Büyük Algılayıcının Avantajları ve Dinamik Aralık

Not: Arkadaşlar lütfen yazıyı iyi okuyun ki sonradan “vay fizik kuralları” vs.. gibi şeylerle gelmeyin buraya 🙂 Ayrıca sonuç bölümündeki 6 numaralı maddeyi de bir daha okuyun.

Şuna kimsenin itirazı olamaz: Benzer teknolojiyle üretilmiş algılayıcılar arasında, boyutu büyük olanın genel performansı daha yüksektir.

Basitçe şu:

algilayici-performans

Sadece ve sadece algılayıcı performansları arasındaki ilişki. Gövde ergonomisi, lens kalitesi, boyut, gövdenin becerisi vs.. dahil değil buna. Yani mesela gövdeden algılayıcıyı çıkardınız ve elinize aldınız, karşılaştırmayı öyle yapıyorsunuz diye düşünün.

Yazdığım nota dikkat edin. Aynı şey tam kare ve APS-C arasında da söylenebilir:

algilayici-performans2

Hatırlatma: Sadece ve sadece algılayıcı performanslarını karşılaştırıyoruz şu anda. Gövdeyi üçayağa bağladınız, önüne de en mükemmel süper uçan kaçan lensi taktınız, öyle çekim yaptınız diye düşünün.

Buraya kadar itirazı olan var mı?

Tamam. O zaman devam edelim.

TAMAM DA, NE YANİ?

Herkesin bildiği gibi, elinize bir algılayıcı alıp fotoğraf çekemezsiniz. O algılayıcı bir gövdede olacak, o gövdeye de bir lens takmanız gerekecek. Acı ama, gerçek bu.

İşte iş de tam burada karışıyor. Çektiğiniz fotoğrafı etkileyen 10 000 tane değişken/etken var. El titremesi var, gövdenin ergonomisi var, otomatik odaklama becerisi var, menüler var, pil ömrü var, güvenli çalışması var, objektif kalitesi var, diyafram var (geniş/kapalı diyafram), kütle ve boyut var, ihtiyaçlarınız var, var da var.

Ufak ve hafif birşeye mi ihtiyacın var:

bt100-400-6

Sağdaki Panasonic Leica 100-400mm (200-800mm eşlenik)

m43-avantaji

Soldaki çanta kadarını bile taşımıyorum artık.

Tahminen yukarıdaki Canon lensler ve gövde genel anlamda Panasonic’ten daha iyi sonuç verecektir, AMA taşıyabilirsen…

Mesela en iyi titreşim sistemine ihtiyacın varsa gideceğin yer belli:

mukemmel-titresim-azaltma

5DMarkII’nin imaj kalitesi 1DMarkIII’ten daha iyidir (genelde), ama 1DMarkIII’e ihtiyacı olan adam sırf algılayıcısı daha iyi diye 5DMarkII almadı (bilinçsizse değilse tabi). “İhtiyaç” kilit sözcük burada.

Örneğin aşağıdaki gibi renkleri seviyorsanız Canon’un makine çıktısı JPEGlerine “ne kadar da donuk” diyeceksiniz:

img_0844-valley-view

Fotoğrafın Chuck Norris’i Ken Rockwell abimizin telefonundan…

 

İHTİYACIMI BİLMİYORUM Kİ

Bu normal birşey. Etrafta güzel fotoğraflar görünce “ben de öyle çekeyim” diye fotoğraf makinesi almaya giden milyonlarca insan var, ve bu insanlardan hemen “şuna ve şuna ihtiyacım var, buna ihtiyacım yok” demelerini bekleyemeyiz.

Birkaç fotoğraf göstereyim:

omd30063_2-ufak

Norveç’te çiftlikten bozma bir otelin toplantı salonunun önündeki koltuklar

omd40048_1-ufak

Siirt. Şirvan-Pervari arasındaki köylerden biri.

img_9249_1-ufak

Panama yolu üzerinde, uçaktan

img_9269_1-ufak

Panama

img_9270_1-ufak

Panama

omd10085_1-ufak

Peru

omd10086_3-ufak

Peru

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu fotoğraf Norveç’ten desem hepiniz beğenirsiniz ama burası Tokat’ın Zile İlçesi’nin Koçaş Köyü… Yok lan şaka şaka, Norveç’te bir göl kenarı.

p1360079_1-ufak

Oslo’da sisli bir gün

ornek-20120818-233318

ornek-p2260125ornek-p1010155 ornek-p1250148 ornek-p2270306 ornek-p2290774 ornek-p7211650Yukarıdakilerin bazıları benden, bazıları Robin Wong’dan. Arada Canon EOS-M’le, Olympus EM5’le ve Panasonic GF3’le çekilmişler var. Dikkat ederseniz bunların hiçbiri DxOMark puanında tepelerde değil. Tam kareyi geçtim, m4/3lerin algılayıcısı acaip çok feci “ufak”!!!

Eğer yukarıdaki fotoğraflara bakmak size yeterliyse, sürekli “acaba kızın sol gözünün üzerindeki en son kirpiğin tepesini görebilir miyim?” diye düşünmüyorsanız, size piyasadaki her algılayıcı yeter demektir; artık düşünmeniz gereken şeyler algılayıcı değil lens, ergonomi, boyut, fiyat, bakaç vs.. olmalı.

AMA UFAK ALGILAYICI AZ DETAY VERİYOR

Bu bir böcek:

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Olympus E-M5, 60mm f2.8 makro, 1/160, ISO200, f5.6

Bu da aynı fotoğraftan 1MP’lik kesme:

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yukarıdaki fotoğraftan %100 kesme (büyük hali için üzerine tıklayın)

Böceğe yaklaşamadığım için (önümde çalılar vardı) bu mesafeden çektim. Amacım makro çekmek değil böceğin ne olduğunu anlamaktı. Canon 5DSr ve Canon 100mm f2.8 L IS olsa daha detaylı olacaktı %99 (eğer yanımda taşısaydım). Daha önce 5DMarkIII’ü ve D800’ü neden sattığımı anlatmıştım birkaç defa galiba bu sitede: Yanıma almaya üşendiğim için. NEX-7 ve EM5 II’yi yanıma alırken pek düşünmüyorum.

Fotoğrafta “detay” çoğu insanın en son düşünmesi gereken şey. Eğer “detay” sizin için en önemli şeyse, asla “iyi” fotoğraf çekemeyeceksiniz demektir. Açık ve net.

DİNAMİK ARALIK!!!

Hanımı ikna edebilirsem modern tam kare makinelerden ikinci el bir tane alıp bu “dinamik aralık” konusunu daha detaylı anlatmak istiyorum çünkü bu konu cidden aşırı abartılıyor artık.

Size DxOMark’tan birşey göstereyim:

nex7-em5ii-a6000-1

Buna göre NEX-7’nin dinamik aralığı EM5II’den tam bir durak yukarıda. Hatta öyle ki, NEX-7’nin dinamik aralık puanı A6000’den bile daha yukarıda. NEX7’nin dinamik aralığı o kadar iyi ki, Sony A7II’den sadece 0,2EV düşük! A7II 13,6 EV iken NEX-7 13,4 EV. Ve tabii ki NEX-7’nin dinamik aralığı 5DMarkIII’ten çık daha ileride: Neredeyse iki durak.

EM5 II ve NEX-7’ye dönelim. NEX-7’nin büyük algılayıcısının dinamik aralığı EM5 II’deki küçük algılayıcıdan dinamik aralık konusunda 1 durak daha iyi.

Peki bu “dinamik aralık” nedir kardeş? Neye yarar sizce? Mesela “13.4 EV” dinamik aralık ne demektir? 13.4 ve 12.4 EV arasındaki fark nedir?

 

Dinamik aralık konusu biraz karışık, ben pratik bir test yapayım dedim. Dinamik aralığı tam anlatmıyor olsa da, forumlarda sürekli geçen “gölge kurtarma” konusuna bakayım dedim. Malumunuz, son 3-4 yılın modası fotoğrafı karanlık çekip sonradan bilgisayarda +EV pozlama telafisi vermek.

Bunun için NEX 7 ve EM5II kullandım. Elimde tam kare makine yok (gerek duymuyorum şu anda), bu yüzden bunlarla idare edin.

Ama daha önce Canon EOS-M’den bir örnek vereyim. Malumunuz kendisinin dinamik aralığı Sonylerin çok gerisinde:

nex7-3-durak-1

ISO100’de çekilmiş bir fotoğraf. Gördüğünüz gibi fotoğraf ISO100’de, yani EOS-M’in maksimum dinamik aralığı vermesi gereken ISO’da. Şimdi sağdaki köprünün altındaki detayı biraz getirmek için +3EV pozlama telafisi verelim:

nex7-3-durak-2

Ne oldu şimdi? Gürültü oldu, ve aslında detaylar da istediğim kadar geri gelmedi. Renk bozulması, gren/kumlanma had safhada. Kötü, değil mi? Canon bu işi Sony kadar beceremiyor. Sony algılayıcı olsaydı orası tertemiz görünecekti. Şuraya bak, Canon hep kullanıcıları kandırdı senelerce…

Dedim, ve siz de yediniz.

Bu fotoğraf NEX-7 ile çekildi. Malumunuz kendisi tam kare kadar (Sony A7 ve A7II) ve hatta daha iyi (Canon tam karelerle karşılaştırınca) dinamik aralığa sahip. EOS-M deyince “evet kötü” diye içinizden geçirdiyseniz, “efsane” Sony olduğunu öğrenince ne düşündünüz?

EOS-M’den (tamam tamam, NEX-7 olacak 🙂 ) bir örnek daha:

nex7-1-durak-1

“Efsane” Zeiss 55mm f1.8 ile çektim. ISO800. Bu ISO’da kumlanma bekler miydiniz? Beklemiyorsanız, yeterince fotoğraf çekmiyorsunuz demektir çünkü tam kare gövdeler dahi böyle “düşük” ISO değerlerinde kumlanma gösterebilir. Burada da “geniş dinamik aralıklı” NEX-7’nin ters ışıkta ne kadar kumlanma yaptığını görüyorsunuz. Aşağıdaki ayarları yapınca sonuca bakın (tam hali için üzerine tıklayın):

nex7-1-durak-2

Kumlanma var mı? Var. Hem de gani gani. Peki ne bu algılayıcı? Dinamik aralığı tüm Canonlardan ve Olympuslardan iyi 24MP Sony APSC algılayıcı.

KARŞILAŞTIRMA

NEX-7 ve EM-5 II’in arasındaki 1EV’lik dinamik aralık farkını görebilir miyim diye şunu çektim:

dr-icin-test

Gökyüzü parlak sayılır. Soldaki köprünün ortasındaki kulübenin içi karanlık çıkmış, haydi orayı açalım:

iso100-iso200-nex7-em5ii-01

En üstteki NEX7 ISO100, sol alttaki EM5 II ISO100, sağ alttaki EM5II ISO200. Hepsine +2EV pozlama telafisi uyguladım. DxOMark’taki 1 duraklık farkı görebilen var mı?

Bir de -2EV daha karanlık çekilmiş fotoğraflara +3EV pozlama telafisi uygulayalım:

iso100-iso200-nex7-em5ii-02-3ev-karanliktan2

Soldaki NEX7 sağdaki EM5II. Nevet.

Bu arada EM5II ISO100’de gölgelerde çok daha temiz (baz ISO’su 200). Genişletilmiş ISO değerleri hep böyle oluyor zaten. ISO50’ye inen Canonlarda da ISO50’deki gölgeler ISO100dekilerden daha temiz oluyor, diğer taraftan parlak bölgeler biraz daha çabuk patlıyor (mesela gökyüzü).

Bakın EM5II’den bir örnek:

iso100-iso200-fark-01-2ev

Sağdaki ISO100, soldaki ISO200. İkisine de +2EV pozlama telafisi verdim. ISO100’de çekilen gölgede çok daha detaylı ve az gürültülü.

SENİ ANLADIK DA, BANA YETER Mİ PEKİ

Aşağıdaki orjinal:

omd80024-ufak

Bu da üzerinde oynanmış hali:

omd80024_1-ufak

EM5II, 9-18mm, ISO200, f9, 1/50. Size yeter mi siz karar verin. Aha bu da %100 kesme:

omd80024_1-sol-sag

%100 hali bile iyi bence, ki hiç de önemi yok çünkü fotoğrafın tamamına bakınca “iyiymiş” diyorsan %100 kesmenin hiç önemi yok.

İki örnek daha:

p4050032-ufak

İlk hali

p4050032_1-ufak

Son hali

p4050032_1-ilk-son

%100

 

p4050033-ufak

İlk hali

Son hali

Son hali

p4050033-ilk-son

%100

Bunlar size yetecekse sorun yok. Yetmeyecekse başka yerlere bakmanız gerekecek.

SONUÇ

  1. Algılayıcı boyutu büyük olunca sonuçta elde edeceğiniz fotoğrafın daha iyi olacağının garantisi yok.
  2. İnternette gördüğünüz her rakama, her forum kullanıcısının yazdıklarına inanmayın.
  3. Dinamik aralık denen şey önemlidir ama zamanımızda hemen har algılayıcının verdiği dinamik aralık kullanıcıların %95’ine yeterlidir.
  4. Nex7’de RAW sıkıştırmasının farkındayım. Yani yukarıdaki sonuçların sebeplerinden biri o da olabilir. Ne olursa olsun 1 ve 2 numaraları kanıtlıyor.
  5. Bir insan Türk değil diye, bir insan “yabancı” diye her yazdığına inanmayın.
  6. 800 satır yazı, 100lerce grafik veya tablo görseniz bile, sonuçta önemli olan şey fotoğrafın kendisidir. Yukarıda verdiğim örnekleri kitaplar dolusu teoriyle anlatamazsınız. Fotoğraf görsel bir konu, edebiyat konusu veya teorik fizik değil. Bir iddian varsa onu 10larca satır yazarak değil fotoğrafla anlatmak en iyisi.
  7. Hayır Canon/Nikon/Sony düşmanı değilim, m4/3 fanatiği de değilim. Öyle olsam elimde Zeiss 35mm f2.8 , 55mm f1.8, Canon 50mm f1.2L, Nikon 14-24mm f2.8 gibi lensler olmazdı. Bana neyi faydalı görüyorsam onu kullanıyorum.
  8. Lozan hezimettir diyenler, savaşı keşke Yunan kazansaydı da şeriat gitmeseydi diyenler cahil değil hain pisliklerdir. Bunları (afedersiniz) ağzı açık mal gibi dinleyip, bunlara inanıp hayatında tek bir tarih kitabı okumayanlar da aynı kefede benim gözümde, çünkü artık bu cahilliği de geçti kötü niyete geldi.

 

43 comments for “Büyük Algılayıcının Avantajları ve Dinamik Aralık

  1. selim insan
    2016-10-14 at 4:09 pm

    Hocam, algılayıcı büyüdükçe görüntü kalitesinin artmayacağı yönündeki görüşünüz yerinde. Bana kalırsa ilgisi dahi yok zaten; o da ayrı konu: Her boyutun kendine göre avantajı ve dezavantajı var.

    Bu Sony NEX-7 modelinin raw dosyasının (Sony .ARW 2.2) bit derinliği de Sony a6000’ninkinin olduğu gibi -ve sizin de belirttiğiniz gibi- 12 bit değil mi? Nasıl olmuş da 13,4 bit dinamik aralığı olduğunu tespit etmişler; mantıken mümkün olmaması lazım. Ayrıca Sony NEX-7 2011 yılının, Olympus OMD-5 II 2015 yılının makinesi ve bu ikisinin algılayıcılarının pixel başına düşen alanları neredeyse eşit: ilkinin 15 µm², ikincisinin 14 µm². Yıllar içerisinde teknolojinin gelişeceği de hesaba katılınca, gerek ISO ile gürültü gerekse dinamik aralık bakımından OMD-5 II’nin iyi olması beklenir. DXOMark -galiba- yanılıyor olabilir mi? Ya da piyasaya sunuldukları güne nispeten yapmış olabilirler mi değerlendirmeyi?

    Bir de belki imkanınız olursa benzeri bir karşılaştırmayı, yani Olympus OMD-5 II ile karşılaştırmayı Sony a6500 ile yaparsınız bize; seviniriz. Çünkü ikisi de 14 bit raw çekiyor bildiğim 🙂

    Teşekkürler.

    • ErtOzt
      2016-10-14 at 5:07 pm

      A6300 3000TL civarı, hem de ikinci elde. A6500’e yaklaşamam bile 🙂
      Dinamik aralık bit sayısına bağlı değil yalnız. Bit sayısı maksimum ve minimum noktalar arasındaki veri dağılımıni etkiliyor sadece. Bir makinenin 8 bitlik JPEGin dinamik aralığı bile diğer bir makinenin 14bitlik RAW dosyasından fazla olabilir.
      Oradaki bit sadece ve sadece saklanabilen ton sayısı.
      Mesela bir makinede 10EV dinamik aralık var. Bir fotoğraf çektiniz, makine -6 ve +4EV arasını kaydetti. 14bitlik RAW dosyası bu -6EV ve +4EV arasını 2 üzeri 14 tonda saklar, 12 bitlik RAW dosyası aynı aralığa 2 üzeri 12 ton sıkıştırır, 8 bitlik JPEG dosyası gene aynı aralığa 2 üzeri 8 ton sıkıştırır.
      Yani DR, bit sayısına bağlı değil.

      • selim insan
        2016-10-14 at 7:07 pm

        Sony a6500 incelemesi yapabilseniz güzel olurdu 🙂 biraz bekleyeceğiz anlaşılan 🙂

        Bit derinliği ile dinamik aralık ilişkisi hakkında ses dosyasındaki verinin sese dönüşümü üzerinden düşündüğüm için yanıldım sanırım.

        Teşekkürler.

  2. 2016-10-15 at 7:52 am

    Sonuç bölümünün tamamına imzamı atarım, kolaylıklar dilerim…

  3. Ali
    2016-10-15 at 9:27 pm

    Merhabalar, sizin Nex-5n ve Em5 karşılaştırmasında bu iki sensörün başa baş olduğunu okumuştum. Yalnız geçen bir arkadaş bu iki sensörün aynı mp olmalarına rağmen EM-5’in sensör boyutundan dolayı özellikle detay konusunda kaybettiğini söyledi. İki makineden birini almak üzereyim. Değerli görüşlerinizi bekliyorum.

    • ErtOzt
      2016-10-16 at 6:24 am

      Bu ikisi arasında kaldıysan kesinlikle Em5 al. Hiç düşünme.
      Boşver detayı vs..

      • Ali
        2016-10-16 at 3:19 pm

        Merhaba neden öyle dediniz, sanırım Em5 alacağım ama odaklaması, jpeğ kalitesi vs daha mı iyi, beni düşündüren tek etken sensör ebatı. Yoksa griple elime aldığımda harika bir his veriyor.

        • ErtOzt
          2016-10-16 at 3:52 pm

          Bak bu yazının amacı zaten “büyük algılayıcı daha iyi demek değildir”i anlatmak.
          Sonuç bölümünde özetledim bunu.

  4. kemal
    2016-10-18 at 9:54 am

    Ertan hocam selamlar. Hocam 2 sorum olacak. Birincisi Tokina 11-16 ve Tokina 11-20 arasında tercihiniz ne olurdu. Yada şahsi tavsiyeniz iç mekan ve örnek daire çekimlerinde kullanmak üzere. İkinci sorum birçok fotoğraflar çekiyoruz ve bunları güvensiz bir şekilde hard disklerde saklıyoruz. Çektiğimiz fotoğrafları basmak için bir fotoğraf yazıcısı mı tavsiye edersiniz yoksa bir sütüdyoya bastır daha ekonomik olur mu dersiniz.

    • ErtOzt
      2016-10-18 at 10:51 am

      Çok fotoğraf bastıracaksan tabii ki ir stüdyoda ya da baskı atölyesinde bastırmak daha ekonomik.
      İkinci bir disk de alabilirsin kopyalamak için. Bazı programlar bir disktekileri otomatik olarak ikinci diske de yazıyor. Diskler ucuz artık.
      Tokina 11-20mm daha iyi. Optik olarak çok fark yok ama 16-20mm arası farkediliyor. En ideali TS-E / T/S lensler, fiyatı karşılayabilirsin.

  5. İsmail
    2016-10-18 at 11:51 am

    Merhaba Em5’te sensorun toz koruması ile ilgili sertifikalı bir sistemi varmış. Doğru mu? Yani em5’te sensorun tozlanması diğerlerine göre daha mı düşük?

    • ErtOzt
      2016-10-18 at 12:05 pm

      Algılayıcıyı titreştiriyor EM5, bu yüzden az tozlanıyor makine.

  6. Kemal
    2016-10-18 at 8:27 pm

    Hocam TS-E/T/S lensler mümkün değil. İkinci elde Canon 10-22 1000 tl ye buldum. Ne kadar güvenilir bilmiyorum. Yenisiyle Tokina arasında çok fiyat farkı yok. Ne derseniz.

    • ErtOzt
      2016-10-18 at 9:13 pm

      Canon 10-22mm de iyi. 10-18mm IS STM de olur. Çok keskin bir lens.

  7. Kemal
    2016-10-19 at 7:18 am

    Sayın hocam Tokina ya ödeyeceğim miktarın üstüne 200 tl koyarsam Canon 10-18 stm ve sizin bana tavsiyeniz olan Tamron sp 70-300 ü de alabiliyorum. Yine sizin tavsiyenizle aldığım Sigma 17-50 lensimle beraber başka hiç bir şeye ihtiyacım kalmayacak. Portre lensi olarak gene sizin tavsiyenizle Olympus 45 mm almıştım süperrr. Hocam size çoook teşekkür ediyorum. Doğru yolu gösterdiğiniz için.

    • ErtOzt
      2016-10-19 at 10:01 am

      Olympus mu? Canon yok muydu sende?

  8. Kemal
    2016-10-19 at 10:08 am

    Hocam Olympus M10 ve Canon 70D var

  9. Sebahattin Demir
    2016-10-19 at 10:16 am

    Ertan bey,

    D810 gövdemde kullanmak üzere uzun zamandır ertelediğim 85mm lens için 2 seçenek arasında kaldım:

    1. AF-S Nikkor 85mm F1.4G (TR fiyatı yaklaşık 5.800 TL)
    2. Sigma 85mm F1.4 DG HSM ART (TR fiyatı yaklaşık 4.250 TL)

    Aralarında 1.600 TL fiyat farkı var.

    Sigma henüz çok yeni. Hakkında çok fazla inceleme karşılaştırma bulamadım.
    Bulduklarımsa taraflı olduğu besbelli. Belki bu lens hakkında bilgi sahibisinizdir.

    Siz hangisini önerirdiniz?

    Saygılar.

    • ErtOzt
      2016-10-19 at 12:34 pm

      Abi Nikon’un 85mm f1.8G’si ve eski 85mm f1.4D’sini öneririm, eğer daha uygun fiyatlı isterseniz. Bu ikisi de müthiş lensler. Bende f1.4D var ve cidden çok memnunun. Bu lens asıl yapması gereken şeyi çok iyi yapıyor: Portre.
      En en iyisini isterseniz tahminen Sigma Art en iyisi olacak. Henüz piyasaya çıkmadı ama önceki Art lenslere bakarsanız bunu da tahmin etmek zor değil.

  10. Kemal
    2016-10-19 at 10:19 am

    Birde hocam harici hard disk ve hafıza kartı tavsiyeniz ne olurdu.

    • ErtOzt
      2016-10-19 at 12:36 pm

      Hafıza kartında marka olarak SanDisk öneririm. Aslında her markanın iyi modelleri var. UHS uyumlu birşey almak ileriye uyumluluk için iyi olur.
      Harici diskte çok seçenek var. Bütçe ve ihtiyaca göre değişir.

  11. Hasan İSMAYİL
    2016-10-19 at 9:58 pm

    Ertan bey, selam.

    Çok isterim ki, Fujifilm XT2+16-55mm f2.8 ve Olympus EM1 mark2 + 12-40mm f2.8,
    Fujifilm XT1+16-55mm f2.8 ve Olympus EM 5 mark2 +12-40mm f2.8 setini detayli inceleyesiniz.
    Fujinin renk alqoritmasi ve İSO performansi, olympusun bir çok artıları insani çelişkide birakmaktadir. Binlerce sayfa yazi okusanda, eline alıb kullanmadan bilmiyorsun. Ama Sizin incelemeleriniz ve yazı üslubunuz o kadar iyi ki, kendim kullanmişim gibi hissettiriyor.

    Teşekkürler.

    • ErtOzt
      2016-10-20 at 4:38 pm

      Hasan keşke yapabilsem ama Fuji’yi nasıl bulurum bilmiyorum. Ödünç almam lazım anca.

      • Hasan
        2016-10-20 at 6:18 pm

        Fuji neden boyle bir yol izliyor? Cok iyi makineler uretmesine ragmen, yaygin piyasasi olmadigi icin hep kosede bucakda kaliyor.

        • Sebahattin Demir
          2016-10-21 at 5:28 am

          Hasan bey,

          Fuji’nin öyle köşede bucakta olduğunu sanmıyorum.
          Tam tersi Türkiye’deki en aktif PR çalışmasını yapan firma bence.
          3 büyük ilde istisnasız her hafta sonu ücretsiz atölye (workshop) çalışmaları yaparlar.
          Katılım serbesttir, size önce basit bir fotoğraf eğitimi verirler, sonra Fuji ürünleri hakkında kısa bir bilgi geçerler.
          Ardından bir hoca eşliğinde uygulamalı fotoğraf turuna çıkılır.
          Eğer makineniz yoksa, size gün boyu kullanabileceğiniz makine ve lens(ler) verirler.

          Ertan beyin sıkıntısı Türkiye dışında yaşaması.
          Fakat Fuji Türkiye’ye bu isteğini yazarsa bir karşılık bulacağını tahmin ediyorum.

          Saygılar.

          • Hasan
            2016-10-21 at 10:58 am

            Sebahattin bey, selam.

            Ben de Azerbaycanda yasayiram. Sorun o ki, Fujinin burada 1 tane bile magazasi yok. Biz de orda burdan almaktayiz.

  12. Harun
    2016-10-20 at 6:16 am

    Tam kare bir gövde almak için bütçem elverişli değil. O yüzden ram kare performansı veren algılayıcıya sahip aletler neler olabilir lensleri ile?

    • ErtOzt
      2016-10-20 at 4:39 pm

      Nikon D7200, Sigma 17-50mm f2.8 OS ya da Tamron 17-50mm f2.8 VC
      Bütçe buna yetiyor mu?

  13. Osman G. Alphan
    2016-10-20 at 8:24 am

    Sizin gazınızla m4/3 bir (E-pl3) makine aldım. Sonra iyi fiyata E-pm2 aldım. Tabi Dxomark puanlarında dinamik aralığı Omd’ler ile hemen hemen aynı idi, zaten (bazı Omd’ler ile) aynı sensör varmış. Ayrıca Dxomark’a göre iso puanı da en iyi Olympus idi! Fiyatta cazip olunca aldım. İlk izlenimlerim şu: Ben pili bu kadar iyi giden bir aynasız kullanabileceğime ihtimal bile vermiyordum! Vizörsüz olmasına rağmen, pili ile en az 1000 fotoğraf çekiyorum, üstelik en az 20 dk. vidyo bile çekiyorum! İkinci izlenimim ise, ters ışıklı bir manzara çektiğimde, gölgeleri (sonradan, kendi içindeki ince ayar ile) aydınlat dediğimde bir de ne göreyim, gölgeleri kurtarmış hemde Hdr kalitesinde kurtarmış! Üstelik gölgeleri kurtarırken fotoğrafın aydınlık kısımlarına neredeyse hiç dokunmuyor (belkide hiç dokunmuyordur). Sonunda ters ışıkta gölgeleri öldürmeyen bir makinem oldu 🙂 500d + 17-85’in yanında Epm2 + 14-42 ufacık ve çok hafif kaldı, üstelik dinamik aralığı da 500d’den daha iyi ve yeterli. E-pm2’de keşke dahili Hdr olsaydı diyorum, gerçi Hdr basamaklama yapıyor ama birleştirmiyor. Bilgisayarda da bu fotoğrafları birleştirip Hdr’ye dönüştürmeyi başaramadım, belki Photoshop’ta çok kolaydır ama o da ücretli. Ücretsizlerde de iyi yapan programa rastlamadım, mutlaka vardır tabi…
    Son sözüm, ara sıcaklardaki fikirlerinize katılmasam da; çünkü benim için vatan dindir, din verilip vatan alınıyorsa o vatan alınmamış demektir… Neyse, zaten fotoğrafçılık için sizi takip ve takdir ediyorum, sayenizde m4/3 dünyasına adım attım… Bunun için teşekkür ederim… Belki bir ara Hdr fotoğrafçılığını derinlemesine anlatırsınız, dahili ve harici olarak. Yani dahili Hdr’de makine hallediyor da, diğerlerinde basamaklama yapıp birleştirmeyi bir türlü yapamadım…

    • ErtOzt
      2016-10-20 at 4:49 pm

      Merhaba Osman. Önerimle aldığın makineyi beğendiğine sevindim.
      Benimle aynı fikirde olmana gerek yok tabi. Ben dinin verilip vatanın alındığıni düşünmüyorum. 2 lafa, 1 kitaba bakıp “bak dini satmışlar” diye düşünmemek lazım. Özellikle Atatürk döneminde bedavaya basılıp dağıtılan Kur’anlar (hem de herkesin anlayacağı dilde), diyanette basılıp dağıtılan 1000lerce ilmihal ve dini kitap bunları kanıtlıyor. Ayrıca 1940’a kadar tamir edilen 300 civarı cami var resmi meclis belgelerinde. Dini öldürmek isteyenler bunları yapmazdı.
      1940lardan sonrası biraz karışık. O yılları iyi okumadım ne yazık ki.
      Dediğim gibi, bir kitaptaki bir cümleyi tırnakla çekip, veya 2 kişi nin söylediği 3-5 lafa bakıp “bunlar din düşmanı” diyemezsin. Devlet kendi eliyle imam yetiştirip köylere gönderiyor düşünsene.

    • ErtOzt
      2016-10-20 at 4:55 pm

      Bundan 90 sene sonra torunlarının şunu okuduğunu düşünsene: “Başbakanımız Allah’ın bütün vasıflarına sahip”.
      Ne düşünürdü senin torun? Bu lafı 2-3 sene önce söylediler. Hem de.
      Ya da Kabe’yi pasta yapıp kesip yediklerini? Ya da şunu duyduğunu:
      “Keşke Yunan galip gelseydi de halifelik gitmeseydi”.
      Veya bunu: “Kürdistan desek ne olur? Eyalet gelse ne olur? Sayın Apo aldığı kellelerin hesabını veriyor.”
      Yani diyorum ki: 3-5 lafı cımbızla çekip koca dönemi değerlendiremezsin.

      • Osman G. Alphan
        2016-10-22 at 2:59 pm

        2 lafa 1 kitaba göre konuşmak haddinde değilim… Yani az delille büyük hükümler vermek… Bir iki delil sunayım, Cumhuriyet döneminde liselerde okutulan Tarih-1 ve Tarih-2 kitaplarında nelerin okutulduğunu araştırabilirsiniz… Doğu Perinçeğin derlediği (G. Kurmay arşivinden) M. Kemal’in el yazılarının olduğu (7 ciltlik, Kemalist Devrim Serisi) kitaplarda, din hakkındaki fikirlerine bakabilirsiniz… “Din Yok Milliyet Var” kitabına “aferim” diye neden not düşmesine… Murat Bardakçı’nın Atilla Oral’ın kitabını (kendi el yazısı ile ayete safsata diyor) teyid ettiği Tv programına… 1932 – 1950 arası okutulan Türkçe ezana… Yakın Tarihimizde Cami Kıyımı kitabına… Atatürk’ün Nöbet Defteri (devletin kayıtları) kitabına… Şapka için başımıza gelenlere, Aziz Nesin’in “-gerçek Müslüman Atatürk’ü sevmez” sözünün detaylarına… Bakılabilir… Söylediklerinize gelirsek Kazım Karabekir’in anlatıldığı (Uğur Mumcu’nun) kitapta neden Türkçe Kur’an bastırıldığına dair, “Arap uşağının saçmalıklarını herkes görsün…” sözünü sarfetmesi…
        Aslında başta söylediğim liselerde okutulmuş kitaplarda özellikle Peygamberimiz (S.A.V.) hakkında yazılanlar ve o zamanki Milli Eğitim’in bastırdığı “Sağduyu – Tanrısızlığın İlmihali” kitapları delil olarak yeter…

        Ara sıcağı bitirip fotoğrafçılığa gelirsek, sizce m4/3’te kral makine hangisi, neden? Bir de Omd’lerdeki farkları bir türlü anlayamadım, yanı Omd-Em1, 5, ve 10 arasındaki temel fark(lar) nedir? Bu gidişle bir Omd ya da Gh4/5 alacağım.
        M4/3 kesinlikle fotoğrafçılığın geleceğiymiş, anladım. Bu zehirden siz sorumlusunuz 🙂

        Ve fikir dayatmasına karşı olmak ilerlemenin en kısa yoludur… Çünkü, güneşi herkesin aynı görmesi şart değildir.

        • ErtOzt
          2016-10-22 at 4:13 pm

          Kral makine GH5 veya EM1 Mark II olacak. Çıkinca göreceğiz. İkisi de süper görünüyor.
          Gene dediğim şeyi yapıyorsun. Leyhte yapılanlara değil aleyhte yapılanlara bakıyorsun.
          50 sene sonra 2002-2016 döneminde çıkan muhalif kitaplara bakarsan ve sadece onlara göre konuşursan ciddi küfür edersin Erdoğan’a. Mesela 50 sene sonra biri diyecek ki “efsane Yılmaz Özdil’in kitapları veya büyük tarihçi Sinan Meydan’ın kitaplarına bakmak yeterli”. Halbuki bu adamlar muhalif, sadece ona bakarsan olmaz, bu dönemi yanlış değerlendirirsin.
          Şapka için kimin başına ne geldi? Hepsi yalan. Atatürk’ün şapka takmayan halkla cekilmiş 100lerce fotoğrafi var. Hangisini astırmış ya da hapse atmış?
          Sürekli referans gösterilen Kazım Karabekir kendi kitabında Atatürk’e “meclisi yobazlara mı bırakacaksın?” dediğini yazıyor.
          Şevket Eygi’nin gidiş yolu belli. Mesela o camiler kitabını basarken Atatürk’ün İnönü’ye gönderdiği restore edilecek camiler listesini de koymuş mu kitaba? Galiba 1930’a kadar 100’ün üzerinde tarihi cami restore ediliyor. Ha, bir de Menderes’in “yol geçecek” diye yıktırdığı Mimar Sinan Cami ve çeşmeleri var mesela, onlar da var mı o kitapta?
          Büyük devrimler hep eleştirilir. Doğal. Bunu yaparken bir adım geri çekilip yapılan şeyi iyi görmek lazım. 1918’e gelindiğinde Osmanlı Devleti falan yok artık. İstanbul işgal altında, padişah ve Başbakan İngiliz’i öven mektuplar yazıyor sürekli, borç dev gibi, Şeyhülislam sürekli işgalcileri öven ve direnişçiler aleyhinde fetvalar veriyor vs.. Yahu Yunan İzmir’e çıkıyor, Başbakan hemen bir akil adam heyeti gönderiyor oraya ki halkı uyutsun. Şeyhülislam da bunu destekliyor. Tüm ticarethanelerin %80’i gayrimüslimlerde.
          Yani bu durumda memleket. Sen bütün olaya din ve camiler açısından bakarsan asıl meseleyi kaçırırsın.

  14. Fatih Yüksel
    2016-10-21 at 10:29 am

    Ertan hocam öncelikle selamlar. Sitenizi uzun yıllardır takip ediyorum. Yazılarınızı büyük bir keyif ve merak ile okuyorum. Türkiye de uzun yıllardır siyaset ve politika ile tarihin farkını bir türlü anlayamayan bir güruh çoğalarak hakim sınıf haline geldi. Hilafet ve padişah çok önemlidir ama aynı dinin peygamberi son büyük konuşmasında vatanınız kutsaldır savunun der ve bunun bu şekilci insanlar için hiçbir önemi yoktur. İnandıkları hesap günü anadolu da evsiz kocasız kalan tecavüze uğrayan anadolu kadını muhakkak yakalarına yapışacaktır. Bu konuda ben de maalesef çok dertliyim.

    Hocam müsaadenizle bir sorum olacaktı. Elimde em5 , 12–50 ,45 ve 40 150 den oluşan bir set var. Genel olarak memnunum fakat geniş açı için daha performanslı bir alternatif düşünmeye başladım. Maalesef döviz kurları öğrenci halimle alım gücümü yerlerde süründürüyor. Bu aşamada bu seti yanına almak için çantaya ihtiyacım olduğunu farkettim ayrıca kız arkadaşımda fotoğrafa merak salmaya başladı. Bu aşamada düşük bütçeli ve manuel ayarlara izin veren aynı zamanda mont cebinde taşınabilen bir kompakt makine düşünmeye başladım. Canon g11 ve 12 modelleri panasonic lx3–5 veya xz10 gözüme çarptı bütçem dahilinde.Gönül isterdi ki bütçe yüksek olsun fuji x20 veya x100 bakabilelim ama maalesef . Bu civarlarda tavsiyeniz ne olur ? Tekrar teşekkürler saygılar.

    • Fatih Yüksel
      2016-10-21 at 12:07 pm

      Hocam ufak bir ekleme yapmak istedim 600 tl civarına nikon 1 v1 10mm bu seçenekler arasına girer mi ?

      • ErtOzt
        2016-10-21 at 12:13 pm

        V1 onlar arasında en iyi imaj kalitesine sahip alet. Peki 600TL ve altında m4/3 makine bulamaz mısın? EPL3 vs.. gibi? Ya da Panasonic GF1, GF2, GF3?

      • ErtOzt
        2016-10-21 at 12:14 pm

        Panasonic LX7ler ne kadar gidiyor acaba Türkiye’de. O da iyi bayağı. Algılayıcı ufak olsa da lens mükemmel.

  15. Fatih
    2016-10-21 at 6:54 pm

    hocam tekrar selamlar. lx7 piyasası yaklaşık 650 tl civarında. fakat bugün 150 tl ye g1 bulunca dayanamadım onu aldım. şimdi biraz para biriktirip geniş açı almak kaldı. ya 12-5, ya da 40-150 yi elden çıkartıp yerine 20 1.7 almak veya uygun fiyata 17 2.8 almak arasındayım. 17 2.8 gerçekten çok mu kötü yoksa 300 tl civarına alınabilir ve kabul edilebilir bir performansa mı sahip ? teşekkürler tekrar.

    • ErtOzt
      2016-10-21 at 7:33 pm

      Fatih selam. Büyük harflere dikkat edersen yanıt yazarım 🙂

      • Fatih
        2016-10-21 at 7:46 pm

        Haklısınız hocam. Kusura bakmayın düzeltme butonunu göremedim şöyle yapayım.

        Hocam tekrar selamlar. Lx7 piyasası yaklaşık 650 tl civarında. fakat bugün 150 tl ye g1 bulunca dayanamadım onu aldım. Şimdi biraz para biriktirip geniş açı almak kaldı. Ya 12-5, ya da 40-150 yi elden çıkartıp yerine 20 1.7 almak veya uygun fiyata 17 2.8 almak arasındayım. 17 2.8 gerçekten çok mu kötü yoksa 300 tl civarına alınabilir ve kabul edilebilir bir performansa mı sahip ? Teşekkürler tekrar.

        • ErtOzt
          2016-10-21 at 7:57 pm

          17mm aşırı kötü değil, çok iyi de değil. Ufak lens ve f2.8, fazla da bir olayı yok. Ama uygun fiyatlı. 35mm açıyı seviyorsan alınabilir.

  16. Yavuz YILDIRIMKAYA
    2016-11-15 at 11:41 am

    Herkese selam her şey güzel de fuji xt 10 ile olympus m10 mark 2 kıyaslamasına kimse itinayla değinmiyor.Biri büyük sensör olmasına rağmen kit lensleriyle beraber hemen hemen aynı fiyat.Hocam bir küçük yorum alabilirsem ne mutlu bana.

    • ErtOzt
      2016-11-15 at 5:47 pm

      Hangisinin tipini beğenirsen onu al. Algılayıcı boyutu bunlarda çok fark yaratmıyor.
      Benim bu sitedeki Fujifilm XE2 incelemesine bak istersen. Orada 10larca örnek verdim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.