Fotoğraf makineleri ve objektiflerde toz/nem geçirmezlik

Geçen Pentax’ımı aldım, dışarıda da kar yağıyo anladın mı? Daldım karların arasına, ama nasıl çırpınıyorum nasıl zıplıyorum belli değil. Tabi Pentax da elimde hala. Tabiiiiii, bana mısın demedi alet! Sonra bir ayı çıkmaz mı karşıma! Salladım benim emaneti (Pentax) ayının kafaya, vallaha ayı bir düştü deprem oldu zannettik. Pentax abi bu, boru mu?

Pentax pompa!

Boru değil, pompa 🙂 Arnavutluk Tiran’da gördüm yukarıdakini… İtalyan (!) ürünü Pentax pompa 🙂

Bu arada Pentax K3’ü yerden yere atarken:

Nikon D3s’nin ağzına ederken:

Yukarıdaki gibi videoları arada görüyorsunuzdur. “Musluğun altında yıkanan Pentax” tarzı videolar, yakılan Canon 7D, kara gömülen Olympus EM1… Sanırsınız ki insanlar fotoğraf makinelerini mazoşist dürtülerini memnun etmek için alıyorlar 🙂

RİSK ANALİZİ, RİSKİ BERTARAF ETME

“Risk” nedir bilir misiniz? Türk Dil Kurumu’na göre risk “zarara uğrama tehlikesi” demek. Peki “risk analizi” denen şeyi duydunuz mu? Bir bina inşa ettiğinizi düşünün. İnşaat sürecinde karşılaşabileceğiniz tehlikeleri bir risk matrisinde toplarsınız, buraya aklınıza gelen veya daha önceki projelerde karşılaştığınız sorunları sıralarsanız. Sonra bu riskleri “analiz” edersiniz: Riskin oluşma olasılığı nedir, risk oluşursa etkisi ne olur, bu risk bertaraf edilebilir mi, bertaraf etmenin maliyeti nedir gibi sorulara yanıt ararsınız. Bu son dediğim şey “risk analizi”dir. Örneğin Kastamonu civarında dağlık ormanlık alanda çalışıyorsanız bir ayının size saldırması bir risktir. Kısaca ve çok özetle bir risk analizi yapalım:

Konuya biraz esprili bir yaklaşayım dedim (dünyada firmaların işçilere verdiği önemin farklı olduğunu düşünüyorsanız, bir daha düşünün). Yukarıdaki table çok basitleştirilmiş, tipik bir risk analizi tablosu. Riskleri altalta yaz, ne olduklarını tanımla, olasılığını belirle, etkisini tartış, nasıl bertaraf ederim ve bu bertaraf etmek değer mi ona bak. En sonunda da kalan riske bak (residual risk).

“Ayı saldırabilir” riskini en güvenli şekilde nasıl bertaraf edersiniz biliyor musunuz? Elbette ki o bölgede çalışmayarak! Saçma mı geldi? Olabilir, ama en en en etkin %100 çözüm bu. Elbette işiniz için iyi değil bu çözüm, o yüzden sonraki çözüme geçelim: Ayıları vurmak! Yalan mı? Ayı yoksa ayı tehlikesi de yoktur. Elbette ki bu da kabul edilebilir bir çözüm değil. Peki sonraki çözüm? Örneğin çalışma alanınızı ayının geçemeyeceği şekilde çevirmek bir çözümdür. Etrafa sağlam çit koyarsanız ayının çalışanlara saldırmasını engelleyebilirsiniz (bu arada bu çitin cidden sağlam olması lazım çünkü ayılar, adı üzerinde, ayı gibi güçlü 🙂 ).

Genelde en etkin risk azaltma yöntemi riskin oluşmasını engellemektir, sonraki yöntem riskle aranıza bir engel koymak. Bakın size başka bir örnek:

Columbia Canuk Titanium

Yukarıdaki ayakkabı (hatta bot) riski azaltmanın güzel örneklerinden biri. Bu bot aşırı soğuk havalar için üretilmiş. Diğer pahalı botlardan farkı ne biliyor musunuz? Birçok pahalı botun dış yüzeyi deri, ve asıl yalıtım malzemesi ayağınıza daha yakın bir katmanda yer alıyor. Böyle olunca deri ister istemez bir süre sonra ıslanıyor ve o ıslaklık bir süre sonra ayağınıza soğuk olarak yansıyor. Columbia da diyor ki: Biz yalıtım malzemesini en dışa koyuyoruz ki suyun ayakkabı üzerinde birikmesini ve içeri sızmasını en baştan engelleyelim.

Size basit gibi gelebilir ama bu risk ve tehlikeyi bertaraf etmenin en basit yolu: Tehlikeyle arana bir engel koy.

Bu arada bu botu 3-4 gün denedim. Timberland botum ve normal bir çorapla ayağımın üşüdüğü karın içinde çorapsız bile ayağım üşümedi! Gerçekten müthiş. Alt kısmı da Michelin polimeri, o da çok çok sağlam birşey. Ama bot biraz sertti ve bileğimin üzerini rahatsız etti (biraz yüksek) o yüzden geri verdim.

Neyse, dediğimi anlatabildim mi? Riskle arana bir engel koymak. Peki bunların toz-nem dayanımıyla ne alakası var?

BİR TEST

Geçen Imaging Resource Sony A7RIII, Olympus EM1 II, Nikon D850 ve Canon 5D Mark IV’ü alıp üzerlerine fıskiyeyle su tuttu ve bu aletlerin sonraki hallerini yayınladı. Özetle: Sony’nin pili ve yuvası su içinde kalmış, Nikon’un bakacında biraz su birikmiş (temizlemek kolay olmuş çünkü su makinenin içine girmemiş), Canon ve Olympus 0 sorunla geçmişler. Sonra 15 dakika yağmur simülasyonu yapmışlar, o testte Sony çalışmamış ve diğerlerinde hiç sıkıntı olmamış:

Sonra Lens Rentals’taki Roger Cicala da (süper bir herif bu, bu adamın yazılarının hepsini okuyun derim) A7RIII’ü açıp içine baktı ve makinenin altında herhangi bir koruma (conta vs..) olmadığını görmüş:

Özetle: A7RIII’ün alt kısmı hariç diğer kısımları suya karşı son derece iyi korunmuş ama alt kısmında bir koruma yok. Su genelde üstten gelecek ama makineyi yere koyarsanız ya da tepeden aşağı süzülen su yüzünden makineye zarar gelebilir.

Peki nedir bu gövdedeki “toz-neme dayanıklılık”?

WEATHER RESISTANT = HAVAYA DAYANIKLI?

Ya da “çevre koşullarına dayanıklı”? “Weather resistant”ı birebir Türkçe’ye nasıl çevirmeli emin değilim ama gerçek anlamı şu: Kullanıcılar tarafından hatalı olarak “su geçirmez” olarak anlaşılan ama üretici firmalarca “sudan oluşan zarar garanti kapsamına girmez” diye çevrilen terim.

Nevet, aynen bu. Yani makinenizi veya lensinizi yağmurda kullanırsanız ve aletler su alıp bozulursa, bu sorun garanti kapsamında falan değil çünkü hiçbir firma “bizim makinemiz tamamen su geçirmez” demiyor (gerçekten su geçirmez olarak yapılan aletler hariç, mesela Olympus TG-5).

Bunun yerine “toz-neme karşı korumalı” gibi laflar ediyorlar. Mesela Sony A7RIII için şunu diyor:

11 numaralı dipnot diyor ki: Toz ve nem için %100 korumayı garanti etmiyoruz. Diğer yandan Pentax K1 Mark II için biraz daha iddialı konuşuyor ve -10 santigrat dereceye kadar bizim alet çalışır diyor:

Bir de Pentax’ta iki tip dayanıklılık var: AW “All Weather”, yani “her yola gelir” ve WR “Weather resistant”, yani “ufak serpinti ve toza karşı dayanıklı”.

Peki fotoğraf makinesi gövdeleri toza ve neme karşı nasıl korunaklı oluyor? Yukarıda Pentax K1 Mark II’nin örneğinde gördüğünüz gibi öncelikle hareketli parçaların etrafına contalar konuyor. Örneğin düğmeler, tekerlekler, kart ve pil yuvaları. Diğer bölgelere de firmalar ya conta koyuyor ya da “titizlikle birleştirilen parçalar”la bu korumayı sağlamaya çalışıyor. Bu “özenle tasarlanmış ve birleştirilmiş parçalar” (precisely connected pieces) lafını birçok firma yazıyor (mesela Sony). 5D Mark IV’te bile heryerde conta yok mesela ama yukarıdaki Imaging Resource testinde gördüğünüz gibi EM1 II ile beraber testten hiç sorunsuz çıkmış. Demek ki bazı firmaların “özen”i diğerlerinden biraz farklı.

Roger Cicala abimiz zamanında 7D Mark II’yi açmış, şimdiye kadar gördüğü en korumalı gövde olduğunu yazmıştı (gerçi her eline geçen gövdeyi mıncıklamadığını da söylüyor aynı yazıda).

7D Mark II’deki contalar

Özetle, firmalar gövdelerdeki korumayı contalar ve birbirine tam uyumlu parçalarla sağlıyorlar. Giriş seviye makinelerin %95’inde bu koruma yok ama çok hafif yağmurda bu makineler bile genel olarak içeri su almıyor.

Olympus EM1 için “üstteki flaş ve mikrofon takılabilen terminalin kapaklarını mutlaka kapatın, yoksa toz-nem koruma tam olmaz” diye uyarı yapıyor. Sadece Olympus değil, birçok markada durum böyle. Dikkat ederseniz flaş yuvaları genelde açık geliyor ve burada flaşla haberleşmeyi sağlayan bölgeler var. Bu bölgeler her zaman yağmura dayanıklı olmuyor, bu yüzden bir makine alırsanız bu konuyu kullanma kılavuzunda okuyun.

Şimdi size bir soru: 7D Mark II bu kadar korumalıysa, örneğin değişken odaklı bir lens kullanırsanız makineye hava girmiyor mu? Mesela 24-70mm f2.8 L II’de de toz-nem koruması var ama bu lensin boyu 24 ve 70mm arasında değişiyor. Boy değişiyorsa objektifin içinde bir hava akışı olmalı, bu hava nereye gidiyor? Havayı pratikte sıkıştırmak imkansız olduğu için bunun bir kısmı objektiften dışarı çıkıyor bir kısmı gövdeye giriyor ve gövdenin bir yerlerinden çıkıyor. Yani gövdeye hava girip gövdenin bir yerlerinden çıkabiliyor, ama bu olurken gövdeye toz girmiyor. Evet, durum aynen bu. Yani gövdeye hava girebiliyor ama bu olurken toz veya sıvı girmiyor. Artık muska mı yazıyorlar nedir bilmem (riski bertaraf etmek için. Gavs bile risk analizi yapıyor 🙂 )…

Gövdesinde toz-nem dayanımı olan modeller genelde pahalı ama Pentax bunu orta seviye modellerde bile kullanıcıya veriyor (ama mesela K30’daki dayanım ile K1 II’deki dayanım birebir aynı değil).

Son olarak, gövdenin dış koşullardan korunabilmesi için objektifin de korumalı olması lazım:

Soldaki 550D, ortadaki 7D’nin bayonetleri. Sağdaki 70-200mm f4 L IS.

Dikkat ederseniz 550D’nin bayonetinde conta yokken 7D’nin etrafında siyah bir conta var. Bu conta, toz-nem korumalı bir objektifteki conta ile birleşince gövdeye toz-nem-su girmesine engel oluyor. Gövdede ya da objektifte böyle bir conta yoksa yoğun yağmurda ya da çok tozlu ortamda makine zarar görebilir.

OBJEKTİFLERDE DURUM NE

Objektiflerde durum biraz daha zor çünkü gövdelerde pek oynak parça yokken objektifler genelde uzayı kısalan aletler, bu yüzden içlerinde sürekli büyük miktarda hava akımı oluyor. Ek olarak uzayan-kısalan parçaların arasında toz-nem dayanımını sağlamak çok kolay değil, bunu sağlamak için ciddi kaliteli tasarım, malzeme ve işçilik gerekiyor. Dikkat ederseniz Pentax’ın bazı lenslerinde WR varken pahalı olanlarında AW yazısını görürsünüz. WR olanlar toza neme karşı basit koruma içerirken AW olanlar kilit bölgelerde ciddi contalar içerir ve bu son dediğimin maliyeti 2-3 Dolar değil.

Olympus 12-50mm’deki koruma contaları

Boyu aynı kalan objektiflerde bu yalıtımı sağlamak daha kolay. Ek olarak bazı markalar bazı lenslerinde tam yalıtım için “filre kullanma”yı öneriyor (ön elemandan su girmesin diye), buna da dikkat etmek lazım. Olympus, Panasonic ve Pentax’ın yalıtımı olan üst seviye lenslerinde filtre kullanma zorunluluğu yokken bazı Canon L lenslerde ve Nikon’un bazı üst seviye lenslerinde bile böyle bir zorunluluk var. Canon’un arkadan filtre takılan süper telefoto lenslerinde ön elemanda da koruma var, yani onlarda bir filtreye gerek yok.

Pentax 25mm f4 (orta format)

ÖNERİLER

Buradaki risk ne? Gövde ya da objektifin içine toz-nem-su vs.. girmesi. Riski önlemek ya da olasılığı azaltmak için ne yapmak lazım?

  • Elinizde objektif ya da gövde yoksa, içine su kaçma olasılığı da sıfırdır 🙂
  • Elinizde objektif ya da gövde varsa, ortamdaki tozu veya nemi yok edin. Bu mümkün değilse aletlerinizi tozsuz ve kuru bir yere taşıyın.
  • İlla tozlu/sulu yerlerde gezecekseniz toz/neme dayanıklı makine veya objektif seçin. Objektifi üreten firma “öne filtre takmazsan tam koruma olmaz” diyorsa objektifin önüne kaliteli bir filtre alın.
  • Eğer gövde ve objektifi tehlikeli ortamlarda uzun süre kullanacaksanız araya bir engel daha koyun: Kılıf kullanın. Mesela:

https://www.amazon.com/Altura-Photo-Professional-Cover-Cameras/dp/B004AH10K8/ref=sr_1_10?ie=UTF8&qid=1520449226&sr=8-10&keywords=rain+cover

https://www.amazon.com/Altura-Photo-Cover-Cameras-Lenses/dp/B004I2HBR6/ref=sr_1_4?ie=UTF8&qid=1520449248&sr=8-4&keywords=rain+cover+lens

https://www.amazon.com/OP-TECH-USA-9001132-Rainsleeve/dp/B000PTFDYO/ref=sr_1_10?ie=UTF8&qid=1520449248&sr=8-10&keywords=rain+cover+lens

https://www.amazon.com/Mudder-Protector-Rainproof-Digital-Cameras/dp/B0135KYBCE/ref=sr_1_13?ie=UTF8&qid=1520449248&sr=8-13&keywords=rain+cover+lens

https://www.amazon.com/Mekingstudio-Nikon-200-500mm-F5-6-Protective/dp/B073S4QRHD/ref=sr_1_18?ie=UTF8&qid=1520449248&sr=8-18&keywords=rain+cover+lens

Ya da en kötü: https://www.phototraces.com/photography-tips/how-to-weather-seal-your-camera-for-under-one-dollar/

  • Sony A9 veya A7RIII’ünüz varsa makinenin alt tarafını bantlayın 🙂
  • Pentax alın. Şaka lan şaka. Hala Pentax alan var mı 🙂 (arada ben alıyorum mesela, sonra hemen satıyorum)
  • Objektif değiştirecekseniz tozsuz ve nemsiz bir yer seçin. Örneğin iyi havalandırılmış bir banyo bunun için ideal.
  • Soğuk ortamdan sıcak ortama giriyorsanız makineyi bir süre çantadan çıkarmayın ki makine (ve lens) ortam sıcaklığına yavaş yavaş gelsin, yoksa yoğuşma denen dert olur ve makine ve/veya lensiniz zarar görebilir (görmeyebilir de, ama neden risk alasın?)
  • Makine ve lense muska takın (bilmemne şeyhi üflemiş olsun mutlaka)
  • Muskayı emekli diyanet işleri başkanına da yazdırsanız olur, ne de olsa emekli olduktan sonra üçüncü gözleri açılıyor:

Mercedes’e binerken bunları düşünmeye fırsatın yoktu galiba…

 

8 comments for “Fotoğraf makineleri ve objektiflerde toz/nem geçirmezlik

  1. Omardaing
    2018-03-07 at 10:19 pm

    Yazı her zamanki gibi çok güzel ve eğlenceli olmuş, teşekkürler.
    Pentax alan bir ben kaldım galiba 🙂
    Ara ara uzun mesafeli doğa yürüyüşlerine gidiyorum. Geçen yaz her zaman iple geçtiğimiz bir dere bu yıl temmuz ayında bile çok yüksekti. Bende Pentax K3ıı, diğer arkadaşlarda bir D700, birde Canon 70D var. Makine boynumda suya kapıldım 10 metre kadar sürüklendim. Makine kart yeri su aldı sildim çalışmaya devam etti ama sigma 8-16mm hala tamirde 🙁 Diğer arkadaşlar elleri yukarıda makineleri geçirdiler ama sıçrayan sudan dolayı D7000 o gün çalışmadı Canon 70D de tamire gitti 🙁
    Yani ben diyorum Pentax alın :)) En iyisi makinenizi dikkatli kullanın 🙂 Büyük ihtimal pisikolojik ama bana Canon 7D ve Nikon D200-300-500 serileri hariç güven vermiyor 🙂

    • @kartonomuz
      2018-03-08 at 2:29 pm

      Hocam, ekipmanın başına gelen sulu anılarınız üzücü, okuyunca başıma gelen bir sey geldi aklıma. Bunda 4-5 yıl önce kargo yoluyla nikkor 75-300 eski imalat ama bandrolü üzerinde cok temiz bir pompalı lens almıştım. Baktım kargo kutusu tertemiz, darbe ve yıpranma yok, kargoyu alıp açmadan kenara koydum. İşleri halledip öyle bakacaktım d700 le olan uyumuna. İşler uzadı, birkaç gün sonra açtım kargo paketini, pırıl pırıl bir lens, neredeyse sıfır, pompalı olmasından kaynaklı lensi bir uzatıp kısaltayım dedim pompa mekanizması sağlam mı diye.. O da nesi; yaklaşık yarım çay bardağı su cıktı lensin içinden, su tabancası misali, resmen şoka girdim, inanamadım, dağıldım…vb. Daha sonra bu lensle nikon 70-200 f/2.8 lensi almamı sağlayacak bir yarışma ödülü kazandım. 🙂 Merak ettiğim ise şu, acaba başınıza gelen o talihsiz olayda lenslerinizden biri pompalı nikkor 75-300 olabilir mi :)))))

      • Omardaing
        2018-03-08 at 2:56 pm

        Yok hocam benim olay 6-7 ay önce oldu ve sigma 8-16mm lensti 🙂
        Eski lenslerde su daha az sorun çünkü bozacak elektronik mekanizma yok ve nem bir çukacak bir yer bulmakta zorlanmıyor.

  2. @kartonomuz
    2018-03-08 at 12:58 pm

    Üstadım, valla başlığı görünce resmen heyecanlandım. Sanki bana ithafen yazılmış gibi geldi bir an 🙂 Hem mutlu oldum hem de hemen okumak istedim makaleyi ve okudum. Tek kelimeyle çok zarih ve tatmin edici bir yazı olmuş, gerçi iki kelime oldu yine 🙂 Makalenin sonunda içimdeki o hiçbir zaman netleşmeyen “nem-toz dayanımı” ile ilgili soru işaretleri yok oluverdi. Teşekkür ve saygılarımı sunarım…
    NOT: Bundan böyle “vay efendim toza dayanıklı lens, yok su geçirmez gibi ibarelere takmayıp, ekipmanı her koşulda mümkün olduğunca dikkatli kullanmam gerektiğinden emin oldum.

  3. selim insan
    2018-03-15 at 7:23 am

    Sağlamlık, dayanıklılık işin temeli; ancak aklımızdan kolayca çıkıyor. Bunu hatırlatması bakımından güzel bir yazı olmuş.Teşekkürler.
    Bu arada; merak ettim. kulaklık için amplifikatör aldınız mı?

    • ErtOzt
      2018-03-15 at 8:22 am

      Hala almadım. Başka öncelikler çıktı. Ama aradan geçen dönem içinde o Sony kulaklığı çok beğendim. Büyük sürücü cidden farkediyor. Bose QC35 bile Sony’nin yanında “sert” kalıyor.

  4. selim insan
    2018-03-15 at 9:19 am

    Alırsanız izlenimlerinizi bekliyoruz 🙂

    • ErtOzt
      2018-03-15 at 9:45 am

      Yakında indirimler olacak gene, o zaman bakacam 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.