Şok şok şok! 18-55mm lensler daha pahalı lenslerle kapışıyor!

Başlık nasıl? Bomba gibi di mi? Rezil haberciliğin doruk noktası…

NOT: ARKADAŞLAR YORUM KISMINA YAZARKEN LÜTFEN DİLBİLGİSİ KURALLARINA DİKKAT EDİN. ÇOK ŞEY İSTEMİYORUM, OLABİLDİĞİNCE SANSÜR DE YAPMIYORUM AMA DİLBİLGİSİ KONUSU BENİM İÇİN ÖNEMLİ ÇÜNKÜ BENCE KARŞINDAKİNE SAYGIYI GÖSTERİYOR. BAŞKA YERLERDE BU HASSASİYETİ GÖRMÜYOR OLABİLİRSİNİZ, BU ÖNEMLİ DEĞİL. BU SİTEDE KURALLAR BAŞKA 🙂 BAZI DURUMLARDA ESNEKLİK GÖSTERİYORUM ELBETTE,  MESELA AZERBAYCAN TÜRKLERİ VEYA ALMANYA’DA DOĞUP BÜYÜYENLER İÇİN…

RENDERINGİ SÜPER ABİ

“Lensin yorumu” diye birşey duydunuz mu? Eğer yaşını başını almış insanların olduğu bir forumda takılıyorsanız, bu lafı sıkça duyarsınız. Gavurlar buna “rendering” ya da bazen “drawing” de diyorlar. “This lens renders images beautifully” diye bir laf duyarsanız bilin ki o lens normalden 1000$ civarı daha pahalıya satılıyordur 🙂

Yok yok şaka tabi, her lensin bir “yorumlaması” var. Bazısı keskinlikten kontrasttan çok bu “yorum”u tercih ederler. Bu “yorum”u oluşturan öğeler genel anlamda şunlar: Lensteki kaplama, optiklerin dizilimi, lensin arka-ön plandaki bulanık bölgeyi nasıl “işlediği”, bokeh karakteri, kontrast, odak düzlemindeki performansı.

Bir de “3D-pop” var ki buna hiç girmeyelim. Bu lafı da genelde Zeiss hayranları söyler. Kabaca tanımı şu: Zeiss aldım, herhalde diğerlerinden bir farkı olmalı 🙂 ……………. Yok ya tabii ki bu değil, şaka yapıyorum. Odak düzlemi keskin ve kontrastlı olacak, ve lens arka planı hızlıca geri atacak, o zaman “3D-Pop” oluyor. Yani? Yanisini sormayın, bunu birçok forumda defalarca sordum, karşılaştırmalı örnekler istedim, şu ana kadar verebilen olmadı. “Karşılaştırmalı örnek” burada kilit laf bu arada, bir portre ile anlat demiyorum. Aynı odak mesafeli ve diyaframlı Zeiss ve diğer markalı lenslerle fotoğraflar çekip yanyana koyacan, diyecen ki “bak Zeiss’te 3D-Pop var”. Bu arada “Zeiss kötü” demiyorum, lafı diğer tarafından anlayan arkadaşlar oluyor bazen, önceden söyleyeyim dedim bunu 🙂

“Karakterli objektif” diye bir yazı yazmıştım. O yazıdan sonra tanıdık/tanımadık birçok arkadaştan eleştiri aldım. Bu eleştiriler “ha…tir lan sen ne bilirsin”e kadar gitti. Arada oluyor böyle, lafı bitince otomatik küfüre dönüyor bazıları. Halbuki fotoğraf dediğin şey GÖRSEL birşey, birşey iddia ediyorsan GÖSTERMEN lazım. Sağa sola aptal salak gerzek kendini bilmez diyerek olmaz (bazı malum forumlarda buna izin veriyorlar gerçi…).

—————————————————————————–

KONU DIŞI (okumayı sevmeyenler okumasın): Snorri Sturluson’un (İzlandalı tarihçi ve politikacı, 1178-1241) Edda isimli destanında Tyrk ve Tyrkland (Türk’ün yeri, Türk bölgesi, Türkiye) adları defalarca geçer. Tembel arkadaşlar için bağlantıyı da vereyim: http://www.vsnrweb-publications.org.uk/Edda-1.pdf

Prof. Sven Lagerbring (İsveçli, 1707-1787), İskandivan efsanesi Odin’in yanında Türklerle İskandivanya’ya kadar geldiğini söyler ve “bizim atalarımız Türklerdir” der. İsveççe’nin Fince’den geldiğini, Fince’nin de Türkçe’nin bir kolu olduğunu söyler. 1700lü yıllarda 200 civarı sözcüğü karşılaştırmış ve Türkçe’yle bağlarını göstermiş. Bakın mesela bazı örnekler:

aş/asch, Ata/Ätt, burç/borg, Doğu/tan, emek/omak, erlik/Ärlig, göl/göl, göm/göm, Hakan/Håkan, Hayda/Hejdå (Hoşçakal-Güle güle), Hey/Hej (merhaba), kab/kabbe, Kağan/Kung, kaz(mak)/gås, kırağı/krigpuss, köy/koj, kule/külle, pusu/puss, su/siö, sulu/sölig, tepe/top, yurt/jord.

Dikkat edin, bunlar “temel” sözcükler. Yani televizyon, otobüs gibi dile sonradan giren “ikincil” sözcükler değil. Hoşçakal, merhaba, ata, aş,yurt gibi sözcükler dile ilk yerleşen sözcüklerdir. Yani bu benzerlik “İngilizce de Türkçe’yi etkiledi” gibi bir savla savunulamaz.

İskandinav Mitolojisi ile Türk mitolojisi arasında 100lerce benzerlik var, burada yazmayayım ama meraklı arkadaşlar araştırsın bence. “Herkes Türk’ten geldi” gibi garip birşey söylemiyorum tabii ki, ama Avrupa ve Amerika’nın yazdığı tarih saptırılmış ve politik bir tarihtir, özellikle Avrupalı adam kendini Yunan’a bağlamaya çalışır sürekli (mitoloji filleri yapıp duruyorlar sürekli, Yunan demokrasisi diyorlar vs..) ve “etkileşim” denen şeyi hep göz ardı eder. Peru’da Iquitos’ta Amazon bölgesinde bir yerli kabilenin şefi bana kafasının arkasını gösterip “bizde Moğol kemiği var” demişti. Halbuki ben amcaya Norveçli olduğumu söylemiştim, rehbere bile öyle demiştim yani benim Türk olduğumu bilmesinin imkanı yoktu. Gene Peru’da Cusco ile ilgili bir tarih kitabına bakarken (otelde), bölgede örülen “kilim”lerden bahsettiklerini gördüm! Bildiğin “kilim” yazıyordu kitapta. Lima’daki Perulular bu lafı bilmiyor ama Cusco’da bazı yaşlılar biliyor bu sözcüğü, bildiğin bizim kilim!

Bakın başka birşey: Vikingler İngiltere’nin doğusuna çıktıkları zaman oradaki insanlarla anlaşabiliyorlarmış! Dilleri birebir aynı değilmiş ama benzerlikler varmış. İzlanda zaten bildiğin eski/öz Norveççe konuşuyor diyorlar 🙂 Haritayı açın bakın buralara, Fince’den İsveççe’ya, Vikinglerden İngiltere’ye, İzlanda’ya…

Avrupa’da “runik yazı” denen ve İskandinavya’dan Orta Asya’ya kadar uzanan (Macarlar ve Etrüskler de kullanmış) eski yazılar İskandinav dilleriyle veya Macarca’yla okunamıyor ama Prof. Kazım Mirşan bunları eski Türkçe kullanarak okudu! Sırf bu bile inanılmaz bir buluş ve tarih bilimini altüst etmeli, Türkiye’de de Kültür Bakanlığı bunu sahiplenip desteklemeli bence.

“Etkileşim” denen şey çok önemli. Bunu bulup ortaya çıkarmak tarihçilerin önceliği olmalı ama tarih bilimi tüm dünyada siyasete kurban gidiyor ne yazık ki…

—————————————————————————–

Bakın size “karakterli” bir objektiften birkaç örnek:

fujian 02 fujian 03

fujian 01

fujian 04

Bu fotoğraflarda hiç bir efekt ya da düzenleme yapmadım, doğrudan makine çıktısı (ikinci fotoğrafta bina yamuktu, sadece onu ACR’de düzelttim). Makine A6000, lens Fujian 35mm f1.7. Bu lens ufacık, inanılmaz ucuz. Normalde CCTV lensi (güvenlik kameraları var ya, işte onlara takılıyor), bayoneti C-bayonet dedikleri şekilde. C bayonet rahatça her aynasıza uyarlanabiliyor, piyasada bolca adaptörü var. Normalde büyük algılayıcılar için üretilmediği için özellikle geniş diyaframda çok komik ve ilginç sonuçlar veriyor. Köşeden köşeye keskinlik arıyorsanız bu lensten uzak duracaksınız, ama eğer yukarıdaki gibi “kendinden efektli” birşey arıyorsanız bu lens gerçekten ilginç.

Fujian bu:

fujian 02 fujian 03 fujian 04

Başka bir örnek:

85mmler

Helios’u çok beğenenler de var, uzak duranlar da.

Neyse, bugünkü konumuz lenslerin karakteri veya “çizmesi/yorumu” değil, 18-55mmlerden bahsedelim biraz.

LENS TESTİ YAPMAK

Normalde hakkıyla lens testi yapmak çok zor bir iş, ayrıca normal bir kullanıcı için lens seçiminde hiç faydalı değil. Neden mi?

  • Bir kere bu “MTF” testi yapan adam gibi cihazlar ciddi pahalı. 200 000 $ civarında fiyatlardan bahsediyorum bu arada, 4-5000 $ değil. Ve bu aletler çok hassas, mikron seviyesinde odak hatası yapsanız alacağınız MTF grafiği hatalı çıkacak.
  • Bu aleti aldın diyelim. Testleri %90 1.5-2.5 metre mesafeden yapıyorlar (eğer lens bu mesafeye odaklayabiliyorsa). Halbuki piyasadaki lenslerin %90’ı ya daha yakına (makro lensler) ya da daha uzağa (geniş açılar, telefotolar) göre optimize ediliyor. Telefotoların bazıları bu mesafeye oddaklayabiliyor ama bu aletler gerçek performanslarını 10 metre civarı ve sonrasında veriyorsa, bu yaptığın test şuna benzer:
same-test

Çeviri: Adaletli bir seçim için herkesin aynı testi alması gerekli: Lütfen oradaki ağaca tırmanın.

Hatta 400mm ve üzerindeki lenslerin 20-25 metre sonrasında iyi performans verecek şekilde tasarlandığını okumuştum bir yerde. Daha önce Zeiss 24mm’nin yakın çekimde Canon 22mm f2.0’dan çok daha iyi olduğunu ama sonsuza odaklayınca Canon’un arayı kapattığını ve hatta geçtiğini göstermiştim. Bunlar gerçekler, teorik gargara değil. Lensler farklı odak mesafelerinde farklı diyafram değerlerinde farklı performans gösterebilirler.

  • Aynı markanın aynı lensleri bile birbirinden farklı olabiliyor! Buradaki yazıda bu derdi anlatmaya çalışmıştım. Örneğin 1000$ verip aldığınız bir Zeiss 24-70mm f4 OSS dandik kopya olabiliyor, halbuki bilmemne sitesinde okuduğunuz incelemedeki “mükemmel keskin” lafına inanıp almıştınız o lensi… Örnek farklılığı (“Sample variation”ın Türkçesi bu mu?) bazı markalarda ve bazı lenslerde büyük dert ne yazık ki. Lensler genelde ne kadar basitse o kadar “aynısını yapmak” kolay oluyor. Mesela 18-55ler ve ucuz 50mmler basit yapılı, bunlarda üretimden üretime farklılık olması düşük ihtimal. Yani diyorum ki, test edilen lens kötü kopya olabilir, ya da o iyi kopyadır ama sizin aldığınız kötü kopya çıkabilir.
  • Test tabloları, sadece test tablosu çekenler için ilginç olmalı! İyi fotoğraf çekmek lens testlerine bağlı değil. “Kötü” lenslerle de beğenilen fotoğraf çekiliyor.
  • Testi yapana ne kadar güveniyorsunuz? Her eline geçen alete “aabi süper yaa” diyen adamın yaptığı testi sadece ve sadece gaza gelmek için okumak lazım. Bakın, bazı lensler ilk testlerde deli gibi övülüyor, sonra gerçek ve aklı başında kullanıcılar lensteki dandiklikleri söylemeye başlıyor. Özellikle lensleri piyasaya süren firma güçlü ve agresifse, bu hemen hep böyle oldu.

Ve daha sayamayacağım birçok neden… Bu yüzden artık olabildiğince karşılaştırmalı testler yapıyorum. Ha, elimdeki lens/gövde hatalıysa da yapacak birşey yok. Firmalarla anlaşmam olmadığı için incelemelerde kullandığım aletleri herkes gibi herhangi bir dükkandan sıfır ya da ikinci el alıyorum. Eğer elime geçen alet hatalıysa ya da kötü örnekse, suç bende değil o aleti üreten firmada 🙂

YENİ MAKİNE ALDIM, KİT LENS YERİNE NE ALAYIM?

Makinenin kutusunu açmadan foruma koşup bunu soranlar var. Biraz haklılar aslında çünkü kit lensler biraz fazlaca küçümseniyor. Evet kit lensler çok süper değil ama, eğer firma aşırı ucuz yapmak için malzemeden çalmadıysa (Sony’nin E bayonet 16-50mm’si mesela) yeni kit lensler bayağı iyi bile sayılır. Her yeni nesil kit lens öncekinden daha iyi oluyor zaten. Gelişen üretim teknolojisi ve bilgisayarlı tasarım sayesinde son yıllarda çıkan hemen her lens çok iyi optik performansla geliyor, kit lensler de bu gruba dahil.

Sony’nin E bayonet 18-55’i ve Canon’un EF-M bayonet 18-55’i metal lensler, daha doğrusu “dışı metal içi polimer ve cam” diyelim. Dış yapıları metal (ki şık ve sağlam görünsünler), iç yapıları neredeyse tamamen polimer ve cam. Sony NEX-3 incelemesi yaparken “bu Sony lens çok iyi” demiştim: Metal dış yapısı, sessiz odaklaması ve optik performansı hoşuma gitmişti. Zaten dışı metal yapıda gelen iki kit lens var: Sony ve Canon’un aynasız 18-55leri. Sonradan Canon EOS M alınca, onun da kit lensini sevdim (Steve Huff gibiyim, herşeye bayılıyorum 🙂 ).

Canon EF-M 18-55mm f/3.5-5.6 IS STM:

canon_efm_18_55mm

STM sayesinde hem hızlı hem sessiz odaklıyor, ayrıca video sırasında sürekli odaklamaya da yardımcı oluyor

Sony E 18-55mm f/3.5-5.6 OSS:

Sony_SEL1855_SEL_1855

Sony’de de dahili odaklama motoru var, bu sayede odaklama hem sessiz hem de videoda sürekli odaklamada başarılı

Canon 18-55mm elime geçene kadar Sony’nin mekanik yapısını seviyordum (bir kit lens için), ama Canon’unki kesinlikle daha iyi. Elde daha sağlam hissi veriyor, halkalar daha hassas ve lensin genel yapısı daha iyi. “Daha iyi” demek “Sony kötü” demek değil, “Canon daha iyi” demek.

İki lens de f3.5-5.6 diyaframlarına sahip, yalnız Canon 35mm’de f4.5 olurken Sony f4’te kalıyor, böyle ufak bir fark var.

Carl Zeiss Vario-Tessar T E 16-70mm f/4 ZA OSS:

sony_zeiss16-70_f4

Teoride süper, pratikte…

 

Hemen zaman kaybetmeden fotoğraflara geçelim. Şunu da hatırlatayım: RAW dosyalarını açıp köşe kararması düzeltmesi yaptım, bombelik düzeltmesini kapattım, renk bozulmasını (CA) düzelttim ve hafif keskinleştirme yaptım. Peki neden böyle yaptım? Lenslerle ve gövdelerle neler yapılabileceğini göstermek için. Aşağıdaki fotoğrafların JPEG hallerinde Canon çok daha iyi (aradaki pozlama farkının da etkisi yok değil), JPEG motoru farkını kaldırmak için hepsini RAW olarak ACR’de işledim. İşlemediklerimi de özellikle yazdım zaten:

18mm (soldakiler Sony, sağdaki veya sağ alttaki Canon):

f3.5:

18mm f35 01

Soldaki A6000 ve 18-55mm, sağdaki EOSM ve 18-55mm. Sony tam 1 durak karanlık çekti. Neden? Neden insanları karanlığa mahkum ediyor Sony, ve neden algılayıcının performansını kısıtlıyor böyle yaparak?

18mm f35 02 18mm f35 03 18mm f35 04

18mm’de f3.5’ta Canon kesinlikle daha iyi.

Şimdi f5.6:

18mm f56 01 18mm f56 02

Canon hala daha iyi, kenarlarda… 18mm’de f5.6’da Canon’la büyük baskı bile alınır.

f8:

18mm f8 01

Sony 18-55mm f8’de bile toparlanamamış. Yoksa bendeki kötü bir örnek mi? Bilmem…

KONU DIŞI: İlber Ortaylı’nın Orhan Pamuk hakkında söylediği rivayet edilen bir söz: “Söz konusu kişinin (Pamuk) kaleme aldığı bir eserde şu ifade geçiyor; ‘İmam ikindi namazı saatinde caminin balkonuna çıkarak ikindi ezanını okudu.’ Şimdi bu toplumda yaşayan her insan bilir ki, namazın saati olmaz vakti olur. Camilerde balkon diye bir yer yoktur minarenin şerefesi vardır. Ezanı da imam değil müezzin okur. Bu örnekle de sabittir ki kişiler, içinden çıktıkları toplumu bilmeden bir şeyler yapmaya çalıştıklarında doğru şeyler yapmazlar.

Buradan sonra Zeiss’i de ekledim karşılaştırmalara. 16 (Zeiss f4) ve 18mm (18-55ler f3.5):

18mm 16mm f35 f4 03 18mm 16mm f35 f4 01 18mm 16mm f35 f4 02

Şimdi Zeiss 16-70mm 18mm ve f4’te, Canon 18mm ve f3.5’ta:

18mm 16mm f35 f4 04

Yanlış olmasın, soldaki Zeiss sağdaki Canon.

24mm:

f4:

24mm f4 01 24mm f4 02

Unutmayın sol alttaki Zeiss, üstteki Sony 18-55mm, sağ alttaki Canon 18-55mm. Sony 18-55mm ortada idare ederken köşede bir anda çok iyileşiyor! Hatta Zeiss’tan bile daha iyi!

f5.6:

24mm f56 01 24mm f56 02

Vay be, Sony 18-55mm ile 24mm’de f5.6’da herşeyi çekersiniz 🙂 Canon’da da titreme mi olmuş, yoksa keskinlik kaybı mı o?

f8:

24mm f8 01 24mm f8 02

İlginçtir, f8’de Canon 18-55mm aradan sıyrılıp zirveye yerleşti. Sony 18-55’in bile önüne geçti.

35mm:

f4 (Canon’da f4.5):

35mm f4 f45 01

35mm f4 f45 02

Canon burada orta noktada Zeiss’le kapışıyor, kenarda da bariz daha iyi. Hem de çok bariz.

f5.6:

35mm f56 01

Canon burada da daha iyi ama Sonyler toparlanmış biraz.

f8:

35mm f8 01

Sony 18-55mm nedense bir türlü diğerlerini yakalayamadı orta bölgede. Kötü değil tabi, mesela Sony 18-55mm ile 35mm’de f8’de rahat A3 baskı alırsınız ve hiç de sırıtmaz bu keskinlik.

55mm:

f5.6:

55mm f56 02 55mm f56 01

55mm’de en geniş diyaframda 18-55ler cortluyor doğal olarak, ve Zeiss öne geçiyor. Kenarlarda Zeiss’in üstünlüğü ortadaki kadar yok ama, Canon yakın sayılır. Unutmayın bunlar keskinleştirilmiş dosyalar.

f8:

55mm f8 01 55mm f8 02

Kırmızı sandalyede Zeiss iyiyken ikinci fotoğrafta Canon daha mı iyi ne?

TESTE YENİ BİR KATILIMCI EKLEYELİM

Norveçli iki arkadaş Sonyleri için önce Zeiss 24-70mm f4 OSS aldılar. Biri A7R diğeri A7 kullanıyordu. Sonra biri Metabones EF – Sony E adaptörü ısmarlayıp zaten elinde olan bir lensi denedi, ve 1 hafta sonra Zeiss’i ilan sitesine koymuştu bile. A7II çıktığında diğer arkadaş da Zeiss’i satıp Metabones ve aynı lensten aldı.

Nedenini sormadım bile, tahmin etmek zor değil elbette. Peki neydi o lens?

Canon 24-70mm f4 L IS. Evet, f2.8 modeli değil. İkisi de çok memnun bu Canon’dan ve Sony benzer boyutlarda daha iyi lens çıkarana kadar bunu kullanmayı düşünüyorlar.

Canon EOS M’e 24-70mm’yi taktım ve Zeiss 16-70mm ile karşılaştırdım.

Şimdi burada biraz haksızlık var çünkü 24-70mm tam kare bir lens, dolayısıyla kenarlardaki performansının daha iyi olmasını beklersiniz. Benzer bir mantıkla A6000 için bir süredir Zeiss 24-70mm alasım vardı ama onun yerine bu Canon’u alayım dedim, ileride A7lerden birini alırsam kullanırım diye. Zeiss 24-70’i A7ler için almam.

Neyse efendim, geçelim fotoğraflara.

24mm:

f4:

24mm f4 1670 2470 01

24mm f4 1670 2470 02

24mm f4 1670 2470 03

27″ 1920×1080 HP IPS monitörümde, aradaki fark çok bariz seçiliyor, Canon f4’te çok daha iyi, hatta benim Zeiss’te en çok sevdiğim orta bölgede bile.

55mm:

f4:

55mm f4 1670 2470 01

Gene Canon iyi (ikisinde de keskinleştirme yaptığımı unutmayın)

70mm:

f4. Bunlara ACR’de hiç dokunmadım, hepsi dokunulmamış RAW:

70mm f4 duzeltme yok 01

70mm f4 duzeltme yok 02

70mm f4 duzeltme yok 03

Hmmmm… Canon çoook daha iyi Zeiss’ten.

f5.6. Bunlarda da düzeltme yok:

70mm f56 duzeltme yok 01

70mm f56 duzeltme yok 02

Aşağıdakilerde standart düzeltme yaptım (renk bozulması ve köşe kararması, bir de keskinleştirme):

70mm f56 duzeltme yok 02

70mm f56 duzeltmeli 02 (pozlama telafisi sony)

70mm f56 duzeltmeli 01

Yukarıdakilerde Sony’nin pozlamasını da +1EV arttırdım ki biraz avantaj sağlayayım, ama gene olmadı galiba. f4’teki kadar olmasa da f5.6’da da Canon daha iyi (ama fark kapanmış).

SONUÇ

Kısa yazayım di mi? Evet evet kısa yazayım bu sefer: Zeiss 16-70mm fiyatını haketmiyor. Sony’nin 18-55’i bile bazen daha iyi ya da ona yakın performans sergiliyor (en azından 45mm civarının altında arada aşırı fark yok). 55mm’de Zeiss’in üstünlüğü var (18-55mm’nin maksimum odak mesafesi 55mm, o yüzden böyle olması normal).

Canon’un 18-55mm’si ikisinden de iyi, Sony 18-55mm sadece 24mm’de önde görünüyor (f8’e kadar), 24mm haricinde Canon’un kit lensi daha iyi. EOS M ile 18-55mm deli ucuza satılıyordu bir ara, fiyat/performans olarak ne kadar iyi olduğunu görebiliyoruz buradan da (A6000 ve Zeiss ciddi hızlı odaklıyor, onu da unutmayalım).

Canon 24-70mm f4 L IS ise başka bir ligde oynuyor, 16-70’ten her açıda her diyaframda daha iyi. Sadece çözünürlük olarak değil, kontrast olarak da daha iyi. Zeiss 24-70mm f4 OSS’den büyük de değil bu lens. Sony’nin Canon’dan acilen 2-3 lens tasarımcısı transfer etmesi gerekiyor galiba. Bu arada bir not: Sony’nin ucuz 28-70’ini de A6000’de denedim, sonuç hüsran oldu. En azından kenarları Zeiss’ten iyi olur diye bekliyordum ama lensin nefesi 24MP APSC’yi çözmeye yetmiyor galiba, orta bölgelerde bile iyi değildi.

Zaman bulursam Metabones ile Canon 24-70’i A6000’e takıp denemek istiyorum. Eğer düşündüğüm kadar iyi olursa A6000’i biraz daha elde tutarım, en azından A7IIR ucuzlayana kadar. A7 ve A7R’yi ise hiç düşünmüyorum. Bakın size sebeplerden biri: Bayonet zayıflayıp oynamaya başlıyor.

Neyse ki Zeiss (gerçek Zeiss, Sony çakması değil) Sony sistemini iyi destekliyor. Sadece 2015’te Zeiss 12 tane lens çıkardı (Sony E bayonet ve Canikon için). Loxia, Batis ve Milvus serisi mesela evladiyelik lensler.

—————————————————————————–

KONU DIŞI: TÜRKLERDE TUFAN

Prof. Dr. Saadettin Gömeç
Bugünkü Altay ve Saha Türklerinin inancında “Tufan Efsanesi”nin çeşitli varyantları mevcuttur. Altay Türklerine ait Tufan efsanesini ilk defa rahip Verbitskiy tesbit etmiştir. Bu rivayetlere göre Tufan’dan önce yeryüzünün hakimiTengiz Han idi. Bu zamanda Nama adlı meşhur bir adam vardı. Tengri Ülgen buna Tufan olacağını, insanları ve hayvanları kurtarmak için bir gemi yapmasını söyledi. Nama’nın üç tane oğlu bulunuyordu. Oğullarına. gemiyi inşa etmelerini söyledi ve Ülgen’ın öğrettiği biçimde bir gemi yapıldı. İnsanlar ve hayvanlar gemiye alındı. Gök yüzünü sis kaplayıp, yerin altından sular fışkırınaya başladı. Gökyüzünden de yağmur yağıyordu. Bir müddet sonra sular çekilip, kara parçaları su yüzün çıktı. Nihayet gemi bir dağın tepesinde karaya oturdu. Suyun derinliğini öğrenmek için Nama kuzgun, karga ve saksağanı gönderdi, fakat bunlar dönmedi. Bunun üzerine güvercini yolladı ve güvercin gagasında bir dal ile geri döndü. Nama daha. önce gönderdiklerini görüp görmediğini güvercine sordu. Güvercin üçünün de bir leşe konup gagaladığını söyledi. Nama onlara kıyamete kadar leş ile beslensinler diye bedduada bulundu.
Tufandan sonra Nama, “Yayık Han’ adıyla tanrılar arasına girdi. Bir başka Altay rivayetine göre, yer yaratılmadan önce su vardı. Ülgen birgün suya bakarken, üzerinde yüzen bir toprak parçası gördü. Bu toprağın insan vücuduna benzeyen bir yapısı vardı ve buna “kişi olsun” dedi. Toprak da derhal insan oldu. Ülgen buna Erlik adını verdi. Erlik bir müddet geçtikten sonra, Ulgen’den daha büyük ve kudretli olmak istedi. Nihayet Ülgen’e düşman oldu. Insanlar da ağaç dalındaki meyveler gibi bitti. Buradan eski Türk inancında mevcut maddelere şekil vermenin olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Fakat yoktan var etme ise, her halde Sami’ dinlerden girmiş olmalıdır.
B.Tarha

Daha fazla bilgi için: http://bit.ly/1NiXOMu

 

25 comments for “Şok şok şok! 18-55mm lensler daha pahalı lenslerle kapışıyor!

  1. Feyyaz
    2016-01-27 at 12:39 pm

    M43’deki kit lenslere değinmemişssiniz:) pana 12-32, 14-45. Ben bu ikisini merak ediyorum.Oldukça iyi denilmesine rağmen.
    sel 18-55’i a6000’de kullansak iyi sonuç alır mıyız, 16mp’de iyi deniliyor 18-55 ama 24 mp’de iyi denmiyordu.
    Yazı için elinize sağlık.

    • ErtOzt
      2016-01-27 at 12:48 pm

      Zaten 18-55’i A6000’de kullandım 🙂 16MP’de biraz daha iyi olabilir evet. Sony 16MP APSC’nin pikselleri 4.8 mikron, 24MP’si 3.9 mikron, Canon 18MP 4.3 mikron. Canon 18MP ile Sony 24MP arasında aşırı fark yok piksel boyutu olarak, ama Sony 16MP çok daha iyi.
      12-32 de 14-45 de elimde yok. 14-42mm var ama o da Sony 18-55mm ayarında birşey.

  2. 2016-01-29 at 8:03 am

    Merhaba Ertan Bey
    olympus m1 gövde ve 14-42mm, 45mm, 60mm lens setim var. bunlara ek tak gez kaliteli bir lens almak istiyorum. Almışken de geniş açı manzara çekmek istiyorum. olympus 9-18mm araştırdım ancak ikinci eli 1200tl den aşağı yok. bunun yerine 12-40mm 2.8 pro mu alsam diyorum hem her aralıkta keskin, hem de su toz geçirmez. İkinci eli de 1400-1500tl. 24mm geniş açı ile 18mm geniş açı arasında vayyy dedirtecek bir genişlik var mıdır? siz ne almamı önenirsiniz (panasonic 7-14mm düşünmüyorum gereksiz pahalı)

    • ErtOzt
      2016-01-29 at 8:23 am

      18-24mm arasında ciddi fark var evet. Ama 45mm ve 14-42’yi satıp 12-40’ı alabilirsin belki. 60mm olan makro mu? O zaman o kalsın tabi (kullanıyorsan). 12-40mm çok ufak değil (APSC ve tam kare eşleniklerine göre ufacık tabi), yani eğer arada 45mmyi taşımayı seviyorsan 14-42 ve 60mmyi sat 12-40’ı almak için. 12-40mm bayağı yakına odaklayabiliyor, makroya yakın performansı var.

      • 2016-01-29 at 8:44 am

        Evet 60mm olympus makro bendeki. makro lensi satmayı düşünmüyorum çünkü 1.1 makro çekiyorum (https://500px.com/ifteri). 60mm lens portrede de kullanılabillir ve keskinlik olarak 45mm ile arasında fark yok. Sadece diyafram 1.8 yerine 2.8e düşüyor.14-42 ve 45mm lensi elden çıkarabilirim (14-42mm pek para etmiyor). Olympus 7-17mm almak isterim ama fiyat Türkiye şartlarına göre uçuk. Pana 7-14 te öyle. Olympus 9-18mm ufak keskin ama ucuza bulunmuyor, ikinci eli neredeyse 12-40mm pro ile aynı. Sanki 12-40mm en mantıklı seçim gibi geliyor şuan. Farklı önerilerinize açığım. Teşekkürler

  3. Musasm
    2016-01-29 at 11:56 am

    Hocam selamlar,

    Bu konuyla bir alakası yok ama sitenin arama kısmında Türkçe harflerle arama yaptığımda 403 hatası alıyorum. Türkçe harften kastım ş,ü, ğ falan.

    • ErtOzt
      2016-01-29 at 12:11 pm

      Abooo evet farkettim. Neden olduğuna bakarım. Fazla teknik bir dertse çözemem %99 ama gene de biraz bakayım.

    • ErtOzt
      2016-01-29 at 12:11 pm

      Bu arada o birşey değil, kendi sitemde yorum yapamıyorum ben 🙂 İlla kontrol panelinde yorum yapmam lazım. Kıl WordPress…

  4. Erdi
    2016-01-29 at 11:07 pm

    İyi geceler, nex 6 ve omd em5 arasında kalan birine yardımcı olur musunuz 🙂 Nex 6’yı alırsam 30 sigma eski versiyon ya da 18-55 ve de sel 50mm ile kullanırım. omd em5’i alırsam da pana 14-45/12-32 ve oly 45mm 1.8 ile kullanırım. Gövde fiyatları hemen hemen aynı.

    • ErtOzt
      2016-01-30 at 8:09 am

      Em5 seçerdim ben.

  5. Merih
    2016-01-29 at 11:07 pm

    Böyle yazılar yazmayın artık Ertan Bey, Zeiss 16-70’ciler rahatsız oluyor 🙂 İçinde benim de dahil olduğum şöyle uzayıp giden saçmasapan bir tartışma var:

    http://forum.alfakulup.com/viewtopic.php?f=88&t=5812

    • ErtOzt
      2016-01-30 at 8:18 am

      Mutlu olabilirler canım 16-70 ile. Benim derdim Sony’yi kötülemek değil ki, durumu gösteriyorum.
      Bir de bu “iyi kopya” 16-70lerden birini bulsam ne güzel olacak, madem bendeki kötü… Birçok inceleme okudum, hepsi benimle aynı şeyleri yazıyor. Eğer bu adamların hepsine aynı kötü kopya gittiyse olay daha kötü.

      • Ksamet
        2016-01-30 at 11:24 pm

        Selamlar Hocam,
        Üstte arkadaşın atıfta bulunduğu konunun sahibi benim 🙂
        Keşke arkadaş saçma sapan bulduğu tartışmayı buralara kadar uzatmasaydı. Neyse diyelim geçelim.
        Konudaki fotoğrafları incelediniz mi bilmem ama sistemin birçok prime lensi ile 16-70’i karşılaştırdım kendi çapımda ve ciddi manada başarılı buldum. Bu lensi daha önce kullanıp beğenmeyen arkadaşlar da cropları görünce ” Senin kopya gerçekten güzelmiş bizim denediklerimiz vasattı” dediler.

        Görünen o ki bu lenste bir kalite kontrol sorunu mevcut ama bu tamamının sorunlu olduğu anlamına da gelmiyor. Sorun ilk serilerdeydi düzeltildi mi bilemem, zira siz “Birçok inceleme okudum, hepsi benimle aynı şeyleri yazıyor.” derken yakın zamanda lensi inceleyen Dxo da beğenmişti yanlış hatırlamıyorsam.

        Şunu da burdan meraklı arkadaşlara açıklayayım ki karşılaştırma yaptığım lenslerin tamamını kendi bütçemle aldım denedim, gereksiz bulduklarımı sattım. Herhangi bir markayla çıkar ilişkim yok. Herhangi bir marka bana ürün falan göndermiyor. 16-70 i de gerçekten beğenmesem aldığım paraya çok rahat satarım.

        Bir de şunu belirteyim, neden raw kullanıyorsunuz. Direk jpg çıktısı ile bu testleri yapmanız daha sağlıklı değilmi? Zira kendiniz de belirtmişsiniz bunlar keskinleştirilmiş dosyalar diye. Mesela ben Canonun sol üst köşe penceresinde siyah bölümde keskinleştirmeden kaynaklı bozulma gördüm desem ne dersiniz.
        Bir diğer husus, aynı kareyi hem raw hem jpg olarak çektim. Raw’ı CR de auto standart ve lightrom’da direk olarak dönüştürdüm. Sony’nin ham makine çıktısı jpg sinin köşelerde gözle görülür daha başarılı olduğunu fark ettim. Gövdenin güzel bir düzeltme uyguladığı kanısındayım.

        Son olarak testlerde kullandığınız lenslerde herhangi bir sorun tespiti yapıyor musunuz önceden. Örneğin decentering veya focus shift var mı gibisinden.

        Mesela bu yazınızda da Zeiss 24mm incelemenize ve uzağı çok ta net gösteremediğine atıfta bulunmuşsunuz ama benim gözlemime göre o lensinizin sol tarafında ciddi bir “decentering” sorunu var gibi.

        Neyse uzun oldu ama sürekli ekipman tavsiyesi isteyen yorumların yanında böyle bir yorumun sizi mutlu edeceğini tahmin ediyorum 🙂

        • ErtOzt
          2016-01-31 at 12:02 am

          Ahahaha noluyo ya benim yazıdan uzun yorum yazmışsın 🙂 Kıskandım bak 🙂
          Kapımız herkese açık, hakaret olmadığı sürece. Hatta yazı yazmak isteyenler olursa konuk yazarlık bile açarım burada. Şener güzel bir XT1 yazısı yazmıştı mesela. O forumdaki karşılaştırmanı bu siteye yazabilirsin istersen.

          • ksamet
            2016-01-31 at 6:24 am

            Hocam butun gun hanimla bebek bakinca insan rahatlayacak yer ariyor tabi. Buraya nasipmis 🙂

        • Merih
          2016-01-31 at 2:00 am

          VW’nin emisyon testine giren araçlardaki yazılımla oynaması gibi, günümüzde DxO gibi sitelere giden lens ve sensörler de yüksek puan alsın diye optimize ediliyor (DxO metodolojisini bilen var mı?). DxO’nun acaip puanlama sistemine göre yeri geldi mi Nikon’un giriş seviyesi Canon’un üst seviyesini yakalayıp dövebilir de (5200 karşısına 1Dx’i koyun mesela). O yüzden Photozone veya KurtMunger.com gibi ciddi sitelerin yaptığı testler benim için daha anlamlı -ki özellikle kenar ve köşelerdeki detay-keskinlik-kontrast kaybı nedeniyle bu lens 2/5 gibi çok düşük puanlar almıştır.

          Üzerinde Zeiss yazmasa, doğrudan Sony ürünü olsa, fiyatı da uygun aralıklarda tutulsaydı o zaman bu lense pek laf ettirmezdim.

          • Musasm
            2016-02-01 at 7:04 am

            DxO gibi sitelere giden lenslerin yuksek puan almasi icin optimize edilmesi biraz iddalı bir yorum olmus. Sitelerinde gayet detaylı şekilde metodolojileri anlatılmış. Neticeye giden puanlamalar yani toplam puanlar belki farklı yorumlanabilir ama lenslere ve sensörlere detaylı bakılırsa gayet faydalı ve yararlı sonuçlar alınır.
            Bütün dünyanın referans aldığı bir siteyi böyle değerlendirmek de ancak bizim insanımıza ait bir özellik olsa gerek. Vatandaşı olmasan eğlenceli ülke aslında yahu.

          • ErtOzt
            2016-02-01 at 10:10 am

            Musasm, sadece Türkiye’de değil o siteyi eleştirenler. DxO’nun metodolojisi %100 açık değil. Evet açıklamalar var ama herşeyi anlatmıyorlar.
            Hatta DxO’nun bir yöneticisi her lens-algılayıcı ikilisini test edemediklerini, bazı sonuçları “yüksek tutarlıklı algoritmalar” ile simüle ettiklerini söylemişti.
            Ama tabi lenslerin DxO’da yüksek puan almaları için optimize edildiklerini sanmıyorum. Ekran kartlarında yapıyorlar bunu, araba üreticileri bile adilik yapıyor 🙂 Algılayıcılar başka ama, test yöntemine uygun bir çıktı üretebilirsin teoride. Örneğin test sistemi “gürültü” ölçüyorsa, RAW dosyada hafif bir gürültü azaltma yaparsan yüksek ISO’daki “gürültü” puanında diğerlerinin önüne geçersin. Tabi bu teoride böyle, yapan var mı bilmem.
            Diğer bir dandiklik de şu: Fotoğrafları 8MP’ye indirip normalize ediyorlar. Bu çok komik, resmen komik. Evet kendilerine göre bir mantıkları var ama… Düşündükçe gülüyorum ben 🙂 Sonra 1Dx ile D3200’e aynı toplam puanı vermelerine ne demek lazım? Tamam ayrı ayrı puanlara bak diyeceksin de, ayrı puanlamalarda da saçmalıklar var.
            Tüm bu tutarsızlıkları toplayıp toplayıp tek bir puana döküyorlar, ve o “tek” puan geziyor ortalarda. Asıl büyük yanlış bu. DxO kendi içinde tutarlı bile olsa (ki değil), dışarı çıkan (perception) o “tek” puan herkesi yanıltıyor. Kimse arka plandakilere bakmaz, insanlar “kolay”a yönelir her zaman. Ve bir de bakıyorsun ki D3200 bile 1Dx kadar puan alıyor, D5200 D3s’ten daha yüksek puan alıyor vs..

          • Merih
            2016-02-02 at 10:17 am

            @Musasm;
            Ertan Bey fazlasıyla yazmış, bana bişey bırakmamış 🙂 Optimize edilmesi konusu ise en basitinden yukarıdaki 16-70 Zeiss örneği ile açıklanabilir. Sony üretilen lensleri satıştan önce kalite kontrolden geçirip test ediyordur illaki. DxO’ya çok iyi bir kopya gönderilmişse bu DxO’nun test sonucunu ciddi olarak etkiler. Normalde bir testin birden fazla örnekle test edilmesi gerekir. DxO bunu yapıyor mu sanmıyorum.

            DxO’nun lens testlerindeki bir saçmalık şu: F1.8’de çok keskin bir olan lens eğer F11-22 aralığında daha az keskinse puan kırıp “ortalama bir lens” muamelesi görürken, maksimum F32 olan bir lense göre daha iyi puanlar almakta. Kağıt üzerinde bu doğru bir işmiş gibi gözükse de günlük kullanım sözkonusu olduğunda bizim için çok birşey ifade etmiyor.

            DxO metodolojisini tamamen açıklamış değildir, sitelerini tekrar bir inceleyin bence. Bir gövdede lensi test edip veritabanlarında bulunan diğer gövdelerin dataları üzerinde bu testi bilgisayar ortamında ‘simüle’ ederler. Yaptıkları iş temel olarak bu.

            Bu kadar kapalı olmayın, tek bir kaynağı tek bir doğru olarak kabul etmeyin, araştırın, hatta yapabiliyorsanız ürünü elinize alıp deneyin, kullanın, tecrübe edinin.. Bu yüzden yukarıda da altını çizdiğim üzere, laboratuvarlarda değil tam tersine lensi bizzat deneyen, dokunan, hatta abartı derecede koklayan, gerçek dünyada çekim yapan KurtMunger, Photozone ve bu sitenin yazarının görüş ve puanlamaları benim için daha anlamlı (Photozone testlerini okuyarak aldığım hiçbir lensten pişman olmadım).

            DxO sadece “bakıp geçilebilir” ayardadır bana göre. Verdikleri puan kanun değil.

  6. Mehmet
    2016-02-01 at 7:24 am

    60mm macro hakkında ne düşünüyorsunuz. oly 45mm var. ama bunu da almak istiyorum garantili 700 tl’ye buldum. Ev içi kullanımda nasıl olur macro için , diğer genel kullanımda kısıtlı olur diye düşündüm. En azından em5’e taktığımda yağmur çamur korumalı olur diye düşünüyorum. Ama 45mm varken bilemedim.

    • ErtOzt
      2016-02-01 at 10:17 am

      Valla seni tanımadan birşey diyemem 🙂 Ev içi düşünüyorsan 45mm daha iyi. Makro çekmeyi seviyorsan ya da yağmur-çamur gezerim dersen 60mm çok iyi bir lens.

  7. İlkay Ceyhan
    2016-03-01 at 1:14 pm

    Ertan Bey,

    Olympus 12-50 lens hakkında bir görüşünüz var mı? Daha önceki yazılarınızda 12 mm incelemesi yapmıştınız ve 12-40 lensin de 12 mm’de aynı sonuçları verdiğini belirtmiştiniz. 12-50 için de aynı durum söz konusu olabilir mi? Aradaki büyük fiyat farkı neden kaynaklanıyor olabilir, bilginiz var mı?

    Saygılarımla,

    • ErtOzt
      2016-03-01 at 1:18 pm

      12-50mm o kadar iyi değil. 12-50mm optik olarak süper değil zaten (aşırı kötü de değil), ama bazı özellikleri onu farklı kılıyor: Ufak ve hafif, toz-nem geçirmez, çok yakından odaklayabiliyor (neredeyse makro çekebiliyorsun). 12-40mm almadan önce en çok kullandığım lenslerimden biriydi 12-50mm.

  8. Halil
    2016-03-02 at 4:43 pm

    Ertan Bey merhaba.
    Yeri burası mı bilemiyorum ama 700D için,
    15-85 ile 18-135 Stm arasında kalmış durumdayım.
    Biri eski bir lens olmasına rağmen hala fiyat performans oranını koruyor.
    Yeni Stm’yi ise neredeyse yarı fiyatına buldum ve her defasında bu lensi önerdiğinizi görüyorum.
    Nasıl bir seçim yapmalıyım?Teşekkürler.

    • ErtOzt
      2016-03-02 at 5:11 pm

      15-85mm kesinlikle, eğer maliyet sorun değilse.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.