Fujifilm X-E2, 23mm f1.4 ve 18mm f2.0 incelemesi, Sayfa 1

Not: Kılıfla ilgili bir yanlışım vardı, DH’den PHI düzeltti sağolsun. Kılıf takılıyken pil ve kart değiştirilebiliyor.

Burada Fujifilm’in X sisteminden bahsetmiştim. O yazıyı okumadan bu yazıyı okumayın derim, yoksa arada bazı konular size yabancı gelebilir.

“Cingulomania” diye bir kavram var. Türkçe’sini bulamadım. “Bir insanı kollarının arasına alma, bir insana sarılma isteği” demek. Bu lafı nasıl öğrendim? Bir arkadaşa Fujifilm’in X100S’ini gösterdim, ne düşünüyorsun diye sordum. Cevabı: Cingulomania! Tabi arkadaş gavur 🙂 O kadar beğendi ki şimdi Norveç’te ikinci el sitelerinde X100 ya da X100s arıyor. Sıfırı pahalı gelmiş 🙂

avatar_21750Bu arada şimdiden söyleyeyim, bu yazıda Olympus OM-D E-M5 ve Sony NEX-3n’den de bahsettim. NEX-3n X-E2’nin birebir rakibi değil ama 16MP’lik Sony algılayıcısı ve Zeiss 24mm f1.8’i X-E2 ve 23mm f1.4 ile tokuşturmak çok zevkliydi 🙂 Paylaşmazsam olmaz 🙂 E-M5 ve E-M1 aslında X-T1’in birebir rakibi ama elimde bunlar var, yani idare edin 🙂

Fujifilm Türkiye incelemek için X-E2, 23mm f1.4, 18mm f2.0 ve X100s gönderdi. Sağolsun Mustafa Bey bu konularda çok etkin ve iyi niyetli.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Gelen ciciler. X100s fotoğrafta yok, artık sonraki incelemeye…

Fuji’nin X serisi biraz değişik. Gördüğüm kadarıyla seven sayısı çok, sevmeyen sayısı az. Ortada kalan sayısı hepsinden fazla. “Ortada kalan” derken, X serisini başarılı ama pahalı bulanlardan bahsediyorum.

X-E2, başarılı X-E1’in devamı. X-E1’in birçok eksiğinin kapatılmış versiyonu desem daha doğru. Hatta X-E2, X-E1’in zaten olması gereken versiyonu. X-E2’nin X-E1’den farklılıklarını bu yazıdan alalım:

  • Yeni 16MP X-Trans II CMOS algılayıcı (X100S’tekinin aynısı diyorlar)
  • Faz bazlı odaklama sistemi (X-E1 kontrast bazlı) ile otomatik odaklama hızlandı. Hatta Fuji’ye göre X-E2 kendi alanında dünyanın en hızlı odaklayan makinesi! (Not: 14mm f2.8 ile, “Yüksek Performans Modu” etkinken, m4/3 ve üzerinde algılayıcısı olan sistemlerle karşılaştırınca. Yani “ölme eşşeğim ölme” :) Ama X-E1’den sonra değişim muazzam)
  • 4 tane fonksiyon tuşu
  • WiFi geldi (sadece fotoğraf aktarmak için)
  • Ekran 3” 1.04MP oldu (2.8” 460.000 pikselden)
  • Video 30p/60p oldu (ama neden hala 24p yok?)
  • Sürekli odaklamanın çalıştığı saniyede 3 kare çekim modu
  • Sürekli odaklama artık tüm 49 noktada çalışıyor (X-E1’de sadece orta nokta)
  • Otomatik ISO’da minimum, maksimum değerleri ve minimum perde hızını belirleyebilme
  • Odaklamada yüz tanıma sistemi
  • RAW 14-bit oldu
  • Elektronik bakacın tazeleme hızı arttırıldı
  • Karta yazma hızı 2 kata yakın daha hızlı oldu
  • X-M1 ve X-A1’e de gelen “Gelişmiş filtreler” eklendi
  • Panorama boyutu 7680 x 2160’ten 9600 x 2160’a çıktı (büyük boyut)
  • 3 adet manuel odaklama yardımcısı geldi: Fuji’nin Türkçesi’yle: Standart (Büyütülmüş görüntü), Odak Tepe Vurgulama (focus peaking), sayısal ayırma görüntüsü (split-image).
  • Pozlama telafisi -/+3 oldu (X-E1’de -/+2)
  • Lens modülasyon iyileştirmesi (Lens Modulation Optimizer) geldi (X100s’ten. Olympus E-M1’de de var)

02

GÖVDE YAPISI, GÖVDE KALİTESİ

Bazı şeyler yıllara meydan okur. Yıllarca kullanırsınız, hala bana mısın demez. Hatta yeni çıkan benzeri ürünlerden daha kaliteli olan yıllanmış ürünler var. Aradan geçen senelerde diğer herşeyi eskitir, kendi hep yerinde durur:

eliza

Çevirisi: Kraliçe Elizabeth, 11 Amerikan Başkanı’yla beraber…

Maşallah, ne diyelim?

Fotoğraf sektöründe bazı eski manuel objektif ve gövdeler böyle aslında. Eskiden objektifler ve gövdeler ağırlıklı olarak metalden üretildikleri ve içlerinde motor olmadığı için (gövdelerde basit motorlar olabilir) bunlar zor bozulur. Leica gövde ve objektifler de uzun yıllar güvenilir bir şekilde çalışmaları ile bilinir. Peki, X-E2 de böyle mi?

Önce “box opening” yapalım 🙂 Çok moda oldu bu son 2-3 senedir. Elemanın teki eşşek kadar pahalı yepyeni bir alet alır, video kamerasını açar, kutuyu her açıdan gösterir, yavaş yavaş açar. Acıta acıta… Yavaşşşş… Yumuşak yumuşak… “Bakın ben aldım, elleye elleye açıyorum, siz de özenin fakirler!” şeklinde 🙂

“Fakirler!” deyince aklıma ayakkabı kutusu geldi…

fakirNeyse, kutumu açın Cenk Bey…

OLYMPUS DIGITAL CAMERAOLYMPUS DIGITAL CAMERAKullanım kılavuzu, yazılım CD’si, taşıma kordonu, pil-şarj aleti, garanti belgesi, bir-iki standart bağlantı kablosu ile beraber geliyor. Kutunun iç tasarımı güzel, sade. Siyah kutu çok şık duruyor.

X-E2’yi nasıl anlatmak gerekli tam emin değilim. X-E2’nin gövdesinin üst ve ön plakaları magnezyum. Çok sağlam, tamamen metal bir görünüşü var ama ele alınca tam öyle değil. Malzeme kalitesinin piyasa ortalamasının üzerinde olduğu kesin ama eldeki hissi E-M5 kadar tok değil. Gövde boyutuna göre hafif sayılır, elimde biraz içinde boşluk varmış gibi hissediyorum. Yanlış anlaşılmasın, malzeme kalitesi ve işçilik kaliteli, sadece bu “içi boş” hissi bana ilginç geldi. Oynayan, titreyen bir parçası yok. Zaten gövdeler Japonya’da üretildiği için kalite konusunda çok derdiniz olmaz ama Kraliçe Elizabet performansı da beklemeyin 🙂

03Önden sade bir görünüşü var. Önden bakınca sağ-altta odak modu düğmesi var. Manuel (M), Sürekli (C) ve Tekli (S) modları buradan seçebiliyorsunuz. Burada M moduna dikkat edin. Bazı objektiflerin üzerinde de Manuel modunu seçmeniz gerekebilir. Mesela 23mm f1.4’ün odak halkasını geri çekmezseniz M modu aktif olmuyor. Aynı şekilde, aynı halkayı ileri itmezseniz otomatik odaklama çalışmıyor, siz yukarıdaki düğmeyi S ya da C moduna alsanız bile. Mesela gövdeden M modunu ayarlayıp objektifi AF moduna alırsanız (odak halkasını ileri itip), AF-L tuşu ile odaklama yapabiliyorsunuz ve bu durumda deklanşör odaklama yapmıyor. Güzel bir özellik, ama alışık değilseniz kafa karıştırıcı.

Gene önden bakınca sol altta objektif çıkarma düğmesi, sol üstte ise odaklama yardımcı ve geri sayım ışığı var.

04Arkası düğme dolu. Arkadan bakınca sağ altta elektronik bakaç ve büyük ekranın görüntü modlarını değiştiren ve bazı menülerde geri dönmenizi sağlayan “Disp Back” tuşu var. Bu tuşa 2-3 saniye basılı tutarsanız “Silent-Sessiz” moduna geçebiliyorsunuz. Onun hemen üzerinde 4’li kontrol yönü grubu ve ortasında Menu/OK tuşu var. Bu tuşa bir süre basarsanız 4’lü yön tuşları, AF-L ve AE-L tuşlarını kilitleyebiliyorsunuz, böylece bu tuşlara yanlışlıkla basmayı engelleyebiliyorsunuz. Bu 4’lü yön tuşunun alttakini (AF) kullanıp 49 odak noktasından birini seçebiliyorsunuz. Üstteki “Macro” tuşu ise makro modunu aktif hale getiriyor ama elimdeki 18mm ve 23mm ile bu tuşun ne işe yaradığını anlamadım. AE-L ve AF-L tuşları sırasıyla pozlama ve odağı kilitlemeye yarıyor. AF-L tuşunun hemen solundaki tekerlek kontrol tekeri. Bu tuşa aynı zamanda basılabiliyor da. Mesela fotoğraf çekerken buna basarsanız görüntüyü yaklaştırıyor, çektiğiniz fotoğraflara bakarken de bu tuşa basıp fotoğrafa %100 yaklaşmak mümkün. Hatta ve hatta fotoğraf çekerken buna uzun süre basarsanız manuel odaklama yardımcı modları arasında geçiş yapabiliyorsunuz. Bu tip kontrol tekerini ilk Panasonic’te gördüğümü hatırlıyorum. Çok pratik, bence her markanın bu tip kontrol tekerinin böyle fonksiyonları olmalı. Bu tekerin yanında Q düğmesi var, bu düğme ile en çok kullanılan fonksiyonlara ulaşabiliyorsunuz ve ana menüye girmeden birçok ayarı buradan yapabiliyorsunuz. Keşke Fuji bu menüyü düzenlenebilir yapsa. Panasonic gövdelerde dokunmatik ekrandaki fonksiyonları kolayca düzenleyebiliyorsunuz (fonksiyon ekleme-çıkarma ve yerlerini değiştirebilme).

q menuQ tuşunun sol tarafında flaşı açmaya yarayan tuş var. Flaş tuşunun yanında göz algılayıcı var, onun yanında elektronik bakaç. Bakacın sol tarafında dioptri tekerleği var.

Arka tarafın sol tarafında 4 adet tuş var. En üsttekinin ne olduğu belli. “Drive” tuşu, eğer Fuji X gövdeleri tanımıyorsanız, bildiğiniz seri çekim hızı değil. Bu tuş bir menü açıyor ve bu menüden seri çekim hızının yanı sıra “Otomatik Pozlama Dizisi – Bracketing”, Panorama Modu, Gelişmiş Filtre, Video modu gibi bazı diğer fonksiyonlara da geçebiliyorsunuz. Eğer RAW-JPEG çekiyorsanız bazı fonksiyonlar (mesela Film Simülasyonu Serisi – Film Simulation Bracketing”) göremiyorsunuz, aklınızda olsun… Fotoğraf izlerken bu tuş fotoğrafa yaklaşmayı sağlıyor.

“Drive” tuşunun altında “AE” tuşu var. Bu tuş otomatik pozlamaya yaradığı gibi aynı zamanda fonksiyonu değiştirilebilen tuşlardan biri. Fotoğraf izlerken bu tuş fotoğraftan uzaklaşmayı sağlıyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAÜst tarafta kontroller sağ tarafa toplanmış. Kocaman bir enstantane tekeri, makineyi tutarken baş parmağınıza gelen pozlama telafisi tekeri, bir adet Fonksiyon tuşu, açma kapama anahtarı ve deklanşör burada. Bir adet flaş kızağı ortada, ve onun önünde çift kanallı mikrofon var. Flaş kızağına piyasadaki birçok flaşı takabiliyorsunuz ama Fuji marka flaşlar haricindekileri sadece manuel kullanabiliyorsunuz. Ayrıca Pocket Wizard benzeri flaş tetikleyicilerle de kullanmak mümkün, ama unutmayın ki flaş senkronizasyon hızı hala 1/180. Burada iki şeye dikkat edin: Takacağınız flaşın voltajı, X-E2’deki flaş yuvasının kaldırabileceği voltajdan büyük olmasın ve menüden “Silent Mode” aktif olmasın. “Slient Mode – Sessiz Mod” etkinse flaş da çalışmıyor. Halbuki bu modun adı “Stealth Mode”, yani “Gizlilik Modu” olmalı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Flaş açık

06Alt taraf basit. Üçayak bağlantı noktası ne yazık ki algılayıcı ile aynı aksta değil, üçayakta panorama çekmek isteyenler için çok iyi bir haber değil. Soldaki kapağın altında pil ve SD kart yuvası var. Bu yuvanın kapağı biraz ucuz hissi veriyor, gövdenin en zayıf noktalarından biri. Pil ömrünün çok az olduğunu ve bu yüzden bu kapağı normal bir DSLR’dan daha fazla açacağınızı düşünürseniz, ileride ne olacağını merak ediyorum. Belki de birşey olmaz, belki ben fazla pimpirikliyimdir 🙂 NP-W126 kodlu pili X-Pro1 ve X-E1’de de kullanabiliyorsunuz.

Aranot: “Fn”, “Fn2”, “AF” ve “AE” tuşlarının fonksiyonlarını değiştirebiliyorsunuz. Mesela AF tuşuna imaj kalitesini, FN tuşuna WiFi özelliğini, AE’ye film simülasyonu fonksiyonlarını atayabilirsiniz. Bunun için Fujifilm müthiş basit ama etkili bir yöntem bulmuş: Düğmelerin üzerine 2-3 saniye basarsanız seçenek menüsü açılıyor ve istediğiniz seçeneği tuşa atayabiliyorsunuz. Çok basit ama etkili bir yöntem. Birçok markada bu tuşlara özellik atamak için menüyü karıştırmanız gerekiyor.

07X-E2’yi sağ elinizle kavradığınız zaman başparmağınıza denk gelen kontroller yukarıdaki gibi. Eğer herhangi bir DSLR kullandıysanız kontrollere alışmanız 1-2 günü alabilir ama çok zor değil. Hatta biraz alışınca benzer kontrolleri NEX-3n’de aramadım desem yalan olur. Neyse ki X-T1 veya Nikon DF’deki gibi tekerleklerde kilit tuşu yok, bu sayede gözünüzü elektronik bakaçtan ve sol elinizi objektiften ayırmadan ayarları değiştirebiliyorsunuz.

08

Üstteki tekerleklere yakından bakış. Kolay döndürmek için tekerleklerin etrafında çentikler var.

Deklanşörün ortasında bir yiv var, buraya klasik vidalı kablolu kumandalar takılabiliyor. Çook eskiden kalma böyle bir kumandam var ama makine emanet olduğundan yivleri zedelememek için denemedim. Deklanşörün hissi pek iyi değil bence. Yani tam olarak basıp basmadığımı bazen anlayamıyorum. Keyif meselesi, siz standart DSLR deklanşörleri sevmeyip bu tip düğmeleri sevenler de olabilir. Benim gibiler için düğmenin üzerine monte edilebilen ufak plastik parçalar bile satılıyor 🙂

31

Enstantane tekerleği.

Sadece tam durakları bu tekerlekten seçebiliyorsunuz, aradaki durakları gövdenin arkasında baş parmağınıza denk gelen kontrol tekeri ile seçiyorsunuz. Örneğin 1/3200 seçmek için önce tekerlekten 1/4000’i seçip sonra arka tekerlekten 1/3200’ü ayarlamanız lazım. En azından 1/2 durakları bu tekerlekten seçebilseydik keşke, çünkü 1/ 3 duraklar için önce bu tekerlekten ayar yapıp sonra arka tekerleğe gitmeniz gerekiyor ki bu kullanımı yavaşlatıyor. Maksimum flaş eşleşme hızı olan 1/180 tekerlekte belirtilmiş. 1/4-30 saniye arasında da T ayarından ayarlıyorsunuz (gene arka tekerlekle). B zaten Bulb modu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERASol tarafta bağlantı yuvalarını saklayan kapak var. Bu kapağın altında HDMI bağlantısı, mikro USB bağlantısı ve mikrofon/kumanda soketi var. Bu mikrofon/kumanda yuvası 2.5″. Kumanda yuvasına Fuji’nin RR-90 kumandasının yanı sıra uygun bir dönüştürücü ile diğer markaların kumandaları da takılabiliyor (timelapse kumandaları dahil).

OLYMPUS DIGITAL CAMERAFlaş açık. Tutacak kısım bence konforlu. Daha derin olsa kesinlikle daha iyi olurdu ama, öyle olsa Fuji ek aparat satıp nasıl para kazanacak?

tutacak

Fujifilm MHG-XE. Sadece 130$’cık 🙂 Ama bunu sadece Fuji yapmıyor, Sony ve Olympus de gövdelerine adam gibi tutacak parça koymayıp böyle parçaları ayrıca satıyor. Olympus en sonunda E-M1’e düzgün bir tutacak yaptı da bundan vazgeçti.

 OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

IPhone 4 ile boyut karşılaştırması

 X-E2 için güzel bir suni deri yarım kılıf da satıyor Fujifilm:

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sağolsun Fujifilm inceleme için bu kılıfı da göndermiş 🙂

OLYMPUS DIGITAL CAMERAKılıf takılıyken pil ve kart değiştirilebiliyor. Sağ-altta gördüğünüz çıtçıtı açıp bu yuvaya ulaşabiliyorsunuz. Güzel bir detay. Açıkçası ben bunu görmemiştim, DH’den PHI uyarınca farkettim.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

ÖBÜRLERİNE GÖRE…

“Öbürleri” kim ki? X-E2’nin diğer markalardaki rakibi ne? Bu sorunun cevabı çok basit değil.

İnternette 5DMarkIII’le bile karşılaştıranı gördüm aslında. Tabii ki, yerine göre Nikon D4s ile karşılaştırıp “X-E2 daha iyi hoca!” da diyebilirsin. İhtiyaca göre değişir. Ben biraz daha rasyonel olmayı deneyeyim:

Öncelikle, X-E2’yi DSLRlarla karşılaştırmak istemiyorum. DSLRlar, sonuçta video ve fotoğraf çekseler de, farklı bir tür. En güzeli diğer aynasızlar ve hatta Leica ile karşılaştırmak (Şu anda bi tiskinti geldi bazılarına, farkındayım 🙂 )

Sony ile başlayalım. Sony’nin APS-C aynasız kategorisinde NEX-6, NEX-7 ve yeni NEX-6000 XE-2’nin doğrudan rakipleri. Olympus’ta bence EP-5. Neden E-M1 değil? Çünkü E-M1 ve E-M5’in rakibi yeni X-T1. Ama E-P5’te elektronik bakaç yok. Şu anda Amazon’da E-P5 + VF-4 + 17mm f1.8’i yaklaşık X-E2 ve 18-55mm fiyatına bulabiliyorsunuz, o yüzden aynı kategoride görüyorum. Panasonic’te rakip GX-7. Pentax’ta… Yok. Samsung’da NX-300, ya da NX-20, emin değilim. Nikon’da V2, Canon’da zaten sadece EOS-M var ama o da tam rakip değil şu anda sanki, EOS-M şu anda X-M1 seviyesinde gibi.

Ne yazık ki yukarıda saydığım modellerden elimde hiçbiri yok, bu yüzden E-M5 ve NEX-3N ile karşılaştırıyorum. Gene de bir fikir verir.

19

X-E2 ve OM-D E-M5. X-E2 genel olarak E-M5’ten biraz daha büyük, E-M5’in bakacı tepede biraz daha fazla çıkıntı yapıyor. X-E2’nin algılayıcısı da daha büyük.

20

E-M5’in tuşları daha ufak ama daha derin. Kullanım felsefeleri farklı.

21

E-M5’te mod tekeri var, X-E2’de modlar farklı bir şekilde yönetiliyor (sonraki sayfalarda bahsettim). E-M5’te bir de video tuşu var, hemen video çekebilmek için ve iki ayar tekerleği yanyana.

22E-M5’in sağ elinize denk gelen kontrol grubu.

22Ekranlar açıkken. Pek net belli olmuyor, farkındayım.

Şimdi algılayıcı boyutlarını eşitleyelim:

OLYMPUS DIGITAL CAMERASony NEX-3N’de Sony’nin artık kendini kanıtlamış 16MP’lik APS-C algılayıcısı var. Şu anda NEX serisinin en düşük modeli NEX-3N, dolayısıyla çok basit bir gövde. Neredeyse tamamen plastik, çok fazla harici kontrolü ve elektronik bakacı yok.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Olympus TG-620 ile çektim, o yüzden biraz dandik görünüyor.

NEX-3’ün en ufağı olduğu bariz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 Şimdi gövdelere Fuji 23mm f1.4, Zeiss 24mm f1.8 ve Panasonic 20mm f1.7 takalım:

27m4/3 setinin en ufağı olduğu bariz, şimdi Olympus’u çıkaralım ve X serisinin sürekli karşılaştırıldığı tam kare bir gövdeyi de ekleyelim:

28

Canon 5DMarkIII ve 40mm f2.8 STM en sağda. Canon 35mm f2.0’ı bulamadım, ona en yakın odak mesafesini seçtim. Hatırlatayım, objektiflerin soldan sağa diyafram değerleri: f1.4, f1.8 ve f2.8. Yani hiçbiri birbirine denk değil. Gene de orta boy tam kare bir DSLR’i ufak bir objektifle de kullanabileceğinizi bilmek açısından önemli. Bu Canon kitiyle gezerken “neden f2.0 değil” diye düşündüğüm zaman pek olmadı. Canon 35mm f2.0 (IS’li olmayanı) 40mm f2.8’in yaklaşık iki katı daha uzun.

29Tabii ki açıyı değiştirdikçe tam kare DSLR, daha çok optik bakacı yüzünden, büyüklüğünü belli ediyor.

30Nevet… Canon 5DMarkIII aynasızlardan bir hayli büyük ve ağır. Elbette bunun avantajları da var ama bu avantajlar size gerekli mi, onu düşünmeniz lazım.

FUJINON XF 23MM F1.4 R

Bu objektif tam karede 35mm’ye denk geliyor. Alan derinliği olarak Canon 35mm f2.0 ile aynı, ama ışık alma kapasitesi f1.4. Fuji’nin üst seviye objektiflerinde, 900$ civarı.

32Sağlam, metal bir yapısı var. Beraberinde sağlam plastikten bir güneşlikle geliyor. Yapım kalitesi üst düzeyde. Ağır (boyuna göre) bir alet.

3334XF objektiflerin çoğunda olduğu gibi üzerinde diyafram halkası var. Ayrıca mesafe ve alan derinliği çizgileri de var. Diyafram değerleri f/1.4-16 aralığında, ek olarak A modu var (otomatik diyafram). Odak halkası yeterince geniş ve manuel odak modunda yumuşak. Halka sonsuza ve minimum odak mesafesine geldiğinde duruyor, USM/AF-S’li Canikon objektifleri gibi sürekli dönmüyor. Canikon’un birçok objektifinde odak halkası sürekli döner çünkü objektiflerin içindeki bazı elemanlar çok sıcakta genişler. Eğer odak halkası sonsuzda dursaydı bu genişlemeden dolayı sonsuza odak hatalı olabiliyor. 23mm’deki lens elemanlarının özelliklerini bilmiyorum, çok sıcakta elle sonsuza yapılan odak şaşabilir o yüzden çok sıcakta sonsuza odaklamayı otomatik yapmaya çalışın derim.

Otomatik odaklaması, m4/3 sistemi kadar olmasa da, tekli çekimde yeterince hızlı. Koşan hayvanları çekmiyorsanız çoğu kişiye yeter. Kendi çekim tarzımda odak hızına bağlı hiç fotoğraf kaçırmadım. Sürekli otomatik odaklaması böyle değil, X-E2 üzerinde sürekli odaklaması biraz yavaş ve kararsız (gideyim mi kalayım mı kararsızlığı). Ayrıca odaklaması m4/3 ve NEX objektiflerden alıştığım kadar sessiz değil. Sessiz bir ortamda objektiften gelen “blık blık” sesleri duyabiliyorsunuz. Videoda otomatik odaklama yaparsanız sessiz bir odada bu sesleri duymak mümkün (harici mikrofon kullanmazsanız). Sokakta bu sesi duymuyorsunuz, o konuda sıkıntı yok. Bazı sitelerde “abi acaip sessiz ve hızlı bu alet, süper ya” diyenlere şaşırıyorum açıkçası, belki bu arkadaşlar ilk defa objektif kullanıyordur ya da 900$’ın verdiği acıdandır, emin değilim. 23mm f1.4 R çok iyi ve kaliteli bir objektif, ama herşeyi abartıp göklere çıkarmaya gerek yok.

Manuel odaklama için odak halkasını kendinize çekiyorsunuz. Manuel odaklama halkası yumuşak ve hassas. Elle odaklamayı sevenler memnun kalacaktır.

35Ön camda Fuji’nin EBC kaplaması var. Filtre çapı 62mm, bir adet dairesel olmayan lens elemanı var (aspherical lens).

Diyafram halkası 1/3lük duraklarda ayarlanabiliyor. Bu halka da yeterince yumuşak ve rahat kavranıyor. 18mm’nin halkası biraz daha zor dönüyor ve kavraması biraz daha zor.

Güneşlik neredeyse objektif kadar büyük! Tamam, biraz abarttım ama objektifin boyuna göre bayağı büyük. Böyle olunca sokakta güneşlik takarsanız x-e2 + 23mm + güneşlik seti bayağı dikkat çekiyor. Güneşliğin X-Pro1’de optik bakacın önemli bir kısmını kapattığı da söyeniyor. Eğer güneşliği ters takarsanız diyafram halkasının sağ-sol yarısını ve odak halkasının tamamını kapatıyor. Bu yüzden evde bırakmak en iyisi sanki. Ya da… Ya da.. Bence çantanızda saklayın:

36Güneş çerçevede değil. X100s’in kılıfını çekerken farkettim. Pencereden gelen güneş ışığı müthiş bir yansımaya ve kontrast düşmesine sebep oldu.

37Objektifi yarım santim kadar çevirdim ve işte sonuç yukarıda. Bu durum her zaman olan birşey değil. Yani güneş karenin içinde olsa bile yukarıdaki kadar kötü bir sonuç yaratmıyor ama yukarıdaki yansımanın aynısını defalarca denediğim halde (aynı yerde) Zeiss 24mm f1.8’de yaşamadım. Dediğim gibi, her zaman olmuyor ama dikkat etmek lazım.

Benzer objektiflerle yanyana:

38Tekrar hatırlarayım, bunlar birbiriyle birebir aynı özellikli objektifler değil. En soldaki ve en sağdaki tam karede 40mm’ye denk geliyor, ortadaki iki tane 35mm. Diyaframları da farklı. Canon 35mm f2.0 (IS’siz versiyon) yaklaşık 40mm f2.8 STM’nin iki katı kadar uzun, tahminen 23mm f1.4’ün odak halkasına gelir.

39

 40

Boyutu hakkında az-çok fikir sahibi olmuşsunuzdur.

41

42

Bana Zeiss’in sade yapısı daha uygun geliyor. Üzerinde fazla hareketli parça olan objektifler bana çok çekici gelmiyor. Zevk meselesi, bazısı onu sever.

Genel görüşüm şu: Fuji sisteminde 35mm odak mesafesine ihtiyacınız varsa zaten çok alternatifiniz yok ama fiyatı çok gelmezse 23mm f1.4 R’ı hemen alın. Optiği, mekaniği üst düzeyde. Objenize yaklaşırsanız bokeh kalitesi de iyi. Boyut olarak da DSLR akranlarından çok daha ufak ve hafif. X-E2 ile iyi bir ikili oluşturuyorlar. f1.4’te bile çekinmeden kullanırdım (köşeyi-bucağı çok karıştırmazsanız, ki f1.4’te en köşelere bakmak biraz abesle iştigal). Diğer objektiflerle karşılaştırmayı sonraki sayfalarda görebilirsiniz.

FUJINON XF 18MM F2.0 R

18mm f2.0, 35mm f1.4 ile beraber ilk duyurulan iki X objektiften biri. 116 gram, ufak sayılabilecek bir alet. Tam karede 27mm’ye denk geliyor. X sistemindeyseniz ve 27-30mm ile gezmeyi seviyorsanız sizi üzmez. APS-C DSLR sistemlerinde buna benzer otomatik odaklı bir objektif yok, benzer açıları veren DSLR objektifleri tam kare uyumlular (FX/EF). Halbuki aynasız sistemlerde bu açıyı veren birçok objektif var. Mesela Sony 20mm f2.8, Sigma 19mm f2.8, Panasonic 14mm f2.5, yeni duyurulan Panasonic Leica 15mm f1.7, Fuji 18mm f2.0 vs.. “Zaten FX/EF objektifler varken, böyle objektifler APSC sistemine özel yapmanın avantajı nedir?” diye soranlara şunu göstereyim:

43

Soldan sağa: Sony 16mm f2.8 (elimde 20mm f2.8 yok), Sigma 19mm f2.8, Fuji 18mm f2.0, Panasonic 14mm f2.5. Evet, kısa flanş mesafesinin de ufak boyutlarda bir etkisi var ama, şimdi kabaca Nikon 28mm f1.8’i Fuji’nin yanına koymaya çalışayım:

44

Nasıl? Fark muazzam değil mi? Nikon 28mm f1.8G 330 gram, Fuji 18mm f2.0 sadece 116 gram. Bu yüzden Canikon ve diğer DSLR üreticilerinin adam gibi ASP-C uyumlu objektifler üretmeleri lazım. Açıkçası elimde D600 ve 28mm f1.8 gezip 1 duraklık avantaj sağlayacağıma (yüksek ISO, dinamik aralık, net alan derinliği) X-E2 ve 18mm f2.0 ile gezerim (odaklama, toz-nem koruma gibi diğer faktörleri saymıyorum).

45Bu arada, Panasonic’in ne kadar ufak olduğuna dikkat. Gerçekten de gövde kapağı kadar birşey. Hem de otomatik odaklaması hepsinden daha hızlı, ve çok sessiz. Sony 16mm de çok ufak.

Yukarıdaki 4 objektiften optik olarak en kötüsü Sony 16mm f2.8 (açısı farklı tabi), en geniş diyaframlısı Fui (f2.0). Panasonic 14mm Fui’den 2/3 durak az ışık alıyor, Sigma tam bir durak yavaş (f2.8). Fuji’nin odak motoru hepsinden daha sesli, daha doğrusu diğer üçü tamamen sessizken Fuji hafiften “bırt bırt” yapıyor. Aynen 23mm f1.4 gibi. Sessiz ortamda rahatsız edebilir, ve X-E2’nin mikrofonu bu sesi kaydediyor ama normal ortamlarda (sokak, konuşmanın olduğu ortamlar vs..) kimseyi rahatsız etmez. 18mm’nin minimum odak mesafesi 18cm.

46

18mm metal yapıda. Güneşliği de metal hatta. Diyafram bileziği 23mm kadar yumuşak değil, hatta sahada diyafram değiştirirken bazen zorlandım. Genel his olarak da 23mm kadar sağlam değil, özellikle diyafram bileziği ve odaklama halkasından bunu rahat anlıyorsunuz. Odaklama yaparken ön eleman çok az içeri-dışarı oynuyor ama dönmüyor. Elle odaklaması elektronik, yani odak halkası optiklere değil ufak bir motora bağlı. Elle odaklama hassas sayılır, bir sıkıntı görmedim. Genel yapım kalitesinin piyasa ortalamasının üzerinde olduğunu söyleyebilirim.

47Optik olarak çok büyük sıkıntısı yok, ama ciddi işler için kullanmazdım, özellikle büyük baskı alacaksanız çünkü en köşeler zor düzeliyor. Bu özellikle JPEG’de belirgin. Neden? Objektif çok ciddi geometrik fıçı tipi bozulma yapıyor ve JPEG’de bunu otomatik düzeltiyor. Bu düzeltme yazılımla olduğu için düzeltilen bölgeler hafiften bulanıklaşıyor. X-E2’nin “Lens modülasyon iyileştirmesi” özelliği de çok kurtarmıyor. Kenarlar f5.6 olmadan pek düzelmiyor, f8 tavsiye ederim. En kenarlardaki imaj kalitesinin belli bir seviyenin üzerinde olduğu kesin de, m4/3 sistemindeki “köşeden köşeye keskin” objektiflere alışınca biraz şımarmış olabilirim 🙂 Onun dışında, sokakta sabit f2.0 ile gezmekte sıkıntı yaşamazdım çünkü bu tip çekimlerde köşeler çok önemli değil. 18mm orta bölgelerde f2.0’da bile iyi.

Güneşliği metal demiştim. Burada bir sıkıntı var:

48

18mm’nin kapak-güneşlik sistemi bir acayip. Objektifin plastik kapağını kapatıyorsunuz, sonra güneşliği takıyorsunuz, sonra yukarıdaki dikdörtgen yumuşak-plastik parçayı güneşliğe oturtuyorsunuz. Yalnız burada iki sorun var:

  • Güneşlik takılıyken içerideki kapağı takamıyorsunuz ya da takılıysa çıkaramıyorsunuz. Yukarıdaki fotoğrafta iç kapak takılı değil, bu şekilde kapağı güneşlikten geçirip objektife takamıyorsunuz. Yani kapak fiziksel olarak güneşlikten geçmiyor. Gerçi emanet olduğu için çok zorlamadım ama gene de sıkıntı olduğu belli.
  • Dikdörtgen plastik kapak güneşlik üzerinde sürtünmeyle duruyor, ve en ufak bir müdahalede yerinden çıkıyor.

49

Yukarıda iç kapağın takılı halini görüyorsunuz. Bu haliyle kapağı çıkarıp güneşlikten geçiremiyorsunuz, önce güneşliği çıkarmak gerekli.

Aslında ilk akla gelen, iç kapağı evde bırakıp sadece dıştaki yumuşak kapakla gezmek ama o da fazla kolay yerinden çıkıyor.

18mm piyasaya 600$ civarından çıktı, şu anda 400$ civarında. 400$ normal bir fiyat.

5051

FUJIFILM X SİSTEMİ

Fujifilm’in X için piyasaya sürdüğü objektifler 100mm altını neredeyse tamamen kapattı, yani hemen hemen tüm çok kullanılan açılar sistemde mevcut: 27mm, 35mm, 50mm, 85mm (tam kare eşlenik). Ve bu objektiflerin hepsi belli bir kalitenin üzerinde. Gövdeler de kaliteli ve yakışıklı. Son X-T1 ile “ben de performans makinesi yapabilirim” mesajı verdi Fujifilm.

Fuji sisteminde sadece iki objektif alsam 18mm f2.0 ve 35mm f1.4 alırdım. 23mm kötü olduğu için değil (hatta bunlar arasında optiği en iyisi 23mm f1.4), sadece tam kare eşleniği olarak 27mm ve 52mm yeterli geldiği için. Bazıları sadece 23mm de alıp mutlu olabilirler, veya 23mm ve 56mm ile de olur. Tam karede 35 ve 85mm ile gezmek de bazen keyifli oluyor.

Sonraki sayfada kullanım ve diğer özellikler var.

SONRAKİ SAYFA

5 comments for “Fujifilm X-E2, 23mm f1.4 ve 18mm f2.0 incelemesi, Sayfa 1

  1. Pingback: Fujifilm X-T1
  2. Ömer
    2015-02-14 at 9:34 am

    Ben Fujifilm X-M1 ile 18 mm alıp gez dolaş olarak kullanmak istiyorum , acaba tavsiye edermisiniz bu ikisini

    • ErtOzt
      2015-02-14 at 3:40 pm

      Olabilir, fiyatı uygunsa. 28mm açıyla rahat edecek misin peki?

  3. FURKAN
    2015-04-22 at 7:12 am

    Merhabalar, daha dün x-e2 edindim, hemen güncelleme yapmak istedim. Body ve lens güncellemesini arka arkaya hemen yaptım. Güncelleme yaptıktan sonra mı oldu önce mi bilemiyorum ama şuan ekran da(vizörden de baksam) dalgalanmalar oluyor,yani cep telefonu ile tv çeker gibi ekranda siyah dalgalar mevcut, bu dalgalar sadece odaklama yaptığımda makine sabitlenince gidiyor.Bunun sebebi nedir acaba.Bir türlü anlayamadım.Ayrıca güncellemeden sonra af karesi yeşil olmamaya başladı,bunun yerine sol altta yeşil ışık yanıyor ekranın.

    • ErtOzt
      2015-04-22 at 2:43 pm

      Furkan XE2’yi inceledikten sonra hemen geri gönderdim, o yüzden bilemiyorum sorularının yanıtlarını.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *