Canon EOS M5 ve EF-M 18-150mm f3.5-6.3 IS incelemesi, Sayfa 1

Aşağıdaki fotoğrafın ne olduğunu bilen var mı? Bir bakın:

Resimde Canon bayonetli bir Tamron lens, Sigma adaptör kullanılarak Sony bir gövdeye bağlanmış durumda 🙂 Fujifilm bir SD kart ile Nikon ekran koruma ve Pentax kordon da olsaymış…

ÇOK KISA TARİH

Önce bir toz bulutu vardı. Sonra o bulut döndü, döndü, döndü ve yoğunlaştı. Sonra okyanuslar, sonra dağlar oluştu. Sonra Etyopya’dan çıkan insanlık dünyaya yayıldı. Ve… 2008’de Panasonic G1 çıktı: İlk aynasız. Ve artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktı…

Aslında telemetreli (rangefinder) makineler daha önce de vardı (Epson RD-1 ilk sayısal telemetreli makine) ama DSLR mantığına yakın çalışan aynasızlar telemetreli makinelerden biraz farklı.

Neyse, G1’den sonra 2009’da Olympus E-P1, 2010’da önce Samsung NX10 sonra Sony NEX3/5 geldi (aradaki Ricoh GXR’ı da aynasız saysak mı ki?). 2011’de Pentax Q’yu Nikon 1 sistemini duyurdu. 2012’de Fujifilm X-Pro1’i duyurdu, ve en sonunda piyasanın neredeyse tek hakimi olan Canon EOS-M ile aynasız piyasasına girdi.

EOS-M piyasaya biraz zayıf girdi çünkü 2012’de aynasızlar aslında kısmen olgunlaşmaya başlamıştı ve EOS-M ve yanında çıkan 2-3 lens pek de güçlü görünmüyordu. Buna rağmen EOS-M piyasada kendine belli bir yer edindi (elektronik bakacı bile yoktu). Artık sebep Canon’un gücü mü, mükemmel dokunmatik ekranı ve menüleri ve Canon sistemiyle tam uyumu mu bilemiyorum. Ben de uzun süre EOS-M kullandım ve çok da kötü bulmadım.

Sonra Japonya’da EOS-M2 çıktı. Bu biraz gelişmiş EOS-M’di. EOS-M3’te biraz kıpırdanma oldu. Mesela tutuş ergonomisi daha geliştirildi ve otomatik odaklama biraz daha hızlandı. Ayrıca algılayıcı da 18MP’den 24MP’ye geldi, elektronik bakaç seçeneği geldi ve arka ekran ön tarafa dönebiliyordu. Canon M3 ile beraber EOS-M10’u da duyurdu ki bu “ben artık ürün çeşitlendirmesine gidiyorum, yani piyasaya giriyorum haberiniz olsun” mesajı oldu.

Eylül 2016’da EOS-M5 çıktı ve Canon burada “artık ben ciddiyim” dedi. Gerçekten de M5 ufak bir DSLR gibi kontrol ediliyor, elektronik bakacı var, DualPixel otomatik odaklama var, hareketli dokunmatik ekran var, ve 80D’deki başarılı 24MP APS-C algılayıcı var (M3’tekinden daha iyi). Hemen sonra da M5’in elektronik bakaçsız hali olan M6 ve 2017 ortalarında da alt seviye M100 geldi.

EOS M5 NEDİR NE DEĞİLDİR

Canon şu işi iyi yapıyor: DSLR sistemiyle ileri seviye kompakt ve aynasız sistemlerini birbirine çok yakın tasarlıyor. Menüler benzer, düğmeler ve kontrol tarzı benzer, renkler benzer, flaş sistemi bu üçlü arasında ortak kullanılabiliyor. Bu büyük avantaj. Nikon 1 sistemiyse bunun tam tersi: Menüler DSLRlardan alakasız, flaşlar uyumlu değil, kontrol mekaniği bambaşka. Büyük hata.

Canon 430EX II ile…

Bu yüzden, Canon DSLR kullanıcı için EOS M5’i kullanmak çocuk oyuncağı. Hele ikinci makine olarak kullanacaksanız büyük kolaylık.

Canon bir XXXD DSLR’ı almış, aynayı kaldırmış ve gövdeyi ufaltmış, ortaya EOS M5 çıkmış… Ele oturuşu, elektronik bakacın ortada oluşu (Sony AXXXX serisinden farklı), iki tekerleğe (hatta 3) sahip oluşu elinizde ufak bir DSLR tutuyormuşsunuz hissi veriyor. Yalnız ek olarak pozlama telafisi tekerleği var ki bu da Canon’un G serisi kompakt makinelerinden geliyor.

Gövde tamamen metal değil, hatta ilk EOS M’in tamamen metal gövdesi biraz daha sağlam duruyordu sanki elimde. Gene de kötü değil malzeme kalitesi. Bazı siteler “plastik lan bu” demişler ama siz bakmayın onlara. Canon’un XXXD serisinin dış yapısı yıllardır polimer ama sırf bu yüzden bozulan kırılan gövde sayısı ne kadar? Ayrıca Gövdenin ele gelen kısımları yumuşak deri gibi bir malzemeyle kaplı, böylece makine ele çok iyi oturuyor ve hiç kaymıyor. Belki toz-nem geçirmez gövde olsaydı… Tahminen Canon bu sene (2018) üst seviye bir aynasız gövdeyle gelecek ve onda toz-nem geçirmezlik olacak (4K video bile olacak 🙂 ).

Gövde “Meyd in Capan” (Japonya’da üretilmiş). 427 gram.

Gövdenin sol tarafında USB (ve kumanda) ve mikrofon girişleri, sağ tarafındaysa HDMI yuvası var. Sanıyorum ki Canon mühendisleri “HDMI kullanırken makine zaten üçayakta olur” diye düşündüler.

Tutuş ergonomisi çooook iyi. Ele oturan kısım A6500’den birkaç mm daha yüksek ve parmakların oturduğu kısım yeterince derin. Açıkçası A6300’le ufak lenslerle çok derdim yoktu ama biraz büyük lenslerle kullanmak dert, EOS M5 ele çok daha iyi oturuyor ve büyük lenslerle daha rahat tutuluyor.

Algılayıcı 80D’deki kullanılanın aynısı. Bu algılayıcı Sony’nin 24MP’lik APSC algılayıcısına yakın bir performans veriyor. Renk profilleri ve renk yorumu bildiğiniz Canon DSLRlar gibi. AA filtre var.

Elektronik bakaç 2.36 milyon noktalı ve 0.62x büyütmesi var (tam kare algılayıcıya göre). Bu oran giriş seviye aynasızlara benzer (Fujifilm XT10, Olympus EM-10 II vs..). Fujifilm XT1, Olympus EM1 II gibi aletlerde 0,7x’in üzerinde büyütmesi var (Lumix G9’de 0.83x) ama bunlar EOS-M5’ten daha pahalı aletler. Açıkçası EM1 II’nin bakacına bakana kadar çok şikayet etmemiştim çünkü EOS-M5’teki bakaç saniyede 120 kare tazeleme hızına sahip ve 2.36milyon noktaya sahip. Yani bakaç bayağı keskin ve tazeleme hızı yüksek. Ayrıca hareli görüntü (moire) veya “aliasing” denen dert sıfır. Sony A6300/6500’ün bakacında bu derdi görüyorum mesela. Tabi insan EM1 II’ninkine bakınca… Neyse, fiyatına göre büyütme oranı normal görünüyor (aklıma gelmeyen başka alet varsa yorumlarda düzeltin lütfen). Bakaçta başka bir durum var: Rengi fazla doygun. Arkadaki ekran daha doğru renkler gösteriyor, bakaca geçince renkler olduğundan daha doygun duruyor.

Arka ekran 3.2″ 1.6 milyon piksel dokunmatik. Yukarı ve aşağı dönüyor, alttan döndürürseniz ekran öne de bakabiliyor (özçekim için). Buradaki mesele şu: Üçayak kullanıyorsanız ekran o şekilde dönemiyor çünkü üçayağa takılıyor. Elinizde özçekim yapacaksanız da ekran fazla aşağıda olduğundan kadraj yapmak zor oluyor (ayrıca lens de ekranın önüne geçebilir). Üstten dönseymiş ya da yana tam açılsaymış, daha faydalı olurmuş.

Ekran birimi galiba 5D Mark IV’tekinin aynısı ki bu fiyat aralığında daha iyi ekran var mı bilmiyorum (galiba yok). Ayrıca ekranın oranı 3:2 olduğu için fotoğraf ekrana tam sığabiliyor. Sony’nin A6XXX serilerinde ekran 16:9 olduğu için fotoğraflar ekrana tam sığmıyor. Fark az belki ama EOS M5’te arka ekranda fotoğraf daha büyük duruyor.

Gövdenin üstünde mod tekeri ve onun etrafında açma-kapama anahtarı, pozlama tekeri (+3 -3 arası), deklanşör düğmesi ve onun etrafındaki ayar tekeri, flaşı açma düğmesi, bir özelleştirilebilir düğme (M-Fn) ve çok fonksiyonlu ayar tekeri var. Bu kısım Canon DSLRlar ve G serisi kompakt makinelerin birleşimi gibi olmuş. Mod tekerini döndürebilmek için ortadaki düğmeye basıyorsunuz. Bu yöntemden nefret ediyorum, bu “düğme” saçmalığından acilen vazgeçmek lazım. Buradaki tekerlekler metal.

Üst taraftaki çok fonksiyonlu ayar tekeri ilginç. Varsayılan olarak bu teker ISO’yu değiştiriyor ve ortadaki “Dial Func.” düğmesine basarsanız tekerlek beyaz ayarını değiştiriyor. Menüden bu düğmeye pozlama yöntemi, otomatik odaklama yöntemi ve motor modu (seri çekim hızı vs..) gibi ayarları da ekleyebiliyorsunuz (toplamda 5 ayara kadar). Bunu yaparsanız bu tek tekerlek Canon’un 5D Mark IV’ünün üst tarafındaki yanyana düğmelerle aynı işi yapıyor (AF, ISO, WB vs..). Pentax K1’in tepesindeki çoklu ayar tekerine benziyor biraz hatta. Faydalı birşey. Ve daha da güzeli, mesela beyaz ayarını değiştirdiniz: Tekerlek anında ISO ayarına dönüyor böylece ISO ayarı hep elinizin altında kalıyor. Birşey daha: Buradaki ayarları M, P-AV-Tv ve Video modları için ayrı ayrı atayabiliyorsunuz. Bu tuşun her Canon gövdesinde olması lazım bence (en azından 1300D, 760D, 200D gibi gövdelerde).

Bu kısımla ilgili tek derdim tekerleklerini biraz zor döndürülmesi. Özellikle yukarıda bahsettiğim çoklu ayar tekerleğini çevirmek olması gerekenden biraz daha zor.

Gövdenin arkası bilindik Canon. Pek diyecek birşey yok. Belki birşey: “MF” ayarı nihayet bir düğmeye atanmış! Yeni aynasızların çoğunda lenslerde “AF-M” anahtarı yok, böyle olunca lensi manuel odağa almak için ya bir menüye girmeniz gerekiyor ya da o ayarı bir düğmeye atayacaksınız. Canon bu ayarı bir düğmeye atamış, bence iyi de yapmış. İkinci şey, neden “ISO” düğmesi var orada? Zaten yukarıdaki teker ISO’yu değiştiriyor, ayrıca ekrandan da ISO değiştirilebiliyor. Neyse ki isterseniz bu düğmeleri özelleştirebiliyorsunuz, bunu da unutmayın.

Arkadaki teker neden var pek anlayamadım açıkçası. Daha doğrusu “baştan” anlayamadım. M5’te toplam 3 ayar tekeri var: Deklanşörün etrafında, çoklu fonksiyon tekeri ve bu arkadaki teker. Makinenin fabrika çıkış ayarlarında bu arkadaki teker diğer tekerlerden bağımsız birşey değiştiremiyor. Mesela Av modundasınız. Bu modda ön tekerlek diyaframı, çoklu fonksiyon tekerleği ISO’yu değiştiriyor. Arka tekerlek? Hiçbirşey. Evet, arka tekerlek birşey yapmıyor. Neden? Bilmiyorum. Mesela arka tekerleğe beyaz ayarı ya da ISO atanabiliyor olamaz mıydı? Manuel modda ise durum biraz farklı çünkü bu modda arka tekerlekle diyaframı değiştirebiliyorsunuz. Biraz karışık, Canon’dan beklenmeyecek kadar karışık yani…

Ama bunu ayarlayabilirseniz, M modunda elinizde 3 tekerlek oluyor ki Sony’nin NEX7’sindeki Tri-Nav gibi güzel birşey bu: ISO, diyafram ve perde hızları 3 tekerleğe bağlı. ISO’yu otomatiğe alırsanız da zaten elinizde pozlama telafisi tekeri var.

Gövdenin önü basit. Bir adet lens çıkarma, bir de özelleştirilebilir düğme var. Bu son düğmeye ulaşmak bayağı zor. Neden bu kadar içeri gömülü bir tuş koymuşlar anlayamadım açıkçası. Gene de ekstra bir tuş olması iyi birşey.

Perde sesi ne az ne çok. Ben biraz daha az isterdim, bir de ses olarak çekici değil (biraz metalik). Bu fiyat seviyesinde aynasızlar arasında gene de normal. Mesela A6XXX serisinin sesi bana daha itici geliyor. Bir de tam elektronik perde seçeneği yok ne yazık ki…

Maksimum perde hızı 1/4000 ve flaş senkronizasyon hızı 1/200. Gene bu fiyat aralığındaki aynasızlar arasında ortalama değerler. Elektronik perdesi olan aynasızlar daha yüksek perde hızlarına çıkabiliyorlar.

ISO aralığı 100-25600. Otomatik ISO seçeneği var ama M5 sadece maksimum ISO’yu seçmeye izin veriyor. Minimum perde hızı veya daha da iyisi “hızlı” veya “yavaş perde hızı ayarla” diyemiyorsun. Bu son dediğim şey artık hemen her üst seviye Canikon’da var (Pentax’ta da vardı galiba). Diğer yandan otomatik ISO manuel modda da var ve burada pozlama telafisine de izin veriyor (bazı markalar manuel modda otomatik ISO’ya izin vermiyor, veren bazıları da pozlama telafisine izin vermiyor). Otomatik ISO ayrıca videoda da kullanılabiliyor.

Seri çekim hızı otomatik odaklama ve pozlamayla saniyede 7, sabit odak ve pozlamayla saniyede 9 kare. Bu hızlarla yaklaşık 2-5 saniye çekim yapıyor (Sony 32GB SF-G SD kart ile ki galiba şu anda bundan daha hızlı kart yok). Uzun süre çekmek için makine içi düzeltmeleri ve yüksek ISO’daki gürültü azaltmayı kapatmanız lazım (her makinede olduğu gibi). Tampon bellek temizlenirken menülere girilemiyor ama çekime devam edebiliyorsunuz (bellek dolunca çekim hızı saniyede 4’e düşüyor). RAW-JPEG aynı anda çekerseniz tampon belleğin boşalması biraz daha uzun sürüyor. Bu performans ortalama bir DSLR performansı ve bu fiyat aralığında aynasızlar arasında normal görünüyor. Tam elektronik çekim olsaydı belki bu hızlar artardı.

Video özelliklerine gelirsek… Vidoe konusunda çok acaip bilgili olduğumu söyleyemem ama makine çıktısı videoların nasıl olduğu konusunda ufak tecrübelerim var. EOS M5’te saniyede 60 kare 1080p video çekimi var (35Mbps civarı), elektronik titreşim azaltma var, tam manuel çekim modu var (otomatik ISO seçeneği de var), mikrofon girişi var, HDMI çıkış var, DualPixel AF var, odak vurgulama (focus peaking) var. Ne yok? Hmmm… Aslında bayağı birşey eksik 🙂 Aslına bakarsanız Canon M5’e sadece “normal insanları idare etsin” şeklinde bir video kalitesi ve özelliği koymuş. Örneğin varsayılan ayarlarda 1080p video çok detaylı değil, diğer yandan keskinliği biraz arttırınca çok da kötü durmuyor. Ek olarak Canon’un makine çıktısı renkleri gerçekten çok iyi (sonradan çok renk düzeltme yapmanız gerekmiyor) ve dokunmatik ekran ve DualPixel AF denen canavar video sırasında cidden müthiş yardımcı.

4K video yok. Bu alet Kasım 2016’da çıktı ve bence bugün hala 4K video yaygın değil. Tahminen Canon bu sene 4K çeken bir APS-C aynasızla gelecek ama M5’te olmaması beni hiç rahatsız etmedi.

Ek olarak, eğer uyumlu bir lens kullanırsanız, elektronik titreşim azaltma çok başarılı. Bu özelliği 6D Mark II’de de beğenmiştim ama şimdi elimde hibrit titreşim azaltma uyumlu 18-150mm lens de var, ve bu lensle M5 titreşim azaltmada cidden çok başarılı. Video örneği çekmedim ama benzer bir örneği vereyim:

Pil ömrü ortalama bir aynasız kadar. Canon’a göre 295 kare çekebiliyorsunuz (CIPA standardı, yani %50 flaş vs… ile). Siz gene de ortalama 300 düşünün. Bu pil 1300D ve 750D’de de kullanılıyor.

Kablosuz bağlantı seçenekleri son derece gelişmiş. WiFi-NFC-Bluetooth var M5’te, ve özellikle Bluetooth çok iyi çalışıyor (Nikon şunu bir türlü kıvıramadı, D500’de bile kıvıramadı tam olarak). Bluetooth ile makineye bağlanmak çok kolay: Telefon/tabletinize Canon Camera Connect yazılımını kuruyorsunuz. Telefonda ve M5’te Bluetoth açıksa bu ikili birbirini görüyor ve hooop, M5’i telefondan yönetmeye başlıyorsunuz. Şifre girmek vs.. yok. Basit işlemler için (telefondan GPS datası okuma, canlı önizleme olmadan fotoğraf çekme) düşük güç kullanan BT-LE kullanılıyor, böylece pil ömrü de neredeyse hiç azalmıyor. Eğer canl önizlemeli fotoğraf çekip ayar değiştirmek isterseniz alet otomatik WiFi moduna geçiyor. Yalnız bu modda video çekimini göremedim. Sadece canlı önizlemeyi kapatınca video çekimi var. Özetle burada karşımızda Canon klasiği var: Anlaşılır, basit ama iyi çalışan bir sistem.

OTOMATİK ODAKLAMA

Bunun için ayrı başlık açasım geldi. Canon’un DualPixel AF özelliği EOS M5’e hayat vermiş (ama M5’i süper yıldız yapmaya yetmiyor).

  • Otomatik odaklama önceki nesillere göre deeeev bir ilerleme göstermiş. Işık iyiyse tekli odaklamada (en azından 18-150mm ile) inanılmaz hızlı. “İnanılmaz” lafını boşuna yazmadım çünkü M5 ve 18-150mm tekli odaklamada EM1 II ve 12-100mm f4 Pro’dan daha hızlı odaklıyor! Deklanşöre yarım bastığım anda odak bulunuyor. Cidden mükemmel performans.
  • Canon EF – EF-M adaptör ile Sigma 150-600mm Contemporary lensi denedim, tekli odaklama mükemmel çalıştı, sürekli odaklama Canon lensler kadar olmasa da beklediğimden çok daha iyiydi.
  • Sürekli odaklamada gene iyi ışıkta hiç de fena değil. Tahminen karşıdan gelen bisikletliyi saniyede 7 kareden 7sinde de odakta tutmayacak ama mesela evde kızımın yüzünü tanıdığı zaman bayağı sıkı takip ediyor. Dışarıda ışık iyiyken ortalama bir DSLR kadar performansı var diyeyim, yüz takip etmede ise modern giriş ve orta seviye DSLRlardan daha iyi. Ayrıca yüz takibi sırasında pozlamayı da yüze göre belirlediği için çocuğun suratı her durumda görülebiliyor.
  • Videoda da otomatik odaklama çok iyi. DualPixel AF’nin en büyük özelliği istenilen noktaya odaklarken tereddüt etmemesi ki videoda bu çok istenen birşey. Burada eksik olan şey 6D Mark II ve 5D Mark IV’te gördüğüm “odaklama hızı” ayarının olmaması. 6D Mark II’de odaklama hızını 10 kademede ayarlayabiliyorsunuz, böylece isterseniz odak noktası kağnı kadar yavaş ya da tavşan kadar hızlı değişebiliyor. EOS M5’te bu hız sabit (ne hızlı ne yavaş).
  • Ve en beğendiğim şeylerden biri: EOS-EF adaptörü ile tüm Canon lensler tam performanslarıyla çalışıyorlar! Bu ne demek? Örneğin 70-200mm f4 L IS lensi DualPixel ile kullanmak inanılmaz keyifli, veya 135mm f2.0 L, veya 85mm f1.2 L II, veya 40mm f2.8 STM. Hatta öyle ki, 85mm f1.2 L II gibi “yavaş” odaklayan bir lens bile EOS M5 üzerinde hızlandı. Ek olarak bu lens M5 üzerinde f1.2’de bile odak hatası yapmıyor. Çok beğendim. Tek sorun, yeğenimin fotoğraflarını çekerken kız kardeşim “aa sadece lensle fotoğraf çekilebiliyor mu?” diye sordu 🙂 85mm’nin arkasındaki M5’i görememiş 🙂
  • Gözünüz bakaçtayken odak noktasını değiştirmek mi istiyorsunuz? Önce Panasonic sonra Olympus’ta gördüğümüz “gözün bakaçtayken ekrana dokunarak odak noktasını değiştir” özelliği EOS M5’te de var ve bu özellik mükemmel çalışıyor. Aşağıdaki fotoğraflar size bu sistemin nasıl çalıştığını anlatacak:

Parmağınız hangi bölgede hareket edecek?

Bu sistem EM1 II’dekinden biraz daha iyi çalışıyor, onu da söylemem lazım. Ayrıca isterseniz bu özelliği bir tuşla kapatabiliyorsunuz. Şimdi bunu tüm Canon DSLRlara koymanın zamanı geldi, di mi Canon? Bence bu yöntem koldan (joystik) daha basit ve etkili.

  • Otomatik odak noktaları tüm çerçevenin yaklaşık 2/3’ünü kapsıyor (yatayda ve düşeyde %80). En en köşeyi odakladığımı zaten hatırlamıyorum, bu yüzden bu oran çok yeterli.
  • Buraya kadar herşey iyi güzel. Mesele algılayıcıya düşen ışık azalınca başlıyor. Akşam sokakta gezerken 18-150mm ile f6.3’te odaklama yapmak biraz dert oldu. Bazen odaklama oluyor, bazen alet odağı arıyor da arıyor. Lensi 18mm’ye indirince durum biraz düzeliyor (diyafram f3.5’a iniyor). Benzer sorunu 70-200mm f4 L IS’te de gördüm, ama 40mm f2.8 STM, 20mm f2.8 USM ve 85mm f1.2 L II’de dertler çok çok azdı. Sanıyorum ki algılayıcıya düşen ışık miktarı azalınca M5 kontrast bazlı odaklamaya dönüyor ve sorun bu yüzden çıkıyor. Aynı sorun A6300’de de vardı. Aynı koşullarda EM1 II ve 12-100mm f4 Pro da yavaş odaklıyor ama denediğim her sahnede Olympus odağı buldu. İleride piyasaya çıkacak (2018?) profesyonel bir aynasız için Canon’un bu sistemi geliştirmesi lazım.

FOTOĞRAF KALİTESİ

Tek kelimeyle: Harika. İki kelimeyle: Çok iyi. Üç kelimeyle: Gerçekten çok iyi. Dört kelimeyle: Beklediğimden çok daha iyi. Beş keli…

EOS M5 ile iyi fotoğraf çekemiyorsanız suç %98.5 sizdedir. Evet, EOS M5’teki algılayıcı bayağı iyi. Yüksek ISO olsun, renkler olsun, detaylar olsun, dinamik aralık olsun, bu algılayıcı bildiğimiz modern APS-C algılayıcı. Ben 760D’dekini bile beğenmiştim ama bu ondan bir nesil daha yeni.

ISO3200’e kadar detaylar yerli yerinde, ISO25600’de bile renkler doğru ki bu tam Canon karakteristiği. JPEG algoritması varsayılan ayarda gürültüyü biraz fazlaca yok ediyor, isterseniz makineden bunu değiştirmek mümkün. Keskinlik ayarları bayağı detaylı (USM Sharpening benzeri “Fineness-Threshold” seçenekleri var).

Yüksek ISO’da A6300 ve NEX7’nin yanına koyamadım ama bazılarının M5 hakkında dediği “Sonylerin 1 durak gerisinde abi” lafı külliyen yalan. Bu iki Sony ile de toplamda 1000lerce fotoğraf çektim (A6000’i de katarsak 10binleri bulur) ve çok eminim ki M5 ve bu Sonyler yüksek ISO’da birbirlerine çok yakınlar.

Gölgeleri Sony-Nikonlar kadar açamıyorsun belki ama 3-4 durak arası gölge açmak sanıyorum ki bu gezegendeki insanların %99.9’una yetecektir. Sahi bu “gölge açalım abiler” iddiası nereden geldiyse…

Ek: Sonraki sayfada EM1 II ile karşılaştırma ve biraz daha yorum var.

LENSLER (VE 18-150mm f3.5-6.3 IS STM)

Belki benden daha önce de duydunuz ama EOS M sistemindeki lensler aynasız sistemlerin “ufak, hafif ve kaliteli” sözünü en iyi tutan lensler (m43 ile beraber). Neden mi? Canon bu lensleri çok ufak ve hafif tasarladı, ve hepsi optik olarak çok üst düzeyde (15-45mm’yi dışarıda tutarsak).

  • EF-M 11-22mm f/4-5.6 IS STM
  • EF-M 15-45mm f/3.5-6.3 IS STM
  • EF-M 18-55mm f/3.5-5.6 IS STM
  • EF-M 18-150mm f/3.5-6.3 IS STM
  • EF-M 22mm f/2 STM
  • EF-M 28mm f/3.5 Macro IS STM
  • EF-M 55-200mm f/4.5-6.3 IS STM

Bunlardan 22mm f2.0’ı Zeiss 24mm f1.8 ile karşılaştırıp performansına çok şaşırmıştım çünkü gerçekten de bu ikisi birbirine çok yakınlar ve Canon lens ufacık ve Zeiss’e göre çok ucuz. 11-22mm keza öyle, 55-200mm de aynı şekilde. 18-55mm STM bile çok iyi (onu da Zeiss 16-70mm OSS ile burada karşılaştırdım).

APS-C algılayıcıya göre ufak ve hafif lensler ama dikkat ederseniz diyaframlar da çok geniş değil (22mm hariç). Bu diyaframları açtığınız anda lensler büyüyecek. Galiba Canon önce piyasada çok tutacak ve satacak lensleri piyasaya sürdü ve yeni ve iddialı gövdelerle büyük lensleri duyuracak.

18-150mm’ye gelirsek… Bu lens cidden ufak ve hafif bir lens. O kadar ince ki bir APS-C lens değil sanki m43 lens gibi duruyor. M5 ile otomatik odaklaması inanılmaz hızlı, hatta iyi ışıkta tekli odaklamada en hızlı sistemlerle yarışacak kadar hızlı (mesela 1DX II ve yeni 70-300mm USM II veya D5 ve 70-200mm f2.8 AF-P). Optik kalitesi bekleyeceğiniz gibi: Ne süper ne kötü. Hatta iyi bile sayılır. M5 ile beraber iyi bir gezi lensi olur. En büyük derdi f6.3 diyafram çünkü bu diyaframda düşük ışıkta otomatik odaklama biraz düzensizleşiyor.

UFAK SORUNLAR

En sona ufak, herkes için dert olmayacak 3-5 sorunu saklayayım dedim:

  • Kart dolduğunda Canon DSLRlar ekranda eşşek kadar “kart doldu kardeş” yazısı çıkarır. EOS M5’te böyle bir uyarı yok, sadece üstte “kalan çekim sayısı” kısmındaki yazı “0” oluyor ve rengi kırmızıya dönüyor ama bu yazı biraz ufak. Burada bir uyarı lazım.
  • Makinede kart yoksa M5 hala fotoğraf çekmeye devam ediyor, sadece ekranın üzerinde ufak bir “kart yok” uyarısı görüyorsunuz. Menüde “kart yoksa çekim yapma” seçeneğini görmedim.
  • 70-200mm f4 L IS’te IS devreye girince çekim yaptıktan sonra sürekli açık kalıyor. DSLRlarda IS 2-3 saniye sonra kapanır ama M5’te bu kapanmıyor. Ya makineyi ya da lensin üzerinde “IS” anahtarından IS’i kapatacaksınız. Tahminen bellenim ile düzeltilecek birşey.
  • Video çekerken bazı USM lenslerin odaklama sesleri videoyu bayağı etkiliyor. Tam sessiz video için ya harici mikrofon kullanın, ya Nano USM veya 18-150mm gibi tam sessiz odak motorlu lensleri kullanın, ya da ikisini birden yapın. Gerçi bu dert hemen her sistemde var ne yazık ki: Eski lenslerdeki odak motorları (USM/AF-S bile olsa) ufak sesler çıkarıyor.

SONUÇ

Fotoğraf karşılaştırmalarına sonraki sayfada bakacağız ama teknik ve ergonomik olarak EOS M5 10 üzerinden 8.5-9 arası bence. Burada referans olarak Oly EM1 II ve Pana GH5 9.5, A7R III 9, A7R II 8.5, A6300 8 olarak düşünün (10 üzerinden 10 yok).

Hızlı elektronik bakaç (saniyede 120 kare), dokunmatik hareketli ekran, DualPixel AF, saniyede 7 kare çekim hızı, 24MP çok iyi APS-C algılayıcı, çok iyi ergonomi ve tonla özelleştirme seçeneği, tonla kablosuz bağlantı seçeneği, basit ve kullanışlı menüler, Canon sistemiyle neredeyse 1-1 uyumlu (adaptörle kullanılan lensler bile tam performanslı çalışıyor), bilindik Canon renkleri…

Eksinlerine rağmen (4K video, 1080p’de videoda düşük veri, düşük ışıkta bazı DSLR ve aynasızlar kadar iyi odaklayamama), elektronik perde olmaması vs..) bence bu alet Canon’un aynasız piyasasındaki yerini çok sağlamlaştırdı. Zaten 2017 yılında Japonya’da (ki aynasız pazarının en çok olduğu ülke) Canon Sony’yi geçip Olympus’un arkasından ikinciliğe de oturdu.

Peki M5’in daha iyi olması için ben ne isterdim? Hadi 4K video gelsin (ki ben tahminen 2020lere kadar 4K video çekip paylaşmam), dahili mekanik titreşim azaltma gelsin, yüksek çözünürlüklü fotoğraf çekimi gelsin, tam elektronik perde geldin, ekran yana açılır olsun (6D Mark II’deki gibi), gövde toz-nem geçirmez olsun, otomatik ISO seçenekleri adam gibi olsun, DualPixel AF’ye hız kademeleri seçeneği gelsin (6D Mark II’deki gibi), perde sesi daha tok olsun (EM1 II’deki gibi olsa keşke), bakaç biraz daha büyük olsun.

Kalın saalıcakla…

Sonraki sayfa burada.

 

 

13 comments for “Canon EOS M5 ve EF-M 18-150mm f3.5-6.3 IS incelemesi, Sayfa 1

  1. TOLGA TAÇMAHAL
    2018-02-02 at 8:40 pm

    çok keyifle okudum elinize sağlık benimde gözlemlediğim kadarıyla güzel bir makine ,ancak ülkemizdeki fiyatı bana göre biraz fazla şöyle örnek verecek olursam Amerika ‘da şu an canon m5 15-45 kit lensi ile 1049 dolar bizim ülkemizdeki satış fiyatı 5200 tl .Bu makineye ne alternatif olur diye düşünüp araştırma yaptığımda fujifilm xt-20 ve yanında çok daha kaliteli kit lens 18-55 ile birlikte Amerika fiyatı 1200 dolar ülkemizdeki fiyatı ise 4550 tl .Ülkemizde canon bu makineyi daha fazla satmak istiyorsa fiyatında bir iyileştirme yapmalıdır diye düşünüyorum ,teşekkürler.

    • ErtOzt
      2018-02-03 at 7:38 am

      Türkçe dilbilgisine dikkat 🙂

      • TOLGA TAÇMAHAL
        2018-02-03 at 7:54 am

        Birçok yabancı inceleme sitesinde, incelenen ürünün fiyatı ile ilgilide görüşlerde yer alıyor sizin incelemenizde ne yazık ki bu konuya değinilmemiş ben sadece buna dikkat çekmek istedim selamlar

        • ErtOzt
          2018-02-03 at 8:03 am

          Evet çok yazık 🙂
          Fiyatla ilgili konuyu sonraki sayfada belirteceğim çünkü fiyat meselesi fotoğraf/videodan bağımsız tartışılamaz.
          2. sayfada inşallah maşallah.
          Bu arada Türkçe dilbilgisine dikkat.

          • TOLGA TAÇMAHAL
            2018-02-03 at 8:17 am

            Ben inceleme sona erdi diye düşündüm kusura bakmayın, dilbilgisi konusundaki hassasiyetinizi takdir ediyorum ancak telefondan hızlı hızlı yazınca gözden kaçabiliyor afedersiniz selamlar

          • ErtOzt
            2018-02-03 at 4:11 pm

            İnsanlık hali, normal tabi.

  2. Salih Aydın
    2018-02-02 at 11:07 pm

    Uykumun kaçtığı bu gece’de, çok güzel bir yazı oldu benim için ellerinize saglik.
    Ilk olarak bundan sonraki incelemeler 2’ye ayrılıp öyle mi yayımlayacaksınız ?
    6D MARK II’ de bu şekilde olduğu için merak ettim.
    İyi bir gövde olduğunu okumuştum, Dualpixel af sistemi 80D ve 6D MARK II’de tecrübe ettiğim için ne kadar başarılı olduğunu çok iyi biliyorum.
    Beni asıl şaşırtan yada beklemediğim şey sizden 8.5-9 puan alması, çünkü 9 ve üstü olarak A7RII-A7RIII-EM1 MARK II gibi çok üst düzey gövdelerin olduğu bir listeden bahsediyoruz.

    • ErtOzt
      2018-02-03 at 7:39 am

      Biraz mecburen iki sayfa yapıyorum çünkü diğer türlü inceleme tren gibi uzun oluyor.
      Ya da bazı diğer siteler gibi 5-6 kısa sayfaya yayacağım. Hangisi daha iyi bilmem.

  3. 2018-02-05 at 8:18 pm

    Aynasız sistemlerin en önemli kullanım alanı sokak fotoğrafçılığı. Bunun için de kaliteli, açık diyaframlı, hafif, ufak ve sabit odaklı objektiflere ihtiyaç var. Canon fotoğraf kalitesi konusunda yeterli olsa da henüz objektif konusunda çok gerilerde. Dolayısıyla da sistem olarak yetersiz. Panasonic ve Olympus m43 adı altında birleştiğinde Canon hep yukarıdan bakmıştı ve ciddiye almamıştı. O zamanki demeçleri hatırlıyorum… Şimdi de zaten markasının değerini kullanıyor, yoksa kimseye iyi bir ürün verdiği yok.

    • ErtOzt
      2018-02-05 at 9:29 pm

      Abi sokak sadece tek bir alan. Manzara var, mimari var, var da var. Aynasızlarla hemen herşey çekiliyor artık. 11-22mm var mesela, geniş açı ile DLSR’da ne çekiyorsan EOS M5’te de onu çekersin.
      Bir de sokak derken açı önemli. 22mm ve 28mm seçenekleri var, adaptörle her Canon lense erişim var.
      Piyasa liderleri genelde “izle ve gör” taktiği uygular. Araba sektöründe elektrikli araçlara geçişin yavaş olmasının sebeplerinden biri de bu: Piyasa liderleri piyasanın nereye gittiğini izledi, şimdi yavaştan piyasaya giriyorlar. Zaten lider oldukları benzinli araç satışını bir anda kesip herşeyi elektrikliye çevirmek olmaz.
      Hem Canon hem Nikon’un aynasız üretecek teknolojisi var. Bunlar piyasanın nereye gittiğini gördüler biraz. Ben senelerce sürekli “Canikon aynasız üretirse ortalık karışacak, aynasız firmalarının ayağını denk alması lazım” dedim. Canon şimdiden Japonya’da aynasız satışında Sony’nin üstünde 2. sıraya çıktı. Bu sene hem Nikon hem Canon yeni aynasız gövdeler duyuracaklar, o zaman piyasa ne olacak hep beraber göreceğiz.

  4. Salih Aydın
    2018-02-06 at 1:39 pm

    Canon yine birşeyler çıkartıyor piyasaya’da ya nikon’ a nedemeli ? Hic bir varligi yok gibi aynasiz segmentinde.
    Benim görüşüm yine canon yapacak yapacağını aynasiz olarak Tam karede sonyi geçicek birl alt segment APSC de olympus ve panasonic 2 lisini zorliyacak belikide geçicek.
    Nikon benim ilk fotoğraf makinem bu yüzden biraz nikon fanatigiyim açıkçası ve nikondan’da sağlam birşeyler bekliyorum.

    • ErtOzt
      2018-02-06 at 4:11 pm

      Nikon’un mühendisleri mükemmmel ama üst yönetim hikaye.

  5. Ustekinumab
    2018-02-06 at 6:38 pm

    Bende nikon un ciddi hafif prime lenslerle donatabilecegi ve govdeye image stabilization goruntu sabitleme (hem fotograf hem video icin) koyup olympus tarzinda bir set cikarmasini bekliyorum dogrusu. Nikon bu kadarini yapabilse sektorde 1 numara olur ama hala gidip kalitesini sorgulayacagimiz urunler ortaya cikarirsa malesef sektorde dev olma unvanini kaybedecektir. Telefoto konusunda sony a9’u cikararak bende nikon d5 ine rakibim telefoto lenslerimide ekliyorum dedi. Belki hala agir lensleri boyle sorunlar var ama insanlar hala neden nikon almaya devam edecek?
    Yabanci forumlarda okuduklarim full frame bir govde cikaracagi yonunde hatta 56 mm f1.2 24mm f1.8 35mm gibi prime lenslerde patenti oldugu hatta yeni bayonetin olculerini falan yazmislar. Canonun son makinelerdeki odaklama teknolojisine denk yeni bir teknoloji kullandigi yaziyor. Nikon artik piyasada hala varim demek istiyorsa sektor lideri olmak istiyorsa d500 d5 d850 ile bu isin olmayacagini anlamasi lazim. Bu 3 makine ozellikleriyle alanlarinin en iyisi olabilir ama cok hiza cok iso ya yada cok megapiksele degil yaninda makine tasiyabilmek isteyen kucuk hafif bir aynasiz sistem isteyenler var. Bir anda bu kadar lensten vazgecmekten korkan garip bir yonetim var bence nikonda. Bazen diyorum topla tasi taragi git japonyaya bu nikonun yonetim binasinin onune cadir kur.
    Eyluldeki photokinada sony a7 mark 3 cikacaktir eger nikon hala bir cacik yapmazsa sektordeki payi giderek kuculmeye devam edecek ki sony a7deki bir cok sacma hatasini buyuk olcude giderdi bence. Bu makineye bir rakip cikarmasi lazim nikonun artik. Canon m5e rakip cikarirsa sadece gunu kurtaracak ve sektorde giderek kuculecek ve sonynin musteri sayisini arttiracaktir.
    Bu yaziyi buraya kadar okuyupta nikon ama d850 satislariyla bir numarada firma deli gibi kar ediyor diyebilir. Ama 2020 de aynasiz ve dslr satislarinin esitlenecegi hesap ediliyor sektor zaten kuresel ekonomik krizle daraliyor siz 14 milyon makine satisinin yarisi aynasiz makine olacak ve bu sektorde yer almayacaksiniz. Adama gulerler. Ataturk nikonun basinda olsaydi sanirim muhendisler ilk hedefiniz aynasiz makine ileri derdi.
    Eyyyy nikon sabrimizi sinama sakin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.