Makyavel tipi liderlik

Niccolo Machiavelli abimizin “The Prince” adlı bir kitabı var. Kesinlikle alın okuyun. İlk basıldığında tartışma yaratmış ama asıl değeri çok sonraları anlaşılmış bir kitap. Bu kitaptan “Makyavel tarzı lider” fikri ortaya çıktı. Makyavel’in anlattığı, tarif ettiği bu liderlik tipini aşağıda özetledim. Okur okumaz aklınıza bir ad gelecek ama o adı şimdi ben söylemiyim, sonra “burası siyaset yapacak yer değil” diyorlar.

Makyavel’in bu kitabı neden yazdığı kesin olarak bilinmiyor. Kimine göre “o dönemim tiranlarına yaptıkları kötü şeyleri anlatmak”, kimilerine göre de onlara yol göstermek. Hatta kitabı Medici ailesine yaranmak için bir referans olarak kullandığını söyleyen bile var (Lorenzo’ya yağ yapmak için yani). Bu arada Makyavel’in birçok resmine baktım, kafasında jöle var gibi 🙂 O da mı jöleli lan?

Sebep her ne olursa olsun kitapta anlatılan lider hain, ikiyüzlü, hırslı, istediğini elde etmek için herşeyi yapabilecek bir tip. Hatta kitap bu durumu öyle bir anlatıyor ki, sonunda “abi dünya böyle, tabi böyle davranmak lazım”a geliyorsunuz. Aynı “öncekiler de çalıyordu, götürmeyen mi var?” demek gibi…

ilk sayfa

Kitabın ilginç bir tarzı var. Süslü betimlemelerden çok yalın bir dil kullanılıyor kitapta. Hatta öyle ki, en düşmanca tavsiyelerinde bile bu yalınlık var. Mesela “Bir yerin hakimiyetini kazanmak için tek yapmanız gereken hakim ailenin fertlerini ortadan kaldırmak” diyor. Yani cümlelerce, paragraflarca açıklamıyor, “sadece” deyiveriyor sanki masum bir tavsiye veriyormuşçasına.

Kitapla ilgili beni en çok korkutan şey, Makyavel’in açıkladığı liderliğin artık normal karşılanması. Bir liderin bir gün birşey deyip ertesi gün sanki onu hiç dememiş gibi tersini söylemesi normal olarak görülebiliyor, hatta “ben öyle demedim” deyip rakiplerini suçlaması bile mazur görülüyor.

 

MAKYAVEL TİPİ LİDERLİK ÖZELLİKLERİ VE TAVSİYELER

  • Eğer hem sevilip hem korkulan biri olamıyorsanız korkulan biri olun. Sadece düşmanlarınız değil, yanınızdakiler ve halk da sizden korksun.
  • Akıllı olmalı
  • Dışarıdaki güçlere güvenmemeli, her zaman kendi kontrolü altındakilere güvenmeli (mesela güvenlik servisi satın almak yerine güvenliğini kendi adamların sağlasın)
  • Pozisyonun sana onur vermez, sen pozisyonuna onur kazandırırsın. Sadece güce ulaşmak için çalışan liderler zor durumlarda altındakilerden ve halktan destek bulamaz.
  • Pohpohlanmaktan, dalkavuklardan kaçınmanın tek yolu, onlara “doğru söylemeniz beni incitmez, gücendirmez” demektir.
  • Ne kadar idealist ve iyi niyetli olursanız olun, diğer insanların aynı idealleri izleyeceği garanti değildir. Bu yüzden erdemli, ahlaklı ve idealist liderler gerçek dünyada büyük dezavantaja sahiptir. Bu yüzden bir lider ne zaman ve nerede kötü bir insan gibi davranması gerektiğini bilmelidir.
  • Dürüstlük bazen işe yarasa da halk arasında çoğu zaman sadece övmek ve suçlamak işe yarar. Bu yüzden iyi bir imaja sahip olmanın yanında gerektiğinde ahlaki olarak kabul görülmeyen şeyler de yapmalıdır.
  • Çevrenizde size doğruları söyleyecek insanları bulundurun ve bunlara hakettiklerini verin. Güçsüz ve kaybetmeye mahkum liderlerin çevresinde sürekli yalaka ve dalkavuklar vardır.
  • İkiyüzlülük ve hilekarlık bazen gereklidir.
  • Kurnazlık: Amacınıza ulaşmak için her türlü şeyi deneyebilirsiniz. İyi lider kurnaz olandır.
  • Narsistlik (kendini beğenme): Her durumda kendi çıkarınızı düşünün. Önemli olan ulaşmak istediğiniz yerdir, diğer konular her türlü yöntemle (gayri ahlaki bile olsa) çözülebilir.
  • Eğer amacınız (ulaşmak istediğiniz şey) doğruysa, o amaca ulaşmak için yaptığınız herşey mazur görülebilir (The ends justify the means).
  • Eğer işinize yaramayacaksa, yaptığınız şeyin amacını açıklamayın.
  • Ön planda dürüst, ahlaklı gibi görünmeye çalışın. Eğer ahlak dışı bir davranış yapıyorsanız bunu mutlaka gizleyin.
  • Herkes sizi göründüğünüz gibi görür, çok az kişi gerçekten ne olduğunuzu görür; ve sizi gerçekten tanıyanlar da genel görüşün aksi şeyler söyleyemezler (örneğin tüm halk sizi şefkatli bir baba olarak biliyorsa, sadece tek bir kişi çıkıp tersini iddia edemez).
  • Hileyle, sahtekarlıkla alabileceğin birşeyi zor kullanarak alma.
  • Verilen söz geçmişteki bir gereklilikti, dönülen söz (tutulmayan söz) şimdinin gerekliliği.

 

Makyavel tipi yönetimler hemen her yerde artık, ve birçok insan bunu normal olarak görüyor. “Evet yaptı, ama xxxx amacı için yaptı. Ne yani, yapmasa mıydı?” cümleleri her yerde.

Neyse, kısa keseyim. Sadece yukarıdakileri okuyunca aklınıza ilk gelen 3 lider ismini düşünün.

Kayıt ol
Notify of
guest

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

2 Yorum
En eski
En yeni
Inline Feedbacks
View all comments
Kaan Telekoglu

Hocam Sigma 70-300’e talip’in ama sana ulaşamadım. 100mm Macro’ya da taliptim. Yeni gördüm alana hayırlı olsun. Detayları mail le konuşabiliriz.

Teşekkürler.

Not : Haberleştikten sonra bu mesaj silinebilir.

ErtOzt

Kaan donanimhaber ya da sinefoto.com’dan veya Nikonturk’ten özelden haberleşebiliriz. 70-300’ü sattım ne yazık ki.