Nikon D800 incelemesi – 7

Önceki sayfadan devam…

NIKON D800 VE CANON 5DMARKIII YÜKSEK ISO KARŞILAŞTIRMASI

Aslında önceki 6 sayfayı koymasam, inceleme sadece bu sayfadan oluşsa yeter 🙂 Hayatımız ISO 25,600 oldu anasını satıyım…

Sahne basit. Bilimsel algılayıcı testi yapmadığım için iki renkli biblo bir bebek, bir de farklı ışıklandırmalar yetiyor. Bunun için test grafikleri çekmeye de gerek yok. En güzeli sokakta nasıl davrandıklarına bakmak ama iki makine elimde gezip aynı sahneyi ardarda her ISO’da çekmek biraz yorucu (ve saçma). Bu yüzden aşağıdaki senaryoyla idare edin.

modeller+ufakSahne bu. Kırmızı gördüğünüz kısımlar fotoğrafın geri kalanı. Gereksiz (mutfağın geri kalanı) olduğundan çıkardım. Yukarıdaki D800’den. Üçayakta bile yamuk çekme hastalığım devam ediyor. Komik…


Aşağıdakilerde soldaki D800 sağdaki 5DMarkIII.

ISO100, f6,3, 4 saniye

ISO100, f6,3, 4 saniye enstantane.



ISO200’de arada çok fark yok. Tek fark D800’ün 14MP’lik avantajından geliyor (36-22), bu yüzden ISO100’de fotoğrafları ufalttım. Fotoğraflara tıklayıp aradaki farkları görebilirsiniz. ISO200 de aynı, doğrudan ISO400’e atladım.


ISO400, f6,3, 1sn


ISO800, f6,3, 1/2

4. kısmı almamışım.

ISO1600, F6,3, 1/4


ISO3200, F6,3, 1/8


ISO6400, F6,3, 1/15


ISO12,800


ISO25,600


Yorum yok.

Yukarıdakiler RAW halleri. Peki makine çıktısı JPEGler nasıl? Aşağıdakiler makine çıktısı JPEGler, ama beyaz ayarı düzeltmesi yapmak zorunda kaldım çünkü D800 klasik morumsu 5DMarkIII hafif sarımsı sonuç verdi.

ISO6400, makine çıktısı JPEGler
IS12,800 JPEG
ISO25,600 JPEG


Burada yorum yapmam lazım. İlk defa 6D’yi denerken farketmiştim, yeni Canonlar yüksek ISO’da JPEG çıktısında Nikon D800’ü parçalıyor! Ve bunu detayları silerek değil koruyarak yapıyor (bebeğin saçlarına dikkat). RAW’da bu kadar fark yok. Acaba D800’ün işlemcisi bu yükü kaldıramıyor mu? Bilemiyorum. Sebep ne olursa olsun şu anda 5DMarkIII (ve 6D) yüksek ISO’da JPEG şampiyonu. Tek dert (tüm DSLRlarda olduğu gibi) düşük ışıkta beyaz ayarına dikkat etmek. 5DMarkIII’te çoğu durumda ISO12,800’de JPEG çekmeye korkmuyorum. 5DMarkII’de bu sınırım ISO3200’dü.

5DMarkIII ISO102,400’e kadar çıkabiliyor. Bu durumda nasıl görünüyor?

Sol üstten sağ alta sıralarsak: D800 ISO25,600, 5DMarkIII ISO25,600, ISO51,200 ve en son ISO102,400. Esasında bu ISO değerlerinde 5DMarkIII’ün RAWlarını 5-6MP’ye düşürürseniz idare ediyorlar (hem de şaşırtıcı derecede) ama dinamik aralık ve renk hassasiyeti çok azaldığı için gene de tavsiye etmem.


IŞIĞI AZALTALIM

Yukarıdaki sahnelerde iki ışık kaynağı var. Sağ taraftakini kapatınca pozlama 1,5EV kadar azaldı. BU durumda aradaki fark nasıl oldu diye bakarsak:

ISO100, f6,3, 10 saniye


ISO800, f6,3, 1,3 saniye

ISO3200, f6,3, 1/3 sn

ISO12,800, f6,3, 1/13sn


Aradaki fark aynı kalmış gibi. İki makinenin de genel performansı aynı oranda azalmış (daha düşük ışık seviyesi yüzünden).

UFALTALIM

D800’ün 36MP’lik dosyalarını ufaltırsak 5DMarkIII’ten iyi mi olur kötü mü? Bunu görmek için ACR kullanmak istedim ama ne yazık ki ACR’de 36MP’den sonraki rakam 17,5MP. Bu yüzden 5DMarkIII ve D800’ün RAW dosyalarını ACR ile 17,5MP’ye indirdim ve öyle karşılaştırdım:


ISO12,800:

ISO12,800, Nikon D800, 17,5MP’ye ufaltılmış RAW’dan kesme  
ISO12,800, Canon 5DMarkIII, 17,5MP’ye ufaltılmış RAW’dan kesme


ISO25,600:

ISO25,600, Nikon D800, 17,5MP’ye ufaltılmış RAW’dan kesme
ISO25,600, Canon 5DMarkIII, 17,5MP’ye ufaltılmış RAW’dan kesme

Nevet. Piksel sayısı azaltılmış D800 5DMarkIII’e göre daha avantajlı hale geçiyor. Gürültü/kumlanma karakterine bakarsanız D800 örneklerindekilerin daha ufak taneli olduğunu görürsünüz. 36 milyon piksel 17,5 milyon piksele inerken gürültü/kumlanma noktalarının birçoğu yokoluyor. Yalnız, 5DMarkIII’ün kontrastı biraz daha yüksek gibi.

Burada 5DMarkIII’te de 22->17 dönüşümü sayesinde gürültü azalması var, tahminen D800’ü doğrudan 22MP’ye indirseydik 5DMarkIII’ten bir miktar daha iyi olurdu.

Her neyse, burada D800’ün 36MP’sinin avantajı ortaya çıktı. Yalnız şunu söylemem lazım ki ISO6400’ün üzerinde D800 yüksek kontrastlı sahnelerde 5DMarkIII’e göre biraz daha zayıf. Yani hem yüksek ISO hem yüksek kontrast dedin miydi iyi düşünmek lazım.

AÇ IŞIĞI HOCAM

Son olarak, inceleme sitelerinde çok bahsi geçen “pozlama telafisine D800 daha dayanıklı” meselesine gelelim. Canon algılayıcılar + pozlama telafisini çok iyi kaldırmıyor. 5DMarkII’de bu açıkça görülüyordu, D700 bu konuda çok daha iyiydi. Peki 5DMarkIII bu konuda 5DMarkII’den daha mı iyi?

İyi haber: Evet, pozlama telafisine çok 5DMarkIII 5DMarkII’den daha iyi dayanıyor. Tahminimce bu konuda 2 stop daha başarılı.
Kötü haber: D800 bu konuda kesinlikle şampiyon! Neden mi? Ahanda aşağıda:

Sahnenin orjinal hali. ISO100, f6,3, 1/3 saniye. Buranın normal pozlamasında perde hızı 4 saniye, yani yaklaşık -5EV karanlık çekmişim.

Kimse -5 EV pozlama yapacak kadar uyuz değildir ama oldu diyelim. Normal haline döndürmek için ACR’de +5EV pozlama telafisi verelim:


D800 tertemiz. ISO3200’le çekilmiş gibi (tam ayı değil elbet, doğal olarak biraz daha kötü). 5DMarkIII ne olmuş? Olmamış 🙂
Tabi burada tekrar hatırlatmak lazım ki +5EV olacak iş değil, yani hiç kimse bir fotoğrafı 5EV eksik pozlamayla çekmez ama gölgeleri aydınlatmak isterseniz D800 bu konuda muhteşem. Ayrıca 5DMarkIII kesinlikle bu konuda 5DMarkII’den daha iyi. Bantlaşma olsa da az. Yukarıdaki fotoğrafta 5DMarkIII’te aşırı bantlaşma görünüyor ama %100 bakarsanız bu sorun daha az, yukarıdaki görüntü ufaltılmış olduğu için olduğundan daha kötü görünüyor.

Başka bir parça.

ISO100’de durum böyle. Peki ISO1600’de? Aşağıdaki fotoğraflar -3EV eksik pozlanmış bir sahnenin +3EV açılmış hali:

ISO1600, f6,3, 1/13sn. +3EV verince böyle oldu. D800 ISO100’deki gibi 5DMarkIII’ün etrafında taklalar atamıyor.

ISO6400’e bakalım mı?

Haydaaa… 5DMarkIII daha mı iyi? ISO arttıkça D800’ün dinamik aralık gücü azalıyor mu ne?

Buradaki yazımdaFLAŞI KULLANAMIYORUM” başlığından hemen önce aşağıdaki grafiği göstermiştim:

Ve şunu demiştim:

Gördüğünüz gibi ISO yükseldikçe Nikonlar’ın dinamik aralığı düzenli olarak düşerken Canonlar belli bir değere kadar daha stabil ve bir değerden sonra Nikonlar’ın üzerine çıkıyor. Aradaki fark atla deve değil, orası ayrı.

Neymiş? ISO yükseldikçe Canon algılayıcıların dinamik aralığı Nikon’un önüne geçiyormuş. İşte yukarıda bunu kısmen göstermiş olduk. Bu incelemenin her yerinde “ISO’yu mümkün olduğunda düşük tutmaya çalışın” dememin sebebi de işte bu zaten. Dinamik aralık konusunda ISO100-200 aralığında D800’ün pek rakibi yok (tek rakibim THY, ya da D600 🙂  ).

SONUÇ

Nikon D800 şu anda DSLRlardan maksimum imaj kalitesi isteyenler için ilk seçenek olmalı. Bu kaliteyi elde etmek için neler yapmak gerektiğini önceki sayfalarda yazmıştım.

Nikon D800’ün video becerilerine bakamadık. Buna ayrı bir yazı gerekiyor sanıyorum çünkü D800’ün video konusunda ilginç becerileri var.

Artılar ve eksiler konusuna gelirsek:

ARTILAR

– Piyasadaki en yüksek piksel sayısına sahip DSLR. Orta format makinelerle karşılaştırılıyor. Daha iyidir, daha kötüdür tartışılır ama son yıl içince orta format makinelerin fiyatlarındaki ciddi düşüşü düşünürseniz (Hasselblad Mayıs 2012’de bazı modellerinde %20-25 arasında indirime gitti) D800’ün ne kadar ciddi bir rakip olduğunu anlarsınız.
– Düşük ISOlarda mükemmel dinamik aralık, detay ve renk.
– 36 milyon piksele rağmen yüksek ISO’da yüksek başarım. Piksel bazında D700 kadar iyi, ve hatta daha iyi diyebilirim. 36MP’de piksel bazında 5DMarkIII biraz daha iyi olsa da 36MP’yi daha az bir rakama indirirseniz (24, 20, 17 vs..) benzer ve hatta daha iyi sonuçlar almak mümkün. Bu bahsettiklerim RAW için geçerli.
– Sağlam ve piyasada kabul görmüş ergonomik gövde. D700’den biraz daha hafif.
– Sayısız özelleştirme seçeneği ve tonla harici kontrol.
– %100 optik bakaç.
– HDMI’den kayıpsız ve sıkıştırmasız video alabilme.
– Piyasadaki en iyi ve esnek otomatik odak sistemlerinden birine sahip.
– Yeni pozlama sistemi sayesinde portreler artık çok daha kolay.
– Piyasanın en iyisi otomatik ISO sistemi.
– Birçok Nikon modeliyle aynı pili kullanıyor, böylece acil durumlarda diğer makinelernizden pil çalabilirsiniz ya da bir yedek pil alıp diğerleriyle ortak kullanabilirsiniz.
– FX, DX, 1.2x ve 5:4 fotmatta görüntü alanlarını kullanabilme. Bu sayede birkaç farklı boyutta RAW ve JPEG çekebiliyorsunuz. Farklı boyutlar ve sıkıştırmaları da hesaba katarsanız 108 çeşit JPEG çekebilme imkanı.
– USB 3.0, harici mikrofon yuvası, HDMI vs.. gibi envai çeşit bağlantı noktası.
– Çift kart sistemi. CF kartın yanında SD kart olması rahat çünkü SD kartı çıkarıp anında dizüstü bilgisayarında kullanabiliyorsun. CF kart için yanında okuyucu olması şart.
– Dahili flaş Nikon flaşları tetikleyebiliyor (Canon 5D serisinde bu yok).
– Yatay ve düşey sanal ufuk çizgisini hem LCD’de hem optik bakaçta gösterebilme (buna rağmen yamuk çekebiliyorum)
– DX modda 15.4MP. Bu sayede D800’ün içinde bir de APS-C DSLR var gibi. Ayrıca bu modda (ve 1,2x modunda) saniyede 5 kare çekebiliyor ki bu sayı D700 ayarında.

EKSİLER

– 36 milyon pikselin getirdiği objektif seçme, daha fala el titreşimi ve depolama sorunları. Bunların çoğu rahatça aşılabilir ama sonuçta sorun.
–  D700 gibi ek grip ile saniyede 8 kareye çıkamıyor. Grip sadece DX modda saniyede 6 kare çekmeye yarıyor.
– Garip ve saçma canlı önizleme. %100 görüntüde bulanık ekran.
– Rengi mora çalan LCD ekran.
– Rengi mora-macentaya yakın otomatik beyaz ayarı. Nikon’da feminist hareketi başladı galiba, herşey mor…
– Small RAW yok. Keşke olsa, keşke…
– Yüksek ISO’da JPEG çekimlerde Canon 5DMarkIII ve 6D kadar iyi değil.
– Yüksek ISO’da düşen dinamik aralık.
– D700 gibi mükemmel bir gövdeden sonra gelme şanssızlığı (çıta yüksek 🙂  )
– Pek de sessiz olmayan “sessiz” modu. Aslında yazıda bundan bahsetmedim ama şimdi bahsediyorum işte 🙂 5DMarkII’deki gibi yapmaya çalışmışlar. 5DMarkIII ve 6D çoook daha sessizler ve sessiz modda seri çekim yapabiliyorlar.

PEKİ D800 MÜ, D800E Mİ, 5D MARKIII MÜ?

D800 ve D800E seçiminin cevabını önceki sayfalarda vermiştim.

5DMarkIII seçeneği biraz başka.

5DMarkIII biraz daha seri bir makine, kullanımda da Canon’un felsefesini seviyorum (sağ tarafa önemli düğmeleri koymak gibi). D800 biraz daha hafif ve sahada uzun çekimlerde bunu farkettim. JPEG çekimlerinde 5DMarkIII biraz daha iyi, hatta yüksek ISO’da çok daha iyi. Otomatik beyaz ayarı da genelde D800’den daha iyi. Çok büyük baskılar almayacaksanız (A2 ve daha büyük) 5DMarkIII çok yeterli. LCD ekranı ve canlı önizleme modu D800’den 5 gömlek ileride (Canon bu konuda hep daha iyiydi zaten). Video kalitesini karşılaştırmadım, sadece yüksek ISO’da 5DMarkIII’ün D800’ün tozunu attığını söyleyebilirim (şaka değil), düşük ISO’da daha fazla test yapmam lazım. Odaklama sistemini çok zorlamadım. İki sistem de benzer gibime geldi. Canon’da ek bir takım özellikler var, bunlara detaylı bakmaya fırsatım olmadı.

D800’ün 36 milyon piksel avantajı bariz. RAW ve düşük ISO çekerseniz daha fazla detay veriyor ve dinamik aralığı çok daha iyi. D700’ün başarılı gövdesini devam ettirmesi de avantaj… Gibi.. Keşke önemli kontrolleri sol üst taraftan alıp sağa taşısalar ama… Neyse… Otomatik odaklama sistemi zaten piyasadaki en iyilerinden biri. D700 çok iyiydi, D800’de onun gelişmiş hali var. Özellikle insan yüzü çekimlerinde D800 çok daha başarılı, büyülü birşey gibi hemen insanın gözüne odaklanıyor. Canon bu kadar iyi değil, biraz daha uğraştırıyor. Beyaz ayarı derdini bir kenara koyarsak (otomatik beyaz ayarında macentaya -1 vererek bunu büyük oranda çözebiliyorsunuz) JPEGleri beğendim.

Bunlar sadece gövdelerin farkları, objektif sistemlerine girersek içinden çıkamayız.

Ben olsam manzara, makro ve model gibi detay gerektiren ve yüksek ISO gerektirmeyen işler için D800 tercih ederdim. Yeri geliyor en ufak piksel bile gerekli oluyor ve D800’ün RAWlarının düşük ISO’daki dinamik aralığı büyük avantaj. Ayrıca 36MP’yi 20MP civarına (ya da daha ufak) çekip daha az gürültü ve daha yüksek keskinlik elde etmek de mümkün. 36MP’yi 15MP civarına indirince D800 yerine göre NEX-5N’e 2-3 stop fark atıyor. D800’ün gövdesi “sanki” 5DMarkIII’e göre daha güven veriyor gibi. Bunu bilimsel verilerle söylemiyorum. D700 5DMarkII’ye göre bu konuda daha iyiydi, D800 de öyle gibi. Diğer yandan 5DMarkIII MarkII’ye göre kesinlikle daha sağlam ve kapakları (kart, pil, bağlantı yuvaları) D800’ün dandirik kapaklarına göre çok daha iyi.

Eğer Canon sistemine yatırımınız varsa 5DMarkIII seçmenin zararı yok. Önceki sayfada gördüğünüz gibi 22MP de birçok şeye yeterli. Yüz tonlarını Canon’un JPEGleri daha iyi veriyor sanki, ve yüksek ISO’da 5DMarkIII çok daha başarılı, bu yüzden düğünler için 5DMarkIII bence daha uygun (ki 36MP düğün fotoğrafçıları için aşırı bir rakam). Video çekiyorsanız da 5DMarkIII tek seçeneğiniz olmalı (bu ikisi arasında). Yeni bellenim ile 5DMarkIII’e de f8 objektiflerle otomatik odaklayabilme ve HDMI ile kayıpsız video aktarma gelecek.

D700 ve 5DMarkII incelemesinde “genel toplamda” 5DMarkII’yi tercih ederim demiştim. Şimdi de gönlüm Canon’dan yana ama bu sefer Nikon’un D800’ü daha yakın. Hatta genel toplama bakarsanız Nikon D800 = Canon 5D Mark III demem lazım.

En güzeli ikisine de sahip olmak 🙂



12 comments for “Nikon D800 incelemesi – 7

  1. 2013-03-31 at 11:50 pm

    Ertan bey elimdeki Canon 60D+24-105’i babama hediye ettim full frame almak istediğimden dolayı ancak bütçe olarak çokta sıkıntısız birisi değilim. D800 almaya niyetim var ancak eğer ki D800 alırsam bi 6 ay kadar yanında alabileceğim 50mm 1.4G ile idare etmek zorunda kalacağım. Ancak Canon 6D alırsam eğer yanında ikinci el bi 24mm 1.4 alabilirim. Manzara ağırlıklı çekim yapmaktayım. D800 alırsam da belki bi 6 ay sıkıntılı geçer ancak onun sonunda NIKKOR 24mm f/1.4G alabilirim sizce ne yapmalıyım o fiyat farklına kesinlikle değer diyebilirmisiniz. Fotoğrafçılıkla hobi olarak uğraşmaktayım.

  2. 2013-03-31 at 11:54 pm

    Son olarak objektiflerdeki toz ,tüy olayına karşı baya sıkıntı duymaktayım. Hangi marka objektiflerin içine toz vs. girme olasılığı daha azdır. 24-105 ler için kolay kolay girmez demişlerdi ancak fotoğrafa etkisini her zaman görmediğim bi toz tanesiyle tüy var. İyi akşamlar.

    • 2013-04-01 at 12:42 am

      Amatör olarak manzara çekiyorsan 6D ya da D800 farketmez bence. D800 manzara çekimleri için daha uygun olsa da senin için değer mi emin değilim. 6D de piyasanın en iyi DSLRlarından biri sonuçta..
      6D + iki objektif çok daha iyi seçim.
      D800 ile 50mm f1.8G + 28mm f1.8G de alabilirsin. 28mm 24mm’ye göre biraz dar, ama optik olarak geride değil. Ucuz ve hafif. 50mm f1.8G de Nikon’un en keskin objektiflerinden biri.
      Her objektife tüy-kıl-toz girer. 24-105 toza-neme dayanıklı olsa da ufak toz taneleri zamanla görülebiliyor. Piyasadaki her objektif böyle.

    • 2013-04-01 at 1:50 am

      Sizede zahmet veriyorum ancak son bir şey sormak istiyorum nikonun 16-35 mi yoksa Nikon AF-S 28mm f/1.8G mi daha keskin sonuçlar verir.(Tek objektifle idare edebilirmiyim diye düşünüyorumda.) Nikon gerçekten süper bi alet ama objektifleri canon’a göre baya pahalı 🙁
      Sizinde dediğiniz üzere olmadı 6D + 16-35mm + 50mm 1.4 fiyat olarakta cazip gelmeye başladı. Peki şöyle sorayım
      D800 + 16-35MM ikilisine manzara fotoğrafında kaç puan verirdiniz 6d + 16-35mm için kaç puan verirdiniz. Yazılarınızın neredeyse hepsini okuduğumdan dolayı benim için yorumlarınız son derece önemli.

    • 2013-04-01 at 11:04 am

      Canon’un 16-35mm’si f2.8 ve Nikon’unkinden biraz daha pahalı. Sırf manzara için ben Nikon setini seçerdim. 28 mm seni biraz kasacak galiba (fiyat olarak değil dar gelecek).
      Başka bir olasılık da 6D + Tokina 16-28mm f2.8 + Canon 50mm f1.4. Tokina geniş açıda çok iyi bir marka. Böylece iki objektifin olmuş olur, belki üzerine para bile kalır.

    • 2013-04-03 at 8:26 pm

      Nikon manzarada daha keskin mi çekiyor.

    • 2013-04-04 at 7:37 am

      Keskinlik göreceli. Daha çok objektife, baskı boyutlarına ve senin tekniğine bağlı. İki makine de yeterince iyi.

  3. 2013-04-12 at 10:38 pm

    Ertan Bey, artık incelemeyin D800’ü Allah rızası için 🙂 şaka bir yana daha iyisi olamazdı ama zaten 2-3 haftadır videolar, forumlar vs derken an itibari ile beynimde süblimleşme meydana geldi… markII den D800’e geçiş yapacağım ama hem incelemeler hem de markIII tam bir kaos oldu bana. neredeyse fotoğraf çekmeye tövbe edeceğim :)açıkçası geçme sebebim genel olarak mark II artılarının d700 den çok olmasıyla zamanında mark II tercih etmem ama detaylar bakımından da bir türlü Canon’a ısınamamam… Bir çok kişi bana bazı konularda kıl der ama yapacak bir şey yok. şöyle ki; uygun ışık koşullarında L ya da G sınıfı portreye uygun bir lensle çektiğim portre fotoğrafta modelin kaşlarını, sayabileceğim derece de detaylı isterim. (tabi ki bu abartılı bir cümle) daha doğrusu Canon tonları kendine has işlemesiyle hoşlaştırırken (çoğuna göre, bana göre raw çektiğim sürece sorun yok)o detayları kaybettiriyor. ama şimdi bu megapixel olayı beni kaygılandırıyor. yani üç ayaksız çekim yapamayacak mıyım? (yoksa meditasyonlara falan katılıp 2 ayak üzerinde nefesimi tutup sabit kalmanın yollarını mı araştırayım?) yani yani size amca diyebilir miyim? 🙂 bu konu beni yedi bitirdi son cümleden anlaşılacağı üzere. örneğin, 1/160, f4, iso 400 gibi ayarla elde fotoğraf çekiyorum. netlik kaybım cidden tripod a göre kaygı verici olur mu?

    • 2013-04-14 at 8:40 am

      Eğer elin çok titrek değilse D800’den alacağın detay 5DMarkIII’ten az olmaz. Bir dert olacağını sanmam. Ama yazıda da söylediğim gibi 36 milyon pikselin tamamını görmek istiyorsan (ki pratikte AA filtresinden dolayı mümkün değil) elde çekimlerde perde hızını 1/2xodak mesafesi şeklinde ayarlaman iyi olur.

    • 2013-04-14 at 9:15 pm

      yani öyle bir el titrekliği problemim yok, esasen ben bir sorun yaşayacağımı da sanmıyorum ama tüm canon ekipmanı elden çıkardıktan sonra bir hayal kırıklığı yaşamak istemiyorum. internette o kadar fazla bilgi kirliliği dolaşıyor ki şu an d800 ve m3 hakkında, hiç bu kadar arada kalmamıştım yeni bir body almadan önce. Bir de sıkça d800 alanların, memnun kalmayıp m3’e geçtiğini duyuyorum. sebepleri neler tabi bilmiyorum ama yine de bu hafta sonu d800’ü almış olurum… teşekkürler…

    • 2013-04-14 at 11:01 pm

      D800 amacına uygun kullanılırsa herkesi memnun eder. 5DMarkIII’e geçenlerin geçiş sebebi farklı farklıdır. D700 ile mutluysan (ve PC ve kartlarını yenilediysen) D800 ile de mutlu olursun ve D700’den memnun kalmayan çok insan yok 🙂

  4. 2013-04-15 at 6:57 pm

    ben mark 2 den geçiyorum. bir önceki mesajımda dediğim gibi; d700 ve m2 arasında kalmıştım ve m2 nin artıları çok olduğu için onu seçmiştim. ama bir türlü istediğim detayı alamadığım için de hep nikona geçme isteğim vardı bu yüzden d800 istiyorum. hem bu sefer farklar da çok değil yani sizin de dediğiniz gibi neredeyse d800 = mark 3. o yüzden toplamda çok farklar yokken d800 hakkında yazılan bazı şeyler acaba mark 3 mü alsam dedirtti (ve ben canon setimi sattım d800 almak için) kart olarak 2 adet transcend 32gb 400x var ama sanırım pc’de biraz yükseltme yapmam gerekecek. genelde portre çekiyorum 70-200 2,8 alacaktım ama ilk etapta 85 1,8 almaya karar verdim. bence aslında internette fazla inceleme, forum, video takip etmek de biraz kafa karışıklığı yaratıyor. aslında basit düşünmek gerek. genel olarak istediklerim iki makinede de var. biri tonlarıyla diğeri detaylarıyla ön plana çıkıyor, e ben de detay istediğime ve raw çalıştığım için tonlara takılmadığıma göre (gölge geçişleri dışında) d800 gayet mantıklı (yine de keşke megapixel olayını abartmasalarmış keşke 🙂 tekrar teşekkürler. h.sonu alıp denediğimde izlenimlerimi paylaşırım. tabi sizin yazıları takip etmeye devam…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.