Canon 6D Mark II incelemesi – Sayfa 2

GİRİŞ

Önceki sayfadan devam…

6D Mark II’nin dinamik aralığı berbat. Git Canon G7X Mark II al daha iyi!

Ehi ehi 🙂 Kolaya kaçayım dedim. Halbuki olay bu kadar basit değil.

Karşılaştırmalara girmeden önce önemli bir konuyu anlatmam lazım. Bazı siteler “karşılaştırma” sahneleri sunuyor ve her makineyi aynı sahnede “aynı” koşullarda çektiklerini söylüyorlar (aslında metodolojilerin okursanız bazen bu “aynı” koşullar değişiyor). Bu aslında iyi birşey çünkü benzer koşullarda algılayıcı performanslarını karşılaştırma şansınız oluyor. Aynı zamanda bu kötü birşey çünkü genel olarak test sahneleri “işlenmemiş” fotoğrafları gösterir ve aslında her makinenin fotoğraf kalitesi ufak bir işlemeyle daha iyi olabilir. Daha da kötüsü, her yazılımın “işleme” mantığı ve yöntemi farklı olduğundan aslında belki de elinizdeki aletin gerçek performansını bu karşılaştırmalarda göremiyorsunuz. Adobe Camera RAW’da “İşlenmemiş” dediğimiz RAWlar bile aslında Adobe’nin mantığına göre işleniyor.

Aşağıda iki farklı yazılımdan örnek vereceğim:

Sağdaki DPReview, soldaki aynı dosyanın DPP’de açılmış hali.

Ne yaptım biliyor musunuz? DPReview’ın paylaştığı RAW dosyasını Canon DPP’de açtım ve “Canon Standard” profilini seçtim. Tüm gürültü azaltmaları 0’a indirdim. Aradaki farkı gördünüz mü? Sağdaki Adobe’nin Canon 6D Mark II için “varsayılan” profili, soldaki Canon’un kendi renk profili.

Şimdi aynı dosyayı Adobe Camera RAW’da açıp “Camera Calibration” sekmesinden “Canon Standard” profilini seçelim:

Bakın yukarıdakiler aynı yazılımdan, tek fark “fotoğraf profili” sağdakinde Adobe Standard soldakinde Canon Standard. Bence soldaki çok daha iyi.

Ve çok vurucu bir örnek… ISO102400… Soldaki Canon DPP’den TIFF (Canon Standard profili), sağdaki Adobe Standard profili:

Camera RAW detayları biraz daha iyi verse de soldaki renklerin doğruluğunu asla yakalayamadım (ACR’de gürültü azaltma sekmesindeki renk ayarıyla oynadım ve sonuç hüsran oldu). Adobe iyi hoş ama, böyle eksikleri var işte.

Adobe’nin profilleri her marka ve modele özel olduğu için DPReview’daki fotoğraf karşılaştırma sayfası aslında size bir fikir verse de elinizdeki ya da düşündüğünüz makinenin gerçek performansını göstermiyor. 6D Mark II de bu “kurban”lardan biri. Tabi burada değişkenler çok olduğu için (belki de “Portrait” profili daha iyi sonuç verecek?) her makineyi aynı şartlarda karşılaştırmak çok çok zor. Belki de yapılması gereken şey her makinenin RAW dosyalarını kendi programında “Standart” profilde JPEG olarak kaydetmek. Bu bayağı zahmetli bir iş çünkü her markanın yazılımları farklı ve bunların bazıları kağnı gibi yavaş (eyyyyy Sigma!). Tüm karşılaştırmalarda Adobe Camera RAW kullanmak işi akışını çok hızlandırıyor.

Tüm bu sebeplerden dolayı, ne yazık ki ben de karşılaştırmalarımda genel olarak Adobe yazılımları kullanıyorum (çok farklı firmaların ürünlerini karşılaştırdığım için) ve olabildiğinde “Adobe Standard” profilini kullanıyorum. Bu yüzden şunu unutmayın: 6D Mark II’den alacağınız sonuç aslında aşağıdakilerden daha iyi olacak.

Ayrıca aşağıda bazen makine çıktısı JPEG fotoğrafları da karşılaştırdım.

YENİ 26MP ALGILAYICI NASIL

Canon 6D Mark II’de yeni bir 26MP tam kare algılayıcı kullandı. Bunda AA filtre var (rakiplerinin hepsinde AA filtre var – A7II, D750 vs..). Bu AA katmanı istenmeyen “moire” derdini ortadan kaldırıyor (ya da azaltıyor diyelim) ama biraz da çözünürlüğü azaltıyor. Denilene göre bu filtreyi kaldırmak %10-15 arası fazla çözünürlük sağlıyor.

6D Mark II’deki AA filtre çok güçlü değil sanıyorum çünkü bazen ufak detaylarda “moire” sorununu görüyorum (örneğin çok uzaktaki balkon demirlerinde veya çatılarda). Diğer yandan aletin RAW dosyalarının keskinliği biraz az. Yalnız bu algılayıcının dandikliğinden değil çünkü Adobe Camera RAW’da (ACR) dosyalardaki detayları ciddi arttırabiliyoruz:

En soldaki RAW’un ilk hali, ortadaki biraz Unsharp Masking uygulanmış hali. En sağdaki EM1 II (ona da biraz dokundum).

%200 bakarsak:

6D Mark II’nin fotoğraflarına %100 bakmak demek, 240 DPI’da (ki bayağı iyi kalite) 66x44cm basabilmek demek, ya da 300 DPI’da 50x35cm baskı. Bir A3 kağıt 30x42cm.

Not: Yukarıda 6D Mark II dosyalarında ACR’deki “Canon Standart” profili var. Bu profilde kontrast biraz yüksek. Normalde Canon’un kendi “Standart” profili daha az kontrastlı ve doygunluğu daha az:

En sağdaki Canon DPP’de işlenmiş RAW (Standart profil ile)

Bu arada bir ek: Yeni Digital Photo Professional 4 eskisine göre bayağı gelişmiş. Bir süredir DPP kullanmamıştım. Bu 4 versiyonu artık daha becerikli, biraz daha hızlı gibi, ve en güzeli de keskinleştirme adam gibi çalışıyor (eskisindekini hiç beğenmiyordum). Ek: DPP’deki keskinleştirme hala Adobe’nin veya Luminar’ın çok gerisinde.

Özetle, detay açısından bu yeni algılayıcı bildiğin modern tam kare algılayıcılar kadar iyi. JPEG çekiyorsanız da fotoğraf profillerinde keskinleştirmeyi arttırmanız mümkün. Canon’un keskinlik seçenekleri Unsharp Mask gibi detaylı, yani istediğiniz kadar çok ya da az, istediğiniz kadar ufak ya da büyük detaylı ayar yapabiliyorsunuz. Bunu bayağı beğendim.

Yüksek ISO’ya gelirsek… ISO12800’de bile ben kullanırdım ama eğer büyük basacaksanız ve kalite derdiniz varsa ISO6400 maksimum. Aynı kıstaslarla düşünürsek NEX7, K5 II gibi bir önceki nesil APSC algılayıcılara ISO1600-ISO2000 limiti koyardım. A6300, A6000, 7D Mark II, D7100 gibi aletlerde belki ISO2500-3200 (pozlamaya dikkat ederek). Kendi zevkime göre bu aletleri de ISO6400’de kullandım ama APSC algılayıcıların da nefesi bir yere kadar oluyor. Yani gördüğüm kadarıyla 6D Mark II APSC algılayıcılara göre yüksek ISO değerlerinde 1-2 durak arası avantajlı. Hatta şu kadarını söyleyeyim: 6D Mark II’nin ISO32000’i 7D Mark II’nin ISO12800’ü gibi duruyor, evet fark bu kadar var.

5Ds’le karşılaştırırsak, 6D Mark II ISO1600’ün üzerinde yaklaşık yarım durak daha iyi. 5Ds’in RAWlarını 26MP’ye indirsek de durum böyle. Farkettiğim diğer bir farksa 6D Mark II’nin 5Ds’e göre yaklaşık 1/3-1/2 durak kadar daha parlak (daha fazla pozlanmış) fotoğraf vermesi. Acaba bu yeni algılayıcı ışığa daha mı duyarlı? Emin değilim:

Soldaki 5Ds. Pozlama değerleri aynı ama 6D II daha fazla ışık almış gibi. Lens aynı. RAWlarda da aynı şey var.

Zaten Mert Gündoğdu da 6D Mark II’nin yüksek ISO performansının 5D Mark IV kadar iyi olduğunu göstermişti.

Dinamik aralığa gelirsek…

Ona gelmeden önce birşey göstereyim:

En sağdaki 1Ds Mark III uzun yıllar profesyonellerin favorilerindendi. Belki milyonlarca fotoğraf çekildi o aletle. DxO’ya göre 12EV’lik dinamik aralık “olağanüstü, fevkalade” (excellent) demek ve 0.5 EV’lik farklar gözle farkedilmeyecek kadar küçük. Yani 6D Mark II’nin 12EV’lik dinamik aralığı “olağanüstü” sınırında. Tabi DxO Mark’ın “olağanüstü” demesiyle işler süper olmuyor çünkü pratikte başka etkenler de işin içine giriyor. Örneğin EM1 II’nin dinamik aralığı tekli çekimde ortalama bir APSC algılayıcı kadar ama yüksek çözünürlüklü çekimde (High-Res Shot) tam karelere yakın. Diğer yandan RAW dosyasının algoritması ve sıkıştırması, bit sayısı, kullanılan yazılım da sonuç üzerinde etkili.

Dar dinamik aralık neye sebep olur? Eğer fotoğraflarınızı çok işlemiyorsanız %99 dar-geniş ayrımı pek göremeyeceksiniz. Diğer yandan sürekli RAW işleyip gölgelere veya parlak alanlara dokunuyorsanız bu meret yüzünü orada gösteriyor.

KARŞILAŞTIRMALARDA NEDEN GENEL OLARAK EM1 II KULLANDIN?

EM1 II’nin algılayıcısı m4/3, yani 6D Mark II’dekinin 4’te biri kadar. Neden inatla ve ısrarla 6D Mark II’nin karşısına sürekli bu aleti koydum? Sebepler şöyle:

  • EM1 II’yi iyi tanıyorum ve ne yapabileceğini iyi biliyorum. Birçok APSC algılayıcıya çok yakın bir performansı var (bu sitedeki incelemelere bakabilirsiniz).
  • EM1 II’ye adam gibi bir lens takabiliyorum, şu anda yanımda olan NEX7’de sadece 16-50mm kit lens var. Bu lens f8’de bile Canon 24-70mm f2.8 L II USM’nin çok gerisinde.
  • DxO Mark abimize kulak verirsek:

Gördüğünüz gibi EM1 II’nin dinamik aralığı 6D Mark II’den yaklaşık 1 durak fazla, NEX7’ninkindense yaklaşık 1/2 durak az. Bu durumda EM1 II’nin 6D Mark II ile en azından düşük ISO değerlerinde benzer ya da ondan daha iyi fotoğraf vermesi beklenir (DxO Mark’a güvenirseniz tabi).

  • 6D Mark II elimdeyken uzuun bir süre başka tam kare makine olmadı. Bir süre 5Ds geçti elime (aşağıda örnekler de var), belki ödünç D750 bulacağım (ek: bu sitenin takipçilerinden Tevfik Bey D750 ödünç vermeyi önerdi ama özel işlerimden dolayı bir türlü makineyi almaya gidemedim)..

NOT: NET ALAN DERİNLİĞİ (2018 olmuş, hala hiperfokal mesafe kullanan kaldı mı?)

Tam kare algılayıcılarda net alan derinliği kontrolü daha iyi, diğer yandan bu durum bazen sıkıntı da olabiliyor. Örneğin:

Fotoğrafın tümü bu

Aşağıda 6D Mark II ve 24-70mm f2.8 L II USM ile 24mm’de çekilmiş fotoğraflara bakın:

Odakladığım mesafe yaklaşık 15 metreydi, yani uzaktaki eve odaklamadım. Dikkat ederseniz ev anca f8’de net oluyor, diğer tüm diyaframlarda ev bulanık. Halbuki herhangi bir net alan derinliği hesap makinesi kullanırsanız 24mm’de f4’te 5-6 metreye odaklansa bile sonsuz odakta gösterir. Mesela 2 örnek:

f4’te 5 metreye odaklasan bile “sonsuz odak içinde” diyor

f2.8’te 10 metreye odaklasan bile “sonsuz odak içinde” diyor

Bu hesaplar belli varsayımları içerdiği için, yukarıda örneğini verdiğim fotoğraflarla hesaplanan sonuçlar birbirini tutmuyor. Sadece hesaplara baksanız, 24mm’de f4’te 15 metreye (benim yaptığım giib) odakladığınızda uzaktaki evi de net görmeniz gerekirdi.

Demek istediğim şu: Tam kare makineniz varsa ve her fotoğrafa %100 bakmayı seviyorsanız bu hesaplardan uzak durun, ya da size biraz daha fazla ayar olanağı sunan programları kullanın (mesela Cambridge in Colour).

Diğer yandan, Olympus EM1 II ve 12-100mm f4 Pro ile 12mm, f4’te:

Sağdaki Olympus (ikisi de JPEG). Buradaki fark algılayıcı boyutundan ziyade lens açısı farkı: Biri 24mm f4, diğeri 12mm f4.

Yani, yani, yani, eğer tam kare gövdede net alan derinliğini arttırmak istiyorsanız neredeyse diyaframı arttırmaya mecbursunuz. Yukarıdaki durumda ışık biraz daha az olsa 6D Mark II’yi üçayağa koymam gerekecekti (elimdeki lenste IS olmadığı için), EM1 II’yi f4’te tutabildiğim için (12-40mm f2.8 olsa f2.8’de bile tutabilirdim) elde çekim imkanı devam edecekti.

Başka bir örnek:

Fotoğrafın tamamı

Dikkat ederseniz Canon’da 24mm’de f5.6’da caminin minaresinin tamamı net odak aralığında değil, halbuki bu ayarlarda hiperfokal mesafe 3-4 metre arası çıkıyor. Olympus’ta f4’te bile caminin tamamı net. Algılayıcı böyutu büyüdükçe tamamı net foroğraflar için diyaframı kısmayı göze alacaksınız. Bir de orta format kullandığınızı düşünün…

KARŞILAŞTIRMALAR

TARLA

Yukarıda örnek olarak kullandığım tarladan devam edelim. 70mm eşlenikte:

Detaylar çok benzer sanki.

24mm eşlenikte bir şey dikkatimi çekti:

Soldaki Canon’da biraz daha 3 boyut havası mı var ne? Kontrasttan mı, fotoğraf profillerinin farkından mı, lens açısı farkında mı bilemedim.

SU DEĞİRMENİ

Sakarya Kent Park’taki su değirmeni. Bu parka ilk defa gittim. Kız İmam Hatip okulunun yanından parka girdim, değirmenleri göremeyince yerlerini öğrenmek için iki kişiye sordum. İkisi de yabancı çıktı 🙂 Tahminen Suriyeliler.

Bu arada Kent Park’ta fotoğrafları çekerken sürekli yağmur yağıyordu (az ama sürekli).

Hepsi standart profilde JPEGler, 24mm eşlenik. Fotoğraf bu:

Detay olarak aşırı fark yok. Dikkatimi çeken şey, 24mm’de f2.8’de Canon lensin orta bölgede çok iyi olması, hatta Olympus kadar iyi ki Olympus zaten her diyaframda çok keskin bir lens.

RÜZGAR DEĞİRMENİ

Gene Sakarya Kent Park. 24mm eşlenik, Canon f5.6 Olympus f4, ACR’de fotoğrafları hafifçe işledim. Fotoğrafın tamamı:

Odak noktası değirmenin kanatlarının birleştiği beyaz noktada

Burada gölge kısımda iki makine de zorlanıyor. Tahminen D810, D750, A7RII gibi birşey olsa yürüme yolunun alt kısmındaki gölge kısımda daha fazla detay görecektik.

Bu fotoğraf aslında bayağı zorlayıcı. Gökyüzü neredeyse bembeyaz ama hava kapalı olduğundan yere vuran ışık az. Böyle olunca kontrast (ya da sahnenin dinamik aralığı diyeyim) çok yüksek. Genel olarak piksel boyutuna inerseniz tam kare algılayıcının avantajını görüyorsunuz. EM1 II’de %100 boyutta biraz gürültü varken 6D Mark II’de çok karanlık bölgeler haricinde pikseller çok temiz. DxO Mark’a göre aslında bunun tam tersi olması gerekiyor çünkü DxO Mark puanlarında EM1 II tam bir durak daha iyi.

Şimdi aynı değirmene biraz daha yaklaşalım. 70mm’de:

Fotoğrafın bütünü:

Bu da %100:

EM1 II yaklaşık 2/3 durak az pozladığı için ACR’de +0,65EV pozlama telafisi verdim. Zaten genel olarak Canon biraz daha fazla pozluyor. Piksel seviyesinde 6D Mark II biraz daha temiz. +0,65EV’den de kaynaklanabilir ama DxO Mark’a bakarsan bir sıkıntı olmamalı.

Aşağıdaki poz da hoşuma gitti, arada paylaşayım dedim. 6D Mark II değil EM1 II ile, çünkü 6D II’yi çantadan çıkarana kadar kuş uçtu:

CAMİ

Canon 20mm f2.8 USM’i Canon 5Ds ve 6D Mark II’ye taktım. Aşağıdaki f8, ISO100:

Tam hali

6D Mark II sağda:

Bunlar JPEGler. İki makinede de Standart JPEG profili seçili ama köşe kararması, CA azaltma gibi düzeltmeler 5Ds’te kapalı.

Aynı fotoğrafların RAWlarını ACR’de işleyince.

Ne yazık ki iki çekim arasında camiye güneş vurmuş! Bu yüzden 6D Mark II’ninki daha parlak ve kontrastlı. Detay olarak tabii ki 5Ds daha iyi (50-26MP farkı belirgin), diğer yandan 26MP de ciddi büyük baskı verebilen bir büyüklük.

Sanki 6D Mark II’nin JPEG algoritması biraz daha iyi gibime geldi. Yanyana birçok fotoğraf çektim, hemen hepsinde 6D Mark II’nin “Standart” profili 5Ds’tekinden daha çekici duruyor. Unutmayın, 5Ds tam profesyonel bir gövde, bu yüzden varsayılan kontrast, renk ve keskinlik özellikle düşük tutulmuş olabilir.

BİR MANZARA

Aşağıdakiler JPEG. Hepsi f5.6, Canonlar ISO100, Olympus ISO64. Gene hepsi Av modunda, makineler pozlamaları kendileri yaptı (yukarıdakiler gibi). Bu sefer 5Ds ile çekerken güneş bulutların arasından sıyrılmış!

Tamamı

Soldan sağa: 5Ds, 6D Mark II, EM1 II

Hepsi “Standart” JPEG profilinde.

Aynı manzarada lensleri 70mm eşleniğe aldım. Aşağıdakiler JPEG, f5.6, Canonlar ISO100 Olympus ISO64:

Sol üstteki 6D Mark II. Sağ üst 5Ds 50MP, sağ alt 5Ds 26MP. Sol alt EM1 II.

5Ds’te 50MP’de detay daha fazla ama binanın duvarı biraz gürültülü. 26MP’ye indirince gürültü gidiyor (sağ-alt) ama dikkat ederseniz 6D Mark II’nin fotoğrafı (sol-üst) çok daha temiz ve detaylı. Bu bana 6D Mark II’nin algılayıcısının 5Ds’e göre biraz daha iyileştirildiğini söylüyor (en azından şimdiye kadarki örneklerde öyle gördük, aşağıdaki örnekler farklı şeyler söyler mi ki?).

KEDİ-KÖPEK-ZEISS-İNALCIK

Halil İnalcık’ın herhangi bir kitabını okudunuz mu? Okumadıysanız çok şey kaçırdınız demektir. Osmanlı tarihi alanında dünyanın en büyük 1-2 uzmanından biriydi rahmetli. Şaka değil, gerçek bu. Herhangi bir kitapçıya gidin, kitaplarına bakın. Herhangi bir kitap önermeyeyim, bence elinize yakışan ve kapağını beğendiğiniz bir kitabını alın ve okuyun derim (çünkü herbiri birbirinden değerli).

Tüm sahne bu:

Canonlarda Zeiss lensin ön tarafı biraz bulanık çünkü o kısım net alan derinliği dışında kalmış.

Hepsinden önce, ISO6400’de 5Ds ve 6D Mark II karşılaştırması:

Yukarıdakiler JPEG. Herşeyden önce, aynı pozlama değerlerinde bile (1/25, f8, ISO6400) 6D Mark II’nin JPEGleri daha “parlak”. RAWlarda da benzer bir eğilim gördüm ama fark daha az (JPEG’e göre). Sanıyorum ki 6D Mark II’nin algılayıcısı 5Ds’tekine göre biraz daha hassas. Buna ek olarak 6D Mark II pozlamayı da 1/3 durak kadar daha fazla yapıyor sanki (yukarıdaki M modunda olduğundan fark yok). Yani, yani, yani, 6D Mark II ile çekeceğiniz fotoğraflar biraz daha aydınlık çıkacak. Bu eğilim EM1 II, NEX7 ve A6300’le karşılaştırınca da aynı: 6D Mark II bunlardan biraz daha parlak pozlama yapıyor. Bu pozlama felsefesi benim hoşuma gidiyor. Örneğin NEX7 de bunun tam tersi, neredeyse 1 durak düşük pozluyor.

Neyse, pozlamayı geçersek, 6D Mark II yüksek ISO’da 5Ds’ten yaklaşık 1-1/2 durak daha iyi. 50MP’yi 26MP’ye indirince de durum pek değişmiyor. Dikkat ederseniz kenar pikselleri 6D Mark II’de çok daha belirgin ve bu 50MP’yi 26’ya indirince düzelmiyor. Renk doygunluğu ve doğruluğu de 6D Mark II’de daha iyi.

Şimdi EM1 II ile farklı ISO değerlerinde bakalım:

Sağ alttaki morluk Adobe Camera RAW’un dandikliği. Adobe yüksek ISO’daki bu “mor” hastalığını bir türlü düzeltemedi. 6D Mark II’nin RAWlarını Canon DPP’de TIFF olarak kaydettim de oradaki sorunu çözdüm.

Pozlama değerleri arasında biraz fark var (EM1 II’de 1/200 olmasını beklerdim ama 1/160’ta çekmiş). Renk doğruluğu, kontrast, detay gibi kıstasları göz önüne alarak bu örneklerden 6D Mark II’nin yüksek ISO’da EM1 II’nin yaklaşık 2 durak önünde olduğunu görüyorum ki bu da beklenen bir durum. Benzer dönemlerde üretilen m43, APS-C ve tam kare algılayıcılar arasında 1’er duraklık performans farkı olması normal.

Şimdi soldaki EM1 II, ortadaki 6D II, sağdaki 5Ds, ISO6400:

Esasında ISO6400’de her 3 makine de benim için yeterli olsa da 6D Mark II daha iyi. 5Ds’i 26MP’ye indirince:

Soldaki 6D Mark II

Fark az ama 6D Mark II biraz daha iyi gibi. Bu arada 5Ds ISO6400’e kadar bayağı kullanılabilir bir alet.

ŞEKERLEME-KÖPEK-LENSLER

Şeker, zamanımızın zehiri. Çocuklarınıza ve kendinize şekeri olabildiğince kısıtlayın. Şekerin kanser hücrelerini beslediği artık bilinen birşey.

 

Fotoğraf bu. Bu arada FD 55mm f1.2 SSC lensi de satıyorum, haberiniz olsun 🙂

Soldan sağa: 6D Mark II ISO25600, NEX7 ISO6400, EM1 II ISO6400

6D Mark II yüksek ISO’da NEX7’den yaklaşık 1.5-2 durak önde ki NEX7’nin jenerasyonu 6D II’den eski olduğu için bu normal. EM1 II de NEX7 ayarında gibi (hatta EM1 II’nin ISO6400 ve üzerindeki dosyaları NEX7’den daha iyi bence). A6300’ü satmamış olsaydım ve onu da buraya koysaydım durum biraz değişirdi tahminen ama 6D Mark II’nin 1 durak avantajı olacağını öngörmek de zor değil.

ISO1600’e de bakalım ve şekerlemeleri bitirelim:

Tepedeki Sony NEX7, sol alt Canon 6D Mark II, sağ alt Olympus EM1 II

ISO1600’de 6D Mark II çok daha temiz, sonra EM1 II ve en son NEX7 geliyor.

GÖLGELER NASIL KARDEŞ?

İnternette bir “gölgeleri açalım, bakalım nasıl duracak” furyası var ya, ben de biraz yapayım dedim. Yukarıdaki kedi-köpek sahnesini -3 EV pozlamayla çekip ACR’de +3EV pozlama verdim. Yalnız bundan önce size birşey göstereyim:

Bu grafik http://www.photonstophotos.net/ sitesinden, EM1 II’nin “high-res”, yani yüksek çözünürlük modundaki dinamik aralık değerleri grafiği. ISO64’e denk gelen rakam = 11.68. Peki aynı sitede Nikon D850’nin baz ISO’daki dinamik aralığı kaç? 11.7. Yani? Yani EM1 II’yi yüksek çözünürlük modunda kullanarak Nikon D850’nin dinamik aralığını yakalamak mümkün.

Aşağıdaki karşılaştırmaları buna göre değerlendirin, çünkü burada EM1 II’yi yüksek çözünürlük modunda kullandım. Sırasıyla 5Ds, 6D Mark II ve EM1 II:

Eveeeet… EM1 II’de neredeyse gürültü yok (unutmayın, bu modda D850’nin dinamik aralığına denk). 5Ds sanki onun ardında, 6D Mark II de 5Ds’in biraz gerisinde.

Not: EM1 II biraz titremiş gibi ama bu sonucu değiştirmez. Not içinde not: Bu titreme zaten EM1 II’nin bu modundaki en büyük tehlikelerden biri.

Gerçek hayatta 3 durak gölge kurtarmak çok görülen birşey değil. Şimdiye kadar genelde RAW dosyalarında 1-2 durak arası değişiklik yaptım, 3 veya daha üzeri pozlama verdiğim dosya sayısı cidden azdı. Belki keyfe de bağlı birşey çünkü fotoğrafta çok fazla açık gölge sevmiyorum, o zaman kontrast biraz düşük oluyor.

2 durak az pozlanmış fotoğrafa bakarsak:

Soldaki ACR’den, sağdaki Canon DPP’den. Canon DPP kesinlikle daha iyi iş yapmış, ACR’de açılmış gölgeler pek iyi durmuyor. Şimdi TIFF dosyasını biraz işleyelim:

Soldaki Adobe Camera RAW ile açılıp kaydedilmiş, sağdaki Canon DPP ile açılmış ve biraz gürültü azaltma yapılmış versiyon.

Galiba 6D Mark II’de gölgelere 2 durak dokunmak çok sıkıntı yaratmıyor.

ISO 50?

Canon tam kare gövdelerde ISO50 seçeneği de var ve bu ISO değerinde gölgeler 1 durak daha temiz çıkıyor:

+2EV pozlama telafisi uygulandı. ACR’ye rağmen bayağı temiz gölgeler.

Gene ISO50, bu sefer -3EV ile çekildi, ACR’de +3EV verildi:

ISO50’de çekilmiş fotoğraf +3EV telafiye daha iyi tepki veriyor. EM1 II kadar olmasa da (D850’yi hatırlayın 🙂 ) ISO100’den daha temiz.

Yani gölge açmak sizin için çok önemli ve çerçevede patlayacak parlak bölge yoksa ISO50’yi kullanıp gölgelerdeki veriyi arttırmak mümkün.

KAFALAR KARIŞSIN

ISO50’de başka bir örnek vereyim, ve bu sefer kesinlikle kafanız karışacak. Bakın fotoğraf bu:

Bu fotoğrafı 6D Mark II ile -3EV ile çektim. Aynısını NEX7 ve EM1 II ile de çektim ki DxO Mark’a göre bu ikisinin de dinamik aralıkları 6D II’den yüksek (hatta NEX7’ninki 1.5 durak daha iyi). Bakın hepsini aynı parlaklığa getirince:

NEX7 -2EV gösteriyor ama bakmayın siz ona, perde hızı – ISO – diyafram üçlüsü 6D Mark II ile benzer parlaklık veriyorlar.

Arada fark gören var mı? Varsa da çok çok az veya 6D Mark II daha temiz (mesela davulcu şekerin kolunda). E hani 6D Mark II bunların çok gerisinde dinamik aralığa sahipti?

Bir de buna bakan oldu mu bilmiyorum ama Canon makineler genelde parlak bölgelerdeki detayları son derece başarılı geri getiriyor. Örneğin 5D Mark IV’ü bu yönden D810’dan daha iyi görmüştüm.

Elindeki makineyi kullanmayı bilmek önemli. Eksiklerini, artılarını bilmek, sizin için puanlama peşinde koşmaktan daha faydalı.

ARALIK DİNAMİK Mİ?

Önce bir hatırlatma: Yukarıdaki “gölge açma” sorunları sadece koyu bölgelerde var. Mesela yukarıdaki köpeğin yüzünde veya gözlerinde hemen hiç sorun yok.

Eğer pozlamayı doğru tutturup fotoğrafla pek uğraşıyorsanız bu “dert” sizi etkilemeyecek. Şöyle söyleyeyim: Bu incelemeyi yaparken tahminen 300 civarı fotoğraf çektim, tek sorun yaşadığım fotoğraflar özellikle -3EV pozlama ile çektiğim fotoğraflardı, diğerlerinde hiç dert görmedim. Ve yukarıdaki şekerleme fotoğrafında da gösterdiğim gibi bazı durumlarda 6D Mark II hiç de fena değil.

Birkaç ISO100 örneği vereyim:

Pek iyi örnek değil mi? Ama benim fotoğraflarımın yarısından çoğu anca bu kadar “dinamik aralık” içeriyor 🙂

Örneğin bu gökyüzünü kurtarmayı gösteren bir örnek.

Bu da Flickr albümüne bağlantı (%100 bakmak isteyen için):

https://flic.kr/s/aHskvkWZjh

Yukarıdaki düzenlemeler size yetecekse, 6D Mark II sizi üzmeyecek. Sürekli yüksek kontrastlı fotoğraflar çekip gölgeleri oraya buraya çekiştiriyorsanız 6D Mark II pek uygun değil. Canon kullanıcıları için bir not: DxO Mark’a göre 6D Mark II’nin dinamik aralığı 1Ds Mark III veya 5D Mark III seviyesinde, ve ISO değeri yükseldikçe 6D II’nin dinamik aralığı Sony-Nikon tam kareler seviyesine geliyor.

Yüksek dinamik aralık iyi birşey elbette, diğer yandan ergonomi, kullanım kolaylığı, yüksek ISO performansı, kolay ve anlaşılır menüler, hareketli ve dokunmatik ekran, video ve fotoğraf çekerken Dual Pixel AF, kablosuz bağlantı seçenekleri, lens seçenekleri vs.. gibi konuları da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde bu konuya tekrar geleceğim.

SONUÇ

Aaa hemen geldik sonuca 🙂

Gelelim fasülyenin faydalarına…

Önceki sayfada da belirttiğim gibi, 6D Mark II teknik özellikler ve ergonomi bakımından son derece modern bir DSLR. 4K videoyu eksik saymazsanız benim açımdan aletin bir eksiği yok, hatta aynı fiyatlı rakiplerine göre birçok fazlası var. Önceki sayfada bu konuları detaylıca anlattığım için şimdi uzatmıyorum ama şöyle özetleyebilirim: 6D Mark II ve 40mm f2.8 STM ve 20mm f2.8 USM lensleri evde canlı önizleme ile kullanmak çok zevkli. Bu lensler ufak, keskin (özellikle 40mm) ve hafif. Kızımın yüzünü dokunmatik ekrandan seçtim, makine neredeyse kusursuz şekilde takip etti ve pozlamayı da yüze göre yaptı. Bu şekilde bol bol video ve fotoğraf çektim.

Fotoğraf kalitesine gelirsek:

JPEG algoritması bildiğiniz Canon: Renkler aşırı canlı değil ama soluk da değil, detay-gürültü azaltma dengesi iyi, keskinlik biraz az (JPEG özelliklerinden bu ayarlanabiliyor), son derece detaylı JPEG ayarları var (mesela keskinleştirme ayarları sanıyorum Pentax’la beraber rakipsiz).

RAW dosyalarında tonla detay var. Varsayılan ayarlarda keskinlik biraz az ama biraz keskinleştirme ile dosyalara bayağı detay geliyor.

Yüksek ISO performansı beklediğim gibi çıktı. ISO12800’e kadar pek sorun yok, iyi pozlanırsa ISO25600 bile adam olur ki bu değerde denemek için A4 fotoğraf kağıdına baskı da aldım. Standart 2017 model tam kare algılayıcı performansı yani. İlk 6D’ye göre daha kötü diyenler de var ama bu en başta anlattığım Adobe Camera RAW’un dandikliğine de bağlı olabilir. Ne yazık ki ilk 6D elimde olmadığından birebir karşılaştırma yapamadım.

Dinamik aralık biraz karışık. Gördüğüm kadarıyla ISO100’de gölgeler 2 durağa kadar kurtarılabiliyor, ISO50 kullanırsanız 3 durak da sıkıntı değil gibi. Bunların üzerinde 6D Mark II gölgelerde yeterince detay vermiyor gibi (Nikon D610 ve D750, Sony A7II bu konuda çok daha iyiler). 5D Mark IV neredeyse A7RII kadar iyiydi, Canon’un 80D ve sonra gelen 24MP’lik APSC algılayıcıları da bu konuda Sony ve Nikon’a çok yakınlar ama 6D Mark II “haydi gölge açalım” demeye çok açık değil. Umuyorum ki Canon yeni aynasız tam kare gövdesinde bu derdi çözer.

Şu haliyle toplam puanda 6D Mark II’ye 8 verebilirim galiba. Eğer dinamik aralığı 80D kadar bile iyi olsaydı 9 verecektim.

Peki bu aleti kim almalı? 5D Mark II ve önceki 5D sahipleri için mantıklı bir yükseltme bence. Veya 80D önceki APSC sahipleri 6D Mark II ile tam kare dünyasına adım atabilirler. 5D Mark III sahipleri eğer biraz daha ufak ve hafif gövdeden rahatsız olmayacaklarsa 6D Mark II iyi bir seçim. İlk 6D sahipleri için şunları sorayım: Çok daha iyi bir otomatik odaklama sistemi ister misiniz, canlı önizlemede otomatik odaklama ve hareketli dokunmatik ekran ister misiniz? Bunlara “evet” diyorsanız 6D Mark II iyi seçim. 80D sahipleri, eğer illa tam kare algılayıcı istemiyorsa, bence 6D Mark II yerine 5D Mark IV’e yönelmeli, ya da Canon’un aynasız tam kare modelini bekleyin.

Diğer markalarda 6D Mark II’nin benzer diyat aralığında rakipleri elbette var. 2018 Ocak ayı itibariyle bunlar: Sony A7II, Nikon D750 ve Pentax K1. Teknik özellik olarak (algılayıcıyı saymazsak) 6D Mark II hemen her konuda bunların önünde (tabii ki daha yeni bir model olması da bunda etken). Diğer yandan bunların hepsi kullanıcısını mutlu edecek makineler ve hepsinin kendine göre üstün tarafları var.

Fiyat… Bu konudan da bahsetmek gerek. Türk Lirası son yıllarda döviz karşısında ciddi eridi, bu da yeni modellerin fiyatlarının ciddi oranda artmasına sebep oldu. Dikkat ederseniz yeni çıkan hemen her lens veya gövde Türkiye’ye çok ciddi fiyatlarla giriyor. 6D Mark II ilk çıktığında 8500TL civarıydı (veya daha fazla?), belki şimdi 8000lere bulunuyordur. Bu ciddi bir miktar. Buradaki sorun %90 döviz kurundan geliyor.

Bir de kısa ek yapayım: Canon’un 24-70mm f2.8 L II USM lensini çok beğendim. Keskin, sağlam, hızlı, güvenilir… 5Ds üzerinde bile hem odakta neredeyse hiç şaşmadı hem de çözünürlük olarak beklediğimin çok üzerindeydi.

Şunu da sorayım ve bitireyim: Canon yeni tam kare aynasız gövdesinde dinamik aralığı biraz kurcalar ve 4K video koyarsa forumlarda konuşacak konu kalır mı 🙂 Ya da piyasanın hali ne olur?

Neyse, ben EOS M5 incelemesine döneyim…

13 comments for “Canon 6D Mark II incelemesi – Sayfa 2

  1. Emrah
    2018-01-29 at 6:40 am

    Emeğinize sağlık.Güzel bir inceleme olmuş.
    1) https://petapixel.com/2017/08/14/canon-6d-vs-6d-ii-heres-high-iso-noise-comparison/ adresinde 25.600 iso da bir önceki modele göre renkler bariz şekilde magentaya kaçıyor.Karşılaştırmalarınızda böyle bir problemle karşılaştınız mı?
    2) Mark II çıktığından beri Canon’un yayınladığı herhangi bir yazılım güncellemesine denk gelmedim.Bilginiz dahilinde bir güncelleme var mı?( Dikkatimden kaçmış olabillir)

    Teşekkürler.

    • ErtOzt
      2018-01-29 at 8:26 am

      Yazının en basında Adobe’nin yüksek ISO’daki dandikliğinden bahsettim ya? O mor renk Adobe’nin saçma işlemesinden kaynaklı. Ben o derdi JPEGlerde de Canon DPP de görmedim.
      En son 1.03 çıktı galiba.

      • Emrah
        2018-01-29 at 8:37 am

        Dediğinize göre yüksek iso değerlerinde adobe yerine canon dpp ile çalışmak gerek.Bu detayı işlediğiniz çok iyi oldu..
        Canon bir de şu fiyatlara el atsa.

        • ErtOzt
          2018-01-29 at 10:16 am

          Evet ISO12800’den sonra öyle. DPP, Luminar’da ve Capture One’de o derdi görmedim.
          Canon fiyatlarda ne yapabilir bilemiyorum. Döviz ve vergiler ortada. Belki şok indirimler yapabilir bazen.

  2. mehmet güneş
    2018-01-29 at 9:27 am

    Üstad, bir saat önce burada yazdığım yazım çıkmadı. Kayboldu .
    Bu bölümde yazımsal bir hata mı var nedir?

    • Emrah
      2018-01-29 at 9:51 am

      Aynı problemi ben yaşadım.Uzun bir ileti gönderecekseniz sitenin belli bir zaman kısıtı var.Gönder tuşuna basıp gittiğini sanıyorsunuz ama iletiniz yerine ulaşmıyor.Göndermeden önce yazdıklarınızı ctrl+c tuş kombinasyonuyla hafızaya almakta yarar var.

    • ErtOzt
      2018-01-29 at 10:15 am

      Abi Spam mesajlara baktım, senin mesaj orada da yok.

      • mehmet güneş
        2018-01-29 at 10:49 am

        Tamam, sıkıntı yok. Tekrar yazarım.

  3. Cemil Barmanbek
    2018-01-30 at 11:06 am

    Canon dinamik aralığı iyi olan olan ve Olympus kadar iyi titreşim engelleyici eklenmiş bir aynasız çıkartırsa çarşı karışır 🙂

    • ErtOzt
      2018-01-30 at 2:52 pm

      Gövdede titreşim azaltma yok ama EOS M5 ve M6 çok iyiler zaten

      • Cemil Barmanbek
        2018-01-31 at 6:53 am

        Merhabalar
        Kastettiğim sizin makalede sorduğunuz ve çıkmasını umduğumuz tam kare gövde. Bence gövde üzerindeki titreşim engelleme olympus un en büyük artısı ve ftam kare aynasızda olursa fark yaratacak nokta (sony de var, Canon dan da bekliyoruz). Gerçi bu durumda IS li sattığı lenslerin satışını düşünerek geri duruyor olabilirler.

  4. Salih Aydın
    2018-02-01 at 2:45 pm

    Sony’de 5 yönlü titreşim engelleme var evet ama olympusun yarısı kadar etkilemiyor.
    Yani olympus em1 mark2 ve 12-100 f4 pro ile 6.5 durak etkilerken sony’ de bu durum 3 veya 3.5 durak etki ediyor.
    İncelemeye gelirsek, bekledigim bir sonuç desem yeridir aslinda yuksek ISO performansi daha ust seviyeye çıkarmış canon 6d den sonra ki o da çok iyiydi yüksek ISO konusunda.
    Olympus’da şöyle bir gerçek var ISO 100 de çekilen bir fotograf’ı diğer markalarda 640’lara çıkarmak gerekiyor, böyle olunca da sensor boyutunun avantajı ortadan kalkıyor.
    Ellerinize ve bilginize sağlık hocam.

    • ErtOzt
      2018-02-01 at 4:32 pm

      Evet Olympus ve Panasonic’in avantajı bu. Hareketi dondurmak için ISO’yu yüksek tutmak zorunda değilsem EM1 II ile ISO200-800 arasını pek geçmiyorum zaten. Panasonic’in son makinelerindeki ikili titreşim azaltma da çok başarılı.
      Sony’nin ikili titreşim azaltmasını denemedim. Sony’nin gövdedeki ya da lensteki titreşim azaltması 2-3 durak avantaj sağlıyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *