Yapay zeka, robotlar, iş durumu vs..

Robot devrimi beklenenden daha çabuk geliyor. Ya da robot demeyeyim, “AI” diyelim, yani “Yapay Zeka” (YZ).

Yapay zeka uzuuun yıllardır üzerinde tartışılan ve çalışılan bir konu.Bu yazılımlar basit sorulara cevap vermeyle başladılar, artık hareketleriniz ve yanıtlarınızı değerlendirip kendi tepkilerini ona göre ayarlayabilenleri bile var. Yollarda sürücüsüz araçlar dolaşıyor (araba ve kamyon), otellerde havlu dağıtmaktan resepsiyon görevlisi olmaya, otopark bekçiliği yapmaktan lokantada garsonluk yapmaya kadar YZ zaten günlük hayatta deneniyor. Bunlar Amerika ve Japonya’da ciddi olarak denenen ve başarı sağlanan şeyler, Avrupa’da da bu konuda son 2-3 senede önemli gelişmeler oldu. Birçok fabrikada seri üretimde zaten robotlar çalışıyor. 2016’da Foxconn 60 000 çalışanının robotlarla değiştirdiğini açıklamıştı, ve sonraki yıllarda bunun devamının da geleceğinin sinyallerini vermişti. Çin firmaları bu tip robotlara ciddi yatırım yapıyor.

Her sene bilim adamları “şu kadar yıl içinde şu yüzdede işte artık insanlar yerine robotlar çalışacak” tahminleri yapıyor. Yaklaşık 10 sene önce Harvard’dan bir profesörün 20 sene sonra iş gücünün %20’sini robotlar oluşturabilir” öngörüsünü okumuştum. 5 sene önce Çin’de bir üniversite “20 seneye iş gücünün %35’i robotlardan oluşacak” dedi. Şimdi gene Çin’de bir herif kalkıp “10 seneye kalmaz iş gücünün %50’si robot olacak” dedi.

Havlu dağıtan robot. Bir otelde deneme sürüşleri.

Uzun süre robotların yerini alacağı işlerin daha çok “seri üretim” tarzı işler olacağı öngörülüyordu. Son 2-3 senedir bu görüş değişti, artık kimsenin işi garanti değil.

Bakın size birkaç örnek:

  • Radyoloji teknisyenleri: MRI teknisyenliği uzun vadede tehlikeli olabilecek mesleklerden biri. Çekim sırasında belli oranda radyasyon alıyorsunuz ve uzun vadede bu radyasyon birikebiliyor. Şimdi bu işin (yani MRI çekimleri) robotlarla yapılması düşünülüyor (deneyen de var diye biliyorum ama emin değilim). Yani mesela beyin MR’ı çektireceksiniz, odaya giriyorsunuz ve karşınızda metal bir herif var 🙂 “Şuraya uzan güzelim” diyor, seni doğru pozisyon alman konusunda yönlendiriyor, ve aleti çalıştırıyor. Olamaz mı diyorsunuz? Yahu herif şehirlerarası yollarda kamyonları sürücüsüz kullanmayı deniyor, bunu mu yapamayacaklar?
  • Doktorlar: Aman tanrım! Yoo dostum yoo, bu olmaz artık! …. diyorsanız, iyi düşünün. Bakın: Dünya üzerinde binlerce veritabanına bağlı bir bilgisayar düşünün. Bu bilgisayar sizin sorunlarınızı dinleyecek, vücudunuzda birkaç tetkik yapacak (kalbi dinle, ciğerleri dinle, orası burası ağrıyor mu diye kontrol et, kan/idrar testine bak vs..). Sonra sizin belirtilerinizi ve bulguları (test sonuçları vs..) bu veritabanıyla karşılaştıracak ve size en doğru öneriyi verecek. Hala “yoo dostum yoo” diyor musunuz? Evet, insan doktor gibi sıcak ve esnek olmayacak belki, ama YZ doktorları savunanlar bu tip sistemlerin daha dengeli sonuç vereceğini düşünüyor. Şimdi olmaz belki, peki 5 sene sonra? Peki 10? 10 sene önce şoförsüz taksiye biner miydin? Bugün Uber ve Tesla Amerika’da 10larca şoförsüz taksi ve araba deniyor.

Bizde böyle doktor yok tabi. Özel bir hastaneye giderseniz omuz ağrısı için sizden 850 tane test isterler (848’i gereksiz). Robotlar bunu değiştirir mi? Özel hastane pastası o kadar büyük ve ciddi ki, bu konuda bir düzenleme yapılması bana zor geliyor. Yani robotları bile ahlaksızlaştıracaklar gibime geliyor.

  • Bina yapım işçiliği: Mesela duvar ustası, mesela badana boya yapanlar, mesela donatı kesip bükenler, mesela dozer veya kazıcı operatörleri…. Bunların tamamı YZ ve robotlarla değiştirilebilir. Şu anda önceden programlanıp kendi kendine kazı ya da delgi yapabilen tünel makineleri var zaten.
  • Sigortacılar: Sigorta satanlar veya sigortadan talep edilenleri değerlendirenlerin işleri de tehlikede. Japonya’da bir sigorta şirketi 34 çalışanını IBM’in bir bilgisayarıyla değiştirmiş ve çok da faydasını görmüş bile.
  • Banka çalışanları: Banka şubeleri artık yavaş yavaş “gereksiz masraf” olarak görülüyor. Norveç’te şubesiz bankalar zaten var. Bunlar internet üzerinden her türlü işlemi yapmanıza imkan sağlıyor. Nakit paraya mı ihtiyacınız var? Herhangi bir marketin kasasından ya da başka bir bankanın ATM’sinden para çekebiliyorsunuz (dikkat edin, ATM de otomatik bir sistem). Son 3 yılda benim çalıştığım banka 10larca şubesini kapattı mesela, kaç kişi işsiz kaldı düşünmek bile istemiyorum.
  • Depo müdürleri ve çalışanlar: Amazon dahil 10larca dev firma depolarını büyük oranda YZ’ye emanet ettiler bile. Otomatik kayıt sistemleri ve ürünleri tezgahlara yerleştirip geri alabilen otomatik sistemler olduğu sürece büyük bir depoda 1-2 çalışandan daha fazlasına ihtiyacınız yok.
  • Posta çalışanları: Postacı kapıyı iki kere çalar, ama bazı ülkelerde bu zevkleri çok uzun sürmeyecek. Amazon “drone”larla ürün dağıtımını deniyor, eğer bu başarılı olursa postacılar veya kargo şirketleri çalışanlarını zor günler bekliyor demektir.

 

Amazon bir süredir robotlarla dağıtım teknolojisini deniyor

  • Çiftçiler: Tarlayı sürmekten inek sağmaya, tohum serpmekten ağaç aşılamaya hemen her işi otomatize etmek mümkün. Zaten birçok ülkede inek sağma işini robotlar yapıyor. Şimdi kesim işlerini de tamamen robotlara devretmeye çalışıyorlar.
  • Taksi ve kamyon şoförlüğü, tren makinistliği: Taksi şoförlüğü işini robotlara devretmeye ben bugünden hazırım! Taksicilik işi Türkiye’de bir türlü düzene giremedi, “daha ucuz olsun” diye işe alınan kalitesiz sürücüler yüzünden tahminimce taksi sürücülerini “sevmeyen” milyonlar var. Diğer yandan insanların işlerini kaybetmeleri de iyi birşey değil. Kamyon şoförlüğü de tehlike altındaki işlerden, şu anda Amerika’da çok ciddi denemeler var.
  • Film/Dizi oyunculuğu: Son 10 yılda animasyon filmlerinde kalite ciddi yükseldi. Sonraki 10 yılda artık oyunculara ne kadar gerek olur emin değilim. Belki “yıldız” oyuncular bir süre daha devam ederler ama sonraki yıllarda artık yıldız animasyon karakterleri doğacağından adım gibi eminim.

Birçok “yıldız” Türk dizi oyuncusundan daha iyi yüz ifadesine sahip…

  • Terapistler: Bu meslek bile tehdit altında: Şu anda karşısındaki insanı dinleyip onu “okuyabilen” sistemler var, tabi bunlar hala tecrübeli bir terapist kadar başarılı değil ama bu sistemler 2-3 sene öncesine göre bile çok ilerideler. Bir karakter testine giren kadını hemen hemen aynen kopyalayabilen bir bilgisayarın tanıtımını gördüm geçen ay. Kadın önce bir karakter testine girip soruları yanıtlıyor, bilgisayar da bunu “dinleyip” analiz ediyor ve sonra kendisine sorulan soruları büyük bir başarıyla aynen kadın gibi (ve onun sesiyle!) yanıtlayabiliyor! Korkunç birşey aslında. Böyle bir bilgisayarın karınızın yanıtlarını taklit ettiğini düşünsenize…
  • Aşçılar: Yemek yapmak, çok çok özel değillerse, hiç de zor değil. Akşam pişirilecek yemekler için otomatik sipariş veren, gelen siparişleri otomatik olarak alıp gerekli yerlere yerleştiren ve gerektiği zaman (sipariş geldiği zaman) gerekli malzemeyi gerektiği gibi karıştırıp pişiren bir robot… İmkansız mı? Senin bindiğin arabayı büyük oranda üretebilen robotlar var, hem de yıllardır var bunlar…

Garson. Bahşiş bile istemez belki…

  • Avukatlar: Deloitte’in 2016’da yayınladığı bir tahmine göre, sonraki 10 yılda Amerika’da avukatlık benzeri işlerde çalışanların %39’u YZ ile değiştirelebilir! %39 diyorum, %9 falan değil. Başka bir bağlantı da burada.
  • Muhasebeciler: Faturaların ve ödemelerin artık büyük oranda internet ortamında olduğu bir dünyadayız (Türkiye’de henüz değil, ama gidişat o yönde). Herşey sayısal olursa, hesap kitap için insana ne kadar gerek olur? Belki %100 değil ama sonraki 10 yılda muhasabe işinde çalışanların %40’ından fazlasının YZ ile değiştirilebileceği tahmin ediliyor.

Olmaz mı? Olur…

  • Market kasiyerleri: Migros gibi marketlerde otomatik kasiyer dönemi başladı bile. Batıda bu daha da yaygın. Koca markette 3-5 kasiyer ve 2-3 güvenlik görevlisiyle bu işi götürmek mümkün.
  • Öğretmenler: Evet, öğretmenlik mesleği de tehlike altında. Bir merkezden yönlendirilen müfredatı gösteren “robot”lar öğretmenlerin yerini alabilir. Robota da gerek yok belki, 3 boyutlu sanal gözlükler bile öğretmenlerin yerini alabilir gelecekte.

Bilim konusunda bazı şeyleri aşmışlar, artık sıkılmışlar tabi… Artık nasıl bir ruh hali bunları yaptırıyorsa…

  • Politikacılar: Keşke olsa ama bırakmaz i.neler…

NEREYE GİDİYORUZ, SORUNLAR NELER?

Japonya’da kısa roman yarışmasında bir YZ’nin yazdığı “Bir bilgisayarın roman yazdığı gün” (“The Day A Computer Writes A Novel” ya da “Konpyuta ga shosetsu wo kaku hi”) adlı kısa roman ilk elemeyi geçmiş! Jüridekiler bu romanın bir bilgisayar tarafından yazıldığını bilmiyorlarmış ve sonraki aşamaya geçmesine karar vermişler! Bu bile YZ’nin geldiği durumu gösteriyor.

Peki ne sorunlar çıkabilir? Yani Terminatör filmi gerçeğe mi dönüşüyor?

Belki de kısa süreli ilk sorun işsizlik. Şu anda bile milyonlarca insan otomatik üretim ve dağıtım yüzünden işsiz kaldı. “Verimlilik” dedikleri şey aslında sosyal bir soruna döndü. “Verimlilik” patronlar için iyi birşeyken sokaktaki adam için aslında felaket. Neden? Çünkü “verim” demek aslında daha az insanın çalışması demek. Hiç lamı cimi yok, nasıl söylersen söyle, nasıl savunursan savun, bir işyerinde verim artıyorsa genel olarak işsizlik artıyor demektir.

Yemek dağıtan bir robot. Yakında lahmacun getiren çocuk yerine bu gri şeyleri göreceğiz kapımızda…

Ball Üniversitesi, Amerika’da 2000-2010 arasında kaybedilen 5.6 milyon işin %85’inin ekonomiden değil otomatik üretimden kaynaklandığını açıkladı mesela. Yani bu dönemde işini kaybeden yaklaşık 4.8 milyon insanın yerini robotlar aldı (4.8 milyon robot değil tabi, otomatik üretim veya bilgisayarlar). Bu sadece Amerika’daki bir araştırmadan çıkan rakam, tüm dünyayı düşünürseniz durum daha da vahim. Oxford’dan Frey ve Osborne’un araştırmasına göre şu anda tahminen tüm “iş”lerin %47’si YZ’nin tehdidi altında, yani tüm işlerin (mühendis, doktor, işçi, polis vs..) yaklaşık yarısı bir yapay zekayla değiştirilebilir. McKİnsey’e göre tüm işlerin %60’ının (en azından bir kısmı) otomatik hale dönüşebilir.

Yani YZ’nin kısa süreli zararı “robotlar hepimizi öldürecek” şeklinde ortaya çıkmıyor, işsizlik ilk görülen dert. Ve bu sorun ileride değil hemen şimdi yaşanıyor.

Selam ben Zeka.. Yapay Zeka. Siz de bu internet kafeye sık gelir misiniz?

Otomatik üretim ya da bazı işlerin YZ ile değiştirilmesi tamamen duygusal. Boston Consulting Group’a göre robot bir kaynakçı insan bir kaynakçıdan yaklaşık 3 kat daha hızlı çalışıyor. Bugün bir yatırımla kaynakçılarınızı robotlarla değiştirirseniz bu yatırımınızın karşılığını birkaç yıla kalmadan almanız mümkün. Tabi bu patron gözüyle bakış, işçi tarafından bakarsan sonuç işsiz kalmak ya da hakettiğinden az maaşa çalışmaya zorlanmak.

Sonuç: Sosyal sorunlar.

Kısa zamanda işsizlik ve bunun getirdiği sosyal sorunlar… Peki uzun vadede?

Uzun vadede insanlığın buna ayak uydurması gerekiyor galiba. Bu gelen dalgayı engellemek pek mümkün görünmüyor çünkü insan gücünü azaltmak tüm firmalara ek “kar” olarak geri dönüyor. Araç üreten firmalardan yüksek teknoloji üreten fabrikalara kadar birçok firma bunun “fayda”sını gördü aslında. “Fayda” deyince aklınıza artan “verimlilik” ve bununla artan işsizlik gelsin.

Bizden daha akıllı adamlar bu konuda birçok yazı yayınlıyor tabi. Elon Musk, Stephen Hawking gibi akıllı uslu abilerimiz YZ konusunda toplumu birkaç sefer uyardı. Hatta Elon Musk “bunun gelişi kaçınılmaz, o yüzden insanların buna uyum sağlaması için mesela beyne eklenebilecek çipler üzerinde kafa yormalıyız” dedi. Yani diyor ki “YZ bizi ham yapmadan önce ucundan biz de robotlaşmaya başlayalım”. Korkutucu fikirler bunlar ne yazık ki…

Elon Musk böyle bir gelecek öneriyor galiba. Gerçi bu görsel bile eskimiş, artık USB-C var ufacık, yani kablo girişi mesela kulaktan ya da burundan bile olabilir. Lan onu bırak kablosuz bile olabilir mesela! Telefonundan bir uygulama ile, mesela Matrix’teki gibi, bilgi paketlerini beyne yüklemek mümkün olur mu mesela?

Bu aşamadan sonra güvenlik sorunları başlayabilir gibime geliyor: Hem YZ tarafından hem insanlar tarafından.

İşsiz kalan insanlar umutsuzluğu düşünce bir şekilde bir zaman patlama olacak ve ciddi sosyal olaylar olacak. Bunlar şaka değil. Avrupa’da bu dediğimin ufak çaplısı yaşanıyor şu anda. Fransa’da, çok az Almanya’da mesela, bir ara İspanya’da oldu. Şu anda bunlar ufak çapta kalıyor, Fransa’dakiler bile ufak. İşsiz sayısı YZ yüzünden ciddi artmaya başlayınca olaylar daha ciddiye gider diye korkuyorum.

YZ tarafında ne olacağını kestirmek gerçekten zor ama bir aşamadan sonra YZ’nin bazı öncelikleri insanların önüne koyması bile muhtemel. BU önceliklerden biri dünyayı kurtarmak olabilir mesela. Şu anda çevreyi pek düşündüğümüz söylenemez. En son Trump bazı çevreyi koruma kanunlarını ve yasaklarını kaldırdı, Obama’nın Alaska’da çalışılmasını yasakladığı çok değerli bölgelerde gaz/petrol aramalarının önünü açtı mesela. Ben YZ olsam (olur mu olur 🙂 ) Trump ve saz arkadaşlarını dünyaya ve insanlığa tehlike olarak görürdüm mesela. Ya da sırf para için diğer ülkelerde karışıklık çıkaran firmalar, bunları da dünyaya ve insanlığa karşı tehlike olarak görmek muhtemel.

Tabi bu son dediklerim biraz daha uzun vadede ama bu “uzun” ne kadar sürer emin değilim. IBM’in Deep Blue bilgisayarı 1996’da Kasparov’u yenmişti (6 oyundan sadece birinde). Ertesi yıl, yani 1997’de, bu bilgisayarın daha gelişmiş versiyonu Kasparov’u 6. oyunda yendi. Bakın 1997 diyorum. O zamandan sonra 20 yıl geçti, YZ’nin halini siz düşünün. Ki Deep Blue tam olarak “öğrenen” bir yazılım da değildi.

Açıkçası bu YZ (Yapay Zeka) denen şeyden ben şüpheliyim. Patronlar için faydalı birşey olduğu kesin, diğer yandan bir yere kadar insan hayatına kalite de katabilir. Bir süre sonra ise işsizlik gibi ciddi problemlere yol açacağı için (şu anda bile büyük dert) bence ciddi olarak düşünülmesi ve planlanması gereken bir olgu.

İkinci dertse, uzun vadede YZ’nin insan ırkına nasıl davranacağı sorusu. Isaac Asimov’un 3 kuralı ne derece etkin olur, YZlere farklı kurallar tanımlanır mı bilemiyorum.

“Robot” sözcüğü Çekçe’de “zorla çalıştırılan işçi – köle” anlamındaki “Robota”dan geliyor. İlk başlarda robotlar ve YZ gerçekten de insan ırkı için çalışabilir, peki uzun vadede? Yukarıda verdiğim örnekler peri masalı değil, bugün olan deneyler ve buluşlar.

TÜRKİYE’DE DURUM NASIL?

Türkiye’de böyle sorunlar olmaz, en azından uzun süre olmaz. Neden? Çünkü biz bazı konularda çok ileriyiz:

Tabi gazeteciler bir ülkedeki bilimin ileri/geriliğini tam olarak göstermez ama en azından fikir verir diye düşünüyorum. Bu arada gazetecilik de ileride yerini büyük oranda YZ’ye bırakacak mesleklerden biri (ne olur önce Türkiye’den başlasın!).

Gazetecisi bu da, profesörü nasıl?

Soldaki AKP’nin uzun süre Anayasa danışmanlığını yaptı. Başka da lafım yok…

Memlekette bilim, eğitim, kültür vs.. gibi şeyler önem olarak en dipte. Kadıköy’de açılan gezici eşek heykeli ile AKP’nin forumları ve gazetelerinde inanılmaz alay edildi, küfürler edildi. Halbuki oradaki eşek “gezici kütüphane”yi temsil ediyor, yani kitabı, yani bilgiyi. Halkın büyük kısmı bununla alay ediyorsa, o ülkeyi nasıl toparlayacaksın emin değilim.

Biliyorum ki Türkiye büyük bir ülke ve cidden çok okumuş ve kendini yetiştirmiş insan gücü de var. Türkiye’nin sorunu bu insanların yokluğu değil, söz sahibi insanların yetersiz ve şerefsiz (aaa çok ayıp) olması.

Ve daha da acısı: Nüfusun çoğunluğunun buna ses çıkarmaması. Lan yoksa herkes çoktan robot mu oldu?

 

Daha fazla kaynak için:

İşinizi kaybetme olasılığı:

http://www.npr.org/sections/money/2015/05/21/408234543/will-your-job-be-done-by-a-machine

McKinsey’in raporu:

http://www.mckinsey.com/business-functions/digital-mckinsey/our-insights/where-machines-could-replace-humans-and-where-they-cant-yet

Obama yönetimi sırasında yayınlanan önemli bir rapor:

https://obamawhitehouse.archives.gov/sites/default/files/whitehouse_files/microsites/ostp/NSTC/preparing_for_the_future_of_ai.pdf

 

 

 

13 comments for “Yapay zeka, robotlar, iş durumu vs..

  1. Cemil Barmanbek
    2017-05-03 at 4:54 am

    Merhabalar Ertan Bey,
    Öncelikle güzel yazı için elinize sağlık, İnsanlar işsiz kaldıkça robotların sunduğu hizmetleri alacak kişi sayısı azalacak birim maliyet artacak ve ilginç bir kısır döngü oluşacak, Bence ileride robot teknolojise karşı çıkan ülkeler olacak ve sadece insan gücü ile ilkel ve yavaş bir yaşamı seçecekler (ki benim özlediğim ve olsa hemen vatandaşlık için başvuracağım bir ülke olur). Dediğiniz gibi bu teknoloji yaratıcılık dışında her alanda insandan üstün olacak ve bu büyük bir sorun.
    Belki de insan nüfusu bu yaşam şartlarında azalacak ve yavaş yavaş yok olacak, Terminatör tarzında değil ama bir şekilde insan soyunun tükenmesi yine robotlar yüzünden olacak.

  2. Sebahattin Demir
    2017-05-03 at 12:17 pm

    Ertan bey,

    Birçok ülke, başta Amerika olmak üzere Robot vergisi adında yeni bir vergi çalışması içerisindeler. Hatta bunun öncülerinden biri de Bill Gates. Yalnız Bill’in kafası “Robot” tanımında fena karışmış. Öyle ya; mesela Excel, Word vb uygulamalar da robot tanımına alınırsa ne olacak? Normalde Facit ile hesaplayabileceğiniz bir matematiksel işlemi Excel robotu yapıyor dense mesela? Hadi bakalım Excel için bir ek robot vergisi, hoş olurdu Bill için. Zaten o da sustu son zamanlarda.

    Güzel ülkemizde de her teknolojik yeniliğe müthiş öngörüleriyle çözümler üreten sevgili büyüklerimiz bu fikre balıklama atlamış durumdalar. Bu vergiyi dünyada ilk koyan ülke olursak şaşırmamak gerekir. Kafamız önlemek üzerine çalışıyor ne de olsa, geliştirmeye değil.

    Endüstri 4.0 çözümleri sunan bir sanayi kuruluşunda çalışmam nedeniyle işimizin tamamı robotik otomasyonlar oluyor. Baş döndürücü ve ürkütücü bir ivme ile ilerliyor bu iş. Belki şu an için ütopik görülen yazdıklarınızın tamamına yakını çok çok kısa bir gelecekte gerçek olacak, farkında değiliz. Torunlarımız değil, çocuklarımız değil, bizzat bizler şahit olacağız bu değişime.

    Peki biz faniler ne olacağız?
    “İş form değiştiriyor” aslında. Birden fazla disiplini içerisinde barındıran iş alanları geliyor.
    YIKICI İNOVASYON tam da burada başlıyor.
    Tüm dünyayı ayağa kaldıran “Maker hareketi” başlamış durumda.
    Bizim hala 2 yıl üst üste yürütmeyi başarabildiğimiz bir eğitim politikamız dahi yok.
    Bu maker hareketi içine hangi eğitim sistemimizle gençler yetiştireceğiz?

    Saygılar.

    • ErtOzt
      2017-05-03 at 1:41 pm

      Abi akıllı tahta, tablet dağıttık ya daha ne olsun? Köprü yol yaptık mesela…

      • Sebahattin Demir
        2017-05-03 at 2:08 pm

        Bu bana bir Nasreddin Hoca fıkrasını hatırlattı.

        Nasreddin Hoca, kadılık yaparken bir gün bir ahbabı burnundan soluyarak gelmiş.
        Hasmı için söylemediğini bırakmamış.
        Sonra:
        – “Hocam, Allah aşkına söyle”, demiş, “haklı değil miyim?”

        Hoca ne yapsın?
        – “Haklısın”, demiş.

        Ahbabı sinirleri yatışmış olarak gitmiş. Onun hemen arkasından hasmı gelmiş.
        Bu defa da o başlamış atıp tutmaya, yok bana şöyle, yok böyle yaptı demeye.
        O da Hoca’ya sormuş:
        – “Haklı değil miyim?” diye sormuş

        Hoca:
        – “Vallahi çok haklısın”, demiş.

        Adam da sakinleşerek gitmiş. Tüm bunlara tanık olan Hoca’nın karısı bile bu işe şaşırmış kalmış.
        – “Senin kadılığında bir garip Hoca Efendi. İkisine de sen haklısın dedin. Hiç öyle şey olur mu?”

        Nasreddin Hoca hanımının yüzüne bakıp:
        – “Hatun”, demiş, “sen de haklısın!”

        Diyeceğim “Ertan hocam, sen de haklısın” 🙂

  3. Serhan
    2017-05-03 at 8:48 pm

    Bunca verimliliğin sonucunda üretilen ürünlere, tüketici tarafında, işsiz kalacak insanlar yeterli olamayacağına göre yapay zeka, kendi tüketim toplumunu üretecek gibi 🙂 Al gülüm ver gülüm arasında biz kaynayıp gideceğiz, kısacası 🙂

  4. eray
    2017-05-06 at 12:14 am

    bu orijinal resimleri yazıyı hazırlarken nasıl buluyorsunuz? daha önceden denk geldiğiniz resimler mi yoksa her başlık altında uzun uzun araştırıyor musunuz?

    • ErtOzt
      2017-05-06 at 8:49 am

      Büyük harflere dikkat edersen yanıt veririm 🙂

      • eray
        2017-05-18 at 2:52 pm

        Bu orijinal resimleri, yazıyı hazırlarken nasıl buluyorsunuz? Daha önceden denk geldiğiniz resimler mi, yoksa her başlık altında uzun uzun araştırıyor musunuz?

        • ErtOzt
          2017-05-18 at 4:46 pm

          Zaman zaman beğendiğim fotoğrafları bir yere kaydediyorum. Yeni yazılarda bu arşive bakıyorum, ayrıca Google’da da arama yapıyorum ve konuyla ilgili şekiller fotoğraflar buluyorum.

  5. Mehmet Güneş
    2017-05-06 at 9:25 pm

    Üstad,
    Canon 77D çıktı. Görüşünüz nedir? merak ediyorum. Ben Vatan Bilgisayar’da biraz inceledim. Çok güzel. Fiyatı da uygun.
    Olympus em5 mark 2 makinem ikinci arızasını verdi. Yine Kocaeli’ndeki yetkili servise gönderdim. Şansa bakın. Çürük makine bana denk geldi. Şimdi de çekim yaparken deklanşör basıyor, ama kapanıyor ve makine çekim yapmıyor. Bakalım ne olacak bekliyorum. Böyle bir arıza geçmişte hiç yaşadınız mı? Elinizden çok makine gelip geçtiğine göre belki yaşamışsınızdır diye sordum.

    • ErtOzt
      2017-05-07 at 5:50 am

      Abi size çakma makine satmışlar 🙂 Benim 9-10 Olympus makinem oldu, hiçbiri arıza yapmadı.
      Canon 77D güzel alet. Ben 760D’yi bile beğenmiştim ki bu onun gelişmiş hali.

      • Mehmet Güneş
        2017-05-07 at 1:21 pm

        Üstad, makineyi yasal distribütöründen yani Zoom İthalat’tan aldım. Faturalı, garantili. Çakma makine nasıl verebilirler. Zannetmiyorum. Piyasadan almış olsam çakma derim. Ama değil. Zaten çakma olsa yetkili servis kabul etmez. Geri gönderir. Benim şansıma böyle çıktı diyelim. Dikkatimi çeken bir konu da em5 mark 2 gövde Oly.12-50 kite nedense uyum sağlamadı. (Bana mı öyle geliyor bilmiyorum) Nerden mi anladım. Çektiğim fotograflardan. Özellikle yakın çekimlerde çok farkediliyor. Eski em5 her yönü ile çok daha iyi uyum sağlamıştı. Eski em5 i iyi ki elden çıkarmamışım. Aksi taktirde çok acırdım. Mark 2 nin uyumlu lensi herhalde 12-40 olsa gerek. Onu da ben alamadım.
        Sonuç?
        Olympus’tan soğudum. Objektifleri ve gövdeleri çok pahalı. Artık yatırım yapmayı düşünmüyorum. Zaten ikinci eli de çok zayıf.
        Em5 mark 2 yi bir şekilde elden çıkarıp Canon 77D ve Canon 24-105 f:3.5-5.6 lensle yeni bir ekipman kurmak niyetindeyim. Ağır ve büyük bile olsa 70 yaşa kadar iyi, kötü kullanırım daha 5 yıl var. Sonrası Allah kerim diyelim. Ömrümüzün son demi, son baharıdır artık…

        • ErtOzt
          2017-05-07 at 1:52 pm

          Canon EOSM5 ve 15-45mm lens de olabilir belki? Eğer daha ucuzsa.
          Çakma derken şaka yaptım zaten. Olabilir tabi, arada patates çıkabilir her markada.
          Ben size Panasonic GM5 vereyim ufacık 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *