Olympus EM5 II ve 9-18mm, ve A6000 + Micro-Nikkor 55mm f2.8

Aşağıdaki fotoğraf Şili Santiago’da bir katedralden. 9mm’de, f5.6, ISO800, 1/1.7 sn pozlama. 1/1.7 yaklaşık 0,6sn yapar. 9mm’de f4 kullanmak istemedim, kenarları biraz daha iyileştirmek için f5.6’ya çıktım. ISO’yu da 800’de sınırladım, pozlama süresi 0,6sn çıktı. Biraz düşük geldi bana ama sonuç hiç de fena değil. 24mm’den yaklaşık 4 durak kazanmışız 1/1.7sn sayesinde.

katedral 1

Yukarıdaki 1200×900 boyutlarında kopya (üzerine tıklayıp tam ekran açın). Aşağıda %100 kesitler var:

katedral 2

Orta bölgeler bayağı iyi. En ortadaki kısım katedralin kalanından daha parlaktı. O kısmı feda edip katedralin kalanını pozlamak istediğimden o bölgeyi patlatmak gerekiyordu. Tam kare algılayıcı olsa o bölgeyi kurtarmak daha kolay olacaktı, ama… Şimdi yukarıdaki sahnede, 18mm’ye denk gelecek lensle benzer alan derinliğini yakalamak için, titreşim engelleme sistemi olmayan bir makine olsa:

– Tam karede f8 gerek ve 1/20 perde hızı gerek. Bu durumda ISO’yu da 12800’e çekmek gerekecekti. Bu arada 18mm’de f8 bayağı alan derinliği verse de en yakındaki direkler gene net çıkmayacak (ki EM5 II’de bile tam net değiller). Yani size asıl gereken f11, bu durumda ISO25600 olacak.

– APSC’de, diyelim ki f8’de kurtardık. Bu durumda ISO’yu 12800 yapmak gerekecek (perde hızı 1/20).

Titreşim engelleme sistemi olan lensler ya da gövdelerle benzer performansı yakalamak mümkün. Atıyorum, A6000 üzerinde 10-18mm f4 OSS olsa belki ISO1600-3200 ile kurtarmak mümkün aynı sahneyi (10-18mm üzerindeki OSS yaklaşık 2-3 durak avantaj sağlıyor).

Şunu diyebilirsiniz: IS/VC/VR vs.. olan geniş açı lensler var zaten, neden bu fotoğrafı örnek diye koydun ki?

Ve haklısınız da, buradaki mesele şu: Her zaman “tam kare en iyisidir” lafı doğru değil. Geniş diyaframla, titreşim engelleme ile düşük ışıkta hareketsiz sahneler için aradaki farkı kapatmak mümkün. Şimdi A7II ve A7R II ile tam kareye titreşim engelleme de geldi. İkisinin de titreşim azaltma sistemleri EM5 II kadar iyi olmasa da 2-3 durak arası etkili oldukları biliniyor. Bu durumda EM5 II’nin iki avantajı kalıyor: 1-2 stop daha iyi titreşim azaltma ve daha geniş diyafamlı lens kullanma (mesela yeni 7-14mm f2.8).

Perde hızınızı çok düşürmek zorunda değilseniz size geniş diyafram avantajı kalıyor, ama eğer 9-18mm f4-5.6mm gibi dar diyaframlı bir lens kullanıyorsanız o avantaj da azalıyor (hala daha geniş diyafram ile daha fazla alan derinliği elde etme avantajı var).

Gene söylersem: Düşük ışıkta hareketsiz sahnelerde EM5II’nin ufak algılayıcı dezavantajını dengelemek için mükemmel IS sistemi ve m4/3 sistemindeki geniş diyaframlı lensleri kullanmak mümkün. Ayrıca aynı net alan derinliği için daha geniş diyafram kullanabilme avantajı da var. Ama eğer tam kare bir makineyi ISO800lerde tutabiliyorsanız (ve lens kaliteliyse) artık EM5 II’nin elinde silahı kalmıyor. 5DMarkIII ve D800 ile EM5’i karşılaştırdığımda (ki EM5 II’de de aynı algılayıcının AA’sız versiyonu var) aynı yüksek ISO değerlerinde 2-3 durak avantaj görmüştüm. Yani EM5II’nin ISO1600’ü 5DMarkIII’ün ISO6400-ISO12800’ü gibi. Bu durumda EM5II’nin yapması gereken şey ISO değerini düşük tutmak, 5 akslı titreşim azaltma ve geniş diyaframlı lenslerle bunu yapmak mümkün.

Net alan derinliği, bokeh gibi konular ayrı.

Bir de keskinlik – çözünürlük vs’nin önemli olmadığı fotoğraflar var (mesela internette ve gazetelerde görüp “aa ne güzel” dediğiniz fotoğrafların %99’u). Bunları çekmek için size gereken şeyler: Orada olma, görüş, hazırlık, anı yakalayabilme, gerekli lens, belki odaklama becerisi (makine-lens-manuel, her neyse). Ne MTF grafikleri, ne bokeh, ne bilmemne hiç önemli değil o fotoğraflarda.

cift 1

Yukarıdaki 1200×1500 piksel boyutunda (üzerine tıklayın büyük hali için). Şimdi bu fotoğrafta önemli olan kızın gözleri ve çocuğa bakışı mı yoksa 45mm f1.8 ve EM5 II’nin ne kadar keskin olduğu mu? Bunu çekerken çift katlı turist otobüsünün tepesinde trafikte etrafa bakıyorduk.

A6000 ile Nikon kullanmanın dayanılmaz hafifliği

Birkaç kere söyledim daha önce galiba ama gene söyleyeyim: A6000’deki 24MP’lik algılayıcı Sony’nin başarılı 16MP’liğinden bile daha iyi bence. Hatta Samsung’un 28MP’liğini kenara ayırırsak (kendim denemediğim için buna yorum yapamıyorum) şu anda piyasadaki en iyi APSC algılayıcı diyebilirim. Çoğu zaman tam kareye ihtiyaç bile bırakmayacak kadar iyi hatta.

Not: Sony, lüfen şu saçma sapan 11+7bitlik sıkıştırmalı RAW rezilliğini bırak artık. 2 gündür A6000 fotoğraflarıma bakıyorum. Daha önce etkisi pek yok sanıyordum ama tepeden güneşin geldiği manzara çekimlerinde ben bile bu sorunu gördüm.  Nikon’daki gibi gerçek sıkıştırmasız 14bit RAW vermek bu kadar zor mu? Millet senin eline bakıyor, “Sony algılayıcı yapsın da kullanalım” diye, kendi makinelerinin gerçek potansiyelini kendin engelliyorsun.

A6000’de AA filtre ya yok ya inanılmaz zayıf. Bazen moire etkisini görebiliyorum, ama genelde çok dert olmuyor. Asıl demek istediğim şu: Doğru objektif ve teknik kullanırsanız alet size inanılmaz detay veriyor. Baz ISO’da (100) keskin bir objektifle neredeyse pikselleri sayabiliyorum ki her gövde-lens ikilisinde görebileceğiniz birşey değil bu.

“Doğru objektif” ve “doğru teknik” burada kilit laflar. Eliniz mikron kadar titrese bile piksel bazında titreşimler ufak detayları yok edebiliyor, ISO400’ün üzerine çıktığında da o pikselleri sayamıyorsunuz. Ayrıca çektiğiniz sahnenin iyi aydınlatılmış olması lazım vs..

“Doğru objektif” derken Mikro-Nikkor 55mm f2.8 AI-S gibi objektiflerden bahsediyorum. Bu objektiften her fırsatta bahsediyorum. Ufak, sağlam, müthiş keskin bir objektif. Belki f2.8’de dünya rekorları kırmaz ama f5.6-8 arasında çözemeyeceği algılayıcı yok sanıyorum.

EM5 II ve 40-150mm f2.8’i denemek için yürüyüş yaparken A6000’i de yanımda götürdüm. Aşağıdaki fotoğrafa bakın:

a6000 ve 55mm 1
Büyük hali içi üzerine tıklayın

ISO100, f5.6 (8 de olabilir, %100 emin değilim), 1/1000. Bu fotoğraf üzerinden birkaç konuya değinelim:

  • A6000 ve 55mm f2.8, havadaki hafif neme rağmen, inanılmaz detay veriyor
  • ACR’de renk gürültüsü ayarını (Color Noise Reduction) sıfıra getirdim. Bu durumda soldaki direğin gölgede kalan kısmı ve deniz gibi yerlerde renk gürültüsü rahatça görülüyor. ISO100’de bile gürültü var yani. Daha önce bu sitedeki yazıların hepsini okuduysanız (6 ay kadar sürer tamamını okumak 🙂 ) baz ISO’da bile fotoğraflarda gürültü bulunduğunu ve bunun normal olduğunu anlatmıştım. ACR’de renk gürültüsü ayarını biraz arttırsam bu kaybolacaktı. Yani en başarılı algılayıcıda bile bu dertler olabiliyor, aklınızda olsun. Ve evet, aynı dert tam karelerde de var ama daha az. AMA var, yok değil yani.
  • Sağ alttaki minibüs üzerinde kumlanma açık açık görülüyor. Renk gürültüsü haricinde kumlanma da var yani. Yarın biri gelip size Canon ve m4/3lerin ne kadar kötü olduğunu söylerse bu fotoğrafı örnek gösterin 🙂 En iyisinde bile oluyor bu dertler.
  • Manzara çekmeye çıkıp polarize filtreyi evde unutmak gibi saçmalıklar yapmayın. Ben yaptım, siz yapmayın 🙂
  • Böyle uzakları çekerken havadaki nemin fotoğraf kalitesini etkileyeceğini unutmayın.
  • Yanımda 40-150mm f2.8 dahil 8 objektif, 2 gövde (EM5 II ve A6000) ve ufak bir üçayak vardı. Hepsini Slingshot AW 202’ye sığdırmayı becerdim bir şekilde. Bu şekilde gene hafif olmuyor ama 8 objektif 2 gövde bir de ufak üçayak setini DSLRlarla oluştursanız beliniz çöker herhalde.

Bir örnek daha vereyim. Meşhur Holmenkollen kayakla atlama pisti:

a6000 ve 55mm 2

Gene büyük hali için üzerine tıklayın. f5.6’da çektim, gene ikkon 55mm f2.8 ile. O köşedeki o performansı verebilmesi büyük başarı bence. Sony’nin 50mm f1.8 OSS’si bu kadar iyi değil (ki çok beüendiğim bir lens ve performansına göre çok ucuz ve OSS de ek güzellik), Zeiss 16-70mm f4 OSS bu performansın 5000 km uzağından geçemiyor o kadar köşede.

O gün dağda bayırda 6 km kadar yürüdüm, yoruldum mu evet yoruldum. Değdi mi evet değdi. 500 civarı fotoğraf çektim iki makineyle ve 8 lensle. Umuyorum yakın zamanda birkaç yazı ile EM5II, A6000, 40-150mm f2.8 gibi aletlerin performans karşılaştırmalarını gösterebilirim.

 

Kayıt ol
Notify of
guest

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

12 Yorum
En eski
En yeni
Inline Feedbacks
View all comments
Sezer
Sezer
4 yıllar önce

Hocam EM5 ilk versiyonunun raw kalitesi nasıl, 12 bit yazıyordu. 12 ile 14 bit arasında fark çok mu?

Sezer
Sezer
4 yıllar önce
Reply to  ErtOzt

Hocam aslında sormak istediğim, EM5’in raw kalitesinin nasıl olduğu, yani mesela diğer aynasızların raw kalitelerine göre geride mi düşük mü onu merak etmiştim..

Sezer
Sezer
4 yıllar önce
Reply to  ErtOzt

Hocam bir yazınızı okudum dün, 12 bit ile 14 bit rawda tam 4 kat ton farkı var diye ifadeniz vardı. Örneğin Nikon d5200 rawı 14 bit, em5 12 bit, ikisi arasında çok mu fark olur peki, resim kalitesi, vs açısından.

hsnckr
hsnckr
4 yıllar önce

Merhaba bir yazınızda panasonic GH3’ün dinamik aralık, yüksek isoda detay ve renk konusunda D7100-K5IIs gibi rakiplerine göre geride olduğunu yazmıştınız. Ben EM5 almayı düşünüyordum, EM5 ile GH3 sensor olarak aynı sanırım. Detayı seven biri olarak bu kafamı karıştırdı biraz. Manzara fotoğrafçılığını çok seviyorum. Dinamik aralık konusunda EM5 iyi bir seçim değil mi o zaman?

Saadettin Krabulut
Saadettin Krabulut
4 yıllar önce

Ertan bey merhaba. Oly EM5 kitlenslerinde 14-42’nin ilk versiyonunun optik kalitesi çok iyiymiş bir de pana 14-42 II’nin. Optik kalitesi iyi olan bir kit lens denemek istiyorum açıkçası. Sizin öneriniz ne olur? Bu 14-42’nin 2. ve PZ serilerine baktım optik performans oldukça düşük.

yunusi
yunusi
4 yıllar önce

Hocam 16 mp lık oly algılayıcısı ile fuji’nin 16 mp x-trans sensoru arasında imaj kalitesi olarak çok mu fark var, Elimdeki em5’i satıp fuji xm-1 denemek istiyorum arkadaşım fujinin fotoğraf kalitesinin oly’ninkine nazaran kat be kat olacağını söyledi, Böyle bir geçiş düşünüyorken size sormak istedim.