkı sözü vermiş biri. Melih Kibar’a Hisseli Harikalar Kumpanyası’nın şarkılarını yapması için baskı yaptığı da söylenir (doğruysa iyi ki yapmış). Kendisi de “Nereye payidar” adlı oyunun şarkı sözlerini yazmış.

Sözünü yazdığı birkaç şarkının adını verirsem kesinlikle “aaa” diyeceksiniz: İşte öyle birşey (Erol Evgin), Herşey seninle güzel (Zerrin Özer) veya buradan dinleyin, Kalbim bir pusula ve Ağlıyorum yine (Nilüfer), Her gün her gece (Tanju Okan), İçimdeki fırtına (Erol Evgin), Bir de bana sor (Erol Evgin), Hep böyle kal (Erol Evgin), Minik kuş (Füsun Önal). Son birkaç gündür Herşey Seninle Güzel’i belki 50 kere dinledim. İnanılmaz sözler, Zerrin Özer’in inanılmaz yorumu…

Herşey seninle güzel yolda yürümek bile
Olmayacak düşlerin peşinde koşmak bile
Herşey seninle güzel bu toprak bu taş bile
İçimdeki bu korku gözümdeki bu yaş bile

Beklenmedik bir anda ayrılık gelip çatsa
Seninle paylaştığım tek bir gün yeter bana

Herşey seninle güzel duyduğum bu ses bile
Yalnız içtiğim su değil aldığım nefes bile
Herşey seninle güzel bu yağmur bu kar bile
Yüzümdeki gözyaşının izleri onlar bile

Beklenmedik bir anda ayrılık gelip çatsa
Seninle paylaştığım tek bir gün yeter bana

 

Sonra 2018’de televizyonu veya radyoyu aç da müzik dinle… Çöp…

Şu iki siteye de bakın derim:

https://listelist.com/cigdem-talu-ve-melih-kibar/

http://blog.milliyet.com.tr/olumsuz-bir-ask–cigdem-talu—melih-kibar—ii/Blog/?BlogNo=415174

FUJIFILM XC 16-50MM II F/3.5-5.6 OIS VE CANON EF-M 15-45MM F/3.5-6.3 IS STM

APS-C makineler yaygınlaşınca birçok firma 18-55mm lensleri giriş ve orta seviye makinelerle beraber vermeye başladı. Bu dönemde 28mm standart geniş açıydı. Sonra 24-70mm – 24-105mm – 24-85mm tam kare lensler de yaygınlaşınca birinin aklına “APS-Clerde de kit lenslerde 24mm’ye inelim” fikri geldi, bir anda herkes 18-XXmm yerine 16-XX lens çıkarmaya başladı. Canon’da kesme çarpanı 1.6x olduğu için, aynasız sistemde 18-55mm IS STM’den sonra o da 15-45mm IS STM’yi duyurdu. Fuji de 18-55mm “kit” lensinden sonra daha uygun fiyatlı makineleri için 16-50mm OIS’yi duyurmuştu, sonra X-A3 ile bu lens II (ikinci) versiyona geçti. Sony da aynasız makinelerinde 16-50mm OSS lensi uzun süredir APS-C algılayıcılı gövdeleriyle beraber veriyor.

Bugünkü konumuz “hangisi iyidir” değil, bugünkü konumuz “15/16mm gerçekten 15/16mm mi?”. Asıl incelemeyi 1-2 hafta içinde bu sitede okuyacaksınız.

Daha önce birkaç yazımda değinmiştim: Özellikle aynasız makinelerle beraber “ufak ve hafif lens olsun, fiyatı da uygun tutalım” diye, eskiden objektifte yapılan optik düzeltmelerin bir kısmı gövdeye alındı. Bu ne demek? Şu:

Objektif tasarlarken önünüzde çözülmesi gereken birçok sorun var: Renk bozulması (CA), geometrik bozulma, köşe kararması, keskinlik, çözme gücü, bokeh kalitesi vs.. Tüm bunları aynı anda çözmeye çalışırsanız lensi binlerce Dolar’dan satmanız lazım ki tüm bunların tam olarak çözüldüğü lens duymadım ben (belki mükemmele en yakın lensler tam APO olanlar, ama onların da başka dertleri var). Bu yüzden tasarımcılar bu saydığım sorunlardan bir kısmını optik elemanlarla çözerken bir kısmın bilgisayar yazılımına bırakıyor. Son yıllarda gövdelerdeki işlemcilerin de hızlanmasıyla beraber artık bir takım sorunlar makinede çözülüyor. Bu düzeltmeler köşe kararması ile başladı, sonra geometrik düzeltme ve renk bozulması düzeltmesine gitti. Son dönemlerde artık ışık saçılması (diffraction) bile JPEGlerde bir yere kadar hallediliyor. Buradaki sorun şu: Yazılımla sonradan “halledilen” sorunlar aslında tam olarak düzelmiyor. Örneğin köşe kararmasını gidermek için yapılan işlem, objektifin kararan bölgelerini yazılımla açmak ama bunu yapınca da o bölgelerde gürültü ve renk bozulması olabiliyor. Renk bozulmasını düzelteyim derken, lense göre, cisimlerin kenarlarında garip çizgiler oluşuyor. Ve geometrik bozulma…

Ufak düzeltmelere ben de varım. Örneğin 50mm lenslerdeki hafif bombeleşmeyi düzeltmede hiçbir sakınca yok çünkü o aletlerdeki geometrik bozulma zaten çok az. Mesele “ufak olayım, çok geniş olayım, hem de ucuz olayım” diye tasarlanan objektiflerde çıkıyor. Örneğin Sony’nin ufak 16-50mm OSS lensi bence aslında 19-50mm çünkü 16mm’deki köşe kararması ve geometrik bozulma o kadar ciddi ki, kenarlar ve köşeler cidden kötü oluyor. Resmen zorlamayla lensi 16mm’ye indirmişler. O lensle JPEG çekerseniz asla 24mm görüş açısı alamıyorsunuz çünkü Sony makineler o dev geometrik bozulmayı düzeltmek için kenarları kesiyorlar ve elinizde tahminen 28mm civarı bir açı kalıyor. Hatta ve hatta RAW dosyalarını Adobe’de açarsanız o düzeltme otomatik yapılıyor ve “düzeltmeyi yapma” gibi bir seçeneğiniz de yok, illa Raw Therapee, Luminar gibi bir programla açacaksınız ki gerçek 24mm’yi görün. Benzer bir durumu (Sony kadar kötü olmasa da) Olympus 12-100mm f4 Pro’da da gördüm. Bu lens hemen her açıdan mükemmel ama bu mükemmelliğe ulaşmak için 12mm’deki geometrik bozulmayı tamamen çözmemişler, Olympus bu derdi yazılımla hallediyor ki bu durumda da lens 24mm değil 26mm divarı bir açıdan başlıyor (Luminar ile RAW dosyalarında gerçekten 24, hatta belki 23mm görebiliyorum). Olympus’un RAW dosyalarını Adobe programlarında açarsanız aynen Sony gibi “düzeltme yapma” diyemiyorsunuz, geometrik düzeltme mecburen oluyor. Kendim denemedim ama yeni tam kare lenslerde de böyle şeyler görülüyor diyorlar (örneğin 24-70 veya 24-105/120mm lenslerde).

Durumu tek fotoğrafla özetlemem gerekirse:

Yukarıdaki fotoğraf Fujifilm X-A3 ve 16-50mm OIS II ile 16mm’de çekildi. RAW dosyasını Luminar’da açıp TIFF olarak kaydettim, sonra Adobe Camera RAW’da açıp bombeleşmeyi biraz düzelttim. Yanlardan ne kadar kayıp olduğuna dikkat edin.

Aşağıda aynı dosyanın 3 hali var. Üstten aşağı: Makine çıktısı JPEG, Camera RAW’da açılan RAF dosyası, en altta da Luminar’da görünen RAF:

Aradaki farkı gördünüz mü? Elimde bir ölçüm cihazı yok ama en alttaki gerçekten 16mm ise en üstteki (makine çıktısı JPEG) tahminen 27-28mm.

Canon 15-45mm’nin durumu biraz daha farklı. Aynı sıralamayı Canon için yaparsak:

Canon’un düzeltilmiş halinde çok kesinti yok, belki 15mm 15.5mm’ye dönüşüyor sadece ama ondan da ciddi köşe kararması var. Gerçi Sony 16-50mm’nin 16mm’deki kararmasından daha iyi ama bu da bayağı fazla. Makine çıktısı JPEGlerde bu düzeltiliyor (ya da ACR’deki profili de kullanabilirsiniz).

Düzeltilmemiş halleri karşılaştırırsak:

Üstteki Fujifilm alttaki Canon

Canon’da köşe kararmasından dolayı önemli bir gürültü artışı var, Fujifilm’de de bu var ama çok daha az. Diğer yandan Fuji’deki renk bozulması (Chromatic Aberration – CA) daha fazla. Geometrik bozulmaları düzeltince:

Canon biraz daha geniş bir açı veriyor bize. Belki 1-2 mm fark var arada.

Dediğim gibi, bu dertlerin en büyük sorumlusu maliyet kaygısı: Eğer objektiflerde her sorunu lens elemanlarıyla çözmeye çalışırsanız lens hem büyüyecek hem de pahalı olacak (örneğin Olympus SHG 7-14mm f4, Zeiss Otus 85mm f1.4, Sigma 150mm f2.8 OS, ki bunlarda da hala 1-2 kusur var).

Sonuç olarak, ucuz kit lenslerde makine çıktısı JPEGlerde gerçek 24mm geniş açı beklemeyin. Sony 16-50mm OSS, Fujifilm 16-50mm OIS II ve Canon 15-45mm STM arasında 24mm’ye en yakın olan Canon. Diğer yandan bunlar arasında optik olarak en iyisi kesinlikle Fujifilm (ama onu da ayrıca almaya kalkarsanız bayapı pahalı).

Not: Konunun kapağındaki yazışmayı bir forumda gördüm. Soruyu soran arkadaş “fotoğraf makinem yok, ne yapmam lazım” gibi bir soru sormuştu. Ardından gelen yanıtlardan biri, ve kendisinin ona verdiği yanıt çok hoş o yüzden buraya aldım 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.