Olympus EM5 II İncelemesi 2. Bölüm

Facebook veya bu sitede yemek fotoğrafı pek paylaşmıyorum. Bu “yemek fotoğrafı paylaşma” alışkanlığının bir tür sapkınlık olduğunu okumuştum. Tehlikeli bir sapkınlık değil, yani “paylaşanlar manyak” demiyorum. Sürekli özçekim paylaşanların da bir tür bozukluğu olduğunu açıkladılar geçen aylarda mesela, ona benzer.

Dünyanın en iyi kaburgasını Şili Santiago’da Ruby Tuesday adlı lokantada yedim. Et inanılmaz yumuşak ve lezzetli ve bol, üzerindeki sos müthiş.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Olympus OM-D E-M5 II, Olympus 12-40mm f2.8, 12mm f2.8 1/10 ISO800. Tam hali için üzerine tıklayın.

Güney Amerika’da et hem ucuz (Türkiye’ye göre) hem de çok kaliteli. Yukarıda gördüğünüz kaburga ve sosu inanılmaz. 1 hafta kaldım Santiago’da, 3 gece burada yedim. Yukarıdaki menü yarım kaburga, bir de bunun tam versiyonu var ki… Şimdi fiyatlara girmeyeyim ama buna verdiğim para ile (içkileri de katarsam) Türkiye’de iyi bir et lokantasında herhalde sadece kıytırık bir biftek yerim. Sahi Türkiye’de et neden bu kadar pahalı?

Geçen bir yazıda fotoğraf malzemelerini bilgisayar parçalarına benzetmiştim. Yazının amacı “elindekinin ne kadar iyi olduğu senin kullanma amacına bağlı”ydı. O yazıdan sonra ikinci el bir Cooler Master Eisberg 240L aldım, amaç işlemciyi hızlandırıp sesi düşük tutmak. Su ile soğutan sistemler normalde aşırı sessiz olmuyor aslında, özellikle pompaları bayağı sesli olabiliyor. Benim amacım işlemciyi ayı gibi hızlandırıp Intel BurnTest ile saatlerce işkence etmek değil, insani bir hıza getirip performansı belli bir oranda arttırmak. Bu yüzden Eisberg’in fanlarını ve motorunu 5 ve 7 voltluk kablolarla kullanıyorum çünkü 12V’de pompa aşırı gürültülü, 7V’de bile bayağı gürültü var. Fanlar da 12V’de çok sessiz değiller, bu yüzden hepsini 5 ve 7V’ye bağladım (pompa 5V). Dün gece yaptığım testlerde 4.7GHz’de Prime95’in “Blend” testini 10 dakika çalıştırdım, sıcaklık arada 55’e çıksa da genelde 51-52C civarındaydı. İnternetteki testlerde daha yüksek sıcaklıklar görüyorum aslında ama ben voltaja hiç dokunmadım, sadece Asus’un AI Suite programında çarpanı 47’ye çıkardım, belki o yüzden sıcaklık çok artmadı. AI Suite voltajı otomatik ayarlıyor mu bilemem. Bu arada Intel BurnTest denen illet 4.7GHz’te bilgisayarı kilitliyor 🙂 Demek ki tam %100 7/24 çalışması için voltajı elle arttırmam lazım ama oyunlar ve hatta Photoshop ve Lightroom’da dert yaşamadığım için gerek duymadım. 4.7GHz Intel BurnTest haricinde benim ihtiyaç duyduğum herşeyde dertsiz çalışıyor.

Neyse, dediğim gibi benim amacım en acaip süper hızlı işlemciye sahip olmak değil, “belli ses sınırlarını aşmadan olabiliğince hızlı” bir sistem yaratmak. Ekran kartını bile 700Mhz’e çektim ki Windforce 1100Mhz ile geliyor. Su soğutma olunca kasa içideki sıcaklıklar da bir miktar azaldı çünkü işlemciden oluşan ısı doğrudan radyatöre gidiyor ve oradan kasanın dışına atılıyor.

Yalnız ekran kartı hala çok sessiz değil (700Mhz’e çekince bayağı farketmesine rağmen), yani gece sessiz salonda hala bilgisayardan ses geliyor. Fractal Design’ın sessizlik sağlayan kasaları var, belki onlardan bakacağım yakın zamanda.

Bu arada bir öneri: “Sıfır sesli kasa”yı oluşturmak çok zor olduğu gibi aslında pek de tavsiye etmeyeceğim birşey. Gece karanlığında hafif bir ses olması iyi birşey bence. “White noise” denen “sürekli ama düşük şiddetli ses” bana dinlendirici geliyor. Örneğin fandan sürekli gelen hafif bir “üflenen hava” sesi, aşırı sessiz bir ortamdan daha iyi. Aşırı sessiz odada farenin veya klavyenin düğmesine bastığınız anda oluşan ses rahatsız edici bile olabilir, ama ortamda zaten sürekli hafif bir ses varsa bu “çıt çıt” sesler daha az rahatsız edici oluyor. Bazı açık veya yarı açık ofislerde “white noise” (beyaz gürültü?) uygulaması görülebiliyor çünkü aşırı sessiz ofislerde mide guruldaması veya sakız çiğneme gibi “ufak” sesler çok rahatsız edici olurken “beyaz gürültü” olan ofislerde bu ufak sesler rahatsız edici olmuyor.

Yani, HEM ucuz HEM süper hızlı HEM acaip sessiz HEM yakışıklı bir bilgisayar yok. Aynen fotoğraf lensleri ve makineleri gibi, mutlaka birşeylerden feragat etmen lazım.

OLYMPUS EM5 II FOTOĞRAF ÖRNEKLERİ VE KARŞILAŞTIRMALAR

Bu sefer EM5 II ile A6000’i karşılaştırdım. Farklı formattaki fotoğraf makinelerini karşılaştırmak kolay değil çünkü kesme çarpanı denen meret yüzünden benzer açıya sahip lens kullanmanız lazım, aynı açıyı kullansanız bile objekyle aranızdaki mesafe farklı olduğundan perspektif farkı oluyor, ışık ölçüm sistemleri farklı çalışıyor, Adobe Camera RAW’un farklı markalara yaklaşımı farklı olabiliyor vs.. Yani 50 tane değişken oluyor.

NOT: Fotoğrafların büyük halleri için üzerlerine tıklayın.

OLYMPUS ZUIKO 12-40MM F2.8 PRO VE ZEISS 16-70MM F4 OSS

Bu iki lensten önceki yazılarımda defalarca bahsettim. A6000 incelemesinde (sayfa 1 ve sayfa 2) Zeiss ile çekilmiş örnekle ve fotoğraflara bakabilirsiniz. EM5 II bahane oldu, bunları gene yanyana koyayım dedim.

Balkondan bizim kızla vapura el sallarken (daha doğrusu ben el sallıyordum, o kucağımda “bukka bukka” gibi şeyler diyordu kendi kendine 🙂 ) yan taraftaki bahçede aşağıdaki iki delikanlıyı gördüm. Herhalde bir partiye gelmişlerdi ki üzerlerinde takım elbise vardı. Neden tren yoluna uzun uzun baktılar bilmem 🙂 ama bana da bahane oldu, kızı oyuncaklarının yanına bırakıp makineleri aldım ve birkaç çekim yaptım:

hepsi 80mm

Hepsi A modunda çekildi. A6000 f4, 1/60 ve ISO200’e karar verirken EM5 II f2.8 1/80 ISO200 ve f4 1/40 ISO200’e karar verdi. ISO değerlerini manuel olarak 200’e ayarlamıştım. Ust sıra A6000 alt sıra EM5 II. Dikkat ederseniz A6000 biraz daha karanlık çekmeye karar vermiş. Bir şeye daha dikkat edin: ortadaki A6000 fotoğrafında odak noktası çocuklarda değil çiçekte. Çekerken odak noktasını çocuklarda tuttuğum halde alet çiçeğe odaklandı. A6000’e özel bir durum değil, her makinede olabilecek bir durum bu, bu yüzden dikkatli olun derim. Yalnız EM5II’de bu dertleri daha az görüyorum (olmuyor değil, daha az oluyor).

Zeiss’te 52mm, Olympus’ta 40mm kullandım. İkisi de tam karede yaklaşık 80mm’ye denk. Orta bölgelere bakalım:

hepsi 80mm ortadan 1

Zeiss orta bölgede aslında iyidir de burada nedense f4’te beklediğimi vermedi. Artık ağaç dalları odağı mı şaşırttı yoksa başka bir sebep mi var bilmiyorum. Sağ-üstteki fotoğrafta odak noktası yaprakta gibi hatta.

Bunlar içinde en iyilerini seçip bakalım:

80mm f28 f4 2

Sol alttaki Oly f2.8. Oly’de f2.8 ile f4 arasında fark yok denecek kadar az. Zeiss’in bu performansı yüzünden (ya da odak hatası?) A6000’deki 24MP’lik algılayıcının hiçbir avantajı kalmıyor.

Zeiss’te 70mm’ye gitme (tam karede 105mm) avantajı da var. Zeiss’te 70mm’de f4 ile Oly’de 40mm’de f2.8’i yanyana koyalım:

80 ve 105mm burun ve yaprak dikkat acr duzelt

Soldaki 70mm f4 1/60 ISO200 sağdaki 40mm f2.8 1/80 ISO200. Dikkat ettiyseniz ikisini de ACR’de bayağı düzeltmeye çalıştım. Zeiss kesinlikle iyi değil bu değerlerde, 24MP ve 105mm avantajına rağmen Olympus’tan daha fazla detay görüyorum. ACR’de pozlamalarla, fotoğraf stilleriyle (ikisinde de Portrait seçtim mesela), keskinlikle, “Highlights” çubuğuyla vs.. ile biraz daha oynadım:

80 ve 105mm burun ve yaprak dikkat acr duzelt ekstra

Iıh, gene aynı. Bir de aikkat edin, sanki çocuğun burnu yaprağın önüne geçmiş gibi duruyor 🙂 Optik oyunu mu, CA’yı düzelttim diye mi (Zeiss’te Oly’ye göre daha fazla CA oldu, ACR’de düzelttim) böyle oldu bilmem.

HAAA, bu arada hatırlatmam lazım, son iki fotoğrafta A6000’inkileri de 16MP’ye çektim. 24MP’de detaylar iyi durmuyor, 16MP’de belki biraz daha iyi durur diye düşündüm o yüzden böyle yaptım.

105mm’de bir de f5.6 denedim ama onda da 1/30 perde hızında titreşim oldu o yüzden buraya almadım. Ayrıca odakta gene bir dandiklik vardı sanki o pozda da.

İdeal koşullarda Zeiss’teki telefoto avantajı ve A6000’deki 24MP’nin Olympus’a göre daha fazla detay vereceğini bekliyorum. Sadece yukarıdaki durumda bu gerçekleşmedi. Artık yaprak mı Sony’yi şaşırttı, Olympus’un lensi mi çok iyi, fanatizm seviyenize göre siz karar verin 🙂

Gelmişken bir de bokehe bakayım dedim. Gene önceki yazılarımı okuduysanız bu iki lensin de bokehlerinin sabit odaklı lenslere göre daha kötü olduğunu biliyorsunuzdur.

80mm f28 f4 3 bokeh 1

İlki Zeiss f4, sol alt Oly f2.8, sağ alt Oly f4. Oly 40mm’de Zeiss 52mm’de. Olympus f4’te daha fazla net alan derinliğine sahip, bu yüzden sağ alttaki şekil daha dar ve daha keskin hatlara sahip. Yalnız, Zeiss f4 ve Oly f2.8’e bakarsanız, Olympus 12-40’ın daha yumuşak bokeh verdiğini görebilirsiniz.

80mm f28 f4 3 bokeh 2 80mm f28 f4 3 bokeh 3

12-40’ın ön plandaki bokeh karakteri çok daha iyi. Zeiss’in arka plan bokeh karakteri de böyle aslında, yani “güzel bokeh olsun” diye almayın bu lensi. Tak-gez olarak kötü değil Zeiss. Bu arada Olympus 12-40 da bokeh konusunda süper değil, ama Zeiss’ten daha iyi buldum ben.

Sonuç? EM5II incelemesi yaparken olay bir anda Zeiss-Olympus testine mi döndü yoksa? Sürekli bağırıyoruz ya “lens önemliiii” diye, fotoğraf makinesi önemli ama önüne taktığın camın kalitesi en az onun kadar önemli. Yukarıda da belli zaten.

ISO MISO FALAN

Olympus 45mm f1.8 bazı m4/3 kullanıcılarının favori objektiflerinden. Haksız da değiller çünkü alet ufak, hafif, hızlı ve çok keskin. Ayrıca bokehi de bayağı iyi. EM5II ve A6000’i karşılaştırmak için ikisinde de iyi lens ve benzer odak mesafesi lazım, ben de Zeiss 55mm f1.8 ve Olympus 45mm f1.8’i kullanmaya karar verdim. Sony’de odak mesafesi 82.5mm Olympus’ta 90mm oluyor, yani gene de aynı değiller ama en azından benziyorlar. Aynı hale getirmek için EM5II ile çekim yaparken üçayağı biraz geri aldım. Çekerken sıkıntı yok gibiydi ama sonradan kontrol ederken farkettim ki gene de birebir aynı kadraj olmamış (biri 3:2 diğeri 4:3 çekiyor, onun da etkisi var). Buna bir de ek olarak A modunda çektiğim için pozlamalar da birbirini tam tutmadı 🙂 Olympus genelde daha fazla pozlama yaptı, Sony daha karanlık kaldı vs..

Yani aşağıdaki karşılaştırmalar %100 “elma-elma” karşılaştırması olmadı, gene de iyi bir fikir veriyor. Örneğin ISO800 fotoğraflarına bakın:

iso800 tamami

Solda Sony f5.6, 1/20, ISO800, sağda Olympus f4 1/20 ISO800. Arada tam bir durak fark var, hem de ikisinde de benzer ölçüm metodu kullanmama rağmen. Olympus’u Sony seviyesine indirmek için ACR’de -0,7 EV pozlama telafisi yapmam gerekti. İlk halleri böyle:

iso800 1 iso800 2 iso800 3 iso800 4

Odak noktaları solda yanyana duran 3 teyzenin üzerindeydi. Sanıyorum ki Olympus’un ölçüm sistemi Canikon’a biraz daha yakın çalışıyor, yani odak noktasını olabildiğince doğru pozlamaya çalışıyor. A6000’de o teyzenin yüzü hafiften karanlık gibi. Ayrıca Olympus’ta patlayan nokta yok, televizyonun solunda kalan kısım çok parlak görünmesine rağmen patlak değil. Pozlama sistemleri bence böyle çalışmalı, yani “histogramı sağa yasla” yöntemiyle.

Şimdi Sony’ye +0,75 EV pozlama telafisi verelim bakalım nasıl olacak (Olympus’u Sony seviyesine getirmek için 0,7EV indirmem gerekti, Sony’yi Olympus seviyesine çıkarmak için 0,75EV vermem gerekti. Sonuçta iki dosya farklı):

iso800 1 ayar 1 iso800 2 ayar 1 iso800 3 ayar 1

iso800 4 ayar 1

Şimdi sırasıyla ISO3200, 6400, 12800 ve 25600’e bakacağız. Her seride ilk 4 fotoğraf ilk çekildikleri haliyle, son 2 fotoğraf da A6000’e pozlama telafisi verilmiş haliyle olacak. Fotoğraflar doğrudan Adobe Bridge’deki RAWları, sadece gerektiğinde ACR’ye girip A6000’e pozlama telafisi verdim.

ISO3200:

iso3200 1 iso3200 2 iso3200 3 iso3200 4

iso3200 1 ayar

iso3200 4 ayar 1

ISO6400:

iso6400 4 iso6400 1 iso6400 2 iso6400 3

iso6400 4 ayar 1 iso6400 1 ayar 1

ISO12800. Bu sefer size torpil geçip 4+4 = 8 örnek vereyim:

iso12800 1 iso12800 2 iso12800 3 iso12800 4

Ve A6000’e +0,7EV verilmiş haller:

iso12800 1 ayar 1 iso12800 2 ayar 1 iso12800 3 ayar 1 iso12800 4 ayar 1

ISO25600:

iso25600 4 iso25600 1 iso25600 2 iso25600 3

Artık ISO25600’de A6000’in RAWlarına +0,7EV uygulamayayım, çünkü ISO25600’de artık ne dinamik aralık kalıyor ne gölgelerde bilgi…

Nevet durum bu. A6000’in APSC algılayıcısının avantajı bu durumda görülmüyor çünkü A6000 nedense bence olması gerekenden az pozlamış. EM5II parlak bölgeleri patlatmadan sahneyi olabildiğince çok pozlamış, böylece yüksek ISO’daki potansiyel eksikliğini gidermiş. Fotoğrafların tamamına bakarsanız da EM5II’nin yüksek ISO fotoğrafları daha iyi duruyor (A6000’inkiler biraz karanlık olduğundan belki de).

Nikon D5300, D7100 gibi modellerdeki 24MP’lik APSC belki daha iyi iş çıkarıyordur. Elimde olmadığı için birşey diyemiyorum ama Canikon bu pozlama ve renk işini hala daha iyi yapıyor, ondan eminim.

Şu sitede bazı yüksek ISO örnekleri var: http://robinwong.blogspot.co.nz/2015/02/olympus-om-d-e-m5-mark-ii-review_10.html

ZEISS 55 FE F1.8 VE OLYMPUS 45MM F1.8

Bu iki lensi f5.6’ya kadar karşılaştırayım dedim. Kağıt üzerinde Zeiss dünyanın en keskin lenslerinden biri, bakalım A6000’e takınca Olympus’un ufak, hafif ve plastik lensini paramparça edebilecek mi. Aşağıda f1.8’den f5.6’ya kadar gidiyoruz:

F1.8:f2 1 f2 2

F2.0:

f18 1 f18 2

F2.8:

f28 1 f28 2

F4.0:

f4 1 f4 2

F5.6:

f56 1

F5.6’da A6000 odağı yanlış yapmış (objektifi manuel odağa almamıştım).

MASKEYİ DÜŞÜRMECE

1 bolu 10 ve sekiz iso400 1

Yukarıdakileri elde çektim. Üst sıra A6000 ve 16-70mm Zeiss, alt sıra EM5II ve 12-40mm Olympus. Zeiss 54mm, Olympus 40mm’de (tam karede 80mm), Zeiss f4 Oly f2.8. İkisi de 1/10’da ve ISO400’de. EM5II’nin fotoğrafı daha net görünüyor, Zeiss titretmiş. Zaten Sony lenslerdeki OSS Olympus’un 5 akslı sisteminin gerisinde (tüm diğer firmalar gibi aslında 🙂 ). Yalnız dikkat edin, EM5 II’de %100 net değil. O gün elim biraz titrek miymiş ne 🙂 Normalde EM5II’den yerine göre 3, yerine göre 5 durak avantaj alıyorum, bu rakam 16-70’te 2-3 arası.

Gene elde ISO1600 ve 3200’de aşağıdakiler çektim. İki makine de A modunda ve ölçüm yöntemleri benzer. Oly f2.8, Zeiss f4.

ISO1600:

iso1600 1 iso1600 2 iso1600 3

Şimdi şunu hatırlatayım: Böyle sabit ve karanlık sahnelerde titreşim azaltıcı sistemi iyi olan kazanıyor, algılayıcı boyutu ikinci plana düşüyor. Yani yukarıdakileri çekerken EM5II’de 2 durak daha düşük ISO kullanma şansım var (f2.8-4 farkını saymadan). Sadece ISO1600’ü karşılaştırmak için ikisini de ISO1600’e sabitledim.

ISO3200’e geçelim:

iso3200 1 iso3200 2 iso3200 3

Açıkçası, A6000’deki “büyük” algılayıcının burada hiçbir avantajını göremiyorum. Ek olarak gene Sony’nin “düşük pozlama” dezavantajı var, bu yüzden gölgeler olması gerekenden daha kirli. Daha yüksek ISO’ya çıkmamışım o zaman, yani 6400 ve yukarısı yok.

TERS IŞIK, GENİŞ AÇI, GÖLGE VS..

f28 f4 hepsi

Aboooo… Olympus ve Sony’nin ölçüm felsefeleri arasındaki farkı gördünüz mü? Olympus 2 durak fazla pozladı bu sahneyi. Olympus gölgeleri açmaya çalışırken Sony parlak bölgeleri kurtarmaya çalışmış. Bence doğru ölçüm ikisinin arası gibi olmalı ama Olympus’unkini tercih ederim çünkü sahnenin çoğu gölgeden oluşuyor, arka plandaki gökyüzünü biraz patlatsam da olur.

Olympus’a -1,65EV pozlama telafisi verdim:

f28 f4 hepsi kose 1 f28 f4 hepsi kose 2

Zeiss’te 16mm, Olympus’ta 12mm seçili, yani objektiflerin en geniş açıları. Bu açıda Olympus’un bariz üstünlüğü belli. 12-40mm, f2.8’de bile köşelerde çok başarılı. ACR’da biraz düzelterek daha da iyileştirmek mümkün. Zeiss zaten kenarlarda köşelere çok iyi değil, en geniş açıda daha da kötü. Canon EOS-M’in 18-55’i ile Zeiss’i karşılaştırmaya korkuyorum açıkçası 🙂

Aşağıdaki de ilginç:

f28 4 kenar 3

A6000’de 1/30, ISO100 ve f4 kullandım, buna rağmen titreme mi var? Yoksa o bulanıklık lensten mi? Bilmiyorum. Bir de bu beyaz ayarı nedir? A6000 mora çalan bir beyaz ayarına karar vermiş.

Şimdi iki objektif de f5.6’ya alalım, beyaz ayarlarını eşitleyelim, Olympus’a eksi pozlama telafisi verelim (en başta dedim ya, farklı sistemleri karşılaştırmak kolay değil):

f56 orta 1 f56 kenar 1

f5.6’da Zeiss ortada toparlanıyor, köşede gene Olympus’un gerisinde.

Olympus’u f5.6’ya, Zeiss’i f8’e aldım, ISO’yu da 3200’e çektimç Bu durumda iki makine de 1/200 saniye perde hızı verdi, yani EM5 II gene 1 durak fazla pozladı, bu yüzden EM5II’ye -1EV pozlama telafisi verdim:

iso3200 1 iso3200 2

Bence bariz şekilde EM5II üstün, ve bunun en büyük sebebi de histogramı olabildiğince sağa yaslayarak çekim yapması. Bakın burada da anlatmaya çalışmıştım, sayısal makineler doğrusal (kinear) çekim yapar, sonra ışık bilgisini RAW olarak kaydederken bunu doğrusal olmayan (non-linear) şekilde kaydeder. Film böyle değildi, bu yüzden gölgelerde daha esnekti. Sayısal makinelerde fotoğrafı ne kadar karanlık çekersen fotoğrafta o kadar az bilgi olur. EM5II’de 1 durak fazla pozlanan fotoğrafta A6000’dekine göre daha fazla bilgi var, bu yüzden eksi pozlama verince EM5II’nin ISO3200 fotoğrafı A6000’e göre daha temiz oluyor. Benzer pozlama ile çeksem bile aradaki fark az olacakken, EM5II daha fazla ışık alarak çekerek avantajı kendi tarafına çeviriyor. Halbuki genel beklenti “A6000’in algılayıcısı büyük abi, yüksek ISO’da daha iyi yani” şeklinde.

Bir de ek olarak şunu vereyim:

f56 bokeh 1

Soldaki A6000, sağdaki EM5II. İkisi de f5.6’da çekildi, biri 16mm diğeri 12mm’de. Göreceğiniz gibi A6000’deki bulanıklığın boyutu daha büyük ve geniş. İşte bunun sebebi daha büyük algılayıcı ve daha dar açı (16-12mm farkı).

EM5II İNCELEYECEKTİN, KONU LENSLERE KAYDI

Bu sitede sürekli şunu anlatmaya çalışıyorum: Algılayıcı boyutuna takılmayın. Fotoğrafı sadece algılayıcı çekmiyor. Yukarıda açık açık gördüğünüz gibi, A6000’in “büyük” algılayıcısı daha kötü lensle, daha kötü pozlama, daha kötü titreşim azaltma ve beyaz ayarıyla birleşince EM5II’deki “küçük” algılayıcısından daha kötü sonuç veriyor. Bu koşullar kötü olunca 24MP-16MP farkının da bir anlamı kalmıyor. Örneğin 12-40mm f2.8 en köşeye kadar keskin olunca 16MP’den maksimum verim elde ediyorsunuz, 16-70mm kenarlara doğru (hatta f4’te ortaya doğru bile) bulanıklaşınca 24MP’den elinde kaç MP kalıyor hesap et. Yani “kaliteli” piksel sayısı azalıyor bu durumda.

Yoksa, A6000’e çok keskin bir lens tak, ISO’yu düşük tut, pozlamayı da doğru yap, RAW çek, bu durumda EM5II’nin önünde olacaktır elbette. Ha, bunu pratiğe dökmek size kalıyor.

40MP NEREDE OLMUYOR

Daha önce 40MP örneklerini göstermiştim, şimdi bu özelliğin hangi durumlarda pek iyi işlemeyeceğini göstereyim:

40 1

E yani… Bir kahvecide otururken dizimin üzerinden çektim. Hareket eden insanlar zaten kötü, ayrıca detaylara bakarsanız titretmişim. Gerçi ilginç bir efekt olmuş 🙂

Bir örnek daha:

15 9 ve 35 7 MP

15 9 ve 35 7 MP 2

Böyle sabit sayılabilecek nesneler süper detaylı çıkıyor, ama bir de denize bakın:

40mp olmayan

Soldaki 16MP sağdaki 36MP. Denizi gördünüz mü? Piksel piksel maşallah. Olympus bu işi çözerse (mesela 1/30 saniede çekimi bitirirse) bu dert büyük oranda biter.

TİTREŞİM AZALTMA AVANTAJI

Defalarca bahsettim ama bir de m4/3 lenslerin güzelliğinden bahsedeyim:

f17 iso200 1 bolu 10

Bu ne mi? Sabah beş buçukta havaalanına giderken tren istasyonundan çektim. Lumix 20mm f1.7, f1.7 1/10 ISO200. Bu lens f1.7’de bile çerçevenin genelinde çok keskin ve titreşim azaltma sayesinde 1/10 perde hızı kullanabilmem sayesinde ISO’yu 200’de tutmuşum. 1/5 bile çekerdim tahminen ama hava biraz serinde ve ben hafiften titriyordum 🙂

 

heryer guzel

F1.7’de titreşim azaltma sağlayan çok sistem yok ve Olympus bunu yıllardır kullanıcılarına veriyor. Leica 25mm f1.4, Voigtlander 17mm ve 25mm f0.95, 20mm f1.7, 45mm f1.8 gibi geniş diyaframlı objektiflerle ciddi düşük ışık koşullarında ISO’yu çok yükseltmeden çekim yapabilmek mümkün. Ek olarak bu lensler en geniş diyaframlarında bile çerçevenin genelinde çok iyiler. Standart DSLR lenslerinden bu performansı almak için 2 durak kadar kapatmanız gerekli. Şimdi Sony da A7 serisine bu güzelliği getirdi (2-3 durak diyorlar Sony’deki sistemin etkisine, Olympus’taki gibi 3-5 durak arası değil ama gene de müthiş). Mesela A7II ve Zeiss 55mm f1.8 ile de benzer şeyi yapmak mümkün, tabi Olympus’un birkaç katı maliyete. Şimdi Sony A6100 ya da A7000’i de benzer bir sistemle çıkarıp fiyatını da A6000 gibi tutarsa Olympus’un bu avantajına ortak olabilir (optik olarak emin değilim ama)..

Yukarıdakini, mesela A7S ve 55mm f1.8 ile çekmek istesek en az 1/80, f1.8 ve ISO1600 kullanmamız gerekir ki bu durumda A7S ile EM5II arasındaki ISO becerisi farkı bayağı azalıyor. 5DMarkIII ile ilk EM5 arasında ISO1600’den sonra yaklaşık 3 veya 4 durak fark vardı, A7S ile de fark bu kadar olur diye tahmin ediyorum (5DMarkIII 22MP, A7S 12MP) ama birebir denemedim. DxOMark gibi sitelere güvenmiyorum, kendim denemeden oradan rakamları alıp “fark bu kadar” demem.

Bir tane daha:

bank 2

Çekim değerlerini gördünüz mü? Objektif 12-40mm f2.8, odak mesafesi 23mm, yani tam karede 46mm. 1/4 saniyede çekmişim ve sıfır titreşim var.

bina 1

Yukarıdaki fotoğrafta üzeri aydınlık olan bina Güney Amerika’nın en yüksek binası. Çekim değerlerine bakın. 15mm (30mm), ve 0,3 saniye perde hızı. Elde çekim için hiç de fena değil.  Bu sayede ISO’yu 800’de tutabilmişim (ayrıca 12-40’ı f2.8’de kullanma avantajı da var). Gürültü var mı? Elbette var, bu kadar az ışıkta gürültüsüz çekecek alet var mı bilmem.

Bu arada ayarları da göstereyim:

bina 1 ayar

Pozlama telafisinde neredeyse 1 durak artış var, yani ISO1600’e yakın aslında fotoğraf.

EFEKT FALAN

EM5II’de JPEGlere uygulanan efektlerin hepsini aynı anda kullanmak mümkün. Yani mesela hangi efektin o an uygun olacağına karar veremediniz mi? İsterseniz çekimi yaptıktan sonra Olympus’un programı ile bilgisayarınızda yapabilirsiniz, ya da tek çekimde hepsini aynı anda kaydedebilirsiniz. Bu durumda makine 14 adet efekt uygulayarak 14 adet JPEG kaydediyor:

efekt hepsi

Bu seçenekte siz çekimi yaptıktan sonra makine bir süre kilitlenip bu çevrim işlemlerini yapıyor, yani çekimi yaptıktan sonra devam etmek için biraz beklemeniz lazım.

UFAK OYNAMALAR

Modern algılayıcıların RAW dosyalarının gölgeleri açarken ne kadar başarılı olduğunu bilmeyen yok herhalde. Özellikle Sony ve Samsung’un (28MP olanı) algılayıcıları bu konuda bayağı iyi. EM5II’deki de Sony üretimi sanıyorum. D800/D810 kadar iyi olmasa da (herhalde yani 🙂 ) RAW dosyaları bayağı esnek, Canon’un 18MP’lik algılayıcısından daha esnek hatta. Bakın:

bebek 1

Yukarıda, soldaki ilk JPEG hali sağdaki ACR’de biraz oynanmış hali. Parlak bölgeleri özellikle biraz patlattım (mesela sağ el). %100 bakarsanız saçların gölgede kalan kısmında gürültü var:

bebek 2

Şimdi siz bu fotoğrafa “kötü bu abi, Sony A7S/R veya D810 olsa orası tertemiz olurdu” diyebilirsiniz, ve haklısınız da. Yalnız şunu söyleyeyim, ben bu fotoğrafı 300 gr/m2 yoğunluklu “HP Premium Plus Glossy” fotoğraf kağıdına A4 boyutunda bastım, ne gürültü var ne birşey var. Teee yazının en başında “neyin iyi olduğunu ihtiyacınız belirler” demiştim ya, işte mesele burada.

1680×1050 çözünürlüklü ekranımda Radeon R9 280X yetiyorsa, GTX980TI almaya gerek var mı? Ha olsa iyi olur orası ayrı 🙂 280X’i ikinci elde 400TL civarına aldım, 980TiIer kaçtan gidiyor bu aralar?

BİR MASKE DAHA

Burada EOS-M’i de işin içine sokayım dedim. EOS-M’de Canon EF 35mm f2.0 (f5.6), A6000’de Sony 30mm f2.8 makro (f5.6, A bayonet) ve EM5II’de Voigtlander 25mm f0.95 (f4) kullandım.

Ek olarak, hepsini M modunda çektim, böylece A6000’in düşük pozlama dezavantajını ortadan kaldırmış oldum.

maske hepsi

ISO400’deki görüntü. Üstte A6000, sol altta EOS-M, sağ altta EM5II. Burada biraz şaşırdım çünkü EM5II en doğru beyaz ayarını verdi, ben Canon’dan bekliyordum bunu.

Neyse, ISO400’e kadar hemen hiç fark olmadığı için ISO800’den başlıyoruz:

maske 800 1 maske 800 2

ISO3200:

maske 3200 1 maske 3200 2

ISO6400:

maske 6400 1 maske 6400 2

ISO12800:

maske 12800 1 maske 12800 2

ISO25600:

maske 25600 1 maske 25600 2

Fotoğraflara tıklayıp büyük hallerine bakın. EM5II bence APSC algılayıcılardan çok geride değil. Hele DxOMark’taki puan farkından hiç bahsetmiyorum, o farkı yukarıda görebiliyor musunuz? Evet fark var ama dağlar kadar değil (ISO12800’den sonra A6000’in gürültüsü daha ince taneli sanki).

HEDİYE (VE SÜRPRİZ)

Aşağıdaki fotoğraflar dikkatli bakın. A6000’inkiler solda ve ISO100’de çekildiler. Sağdakiler EM5II, Olympus’taki ISO değerini tahmin eder misiniz?

40mpden iso100 1 40mpden iso100 2 40mpden iso100 3 40mpden iso100 4

Evet? Kaç? Bakın iki fotoğraf daha vereyim. Soldakiler A6000 ve ISO1600, sağdaki EM5II’deki ISO kaç?

40mpden iso1600 1 40mpden iso1600 2

Kafanızdaki rakamı aşağıdakiyle karşılaştırın:

40mpden iso100 0 a6000JPG 40mpden iso1600 0

Nevet, Olympus EM5II’de ISO1600 kullandım, yüksek çözünürlük modunda çektim, sonra ACR’de 24MP’ye indirdim. A6000’de 55mm f1.8 Zeiss, EM5II’de 12-40mm f2.8 kullandım (f5.6 ikisinde de). İki aleti de üçayağa koydum, salondaki ışık miktarı değişmedi.

Olympus’un yüksek çözünürlük modu mükemmel çalışıyor (eğer sabit tutarsanız ve sahnede hareketli bir obje yoksa 🙂 ). ISO1600’e rağmen A6000’in ISO100’üne denk görünüyor! Unutmayın, EM5II bu modda size 63MP’lik RAW veriyor, ben bu dosyayı 24MP’ye indirdim, bu sayede varolan gürültü/kumlanma neredeyse yok olmuş. Cidden müthiş.

A6000’i ISO1600’e alınca da EM5II’nin farkı daha bariz ortaya çıkıyor (iki yukarıdaki fotoğraflar).

SONUÇ

Önceki sayfada EM5II’nin genel özelliklerinden bahsetmiştik. Bu sayfada bolca karşılaştırmalı örnek fotoğraf gösterdim. A6000 ve EM5II artık benim en çok kullandığım iki makine oldu. A6000’i eksiklerine rağmen seviyorum (tabi bir de flaşının kenarını kırdığım için satış fiyatının azalmasının da etkisi var 🙂 ), Zeiss 55mm f1.8 ve Zeiss 16-70mm f4OSS ile kullanıyorum daha çok. Bu 16-70mm’yi yakında satarım herhalde.

EM5II’yi daha çok kullanıyorum doğal olarak. 12-40mm f2.8, 12mm f2.0, 45mm f1.8, 40-150mm f2.8, 25mm f0.95 gibi çok keyifli objektifleri var ve aleti kullanmak keyifli. Ayrıca aldığım sonuçlar da (yukarıda ve önceki incelemelerimde 100lerce defa gösterdiğim gibi) APSC’li makinelerden geride değil. Kızımın doğumdan sonraki 1 aylık süre içindeki fotoğraf ve videolarının çoğunu ilk EM5 ile çekmiştim. Şimdi de EM5II ve 12-40mm f2.8 sürekli masanın üzerinde, ilginç bir an yakalarsam anında ona sarılıyorum 🙂

Sonuç olarak şunları yazabilirim:

ARTILAR

  • D800 veya 5DMarkIII kalitesinde ve sağlamlığında toz-nem geçirmez gövde
  • Ciddi olarak özelleitirilebilen kullanım (tonla özelleştirilebilir düğme var)
  • Titreşim azaltma… Daha anlatmaya gerek var mı? Piyasada daha iyisi yok, hem fotoğraf hem videoda.
  • Dahili flaşın kafası her tarafa oynuyor, böylece sektirmek mümkün
  • Tekli odaklamada zaten en iyilerden ve hızlılardan biri. Düşük ışıkta bile (lensine bağlı olarak) doğru olarak odaklayabiliyor. Obje takibi de ilk EM5’e göre çok gelişmiş.
  • Elektronik bakaç EM1’deki gibi, büyük ve hızlı. A6000’dekinden çok daha iyi.
  • Manuel lens kullanmak kolaylaşmış çünkü hem bakaç büyük hem de odak vurgulama (focus peaking) gelmiş. Titreşim azaltmayı da düşününce…
  • 40MP’lik mod ciddi detaylı dosyalar üretiyor, ve “moire” denen dert yok çünkü alet her pikseldeki doğru renk verisini okuyor (Bayer algoritmasındaki gibi tahmin oyunu oynamıyor). Fotoğrafına göre 50-60MPlerde bile kullanmak mümkün bu dosyaları (makine size bir 63MP RAW bir de 40MP JPEG veriyor). Ek bir güzellik, bu çekimi flaşla da yapabiliyorsunuz, gövdede “çekimler arasında bekle” gibi bir seçenek var, bu sayede flaşların dolmasını bekleyebiliyorsunuz.
  • 1080p’de saniyede 60 kare video gelmiş, ve 77Mbps’ye kadar video çekmek mümkün.
  • Tam elektronik perde sayesinde makine tamamen sessizleşiyor.
  • Mekanik perde belki de en sessizlerinden. Sigma DP serisi veya Panasonic GM1/5 kadar olmasa da kullandığım tüm aynasız ve DSLRlardan daha yumuşak ve sessiz bir mekanik perde sesi var (elektronik olunca zaten tam sessiz).
  • Mekanik perde 1/8000 hıza çıkıyor, ve flaş senkronizasyon hızı 1/250. Elektronik perdede en yüksek hız 1/16000.
  • Düğmelerin büyüklüğü ve hissi ilk EM5’e göre çok daha iyi. Ayrıca tekerlekler tamamen metal.
  • Bunu nasıl anlatsam bilemiyorum ama, alet her çekimi yapıyor. Bu ne demek? Ne takılma var, ne odak hatası ne yavaşlama. 5DMarkIII bana böyle hissettirmişti en son, bir de Canikon’un profesyonel modelleri böyle. Yani düğmeye bastığımda biliyorum ki EM5II görevini yapacak, pozlamayı doğru yapacak, beyaz ayarı hemen heme istediğim gibi olacak ve odak doğru olacak. Bu “odak doğru olacak” lafını DSLRlarda pek söyleyemiyorum (son nesilde DSLRlar odaklama konusunda bayağı ilerlemiş olsa da). A6000’de bile bazen odak şaşıyor, EM5II’de %99 şaşmıyor.
  • RAW dosyalarında bayağı bilgi var. “Ufak” algılayıcısına rağmen Canon’un RAWlarından daha esnek (en azından gölgelerde öyle).
  • Deklanşör gecikmesi yok gibi birşey. İlk EM5’te biraz vardı, şimdi EM5II bu konuda profesyonel DSLRlar seviyesinde (A6000 de aynı).
  • Dramatic Tone ile çekim 🙂 Olympus’un bu JPEG modu piyasada en sevdiğim JPEG modu. Aklınıza bile gelmeyecek anda dandik fotoğraflarınızı güzelleştirebiliyor 🙂
  • JPEG motoru hala çok iyi.
  • Pentax’taki gibi, makine üçayaktayken “Keystone” düzeltmesi yapabiliyorsunuz. Yani aslında bir nevi dahili tilt-shift lensiniz oluyor 🙂
  • m4/3 sistemindeki lens çeşitliliği ve kalitesi sadece Canikon’da var. Boyut olaraksa bunlar rakipsiz. 75mm f1.8, 42.5 f1.2 OIS, 42.5mm f0.95, 25mm f0.95 ve 40-150mm f2.8 gibi lenslerle artık “bokeh olmuyor” bahanesi yok. Ha, 5DMarkIII ve 135mm f2.0L’nin verdiği dar net alan derinliğini alabilir misin? Hayır. Peki bu dediğim lensler size ciddi dar net alan derinliği ve bokeh kalitesi verir mi? Evet verir.
  • Açılması çok hızlı (aynasızlar içinde). A6000 bazen açılırken kendime kahve koyuyorum (abarttım tabi), EM5II’de açılmayı bekleme süresi çok az.
  • WiFi gelmesi iyi olmuş. Çok kullanmıyorum ama bazı durumlarda işime yaradı. Gerçi artık hemen her makinede standart (Canikon, okuyor musun bunu?)
  • Eğer bir fotoğraf EM5II’de “kötü” çıkmışsa, emin olun A6000 veya benzeri bir makinede de “kötü” çıkacak. Yüksek ISO falan farketmiyor, imaj kalitesi o kadar iyi.
  • EM5II salt imaj kalitesi anlamında tam kareye rakip olamaz elbette (eğer tam karede adam gibi lens kullanırsan). Diğer yandan, 300DPI’da dev baskılar almıyorsan, fotoğraflarına sürekli %100 bakmıyorsan EM5II piyasadaki en iyi seçeneklerden biri. İlk EM5 ile defalarca ISO6400’e kadar baskılar aldım, hiçbirinde de “keşke D800 kullansaydım” demedim. D800 olsa elbette daha iyi olurdu ama koca aletler dolapta dururken ufacık EM5’i taşımak bana daha doğru geldi genelde, o yüzden de D800 ve 5DMarkIII’ü sattım 🙂 Yoksa D800 ve mesela 55mm f2.8 micro veya A7RII ve Zeiss 55mm f1.8 ile çekeceğin fotoğrafın piksel kalitesine EM5II’nin yetişmesi imkansıza yakın (40MP modunda bile).

EKSİLER

  • Menü sistemi biraz karışık. Bana uyar çünkü uzun süredir Olympus kullanıyorum. Buna rağmen A6000’deki (ve A7lerdeki) menüden daha iyi çünkü Sony bazı benzer fonksiyonları farklı sayfalara atıyor (mesela video ve AF fonksiyonları neden tek sayfada değil eyyy Sony?)
  • Şu sağ elin geldiği kısmı 1 cm kalın yapamadın mı Olympus? Yani illa grip satıp para kazanmak için mi bunlar? Ben alıştım, çok grip aramıyorum ama elinizbüyükse makineyi tutmak çok kolay değil. Harici olarak satılan grip çok başarılı olsa da neden ektra para vereyim?
  • Pil ömrü ilk versiyona göre azalmış. Hala A6000 ve EOS-M’in fersah fersah önünde ama gene de daha iyisini beklerdim. Ben 450-500 çekim civarı alıyorum, ilk versiyonda 600’ü rahat görüyordum (dikkatli kullanarak tabi).
  • Sony’deki gibi bir panorama modu olsaydı ya?
  • Makine bazılarına biraz “fazla” özelleştirilebilir gelebilir. Bence süper ama bir noktadan sonra “hangi düğmeye ne atamıştım” diyebilirsiniz. Gerçi bu tüm üst seviye makineler için geçerli.
  • Yüksek kontrastlı sahnelerde hala APSClerin biraz gerisinde, parlak bölgeler daha çabuk patlıyor (RAW’da bayağı kurtarabiliyorsunuz gerçi). Ama çok yüksek kontrasttan bahsediyorum. Bakın mesela:

kontrast

Yukarıdaki sahne zor çünkü güneş hala parlak ve arka planda gölge oluşturuyor (binanı ön yüzeyinde). EM5II doğru bir karar vererek binadaki detayları korumak adına gömlekteki patlamayı göze almış. RAW’da bu detayları bayağı geri getirebiliyorum (bu örnekte EV değerini yeterince sola çekmedim, o yüzden hala detayların tamamı gelmemiş). Bu tip operasyonlar A6000’de düşük ISO’da biraz daha rahat oluyor, ISO yükseldikçe EM5II ile A6000 benzer performans veriyor gölgeler konusunda. Tam kare olsa elbette daha iyi sonuç alacaksınız yukarıdaki fotoğrafta. Ha, Dünyanın öbür ucuna (Şili) D800 ve 24-70 taşımak da dert. Bir kere D700 taşıdım, sonra hep ufak makine götürdüm yanımda. Sony A7leri adam etse de artık onları taşısak (iki FE bayonet lens, bir Canon ve bir Nikon adaptör hazır bekliyor 🙂 ).

  • DxO puanı düşük 🙂 Bu bir eksi midir bilmem ama çok kişiyi etkilediği kesin 🙂
  • EM5II, bazı arkadaşların bana “Abi sen ne kadar da fanatiksin” demesine sebep oluyor 🙂 100 tane örnek veriyorum, hem de diğer makinelerle karşılaştırıyorum, burada herkese açık yayınlıyorum bunları, gene de ben fanatik oluyorum 🙂 m4/3 sistemini övüyorsam sebebi var, ve açıkça gösteriyorum ve anlatıyorum. Şimdi ben istediğim kadar örnek göstereyim, gene biri çıkıp “tabi algılayıcısı ufak olduğu için EM5II APSClerden daha kötü” diyecek 🙂 Halbuki fotoğraf “konuşma/yazma” değil “görsel” bir sanat. Not: Hatta malum forumdaki malum arkadaş gene aptal/salak/gerzek falan da diyecek tahminen. Olsun, desin.
  • Fiyatı ucuz değil. EM1 de yaklaşık aynı fiyatlara, hatta daha ucuza satılıyor artık. Ergonomi haricinde EM5II EM1’den her yönden daha iyi bence ama EM1 de taş gibi makine. Ayrıca A7ler de ciddi ucuza bulunabiliyor artık, büyük algılayıcı pek çok insanın aklını çeliyor. Halbuki kullanım, ergonomi, menüler, lensler gibi konuları da unutmamak lazım ama insanın gözü gene de tam kareye takılıyor 🙂

Şimdi 40-150mm f2.8 ile çektiğim fotoğrafları eliyorum. Yakın zamanda bu lensin de incelemesini yayınlarım inşallah.


ARA SICAK

BOP’u hatırlayan var mı? Hani bizim malum arkadaşın “biz BOP’un eş başkanlarından biriyiz” dediği BOP, hani o fesli delinin “ben de BOPçuyum, hatta Erdoğan’ı BOP’a destek vermesi için ikna etmeye çalıştım” dediği BOP. İşte o BOP’un sonuçları (öncesi ve sonrası):

once ve sonra

 

ufak2

“Haydi bismillah” diye seçime gidenler bunlar…


BİRKAÇ FOTOĞRAF DAHA

Flickr’a bazı fotoğraflar attım, aşağıdakilerin üzerine tıklarsanız Flickr’da tam boyut bakabilme şansınız var.

OMD50021_1

OMD60132_1

OMD50038_1

P9170026_1

P9180060_1

P9170010_1

P9180070_1

kaburga 1

P9180057_1

EK

Olum bu millet ne etti de başımıza siz geldiniz lan? La bırakın dokunmayın bari eski kalsın la. Aspendos Tiyatrosu’na bu mermerleri reva görmek nasıl bir zihniyet arkadaş??? Yapanın da, izin verenin de, kontrol edenin de… Ne denir bilmiyorum. Eş-dost diye, “bu bizden abi” diye bu işleri saçma sapan adamlara veriyorsunuz, gene saçma sapan adamlar yönetiyor bu projeleri, onlar zengin olurken bizim tarihi zenginliklerimiz rezil oluyor.

Restorasyon dediğin şey “orjinal görüntüsünü bozmayacak şekilde” yapılır. Restorasyonun kalitelisi “hiç dokunulmamış” gibi görünür. Kültür Bakanlığı’nın yaptığı “zamanla tabiat şartları yüzünden o mermerler eskiyecek, beyaz mermerler de o taşların rengini alacak” açıklamasını yapması komik bile değil. Ne yani, 1000 yıl bekleyelim mi o taşların eskimesi için!!! O tiyatro o kadar değerli ki, en azından eskitilmiş taş vs.. toplayıp getirseydiniz. Ya da hiç dokunmayın kardeşim, sanki banyona mutfağına mermer döşetiyorsun!

Topunuzun Allah belasını versin.asp aspendos aspendos2

http://www.diken.com.tr/restorasyonda-facia-otesi-aspendosa-mutfak-mermeri-dosendi/

 

 

61 Comments on “Olympus EM5 II İncelemesi 2. Bölüm”

  1. Üstadım, Fotoğraf ekipmanları incelemesi konusunda Türkiye’de eşiniz benzeriniz yok.
    Bu halk artık sizden foto-forum istiyor:)) Yazdıklarınızdan maddi bir fayda sağlamayı da düşünün lütfen, bir gün canım sıkıldı artık yazmıyorum demenizden korkuyorum. Selamlar.

    1. Hocam sayfanı Nex-5n den beri takip ediyorum ara ara, belli ki maddi olarak bir sıkıntın yok temiz bir işin var hiç maddi kısmına girme bence gazı alıp:) yaptığın işin kalitesi düşer. Bununla ilgili bir laf vardı ama hatırlayamadım şimdi ama özetle, keyif için yapilan siteyi daha özgür kendini kısıtlamadan kimseyi takmadan yaptığın için seviyoruz seni. Seviyorum ulen 🙂 Hocam tekrar eline vaktine sağlık em10i satıp a6000 aldım seninle çok tartışıcaz daha, Flickr’da da takibe aldım.

      1. Bende de A6000 var, tokuştururuz 🙂
        Bu arada bu seferlik yorumda yazıları düzelttim, noktalama işaretleri koydum vs.. Sonraki sefere daha dikkatli olursun umarım 🙂 Bu sitede buna dikkat etmeye çalışıyorum, tüm arkadaşlardan da aynı özeni bekliyorum.
        Flickr’a sadece örnek fotoğrafları koyuyorum, diğer çektiğim fotoğrafları sadece eş-dosta açtım.
        Bir de, herkesin mali sıkıntısı vardır yahu 🙂 Kimsenin sınırsız kaynağı yok. Bu aralar almaktan çok satıyorum zaten.

  2. Hocam bir yerlerde hatalar var ama nerde!
    Ya sizin elinizdeki zeiss kopyası gerçekten kötü bir kopya, yada acr ile ilgili sıkıntı var, yada16-70ZA nın ucunda dandik bir uv filtre vardı, siz söyleyin.
    Mesela 52mm de 200 iso ve 1/60 gibi enstantenelerle çekilmiş fotoğrafa bakarak imaj kalitesini karşılaştırmak ne kadar doğru?, derseniz ki “yahu ben imaj kalitesini değil titreşim engellemeyi” karşılaştırdım, anlarım 🙂 Zaten sürekli vurguladığınız gibi evet OMD de harika bir görüntü sabitleme var, hak veriyor ve bende imreniyorum.
    Diğer açıdan, bu fotoğraf bu enstene değerinde çekilirken kişilerin hafif yüz hareketleri bile farklı sonuçlara yol açmaz mı?
    Derseniz ki “yahu 12-40 ın yanında kötü görünüyor yoksa çok harika bir lens bu 16-70” o da değil, çünkü tek başına bile baksanız merkezde tatmin edici olmayan bir görüntü var.
    Zeiss 16-70 in köşelerinde hafif softluk olsa bile merkezde sel 50, sigma 30 gibi prime lenslerle rahatlıkla kapışabilecek bir lens.

    Neyse uzatmayayım, kısacası bu incelemenizde idrak gücü zayıf olan arkadaşları yanlış yönlendirebilecek bölümler olduğunu düşünüyorum.
    Bir cümlenizi burdan alıp çıkarırlar, bütün sosyal ortamlarda “Ertan bey böyle diyor” diye kullanırlar sizde mahçup olursunuz 🙂

    1. Bendeki kopya kötü olabilir mi bilmiyorum. Benimki ortalarda iyi, kenarlarde orta seviyede, köşelerde kötü. Birçok sitedeki incelemede de benzer sonuçlara varmışlar.
      Yazının en başında yazdım ya, iki farklı formattaki sistemi karşılaştırma çok zor. Aynı açıyı vermeleri için garip mm değerleri kullandım. Yalnız dikkat et, Olympus’ta da 40mm kullandım ki böyle lensler en kötü performansı en uç odak mesafesinde verirler.
      Yüz hareketleri derken 2 oğlan çocuğunun fotoğrafından mı bahsediyorsun? Oradaki amaç “gündelik kullanımda böyle bir sahne çıkarsa hangisi daha iyi sonuç verir”di. Yani örneğin sokakta yürürken “aha yakaladım” deyip makineyi çıkardın ve çektin. Böyle bir durumda Olympus daha iyi göründü gözüme (odaklamadan da olabilir, yazıda dediğim gibi).
      A6000 incelemesinde 16-70’in ortada ne kadar iyi olduğunu anlatmıştım zaten, hatta “daha iyisi zor bulunur” bile dediğimi hatırlıyorum. Ama sadece orta bölgede. Bu arada o A6000 incelemesine de bak, orada da bolca örnek var.

      1. Hocam önceki 16-70 incelemelerini incelemiştim, hatta bir yorumuma cevaben “%80lik yatay ve %80” lik dikey alan çok başarılı gibi bir cümle kurmuştunuz.

        “Yahu adam zeiss e çamur attırmıyor” gibi de algılanmasın. Sıkıntı şu ki siz her ne kadar bunu “gündelik kullanım” olarak belirtseniz de çocukların yüzünü çektiğiniz iso 200 1/60 enstantene ve sonraki yapraklarda kullandığınız değerlerden anlaşılıyor ki bu fotoğraflar gerçekten düşük ışık değerlerinde çekilmiş. Bu ışık değerlerinde sonuçlar el titreşimi, yüz titreşimi yada yapraklardaki karede rüzgardan etkilenmiş olabilr.

        Değerli hocam içinde bulunduğunuz ışık koşullarını merak ettiğimden aldım 16-70 ile a6000’ımı ve gün batmış olan İzmir’e doğrulttum, aynı iso değerinde ve diyaframda sizin fotoğraflarınızdan daha yüksek perde değerleri verdi. Anladım ki siz fotoğrafları gerçekten çok az ışık bulunan bir ortamda çekmişsiniz.

        Bunları göz önünde bulundurduğumda ben durumu pek “gündelik kullanım” olarak nitelendirerek optik karşılaştırma olarak algılayamam.Bu olsa olsa titreşim engelleme karşılaştırması yada zor durum karşılaştırması olur 🙂

        1. Evet fotoğraf kalitesi dediğin şeylerden etkilenmiştir kesin. Yalnız dikkat et, aynı etkiler EM5II ve 12-40 için de geçerli.
          Gündelik kullanım deyince, ISO200 f4 1/60 değerleri anormal değil bence. Akşam üzeri ya da kapalı havada bu değerler sıkça karşına çıkacak. Hele ev içinde ISO’ya daha da yüklenmen gerekebilir (eve ve ışığa göre değişir tabi).
          Neyse, diyeceğim şu: O sadece bir örnek ve aynı koşullarda EM5II ve 12-40 daha iyi sonuç verdi. O örneği beğenmesen bile hem A6000 incelemesinde hem burada daha birçok örnek var, onlara bakmak yeterli kafanda bir fikir oluşması için.

  3. Hocam em5 için hem günlük kullanım hem de manzara çekebilmek için pana 12-32 ve 14-45 arasında kaldım. 14-45’in optik kalitesi daha mı iyi? Sizin seçiminiz ne olurdu?

    1. 12-32mm kesinlikle. Optiği biraz daha iyi (gerçi arada aşırı fark yok) ama boyutu inanılmaz ufak. 14-45mm 12-32’den sonra en iyi kit lens bence m4/3 sisteminde (12-50mm’nin yeri ayrı, o yüzden kit lens olarak görmüyorum pek).

      1. Hocam photozonede 12-32 optik kalite olarak iki buçuk, 14-45 ise üç buçuk puan almış. Burdan optik kalite olarak daha ustun diyemez miyiz?

        1. Ben 12-32’yi daha çok beğendim. Yanyana karşılaştırmadım ama sanki 12-32 daha iyi.

  4. Merhaba, Voigtlander 25mm f0.95 lensiyle ilgili görüşlerinizi öğrenmek istiyorum.
    f0.95 diyafram açıklığında netleme yapabilmek kolay mı?

    1. Çok kolay değil, biraz alışmak gerekiyor. Alışınca aşırı zorlanmıyorsun açıkçası. EM5II’deki bakaç da iyi ve odak vurgulama var. En iyi yöntem orta bölgeyi büyütüp odağı öyle yapmak gene de çünkü o kadar geniş diyaframda odak vurgulama her zaman iyi sonuç vermiyor (Sony’de de aynı şekilde).

        1. f0.95’te sadece bokeh için kullanırım, f1.4’te bayağı keskin oluyor, f2.8-4 arasında m4/3 sistemindeki en keskin lenslerden biri.

  5. Merhabalar, “42.5 f1.2 panasonic lensle (1600 dolar usa fiyati) alabilecegim alan derinliginin birebir dengini 250 dolarlik sony 50mm 1.8 ile aliyorum” forumda böyle bir cümle okudum sizce bu doğru mu?

    1. Bak o cümledeki “42.5mm f1.2 Panasonic” lafını kaldır, yerine şunları koy:

      – 70-200mm f4 VR
      – 70-200mm f4L IS
      – 70-180mm f4,5-5,6 micro-nikkor
      – Nikon 58mm f1.4 AF-S
      – Zeiss FE 55mm f1.8
      – Zeiss 50mm f/2.0 Makro-Planar ZE

      Alan derinliği herşey mi? Millet kafayı bozdu alan derinliği ile 🙂

      1. Teşekkür ederim hocam alakası yok ama nex f3 ve 18-55 lens 550-600 civarına satılıyor sizce apsc denemek için nasıldır, nex 6 daha hoşuma gidiyor, normalde EM5 mevcut ama apsc olarak da nex denemek istiyorum. nex 6, nex f3 çok fark var mıdır algılayıcılarda.

  6. Selamlar Ertan Bey yazı için teşekkür ederim. Kendime makine alacağım iki seçenek var nex f3 ve sony a6000. Nex f3’ü arkadaşımda inceledim guzel alet. 18-55 lensi ile 600 tl. Anladığım kadarı ile 18-55 a6000 için pek uygun değil. O yüzden direk f3 alıp çıksam mı işin içinden. Bataryası çok iyi videosu falan. A6000 de çok iyi ama daha iyi lensler almam gerekecek. Sizce nex f3+18-55 nasıldır? Dxomarkta a6000 sensoru ile f3’un arasında 7-8 puan var. Bu iki alet arasında imaj kalite farkı çok mudur? İki alet için de düşünceleriniz nedir?

    1. İmaj kaliteleri arasında çok fark yok. A6000’in belli avantajları var ama aradaki fiyat farkına değer mi senin karar vermen lazım. Elektronik bakaç, daha hızlı odaklama, daha kolay kullanım gibi avantajlar aradaki fiyat farkına değer mi?

  7. Arkadaş 50 tl indirim daha yaptı 550 TL Hocam. 18-55 lens ve sıfır japonyadan alınma orjinal çantası ve 32 gb hafıza kartı ile birlikte. Fiyatı bir arkadaşa sordum pahalı dedi. Sizce bu fiyat pahalı mı?
    Yalnız tecrübeli bir arkadaşım sony a6000’inin sensörü ile arasında dağlar kadar fark olduğunu söyledi. Pek mantıklı bulmadım ama sizin de görüşünüzü almak isterim. A
    Elektronik bakaç hiç önemli değil benim için. En sevdiğim özelliği ekranının 180 derece dönmesi ve ergonomisinin iyi olması. Bataryasnın da dslr kadar iyi olması. Sizin görüşünüze göre alacağım hocaM

    1. EM5 ile aralarında çok imaj kalitesi farkı göremeyeceksin, F3 alırsan. Bence gereksiz olur EM5’in yanına.

  8. Hocam bir yazınızda EM5’te iso olarak 320’ye çıkmadığınız müddetçe, bilinen pro lenslerle çok iyi bir set kurulabilirsiniz demiştiniz. Ben bu kısmı tam anlamadım yani neden 320? Mesela 12-40 ile iso 1600’de çekilen fotolar çok mu kullanışsız.
    Bir de çok merak ettiğim dxomarkta 24 bit ile 22.8 bit arasında çok fark var mıdır?

    1. Nerede demişim o lafı? Ne için dediğimi anlarsam daha iyi açıklarım. Tahminen düşük ISO’da diğer APSClerden farkı yok demek istemişimdir ama tam nerede ne için dediğimi görmem lazım. Ben EM5 ve EM5II’de ISO1600 ve hatta 3200’ü bile rahat kullanıyorum.
      22.8 ile 24bit arasında pratikte fark yok.

    1. Herşey puan değil 🙂 Sen de demişsin.
      Ama güzel alet. Canon’un 1″ aletleri bayağı iyi.

  9. Merhaba Ertan Bey, truepic VI ve VII görüntü işlemcisi arasında ciddi fark var mı? Manzara makro portre çekimi için m5, m10 ve m10 mark 2 modellerinden hangisini önerirsiniz? M5 alsam neden m10 mark2 almadım diye pişman olur muyum?
    Teşekkürler.

  10. Ertan bey merhaba,
    Olympus OMD E-M5 II kullanıcısıyım. 12-40 PRO lens kullanıyorum şuan sadece. Araştırmalarım doğrultusunda 70-200 aralığında işimi görecek panasonic 35-100 f4-5.6 lensi satın aldım. Asıl benim ihtiyacım olan geniş açı olayını çözemedim. Olympus 9-18 boyutuna göre tam bir fiyat/performans objektifi olsa da tam kare karşılığı 18-36 olan bir objektif benim ihtiyacımı karşılamayacak diye düşünüyorum. Şundan dolayı eskiden Nikon D300+tokina 11-16 kullanıyordum ve tam kare karşılığı (16.5-24) olan tokina ile mutluydum. Bundan daha geri gitmek istemiyorum. Aradaki 1.5mm de görüş açısında aslında epey birşey farkettiriyor.
    Şimdi geleyim asıl soruma. Panasonic 7-14 f4 objektifinin özellikle olympus gövdelerde hatta özellikle em5 te “flare/ghost” tabir edilen sıkıntısının hayli rahatsız edici olduğunu gördüm. Bazı çözümler (arkaya jel filtre) dpreview sitesinde sunulmuş olmasına rağmen pratik bir çözüm olmadığı için eledim.
    Olympus 7-14 f2.8 i de test etme imkanım oldu. İmaj kalitesi olarak keskin ve güzel bir lens ve tam ihtiyacım olan bir açı. Fiyatı 4bin tl civarında. Buna o parayı vereceğime 2.el ve yabancı olmadığım Nikon D7200 + tokina 11-20 almak mantıklı geliyor. Tabi gönül D750den yana ama o zaman hesaplar değişiyor. Sizin de fikrinizi almak istedim.

    1. 9-18mm ufacık ve keskin. Tokina 11-16 optik olarak biraz daha iyi ama iki sistem taşımak dert biraz. Başka bir DSLR alacağına Panasonic 7-14mm ve ucuz bir Panasonic gövde alsana, eğer dediğin derdi yaşamak istemiyorsan.

      1. Selam,

        Yazımda da belirttiğim gibi Panasonic 7-14’ün en sıkıntılı yeri “flare/ghost” sorunu. Işık kaynağı direk gelmese de, yanal ışıklarda da çok fazla mor hareler oluşuyor fotoğrafta. Şu olympus 9-18, 9 yerine 8 veya 7 olsaydı on numara olacaktı benim için. İki sistem taşımak konusunda şöyle düşünüyorum, insanlar D810 gibi makineye 24-70 takıp gezebiliyorken, ben de D750 veya D7200 gibi bir makine ile daha hafif olan bir geniş açı ile birlikte aynasızımı taşıyabilirim sanırım. Hem tak çıkar derdi de olmaz. Yanlış mıyım?

        1. Canon’un 10-18mm IS STM lensi çok çok iyidir. Tam karede 16mm’ye denk geliyor, IS avantajı var ve çok keskin. Gövdeye senin karar vermen lazım ama. Ben 750D ya da 760D derdim, bütçeyi biraz zorlasalar da. 70D de olur daha ucuza bulunursa.
          İkinci el bir EOSM ve adaptör de olabilir belki. Hem taşımak da dert olmaz.

  11. merhabalar bende Olympus OMD E-M5 Mark II lens olarakda 14-150 aldım ama memnun değilim bende mi bir sıkıntı var,lens demi anlamadım.Acaba diyorum titreşim engeleme mi kapalı nerden nasıl açılır bulamadım yardımcı olurmusunuz?

  12. aslında daha kötüleri vardı silmiştim.Acaba 12-40 alsam en azından gece ve düşük ışık çekimleri fark yaratır mı?

    1. 1/10, f4, IS01600. Telefondan büyük haline bakamadım ama o fotoğraf normalde hemen her makineyi zorlar çünkü adamları spotla aydınlatmışlar, geri kalan yerler daha karanlık. Sanki biraz fazla pozlama yapmışsın gibi, yani adamların yüzleri fazlaca patlak. 1 durak düşük pozlama daha iyi olurmuş.
      Dediğim gibi telefondan keskinlik veya netliğe bakamadım. PC’ye geçince bakarım onlara da.

    1. Yok beyaa, hayatta unutmam. Unutulanlar unutanları asla unutmazlar 🙂
      Şimdi fotoğraflara büyük halleriyle baktım. İlk müzedeki fotoğraf, daha önce dediğim gibi, çok zor bir fotoğraf çünkü adamların kafalarına spot denk geliyor. 1/10 ISO1600’de fena çıkmamış.
      İkincisinde pozlama hatası var, ve ISO değeri gereksiz yüksek. Ben olsam (elde çekeceksem) 1/80 ISO1600 yerine 1/10 ISO400 çekerdim (1 durak fazla pozlayarak). Bence siz A modunda çekmeye alışın, ISO’yu da elle ayarlayın.

  13. sizden yorum alamayınca 14-150 yi verip 12-40 aldım ,makine kendine geldi .Benimde moralim yerine geldi.

  14. hocam merhabalar, m5 mark ii + 12-100 mm lens almayı düşünüyorum sürekli seyehat eden biriyim otostopla kamp yaparak geziyorum fotoğrafçılığa ilgim var yaklaşık 1 aydır araştırıyorum bu gövdeye ve objektife karar kıldım fakat fazlasıyla acemi olduğum için tam olarak karar veremiyorum. bana yardımcı olurmusunuz

    1. Yazım kurallarına dikkat 🙂 Bu sitede Türkçe’nin az biraz doğru kullanılması benim için önemli.

  15. Hocam çok özür dilerim. 🙂 O an ki yorgunluğuma denk geldi. Bu konuya çok hassasım fakat bilgisiz olmam da ironik hali.

    1. 🙂
      12-100mm çok iyidir ama otostop için biraz büyük sanki. Ben olsam Panasonic 14-140mm bakardım. Son versiyonu hem ufacık hem keskin hem de Olympus 12-100’den daha ucuz (olmalı). EM5II gövde olarak iyi.

  16. Merhaba, en son yapılan yorum üzerinden epey olmuş. Yazınızı birkaç kez okumuştum zaten. Öncelikle böyle bir siteyi hazırladığınız için teşekkür ederim. Olympus om-d e-m 10 mark ii kullanıyorum. Çok da memnunum. Ama video ihtiyacım doğmaya başladı ve mikrofon girişi yok malum. Ayrıca dslr’ de çok alıştığım tam hareketli ekran yok. Elimde 12-40 pro gibi kullanmaktan zevk aldığım objektifimlerim var bu sistemde. Videoda da başarılı bir gövde arıyorum ve aklımda e-m 5 mark ii var.
    Size sormak istediğim, 2018’e girmek üzere olduğumuz bu dönemde, e-m5 mark iyi hala iyi bir seçim mi?

    1. EM5 II iyi seçim evet. Ben video kalitesinden memnundum ama ileri seviyede videoya ihtiyacım yok. Peki Panasonic GX80 ya da G80 Türkiye’de var mı? Video da düşünüyorsan G80 daha iyi sanki (GX80 de olur).

      1. Kesinlikle katılıyorum. Daha önce sizden Panasonic G80 için fikrinizi sormuştum. İyi bir gövde olduğunu da biliyorum. Lakin panasonic gövdelerini Türkiye’de bulmak neredeyse imkansız. Bulsak da garip şekilde olduğundan pahalı. Bırakın gövdeyi panasonic 20 mm gibi bir lensin sıfırı yok. Ben esas olarak fotoğrafla uğraşıyorum. Video ihtiyacı arada oluyor ve ileri düzeyde bir işleme yapmıyorum videolarda. 4K ihtiyacım da yok. Yoksa panasonic gövdelerine aşırı sempati besliyorum. Keşke gerçek fiyatlarıyla Türkiye’de bulabilmek mümkün olsa. Geriye Olympus gövdeleri kalıyor, hobi için de EM1 II gibi gövde fiyatlarına çıkmak istemiyorum. Bütün durum bu.

        1. Ah Panasonic ah… 2700 civarına GX80 gövde var burada. Türkiye’de bu aler yoksa yuh artık.

  17. Selamlar
    EM5II gövde ve Olympus 45mm f/1.8 lens aldım. dar mekanda ve dışarıda çekim için ne önerirsiniz? 12-40mm f2.8 nasıl bir seçim olur?
    Teşekkürler.

    1. Merhaba. 12-40mm f2.8’i alabilirseniz o aralıkta başka lens aramazsınız. O lens f2.8’de bile inanılmaz bir lens. Odaklaması çok hızlı, ayrıca, yarı-makro modu sayesinde makroya yakın çekimler de yapabiliyorsunuz.

Buraya yorum yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.