Sigma DP2M, D800, Sigma 50mm f1.4Art ve Nikon 50mm f1.8G

Sigma DP2M’deki 30mm f2.8 lens bu odak mesafelerindeki en iyi lens mi lan yoksa? Yok olamaz çünkü daha Zeiss var, Sigma’nın kendi 50mm Art’ı var, bilmemne var… Bence değildir. Yok yok değildir… Ya da en iyisi deneyip görelim.

Sabit objektifli fotoğraf makinesi yapmanın en iyi tarafı objektifi algılayıcıya özel olarak ayarlayabilmeniz. Değiştirilebilir objektifleri belli bir hata payıyla üretmeniz gerekir çünkü gövdelerdeki odak sistemleri ve algılayıcılar hatalı yerleşime sahip olabiliyor. Objektifi değiştirilemeyen makinelerde bu hata paylarını yok edip birbirine tam uyumlu objektif-algılayıcı ikilileri üretmek mümkün. Özellikle bu objektif sabit odaklı birşeyse çok yüksek kalite bekleyebilirsiniz. Son dönemlerde aklıma gelen iki örnek Sony RX1 ve Ricoh GR.

Sigma’nın DP serisi de böyle. İLk DP1’den beri Faveon algılayıcının başarısı çok konuşuldu ama aslında algılayıcının önünde duran objektifler bence biraz gölgede kaldı. DPX Merrill serisinde kullanılan 19mm f2.8 ve 30mm f2.8, NEX ve m4/3 bayonette de satılan lensler ve özellikle 30mm’nin başarısı ortada. DP3 Merrill’deki 50mm f2.8’i Sigma ayrıca satmadı ama ben m4/3’te 60mm f2.8’ini kullanıyorum ki bu objektif de Olympus 60mm f2.8 makro ile yarışacak kadar keskin.

Eğer objektifiniz iyi değilse, çözme gücü ve kenarlarda başarısı azsa yüksek çözünürlüklü algılayıcılarla sorun yaşarsınız. Örneğin Sony’nin NEX-7 ve A6000’indeki 24MP’lik algılayıcıların performansını tam yansıtabilen birkaç objektiften biri de Sigma 30mm f2.8 (Art ya da ilk versiyon aynı). Sigma bu objektifi alıp DP2M’in algılayıcısıyla birleştirince ortaya şöyle şeyler çıkıyor:

ag f2 1 ag f2 2 ag f2 3 ag f2 4 ag f2 5Yukarıdakilerin tamamı f2.8’de çekildi. Üçgenin üst köşesinde Sigma 50mm f1.4 Art, sol altında Nikon 50mm f1.8G ve sağ altında DP2M’in 30mm f2.8’i. 50mmlerle D800 kullandım. Metodolojim şöyle oldu:

  • Tüm makineleri Manfrotto 190XProB üzerinde süre geciktirmeli modda çektim (10 saniye). Diyafram hepsinde f2.8, ISO hepsinde 100, perde hızları 1/4 saniye. D800 burada +1EV gösteriyor ama bunun nedenini anlayamadım.
  • Objektif ile kutu arasındaki mesafe 1.5 metre idi. Odaklamada canlı önizleme kullandım ve odak noktalarını en köşeden aldım ki odak düzlemi kayıklığı (field of curvature) sorun olmasın. Yani ortadan odaklama yok hiçbirinde, hepsinde en köşeden odak aldım.
  • DP2M’in lensi biraz daha geniş (45mm) olduğu için kadrajı eşitlemek için DP2M’i kutuya biraz yaklaştırdım.
  • Tüm DP2M RAWlarının beyaz ayarlarını Sigma Photo Pro ile düzeltip 16 bit TIFF’e çevirdim. Bu dosyalar 59MP oluyor (59 megapiksel).
  • Bu TIFFleri Bridge + ACR ile 24MP’ye indirip 10 kalite ile JPEG’e çevirdim. Neden 24MP? Çünkü bu değerin üzerinde bazen iyi sonuç verse de genelde 24MP optimum değer gibi geldi bana.
  • D800’ün RAWlarının beyaz ayarlarını ACR ile açıp düzelttim ve 10 kalite ile JPEG’e çevirdim (36.2MP’de)
  • Hiçbir dosyaya keskinleştirme uygulamadım. Tüm dosyalar “Standart” modda.

Tüm bunlara rağmen elma-elma karşılaştırması olmadı çünkü arada 5mm olsa bile açılar farklı. Bir arkadaştan Nikkor 45mm f2.8P istedim ama gezide olduğu için 2 hafta lense ulaşımım yok.

Sonuçlara geçersek… Açıkçası Nikon 50mm f1.8G çok beğendiğim bir lens. Eğer karşısında Sigmalar olmasaydı sıkıntı olmayacaktı, ama ne yazık ki şu anda karşısında çok başarılı iki lens var. 50mm f1.4A f2.8’de köşelerde Nikon 50mm’nin çok önünde.

Ama…

Sigma DP2’nin lensi başka bir ligde 🙂 Artık bu kadar yakın çekimde 50mmler o kadar iyi değil mi, Sigma bir hokkabazlık mı yapıyor bilmiyorum ama en açık diyaframda bile (f2.8) DP2M’deki 30mm f2.8 inanılmaz. Ki hatırlayın, f2.8’de 50mmler 2 ve 1 1/3 durak kapatılmış durumda. 16M’lik NEXlerle kullandığım Sigma 30mm f2.8 de çok çok iyiydi ama buradaki performansı ondan bile bir gömlek üstün.

f5.6’ya bakalım (bu sefer üçgenin üstünde Nikon 50mm var, sol alt 50mm f1.4 A sağ DP2M)::

ga kose 1 ga kose 2 ga kose 3 ga kose 4

F8’e bakalım (Üst Sigma 50mm, sol alt Nikon 50mm, sağ alt DP2m):

ag f8 1 ag f8 2 ag f8 350mmler f5.6-f8’de toparlasalar da DP2m’nin lensi hala önde. Şaşırtıcı mı? Biraz öyle. Ben de şaşırdım.

Orta noktaya bakalım mı? Bu sefer üçayağı biraz sola kaydırıp kutuyu ortaya aldım. Tüm objektiflerin en performanslı oldukları diyafram olan f5.6’daki durum:

ga orta 1 ga orta 2 ga orta 3 ga orta 4Orta bölgelerde 50mmler durumu toparlıyor… Ama o kadar da değil. Ufak kızın arkasındaki tülün detaylarına bakarsanız DP2M’deki daha belirgin. Faveon’da AA filtresi olmadığından mıdır, 30m f2.8’in başarısı mıdır bilemedim. Keskinleştirme uygularsanız D800 büyük oranda yaklaşıyor (keskinleştirme ile ilgili aşağıya bakın), ama hala tülde DP2M önde.

Şunu da tekrar hatırlatmam lazım: ISO200 ve üzerine geldiğiniz anda bu çözünürlük avantajı bitiyor. Hele ISO800’ün üzerinde artık D800 ile DP2M bambaşka iki alet oluyorlar ki bu zaten beklenen birşey. D800’ün ISO6400’ü DP2m’nin ISO800’ünden daha iyi.

RENK

Dikkatli arkadaşlar yukarıdaki örneklerdeki renk farklılıklarını görmüştür. Sigma’da beyaz ayarını doğru yaptım diye düşünüyorum, buna rağmen ara tonların renkleri doğru değil. Kırmızı biraz koyu olsa da genelde doğru, sarı iyi, yeşil güzel… Ama pembeler kavuniçiye dönüyor, turuncular biraz sarıya. Tüllü ufak kızın gerçek rengi pembe. D800 bu renge çok yakın olsa da gene %100 doğru değil, Sigma iyice bambaşka bir renk veriyor. Keltoş babak kafasının arkasındaki kırmızı D800’de çok soluk olurken DP2m’de biraz cart ama gerçeğe daha yakın. Yani yukarıdaki fotoğraflarda gerçek renkleri %100 göremiyorsunuz (çünkü Canon testte yok, bilmem anlatabildim mi… deyip Canon sevmeyenleri kızdıralım 🙂 ). Bu davranış sadece evdeki spot ışıklar altında böyle galiba çünkü dışarıdaki çekimlerimde bu derdi görmedim (gerçi uzun süredir hava kapalı, sokakta renk görmek zor bu aralar).

Bu pembe olayını bir miktar şöyle hallettim: iso100 f28 orta kirmizi ayarrBu şekilde yapınca (TIFF’e) pembeler düzeliyor ama bu sefer de kırmızı tonlardaki detaylar azalıyor:

iso100 f28 ortaÜçgenin üstündeki D800’ün RAW’undan 24MP JPEG çevrimi (ciddi bir keskinleştirme yaptım), sol alttaki D800’den 36MP (gene ciddi keskinleştirme) ve sağ alttaki DP2M (24MP). D800’de Sigma 50mm f1.4 Art var, hepsi ISO100’de f2.8’de çekildi. D800’ün 24MP’lik hali biraz daha “iyi” gibi, DP2m daha keskin gibi dursa da. Tüylerdeki detaylar DP2m’de daha iyi olsa da bebeğin yüzü ve gövdesinde D800-24MP daha iyi gibi. Tülün üzerindeki ufak taneler DP2m’de bariz daha belli. D800-36MP’de piksel sayısı daha fazla olsa da daha fazla detay yok. Katlanmış kurdelenin ortasına bakarsanız D800’de ton geçişleri yumuşak olsa da DP2m’de o bölgedeki detaylar kırmızıya dönmüş. Bu arada, D800’ün 50-45 = 5mm avantajını da unutmayalım 🙂

RAW çekip işleme zahmetine girerseniz, iyi ışıkta çekeceğiniz fotoğraflarda yukarıdaki sorun olmayacak. Faveon’un derdi az ışıkta. İyi ışıkta renkler cıvıl cıvıl ve çok yanlış değiller.

SONUÇ

DP2m pek hanım evlatları için değil 🙂 Kullanmak biraz sabır istiyor. Bununla ilgili olarak önceki yazımı okuyun derim. Düşük ISOlarda renkli JPEGler kullanılabilir, eğer beyaz ayarı doğruysa. Otomatik beyaz ayarı karmaşık ışıklarda ve floresanla aydınlanan yerlerde bazen şaşırabiliyor (her makinede olduğu gibi). ISO400 ve üzerinde RAW kullanmazsanız renkli JPEGlerle pek mutlu olmazsınız. Ki zaten düşük ışıkta odaklamak da dertli 🙂 Siyah beyaz modlarını sevenler de var ama ben pek denemedim.

RAW dosyalarını işlemek de kolay değil. Yukarıda da yazdım ama gene yazayım, en iyi kaliteyi ben şöyle aldım:

– RAWları SPP’de açıp beyaz ayarını düzelttim, keskinleştirme ayarını -0,5’e getirip ProPhoto renk uzayında 16bit TIFF ve “iki kat büyüt” ayarıyla kaydettim. sRGB’den daha iyi sonuç aldım renklerde ProPhoto’da (monitörüm tüm ProPhoto renk uzayını desteklemese de). “İki kat büyüt” deyince fotoğrafın bir kenarını iki katına çıkarıyor, böylece elinizde 14.75 x 4 = 59MP bir TIFF oluyor.

– Bu TIFFleri Adobe Camera RAW’da açıp keskinleştirme, ufak-tefek kontrast ve renk ayarlarını yapıp 10 kalitede 24MP’de kaydettim. TIFFler ACR’de 59MP olarak açılıyor ki bu boyutta herşey piksel piksel görünüyor. 24M’ye indirince çoğu zaman keskinleştirmeye bile ihtiyaç duymuyorsunuz.

– Birden fazla TIFF dosyası için Bridge’deki Tools – Photoshop – Image Processing seçeneğini kullanabilirsiniz.

Bayağı dertli aslında. TIFFlerin SPP’de yaratılması ciddi uzun sürüyor (21 RAW-TIFF çevrimini I5 2500K, 8GB RAM ve 3 yıllık 7200 RPM diskle 15 dakikada falan yaptı ki bu sırada işlemcinin %10’u bile kullanılmıyordu. Sanıyorum işlemci kullanımında bir sıkıntı var). TIFFleri yarat, ondan sonra ACR’ye geç, orada çalış ve kaydet derken hem zaman alıyor hem de elinizde ciddi boyutlarda dosyalar oluşuyor. Tek bir çekim için JPEG-RAW-TIFF-JPEG (ACR’den yarattığınız) dörtlüsü 400MB! TIFF’le çalışmak zorunda kalan baskıcılar için normal gelebilir ama bana ters 🙂

14.75MP’lik dosyaları müthiş keskin. Hatta makine içinden keskinlik ayarını -1’e getirin derim. RAW-TIFF-JPEG çevriminde 24MP’ye büyütürken piksel kalitesi çok az değişse de diyagonallerde bir merdiven efekti göze çarpıyor. Bu yüzden RAW-TIFF-JPEG çevriminde minimum keskinlik vermek en iyisi. Mimari çekimlerde açılı çizgiler varsa buna dikkat edin, doğa çekimlerinde bu etkiyi görmek daha zor.

Ammmmaaaaa….. Eğer tüm bunlara “OK” derseniz, elinizde çok ciddi bir fotoğraf makinesi tutuyorsunuz ve alacağınız sonuçlar gerçekten muazzam olacaktır. DP2m şu anda 500$’ın altında. Bu fiyata ISO100’de 45mm’de bu kaliteyi veren makineler şunlar:

a) DP2m

b) …

c) …

Yani: Yok. Gerçekten aklıma gelmiyor. Belki D3200 ve 50mmlerle yaklaşırsınız (500 $ altında ve 24MP) ama yukarıda 50mmleri de gösterdim, DP2m’nin “köşeden köşeye” performansını yakalamak çok zor ki yukarıda gösterdiğim Sigma Art’ın şöhreti ortada. Ben manzara çeksem 28mm lens ve ciddi bir makine alacağıma gidip DP1m alırdım 🙂

Aslında elimde AA filtresi olmayan bir APSC ya da tam kare olsaydı DP2m’yle karşılaştırmak ilginç olurdu. Ne yazık ki böyle bir makinem yok. Olympus E-M5’teki AA filtresi zayıf, belki 12-40mm f2.8 ile DP2m’yi yanyana deneyebilirim.

D800 ve Sigma Art ile karşılaştırmalarıma ve geçmiş tecrübelerime bakarak diyebilirim ki DP2m mükemmel lensi ve 24MP’lik Bayer algılayıcısı kadar verdiği detayla harika bir manzara ve bel üzeri portre makinesi. “Leaf shutter” sayesinde 1/2000lere kadar flaş eşitlemesi sayesinde stüdyoda da çok iyi bir seçenek olabilir çünkü stüdyoda koşulları kontrol etmek daha kolay.

Yalnız, Sigma DPleri “tek makine” olarak önermem. Yani elinizde tek bir makine olacaksa, bu aleti almayın. İkinci bir makine olabilir. Mesela manzara için D800 ve 14-24mm taşıyorsanız 45mm açı için DP2m taşınabilir, ya da DP1m ve D800 + 50mm. Stüdyodaki ana makinenizin yanında DP3m ve DP2m tutabilirsiniz.

EK

Aslında 50mm Art için ayrı daha detaylı çekimler yaptım ama onları işleyecek zaman bulamadım hala 🙂 Şimdilik 50mm f1.8G ile en açık diyaframdaki hallerini göstereyim, daha fazlası haftaya kalsın:

ag en acik diyafram 2 ag en acik diyaframEvet, Sigma 50mm f1.4 Art en açık diyaframda (f1.4) Nikon f1.8G’den (f1.8) daha iyi 🙂 Peki dağlar kadar fark var mı?

Haydin kalın saalıcakla…

Not: Reklam yapıyormuş gibi algılamayın diye söyleyeyim: Fotoğraflardaki “Chicco” hiç rahat değil. Bacak kısmı biraz dar olduğu için bizimki hiç rahat edemedi, bu yüzden sadece 1 defa kullanabildik ve ondan beri öylece duruyor kutusunda…

Kayıt ol
Notify of
guest

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

4 Yorum
En eski
En yeni
Inline Feedbacks
View all comments
Gökberk

Yine çok güzel bir inceleme, her ne kadar e-m5 sahibi olup bundan çok memnun olsam da farklı fotoğraf makinesi incelemelerinizi severek takip ediyorum üstadım. Bu arada aylar önce beklediğim e-m5 incelemenizden artık umudu kestim zaten cihazı da iyice öğrendim. Sizden birkaç objektif tavsiyesi istemek için yazıyorum. Elimde sadece 12-40mm var ve aşırı memnunum ekstra objektife genelde ihtiyacım olmuyor zaten bu iş için ayırdığım bütün paramı bu lense yatırdım 🙂 fakat son zamanlarda portre fotoğrafa merak saldım 12-40 la denemelerim oldu. Fena da olmuyor aslında sadece arka planı öldürme konusunda yeterli gelmedi. Bu yüzden uygun bir portre lensi aramaya başladım. Olympus… Daha fazla »

Gökberk

45mm odak uzaklığı yeterli gelmedi açıkçası konuyu biraz daha uzaktan, fark ettirmeden fotoğraflamak istiyorum. Bu yüzden Olympus 40-150mm, Panasonic 45-200 le de acaba yeterince arka plan öldürülebiliyor mu diye de merak etmiyor değilim. Arama kriterlerime 75mm tam uygun da fiyatı dolayısıyla alternatiflere yönelmek zorunda kalıyorum. Bu yüzden tavsiye istedim.