Sony A7RII gitti (Yazıyı hazırlarken Sony A9’u duyurdu)

Evet A7RII bugün satıldı. Elimde gene tam kare kalmadı. Hatta Nikon D80, Panasonic GF3 gibi eski ve ucuz gövdeler bile var şu anda dolapta.

Pahalı gövde tutmak pek mantıklı gelmiyor artık. İnceleme için düşünülebilir ama gövde fiyatları bir anda düşebiliyor (yeni gövdelerin dedikoduları çıkınca bile mevcut gövde satışları azalıyormuş). A7RII’nin devamı bu sene gelir mi bilmem ama ikinci wlde en ucuzu 8500 TL olan gövde bana “ağır” gelmeye başladı.

Belki bir süre ucuzundan 5DMark III ya da ilk seri A7 ile devam etmek lazım.

Bakın mesela 5DMarkIII. Uzun süre ikinci eli çok güçlüydü bu gövdenin, hatta 5DMarkIV çıktığında bile bir süre ikinci eller Oslo’da 20000 Nok’un üzerinde seyretti. Sonra bir anda 15000Noklara, ve hatta 150 000 perde çekime sahip olanlar 10500 Nok seviyelerine indi. Bütün bunlar 3-4 ayda oldu.

Ben bu yazıyı yazarken Sony A9’u duyurdu, ki bu duyuruyla A7RII’nin fiyatı biraz daha iner tahminimce (hemen değil ama birkaç aya). Oslo’da hafiften indirimler başladı bile.

Gövde fiyatları böyle ne yazık ki (bazıları için “ne güzel”). Nikon’un daha yeni duyurduğu D500’e bile indirimler geliyor bu aralar (D500’ün indirimi Norveç’te kısa sürecek ama arada farklı firmalarca tekrarlanıyor).

Yani bugün alacağınız fotoğraf makinesi gövdesi değerini bir süre sonra kaybedecek, bundan kaçış yok. Biraz eski ikinci el makineleri burada ayrı tutmak lazım tabi; eğer zaten ucuz bir gövde alıyorsanız o gövde daha ne kadar ucuzlayabilir ki? Bir Nikon D80 aldım geçende, %90 ihtimalle seneye bile hemen hemen aynı paraya satarım (ya da kaybım minimum olur).

SONY A9 NASIL? O DİP NOTLAR NE ÖYLE?

Yazımın asıl amacı A7RII’yi satıp “neden attım, ne alınabilir”i tartışmaktı ama A9 piyasaya çıkınca konuyu A9’a kaydırayım dedim.

Sony A9, Sony’nin yeni amiral gemisi. Sony’ye göre bu alet şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş fotoğraf makinesi (DSLR-aynasız aleminde). Birçok konuda Nikon D5 ve Canon 1DX II’den iyiyiz diyor Sony.

Hakikaten de teknik özelliklere bakarsanız A9 tam canavar:

  • 24.2MP, “stacked” tam kare algılayıcı
  • Bakaçta kararma olmadan seri çekimde saniyede 20 kare çekim (2 tane dipnot var)
  • 241 RAW, 362 JPEG tampon bellek (2 tane dipnot daha var)
  • Sessiz, titreşimsiz ve 1/32000 perde hızı (2 dipnot daha ekle)
  • 693 tane faz bazlı odak noktası, saniyede 60 kere odaklama ve pozlama hesabı
  • Eternet bağlantısı, UHS-II destekli çift SD kart, önceki nesile göre 2.2 kat daha fazla kapasiteli pil (2 dipnot daha ekle hocam sen hesaba)
  • 5 akslı titreşim azaltma, 5 durağa kadar titreşim azaltma becerisi (burada sadece tek dipnot var)
  • Saniyede 120 kare tazeleme hızlı yeni elektronik bakaç (dipnoooooot)
  • ISO aralığı 50-204800 (ver bi dipnot)

Sony’nin basın bültenin hemen başında 8-9 tane “dipnot” var. Dipnot demek, “ama” demek. Yani mesela “bakaçta kararma yok, ama…”, veya “perde hızı 1/32000, ama…” şeklinde okuyun siz…

Bu “dipnot”lar beni korkutuyor çünkü Sony her makinesini “tamam Canikon’u bununla bitirdik artık” şeklinde duyuruyor ama sonra makineyi elinize alınca durumun tam öyle olmadığını anlıyorsunuz. Mesela A7RII gerçekten çok çok iyi bir alet, ne yaptığını bilen birinin elinde harikalar yaratır AMA ben profesyonel olsam A7RII sadece ve sadece ikinci makinem olabilir (belki de üçüncü). Dandikliklerini daha önce birkaç incelemede anlatmıştım.

A9’un dipnotlarına bakalım biraz:

  • UHS-II destekli çift SD kart: Dipnota göre yuvalardan sadece biri USH-II destekliymiş, diğeri UHS-I destekliyor. Şimdi burada düşünelim: Çift karta aynı anda çekim yapıyorsanız ilk yuvadaki UHS-II kart dosyaları alacak ama ikinci yuvadaki daha yavaş kalacak. Bu durumda makine ikinci yuvaya yazmayı bekleyecek mi? Bu sürerken makine kitlenecek mi? Bu olayın limiti nedir? Sony neden XQD ya da çift UHS-II destekli yuva koymamış hayret, çünkü bu alet “hız canavarı” olarak duyuruldu.
  • Bakaçta kararma olmadan seri çekimde saniyede 20 kare çekim: Birincisi bakaçta kararma olmaması için perde hızının en az 1/125 olması lazım. İkincisi bakaçta kararma olmaması için elektronik perdeyi kullanmanız lazım. A7RII’de elektronik perde kullanınca RAW dosyaları 12bit kayıplı sıkıştırmaya iniyordu, ve bu durumda özellikle gölgelerde istenmeyen durumlar görebiliyorduk (veya ISO12800 ve daha yüksek ISOlarda). A9’da durum ne olacak göreceğiz. Üçüncüsü, saniyede 20 çekim için Sony’nin önerdiği lensleri kullanmanız lazım, her lensle saniyede 20 çekim aktifleşmiyor. Ve sonuncusu: Diyafram f11’in üzerindeyse elektronik bakaçta otomatik odaklama çalışmıyor.
  • Perde hızı 1/32000: Birincisi, bu hız sadece elektronik perdede mümkün (ki bu durumda RAW dosyaları 12bit kayıplı sıkıştırmaya düşecek mi?). İkincisi bu hız sadece S ve M modlarında geçerli (yani A veya diğer modlarda en fazla 1/16000 oluyor).
  • 5 durağa kadar titreşim azaltma becerisi: Bu değer sadece iki akstaki ölçümlerde geçerli! Her aksta (5 aksta) 5 durağa kadar titreşim azaltma yapmıyor.
  • Saniyede 120 kare tazeleme hızlı yeni elektronik bakaç: Eğer sürekli çekim yapıyorsanız bu hız saniyede 60’a düşüyor.
  • ISO aralığı 50-204800: Elektronik perdede aralık 50-25600.

Bunlar dipnotların sadece bazıları, daha da var ama konuyu uzatmayayım.

Mesele şu: Bir iddiayla ortaya atılıyorsan, bu “dip”notların önemini de daha iyi anlatman lazım. İnşallah bu “dip”notlar sıkıntı yaratmaz.

Tüm bunları unutursanız, A9 çok ciddi bir alet. Tahminen performans olarak (odaklama, kullanım hızı vs..) 7DMarkII’yi yakalar. Çıkınca göreceğiz. Gene tahminimce 1DXII, D5 gibi aletleri bir adım daha önde olacaktır. Bu DSLRlar yılların getirdiği birikimin sonucu, Sony daha 3. nesilde, ama her nesilde Canikon’a daha da yaklaşıyor.

Not: “Odak noktaları için joystick geldi” ya da “pil ömrü 650 oldu!” diye kıyameti koparanları görüyorum da, mesela o joystick dediğin şey Canon 20D’de bile vardı ve 650 pil ömrü DSLRlar için (hele 4500$lık aletler için) çok komik kalıyor. İşte böyle şeyler yüzünden “aynasızlar hala DSLRları bazı kilit konularda yakalayamadı” diyorum.

Tabi spor ya da kuş lensin yoksa (400mm, 600mm vs..) nasıl “spor makinesi” diyorsun o da güzel 🙂 100-400mm iyidir güzeldir eminim ama 400mm f4 gibi bir lensin yerini tutmaz. Sony büyük ihtimalle bu konuyu da 1 seneye halledecek. Şimdilik A bayonetten lens aşırabilirsiniz belki (bu durumda bazı odaklama ve seri çekim dezavantajlarına katlanacaksınız tabi).

A9 4500 Dolar. Canikon’un üst seviye performans makinelerinden daha ucuz. Tabi buna ek pil(ler) ve hatta pil tutacağını da eklerseniz fiyat farkı kapanıyor. D5’le seri çekimde 4000’in üzerinde çekim yapmak mümkün mesela ve büyük/ağır lenslerle D5’i kullanmak çok daha ergonomik.

Ben A9 piyasaya çıkınca düzgün incelemeleri bekleme taraftarıyım. A7RII’yi çıktıktan 1.5 sene sonra ikinci el almıştım, A9’a da böyle yaparım tahminen. Ama dikkat edin: Bu kadar eleştirmeme rağmen “almam” demiyorum, çünkü aletin eksiklerini bilirseniz bu eksikleri bertaraf etmek de elinizde (büyük oranda). A7RII ilk çıktığında da buna benzer bir yazı yazmıştım, ona rağmen satın alıp kullandım, hem de beğenerek kullandım.

Birşeyi eleştirmek, ondan nefret etmek demek değil. Kullandığı bir alete, oy verdiği partiye, tuttuğu takıma toz kondurmayanlara bu yüzden sıcak bakmıyorum. Örneğin MHP’ye oy veriyorsan yaptıkları yanlışta kulağını gözünü mü kapayacaksın? Böyle ilerleme olmaz, senin de ahırdaki danadan farkın kalmaz.

Tahminen paylaşım “Yalan Yazan Tarih Utansın” adlı iğrenç yalan dolan dolu Facebook grubundan. Bu heriflerin siteleri de var hatta. O sitedeki birçok paylaşımın yalan olduğu da kanıtlandı, buna rağmen hala 100binlerce insan bunları okuyup bunlara inanıyor…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *