Kur’an’ın ilk emri: Oku

Eskiden şunu çok duyardım: Bu aralar ne okuyorsun?

Artık bu soruyu çok duymuyorum çünkü okuyan insan sayısı çok azaldı. Aslında “okuyan” sayısı arttı ama “okunan” şey kitap değil artık. Yolda yürürken cep telefonuna yüzlerini gömmüş olan insanlar da okuyor birşeyler, ama kitap değil onların okudukları.

Çok kültürlü, bilgili olduğumu söyleyemem. İstediğim kadar kitap okumaya fırsatım olmuyor işten dolayı, bu yüzden rahatsız hissediyorum kendimi…

6 dakika boyunca kitap okumanın stresi %60 azalttığını okumuştum bir yerde. Aklınız kitaba gidince günlük dertlerden biraz uzaklaşıyorsunuz. Kitap yerine gazete okursanız stresinizin %600 artacağını garanti veririm.

Birşey hakkında bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak cidden kötü birşey. Daha da kötüsü, “başkasının” fikrine sahip olmak bence. O konu hakkında kitap okumadıysan ya da belli bir bilgi birikimin yoksa, “başkası” gelir seni sloganlara boğar, sen de onun dediğini etrafta papağan gibi tekrarlarsın. Sana karşı çıkana da küfür edersin, hakaret edersin. Türkiye’de bugün “Atatürk İslam’ı ve Osmanlı’yı yıkmak için gelen İngiliz ajanı bir Yahudidir” diyenlerin durumu da aynen böyle. Derin Tarih zırvasını okuyup fesli deliyi dinlersen, “başkasının” fikirlerini diline dolarsın en fazla.

Evdeki ufak kütüphaneye şöyle bir göz gezdirdim, en yeni kitaplardan bir set yaptım. Sadece tarih değil, diğer konularla da ilgili 2-3 kitap var aşağıda:

DSC00779_1

Burada olmayan üç kitabı daha önerebilirim: Klaus Kreiser, Fabio L Grassi ve Andrew Mango’nun “Atatürk” kitaplarını da öneririm (hepsinin adı aynı, tesadüfe bak 🙂 ). Bunlar üç ayrı kitap, yazarlar beraber yazmamış yani, karıştırmayın. Bazıları “taraflı” olduğunu düşünerek Falih Rıfkı Atay, Yakup Kadri, Şevket Süreyya, Attila İlhan gibi yazarlardan okumak istemiyor Atatürk’ün hayatını. Size 3 yazar önerdim: Bir Alman bir İtalyan ve bir İngiliz (fıkra gibi, sadece Temel eksik). Bu 3 kitap da güzel.

Üstün Dökmen’in “Küçük Şeyler” dizisinden 4 kitabım var ama ikisi birilerinde galiba, kime verdiğimi bile hatırlayamadım. Bunlar ufak ve okunması kolay kitaplar. Üstün Hoca psikolojiyle Türk toplumu ve davranışlarını anlatıyor, çok da güzel kısa hikayelerle süslüyor bunları.

Mevlana’nın Mesnevi’si de ilginç bir kitap. Bendeki Prof. Adnan Karaismailoğlu’nun çevirisi. Tamamını okumadım henüz. Yavaş yavaş bölüm bölüm okuyorum.

Halil İnalcık’ın şu anda elimde tek kitabı kaldı (şu anda onu okuyorum zaten). Halil İnalcık’ı tanımıyorsanız, Osmanlı falan bilmiyorsunuz demektir. Halili İnalcık’ın araştırmalarını literatürden çıkarırsanız ortada Osmanlı tarihi kalmaz diyordu çok meşhur bir tarihçi. Galiba İlber Ortaylı da onun öğrencilerinden. Yazım tarzı tam bir akademisyen gibi, yani çok akıcı değil ama kitapları gerçekten mükemmel. Osmanlı’yı “heryeri kırdık geçirdik, herkese eşit ve adaletli davrandık, cihan devleti olduk” gibi naralar atmadan anlatan insanları okumak çok zevkli. Örneğin “laiklik” kavramının Osmanlı’ya tee 1850lerde girdiğini, mahkemelerin bir kısmının (daha çok ekonomik) laik mahkemelere çevrildiğini, teee 17. yüzyılda İstanbul’da bazı okullarda Roma hukukunun okutulduğunu, 1850’de Fransız kanunundan alınma ticaret kanununun kabul edildiği vs.. gibi konuları fesli deli ve yalancı Armağan size söylemez, onlara sorsanız Atatürk bütün değişiklikleri ve devrimleri İngilizler istedi diye yapmıştır. Halbuki Türk devrimi, artık gerçekten çökmeye başlamış Osmanlı’nın kendini kurtarma çabalarının bir sonucudur; getirilen tüm kanunlar ve değişiklikler zaten Osmanlı’da yavaş yavaş yapılmaya çalışılan şeylerdi. Yani Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Devleti’nin devamıdır. Gerçek tarihçileri okursanız, belgeleri görürseniz, sizi koyun gibi güdemezler. Ama “tarihimizle yüzleşelim” sloganına kanarsanız hala “bir gecede cahil kaldık dil değişti diye” der oturursunuz (ki değişen de “dil” değil “alfabe”dir ve bu harfler 1800lerin ikinci yarısından beri birçok kişi tarafından öneriliyordu ve 1. Dünya Savaşı başlarken Osmanlı ordusunda ufak ufak kullanılmaya başlanmıştı deneme amaçlı, ama kime anlatıyorsun…).

Türkiye’nin kuruluş sebebini anlamak istiyorsanız, Osmanlı’nın 1800lü yıllardan sonraki durumunu okuyun. Nereden nereye geldiğini, 1900lerde ne durumda olduğunu, hatta müslüman Türk nüfusun durumunu biraz araştırın.

hickok 1

Bu aralar edebi kitaplara pek ilgim yok nedense. Dur bakalım kendimi gaza getirip bir “roman” okumam lazım, insan eksikliğini hissediyor böyle kitapların…

Fotoğraf ile ilgili 10larca kitabım var, yukarıdakiler sadece seçmece. Geçen hafta Ara Güler’in “Yeryüzünde Yedi İz” adlı foto-röportaj kitabını okudum mesela. “Okudum” dedim, çünkü kitap sadece fotoğraf içermiyor. Ara Güler’in “ben röportajcıyım fotoğrafçı değil” lafını ispatlar gibi bir kitap… Röportaj tarzı, verilen yanıtlar ilginç…

Neyse uzun yazmayayım, hadi gidin kitap alın da okuyun 🙂

Ek: Bir de, biryerlerde sakladığınız Kur’an, İncil, Tevrat gibi inandığınız kitapları çıkarın ve onları da okuyun (ateistler de, ne bileyim, Turan Dursun falan okusun 🙂 ). Kutsal kitapları anlamazsanız tefsir (açıklama) kitapları alın ve okuyun. 3 gecede hatmedin demiyorum, yavaş yavaş sindire sindire okuyun. Her gece 3-4 sayfa mesela. Çok zaman almaz bu.

Bir ek daha: Aşağıda yorumlarda biri sözde Andrew Mango’dan bir alıntı yapmış diyor ki:

Andrew Mango deyince, aklıma hemen şu söz geldi:
“Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum” Kamal ATATÜRK
(Kaynak: Andrew Mango, Atatürk Syf.447)

Kendine “dindar, müslüman” diyen sitelerde çıktı bu yalan türü. Doğruluğuna inandırmak için bir de referans veriyor şerefsizler. Bu yalanı birçok sitede bulacaksınız, o kadar yayılmış ki kimse gidip de kitaba bakmamış demek ki. Aha bak sayfa 447’de ne var:

DSC_06631
Kitabın kapağı

Bu da sayfa 447:

 

DSC_06591
Arkadaştan rica ettim, telefonla çekip gönderdi o yüzden kalite kötü

O sayfalar tamamen Barış ve Cumhuriyeti ile ilgili, yani din ile ilgili hiçbirşey yok. Bu şerefsizlerin verdiği “referans” bile yalan.

Dünyanın en yalancı ve kaypak “müslüman”ları Türkiye’de. “Müslüman” diyorum (tırnak içinde) çünkü Müslüman adam bunu yapmaz, bu kadar kaypak ve haince yalan söylemez, iftira atmaz.

İsmet İnönü’nün anılarıyla ilgili de böyle bir yalan yaydılar ortaya. Sözde dil devriminin amacı dini unutturmak ve Araplarla arayı açmakmış vs.. Bir de referans veriyorlar, gidin bakın “belgelerlegercektarih” denen yalan siteye, orada da var bu alıntı. Ben kitabı buldum ve okudum, verdikleri sayfada öyle birşey yok. Geçen yazılarımdan birinde vermiştim hatta orada yazanları.

Yani yol yap, havaalanı yap, ama yalan söyleme, iftira atma. Yaptığın doğru birşey varsa zaten insanlar bunu görüp takdir eder. Böyle yalanlarla ülke olarak gideceğimiz yer cehennemin dibidir.

Kayıt ol
Notify of
guest

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

15 Yorum
En eski
En yeni
Inline Feedbacks
View all comments
Osman G. ALPHAN

Andrew Mango deyince, aklıma hemen şu söz geldi:
“Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum” Kamal ATATÜRK
(Kaynak: Andrew Mango, Atatürk Syf.447 )

Ayrıca bkz: http://belgelerlegercektarih.com/2012/09/27/ataturkun-ismi-kemal-mi-kamal-mi/

Mehmet Güneş

Üstad,
Mevlana’ nın MESNEVİ’ sini okumadan önce Yılmaz Dikbaş’ ın “GELİN YÜZLEŞELİM” isimli kitabını okumanızı tavsiye ederim. Mesnevi ve Mevlana’ nın iç yüzü orda yazılmış.
Ayrıca yazar başka hiç bir yazarın yapmadığını yaparak iletişim için kendi adres ve telefonlarını vermiş.
Bu kitabı okuduktan sonra Mevlana ve Mesnevi konusunda fikrinizin yüz seksen derece değiştiğini göreceksiniz.
Mutlaka okuyun derim. Selamlar ..

Mehmet Güneş

Üstad,
Mevlana mesnevi’ yi Kur’anla eşit tutmuştur. Mesnevi de geceleri bulunduğu yerden hicaza uçarak gidip namaz kılıp döndüğünü yazacak kadar kafayı uçurmuştur. Muhammed son peygamber olduğunu söylemeseydi kendini peygamber ilan ederdi. Bunları ben uydurmuyorum. GELİN YÜZLEŞELİM i okursanız öğrenececeksiniz. Selamlar…

Mehmet Güneş

Üstad,
Arif Tekin’in
“İSLAMDA ŞİDDET”
“KUR’AN’IN KÖKENİ 1-2”
“İSLAMDA KADIN”
“İSLAMDA İÇKİ”
Kitaplarını okursanız din adına 1400 yıldır bize dayatılanları değil, başka bir islamı göreceksiniz.
Bakışınız çok değişecek.
Tahminim o dur ki, Arif Tekin’i ilk defa duyuyorsunuz. Kitap fuarına imza için bile gelmedi. Tanışmayı çok istemiştim. Medya ve kamuoyu önüne çıkmıyor. Ne de olsa sonunun rahmetli TURAN DURSUN gibi olmasını istemiyor. ( ben de olsam öyle yapardım ya…)

Mehmet Güneş

Üstad, Dini konularda gerçekleri öğrenmenin ateistlikle ilgisi yoktur diye düşünürüm. Ateizm, Tanrı tanımazlık olarak tarif edilir. Ben şahsen bu kainatı yaratan gücü yani Tanrı’ yı elbette tanır ve iman ederim. Ama iş dine gelince dur bi dakika deyip sorgularım. Mantıksız dogmalara inanmak müslüman alemine 1400 yıldır fayda getirmemiştir. Kur’an klasik ve ağdalı bir ortaçağ arapçası dilini taşımaktadır. Arapça bir kelimenin en az 20 anlamı vardır. Demem o ki, dini kaynağından en doğru şekilde öğrenmek için orta çağ arapçasını yani klasik arapçayı bilmek gerekir. (Turan Dursun biliyordu) Bugün kaynak dediğimiz Kur’an Türkçe tefsirleri bile gerçek anlamlarında değildir. Çünkü bugünkü Türk ilahiyatçıların… Daha fazla »

Mehmet Güneş

Üstad,
GALAT-I MEŞHUR
Soner Yalçın’ ın kitabı
————
SOPANIN UCUNDAKİ MÜTTEFİK
Doç Dr. Barış Doster’ in kitabı
(Boğaziçi Üniv. Öğr. Üyesi)

Bu iki kitapta yeni çıktı.

Bugünkü iktidarın ve dolayısıyla Türkiye’ nin
ABD ve AB tarafından nasıl teslim alındığını, kuşatıldığını anlatıyor.
Her iki kitap ta listemde. Okuyacağım. Size de tavsiye ederim.

Mehmet Güneş

Üstad, konuyu uzattım ama bu konuda başkaca yazmayacağım. Sadece din konusunda tabu olarak kabul edilen bazı konuları sorgulayacağım . Ben cevaplarını biliyorum. Ama siz ilk defa duyup düşüneceksiniz. Soruyorum : 1- Hz. Muhammed islam alemine sünnet olmayı emretmiştir. Kendisi sünnet olmuş mudur? 2- İslamda kız çocuklarının evlenme yaşı 9 dur. ( yanlış değil dokuz) bu hükmün kaynağı nedir? 3- Hz. Muhammed Ebubekir’in kızı Ayşe ile evlendiğinde kendi yaşı ve Ayşenin yaşı kaçtı? 4- Bugün islam aleminin elinde bulunan en eski Kur’an-ı Kerim orijinal mi, değil mi? Değil se orijinal nüsha ne oldu? 5- İranlı yazar Salman Rüşti’ nin yazdığı “Şeytan… Daha fazla »

Mehmet Güneş

Üstad,
Son bir konuyu yazmayı unuttum. Yazmazsam içimde kalır.
Azhap suresi 37. Ayet.
Ayette “Evlatlığın Zeyt’ in karısı sana helal kılınmıştır” denmiştir. Google den bakabilirsiniz.
Bu ayetten sonra evlatlığı Zeyt karısı Zeynep’ ten boşanmış ve Muhammedle evlenmiştir.
Sayısını şimdi kitaba bakmadan sallamıyayım ama galiba 8 karısı ve bir o kadar cariyesi olan Muhammed’ e bu ayet neden inmiştir. Ben biliyorum. Ama merak ederseniz araştırın derim.
Saygılar…