Saf fotoğrafçılık: Nikon DF (ne de olsa Retro abi…)

Koliform benzeri bakteriler 18 derecenin altındaki suda birkaç saat içinde 5-10 taneden binlerceye çıkabilir. Bu yüzden sıcakta kapalı ortamda su tutuyorsanız mutlaka su haznesini soğutmanız gerekir, çünkü bu bakteriler basit ishalden daha ciddi hastalıklara kadar birçok soruna sebep olabilir. Bu bakterileri öldürmek için klor ya da başka benzer kimyasallar kullanmak mümkün.

2013 yılı itibariyle dünyamızda 7 milyar insan var. Bunların sadece %45’i sağlıklı besleniyor (alması gereken gıdayı alıyor), %11’i aşırı kilolu (700 milyondan fazla insan), %33’ü karnı doysa bile alması gereken gıdayı alamıyor, %11’i aç. Ve… Birçok tahmine göre 2050’de dünyada 9 milyar insan olacak. Şu anda dünyanın %24’ü ekilebilir arazi olarak kabul ediliyor. 2050’de bu oran %20’ye düşecek diye tahmin ediliyor.

İnsan ırkı için de klor kullanmanın zamanı geldi mi ne 🙂

Bunu çoooook önceden gören bazı ülkeler başka gezegenlerde yaşama ihtimallerini sorgulamaya başladı. Mars’ta maden aramaya gönderilen Hint mekiğinin aynı zamanda yaşanabilir bir ortamı simüle etmek için bilgi toplayacağı da söyleniyor. Bunun yanında, Amerika Mars’a gidip orada kalacak (ve geri dönemeyecek) ilk grubu seçti bile. Yani elin gavuru dünyanın ne hale geleceğini gördü, ona göre strateji belirlemeye çalışıyor. Bazıları Mars’ta ya da diğer “yakın” gezegenlerde koloni kurma peşindeyken bazıları bitkileri ve hayvanları daha üretken yapma peşinde (daha az bitki ve hayvanla daha fazla insan beslemek için).

Tabi Türkiye’deki dertler farklı. Biz Türkiye’de tam tersine tarımı dışa (özellikle tohumlar sayesinde İsrail) bağımlı hale getirip kızlı-erkekli kalınır mı kalınmaz mı onun peşindeyiz, birileri 6. gemisini alırken.

Aslında uzaya neden çıkamadığımızı sayın bakan açıklamıştı:

uzaySebebini de “lobiler” olarak açıklamıştı. Neyse ki Başbakan’ın son açıklamasından sonra gerçek sebebini de anlamış olduk:

1457749_517697651659411_271969516_n

“Aile yapısına ters”… Bu laf müthiş. Bu lafı söyleyenlerin ve eş-dostunun aile yapıları ise daha da müthiş…

NIKON DF

Birkaç senedir bir “retro” havası esiyor. Sadece fotoğraf alanında değil, teknolojinin birçok alanında. Retro görünümlü hoparlörler, retro görünümlü giysiler, retro arabalar (Mini vs..). Birçok insan “retro”nun anlamını bilmeden kullanıyor, bu yüzden hemen ahlaki görevimizi yerine getirip Retro‘nun ne anlama geldiğini anlatalım: Retro sözcüğü, Fransızca “rétrospectif” lafından geliyor. Bu sözcük “geçmişe şamil, geçmişe yönelik” anlamına geliyor ve kökeni Latince.

Örneğin 1980lerde moda olan bir giysiyi şimdi giyerseniz “retro moda” akımını uygulamış olursunuz, eski Atari 2600 oyunları artık “retro oyun” sayılıyorlar, ve 1990’dan önceki fotoğraf makinelerinin tasarımına benzeyen makineler de “retro tasarımlı” olarak anılıyor. Yani “retro” dediğin zımbırtı atla deve değil, bildiğin “bit pazarına nur yağdı”nın Latincesi 🙂

cok retro

jantzen49

1949’dan bir mayo reklamı. Amerika. Retro ama kızlı erkekli falan…

MAŞALLAH PEK TATLI BİRŞEY, RETRO MU BU?

Nikon yapmış abi… Retro, 6000 $’lık makineden mükemmel algılayıcı, retro, birsürü manuel kontrol, retro, metal kontroller, retro, AI-S’den önceki Nikon objektifleri bile kullanabilme, 16MP tam kare algılayıcı, sonra… retro…

df 02

Fotoğraf makinelerini, objektifleri, televizyonları, arabaları, politikacıları “izole” düşünmek gibi bir hastalığımız var. “Biz” derken “biz insanlar” demek istiyorum. Bu hastalık Türkler’e has birşey değil (Türk diyerek ırkçılık falan mı yapmış oldum yoksa? Recep?), bütün dünya böyle. İşin içine keyif girdiği zaman “mantıklı” (rasyonel) karar verme organı artık beyin olmuyor. Ben de böyleyim, siz de böylesiniz, bir Norveçli de böyle, Somalili de, İtalyan da, Japon da. İnsanlar herşeye mantıkla karar verseydi, belki de dünyamız çekilmez bir yer olurdu (koca koca devlet yöneticileri bacak arası muhabbetleriyle halkı uyutmaya çalışmazdı).

Leica, Hasselblad Stellar ve Lunar, Rolex, milyon Dolar’ı bulan şaraplar, IPhone ve benzeri ürünlerin fiyatları mantıklı bir şekilde açıklanamaz. Bu tip ürünlere maliyetlerinin çok üzerinde bedel öderiz. “Ama abi o objektiflerin camları 50 yıl toprak altında tutuluyormuş” ya da “o saatin 2500 parçası teker teker elle birleştiriliyormuş” veya “IPhone gibisi var mı bee” lafları bu gerçeği değiştirmez. Siz hiç bir halıcıda “bu halı o kadar ince dokunmuş ki ören kız kör olmuş” hikayesini duymadınız mı? Farkı var mı?

BEKLENTİ VE KARŞILIK

D700’den beri bazı Nikoncular’ın Nikon’dan beklentisi var: Yeni bir gövdede yeni algılayıcı olsun, ama çok MP olmasın. D800 36MP, D4 16MP çıkınca aynı kişiler biraz bozuldu. “D800’deki 36MP bize fazla, 16MP ne güzel” dediler. Halbuki 16MP 12MP’den sadece %15 fazla detay veriyor, o zaman neden D700’le devam etmiyorsun? 16MP sana çok şey mi kazandıracak? ISO12800’de 1 durak ISO avantajı bu kadar önemli mi?

Halbuki D800 D700’ün devamı. D700’ü al, hemen her alanda geliştir, piksel sayısını 3 katına çıkar, al sana D800. Seri çekim hızı haricinde D800’ün D700’den eksik birşeyi var mı? Belki de D800’de asıl beğenilmeyen şey seri çekim hızı (D800 DX (15MP) ve 1:2 (27MP) modlarında saniyede 5 kare çekiyor ve D700’den daha yüksek çözünürlüklü, grip ile bu sayı saniyede 6’ya çıkıyor).

nikon tarih

Daha önce D800 incelemesinde verdiğim Nikon DSLR/SLR gövde ağacı. D600/D610 yok ne yazık ki.

Şimdi Nikon bu “hoşnutsuz” grubu, “video istemezük”çüleri ve “eskiden ne güzeldi” diyenleri mutlu etmek için Nikon DF’yi çıkardı. Aşağıda detaylıca tartışmadan önce hemen hızlıca bir soru: DF’yi yukarıdaki tabloda nereye yerleştirirsiniz?

Şunu söylemem lazım ki DF hiç de kötü bir gövde değil. Tek başına düşünürseniz D700’den daha iyi (grip takınca D700’ün daha hızlanmasını ve odak sistemini saymazsak). Retro (yarı-retro diyelim) gövde, manuel kontroller, 16MP’lik D4 algılayıcısı (ISO25600cüler için), saniyede 5,5 kare çekim hızı, ufak gövde (Canon 6D ile neredeyse aynı, 5 gram daha hafif), D610’da kullanılan 39 noktalı odak sistemi, %100 bakaç. Yani Nikon sistemindeki diğer FX gövdeleri ya da rakiplerini düşünmezseniz, DF gerçekten çekici bir gövde (çok pardon, “çekici” lafı fazla erotik kaçtı, aile hayatı ve gelenek/göreneklerimize ters, farkındayım).

disi erkek

Dişi ve erkek uçları mı? Bize ters aga… Kızlı-erkekli fişler prizler aynı evde…

Nikon tanıtımlarında sürekli retro, D4, eskiyle yeninin buluşması, “saf fotoğrafçılık” (pure photography) gibi lafları ön plana çıkarıyor. Şimdilik bu lafları unutup DF’yi diğer Nikon tam kare gövdelerin yanına koyalım ve nasıl göründüğüne bir bakalım:

DF VE D800

df d800

Kazanan? Cevap adamına göre değişir. Tabloda da göreceğiniz gibi DF sadece kütle, pil ömrü ve “Retro”da kazanıyor. Bir de 16MP’lik algılayıcısı sayesinde daha yüksek ISO değerlerine çıkabiliyor. Başka? Pil ömrü biraz kandırmaca, çünkü CIPA standartlarına göre pil ömrünü flaş kullanarak hesaplıyorsunuz, halbuki DF’de flaş yok (onun yerinde çok “retro” bir deri kaplama var)! Tahminimce aynı koşullarda D800’den 1200 kare alırsınız.

Harici ayar tekerleri avantaj olabilir mi mesela? Aslında olabilir, ama bu çok konuşulan metal tekerleklere bir daha bakalım:

df 01

Şık, değil mi? Tekerlekleri çevir, hoop ayarlar değişsin. Süper. Peki, size birkaç soru:

  • O tekerleklerin ortasındaki düğmeler ne işe yarar? Cevabı söyliyim: Tekerlekler “yanlışlıkla” dönmesin diye Nikon tam ortalarına bir “kilit” mekanizması eklemiş. Bu sayede tekerlekler “yanlışlıkla” dönmeyecekmiş. Şimdi ben buradan 75 milyona soruyorum: Benim gözüm bakaçtayken, nasıl o düğmeye basıp tekerlekleri çeviririm? Eyyyy Nobel… pardon.. Nikon! Ben fotoğraf çekerken en az eforla ayar değiştirmek isterim, bir yandan kilidi açıp diğer parmağımla tekerleği çevirmeye çalışmak, “pure photography” lafınla bağdaşıyor mu? Bu “tekerlek ortası kilit” saçmalığını Canon getirdi DSLRlara sanıyorum. Aklı evvel bazı şahsiyetler “ya ben çantadan makineyi çıkarırken ayarlar kendi kendine değişiyor, lütfen buna çözüm bulun, kilitleyin falan” dediler, sonra başımıza bunlar geldi. Hadi Canon sadece mod tekerine yaptı bunu (ki o bile saçma), bunu her tekere koymanın mantığı ne?
  • Perde hızı tekerine dikkat edin. Sadece tam duraklar var, değil mi? Eğer 1/3 duraklarda ayar değiştirmek istiyorsanız arka tekerlekten ayar yapmanız gerekiyor, yani o metal tekerleği es geçiyorsunuz. Mesela maksimum flaş senkronizasyonu olan 1/200 perde hızını arka tekerlekten ayarlamak zorundasınız. İyi de, o zaman metal teker artistliğine ne gerek var? “Fotoğrafçı adam yarım-çeyrek duraklarla uğraşmaz, onlar zaman kaybı” diye itiraz edebilirsiniz. Peki o zaman ISO ve poz telafisi tekerlerindeki 1/3 duraklar ne?
  • “Retro” makinelerde ne zaman bu kadar çok kontrol oldu? DF’de neredeyse tutacak yer yok, her yeri düğme olmuş. “Sadelik” sloganıyla yola çıkan bir makinede bu kadar düğme ne kadar tutarlı?

Bu kontroller çok orjinal geldiyse, size başka birşey göstereyim:

g12 ile

Madem “ne güzel, tekerlekle herşeyi kontrol ediyoruz” diyorsunuz, al sana Canon G12 🙂 Sadece perde hızı tekerleği eksik, onu da 1/3 durak aralıklarla ön tekerlekle ayarlıyorsun. Yani: DF ile aynı! Ehi ehi 🙂 Aynı değil tabi de, sen aynı de…

Açıkçası DF’yi elime alıp kullanmadan %100 emin olamam ama buradan göründüğü kadarıyla D800’ü kullanmak ile DF’yi kullanmak arasında çok fark olmayacak gibi. Hatta DF’nin tekerleklerinin kilitli olması bence dezavantaj (çekim yaparken).

d800 ile 1

d800 ile 2

Boyut farkı var mı? Yani.. Evet, var. Peki DF çok mu ufak? Elbette değil. Hele derinlikteki 1,5cm’lik farka hiç bakmayın çünkü objektif taktığın anda o avantaj gider.

Perde sesi daha az olabilir mi? İlk söylenenlere göre D610 kadarmış. Sessiz modda Canon 6D kadar sessiz olsaymış bir avantaj olarak eklerdim, ama değil.

D800 ile aynı fiyatta olduğu için şu formülü yazabilirim:

D800 – 36MP algılayıcı – Nikon’un en üst seviye odak sistemi – profesyonel gövde – flaş – tek kart yuvası – video – 250 gram + retro görünüm + 2-3 ek kontrol tekeri + 16MP D4 algılayıcısı = DF

D800’ü yarı griye boyayıp biryerlere ISO tekeri sıkıştırsaydı (ve fahiş fiyat çekmeseydi) Nikon’u alkışlardım. Şu durumda, şu fiyatta DF’yi önermek biraz garip, eğer tek derdiniz “retro” takılmak değilse.

DF VE D610

df d610

Evet, nihayet DF bir Nikon FX gövdeyi yakaladı… gibi… Hem de “sadece” 750$ daha pahalı olarak… Bence D800 ile aynı durum, yani 100 gram kütle avantajı, bir-iki fazladan harici kontrol ve “retro” görünüm.

d610 ile

 

d610 ile tepeden

Açıkçası Nikon şu formülü uygulamış:

D600’den elde kalan parçalar – flaş – video – bir kart yuvası – 24MP FX algılayıcı + retro görünüm + 2-3 ek kontrol tekeri + 16MP D4 algılayıcısı + 750$ = DF

Peki bu formül olmuş mu? Hmmmm… Emin değilim. + 750$ olmasaymış belki… Şu haliyle bana uymuyor. D610 da çok iyi bir gövde zaten, ve eksiği yok hatta fazlası var. Ha, “retro” değil o ayrı.

DİĞER TAM KARE GÖVDELER?

Esasında DF’nin rakipleri diğer markalar değil gibime geliyor. Gene de zevk olsun diye yanyana görelim:

6d ile

DF’nin boyut avantajı yok. 6D daha sade bir makine, ama kullanımı gene de rahat ve DF’den sadece 5 gram ağır. 6D bugün (KAsım 2013) 1500$’a satılıyor, 24-105mm ile beraber 2100$. DF 2750$.

 

a99 ile

Sony A99 tam teşekküllü ve kaliteli bir gövde. DF’den sadece 47 gram ağır. A99 2800$ civarı ama grip + flaş ile set olarak da bu fiyata satıldığı zamanlar oldu.

Dediğim gibi, birbirlerine rakip değiller ama yanyana görmek de fikir veriyor.

DİĞER

DF’de gördüğüm diğer gariplikler ve güzel şeyleri aşağıya ekledim. Bunlar benim fikirlerim, siz farklı düşünebilirsiniz:

  • Eski objektiflere uyumlu hale getirilmiş ve “retro” dediğin bir gövde çıkarıyorsun, ama bakaçtaki ekran (screen) sabit, ve sadece f2.5’a kadar uyumlu! Yani f1.4’lük pre-AI bir objektif taksan manuel odak sizlere ömür (ya da “odak” doğrulayıcı ışığına güveneceksin). En azından değiştirilebilir bir parça olsaydı, ama D600’den ellerinde kalan parçalardan yaptıkları için bu pek mümkün olmamış. Oraya doğru dürüst bir manuel odak yardımcısı koysaydın ya? Mesela hibrit bir bakaç? Ne bileyim…
  • 16MP’lik D4 algılayıcısı bence D610 ve D800’dekilerden kötü olsa da eski objektif kullananlar için daha iyi çünkü özellikle 36MP’lik algılayıcı eski objektiflerin sorunlarını çok büyütüyor. 16MP birçok eski objektifin çözme gücü için yeterli ve 16MP köşelerde daha affedici. Ayrıca 16MP çoğu durum için yeterli ve ISO204,800’e çıkabilme avantajı var. Yüksek ISO başarımı 36MP ve 24MPlerden bir miktar daha iyi, ama abartıldığı kadar değil, belki yarım durak.
  • ISO204,800’e çıkabilen alette D610’daki odak sisteminin işi ne? Düşük ışıkta D610’un D800 kadar doğru odak yapamadığını herkes biliyor. 2750$’a satılan bir makineye 51 noktalı iyi bir odak sisteminin konmasını beklerdim, ama D600’den artanları kullanınca…
  • 16MP’lik algılayıcı diğerlerine göre daha ufak boyutlu dosyalar üretiyor. Belki de bu yüzden Nikon DF’ye tek kart yuvası koymayı yeterli gördü. Eskiden çift film yuvası mı vardı canım, di mi ama?
  • Nikon DSLRlar’ın çoğunda (belki de tamamında) pozlama telafisi tuşu sağdadır, DF’de bu tekerlek solda. Alışmak zaman alacak, ve iki makineniz varsa karıştırma şansınız artacak.
  • Pil D3200’deki pil. Neden? Neden D7000, D800, D610, D7100 gibi makinelerdeki pil değil? DF’yi ikinci makine olarak alacakların D3200 yerine bu gövdelere sahip olma şansı daha fazla değil mi?
  • Çekim hızı 8, flaş senkronizasyonu 1/250, odak sistemi 51 noktalı olsaydı o zaman D800 fiyatıyla piyasaya girmesini anlardım (gövde tam profesyonel olmasa da). Hatta D700’ün devamı olarak bile bakabilirdim. “Saniyede 8 kare retroya uymaz” diyorsunuz belki de. Doğru, peki eskiden ISO204,800 ve canlı önizleme mi vardı?
  • DF’nin tanıtımlarındaki “Saf fotoğrafçılık” lafı aslında kendi ürünleri için kötü: Eğer DF “saf fotoğrafçı” aletiyse, diğerleri ne? Mesela D800 video aleti mi? Hani “fotoğraf Nikon’la çekilir, video için Canon alacaksın” efsanesi (ki külliyen yalan) ne oldu?
  • Yukarıdaki karşılaştırma fotoğraflarına bakın. Oradaki gövde siyah, gri olan değil. Siyah olanı size ne kadar retro geliyor? Hele arkadan bakınca?
dfback

Retro?

  • Nikon’un elindeki tam kare gövdelere bakalım: D610 (2000$), DF (2750$), D800 (2800$), D4 (6000$). Bu listeye bakın ve bana delikanlı gibi söyleyin: DF’yi ne için seçerdiniz?
  • Makine çıkmadan önce “bu kadar çok reklam olursa makinenin bomba gibi patlaması yüksek ihtimal” demiştim, galiba biraz öyle oldu. Hayır, makine kötü çıkmadı, sadece dev gibi reklamları ve tanıtımındaki “mistik” ortam makineye oturmadı. Sony QXleri hatırladınız mı? Aynı durum…
  • “Yeni” 50mm f1.8G ne len? Etrafına metal şerit çekip iki katı fiyat dayamak nasıl bir mantık? Hadi gövdeden öpüyorsun, bazi objektifte güzellik yap, değil mi? Sen de mi 6. gemiyi hemen almak istiyorsun, eyyyy Nikon?
  • Fuji ve Olympus bu “retro” işini ciddiye aldılar. Makinelerini sıfırdan tasarladıkları için, özellikle Fuji, “eski makine görünüşü” ile teknolojiyi çok iyi birleştirdi. Nikoncular hiç mi bakmıyorlar buna? Yeni aletin üzerine “retro kazağı” giydirip Frankenstein yaratmak hoş olmamış. Ya da ben beğenmedim.
  • DF çıktı ve diğer Nikon FX DSLRlar gibi Amazon’da ilk 20 DSLR arasına giremedi (diğerleri girmişti). Bugün baktığımda 18. sıradaydı, halbuki D600 ve D800 çıktıklarında ilk sıraya çıkıp uzun süre orada kalmışlardı. Neden acaba?
  • Konunun başlarında bir Nikon DSLR ağacı verip DF’yi nereye koyarsınız diye sormuştum? Şimdi cevabınız ne?
  • DF gibi bir makineyi yaratma fikri güzel. Genel anlamda fotoğraf sektöründe bir sıkışma söz konusu. Makineler artık birbirine benziyor, kullanıcıya “al beni artık” diye bağıran makine sayısı azaldı. Mevcut kullanıcıları ve yenilerini çekecek farklı bir hareket gerekli. Eski makinelere benzeyen makineler çözümlerden biri. Ama Nikon’un yaptığı gibi “bir DSLR seç ve üzerine yama yap, daya fiyatı gitsin” şeklinde değil.
  • Ben Canon’dan “daha ufak” bir 6D bekliyorum. 700D gövdesi boyutlarında bir tam kare gövde bile çok başarılı olur. Hatta radikal bir kararla 100D gibi bir gövdeye EVF koyarsa zaman ipler kopar gibime geliyor. Bayonet aynı bayonet ne de olsa. Hele hele G12’deki gibi iki tane de fazladan ISO/pozlama telafisi tekerleği koyup gövdenin yarısını gri metal yapsa “retro” isteyenleri de kandırır 🙂
  • Fiyat 2200$ civarına insin, o zaman öneririz. “550$ da birşey mi?” diyorsanız ayrı tabi, zevkler-renkler ve cüzdanlar tartışılmaz.
  • DPReview’da bir yorumcu “bu alet emekli Nikon kullanıcıları için” demişti, haklı mı ne?
  • Ne varsa eskide var abi… Tabi yeni nesile anlatabilirsen…
1465185_466286313475877_114197952_n

Eyyy Nasrettin Hoca…

 

 

11 comments for “Saf fotoğrafçılık: Nikon DF (ne de olsa Retro abi…)

  1. 2013-11-10 at 3:56 pm

    Şeytan icadı!

    Sırf retro muhabbetine satalması beklenen ve eminim ki satacak bir makine.

    Tip olarak da ön ve arkası o kadar farklı ki insanı şaşırtıyor.
    Şu gövdeyi az daha ufaltacaklar, aynasız yapacaklar fiyatı bu civarlarda tutacaklar ve tabiki tam kare yapacaklar.

    O zaman malı götürürler işte.
    Ha birde retro görünüm elbette 🙂

  2. kesim
    2013-11-11 at 2:17 pm

    yazı güzel olmuş. aşağı yukarı aynı düşünüyorum..

    retroluğu özellikle siyahta tartışılır, tekerleklerin faydası da görselliği de tartışılır. fiyat zaten tartışılır..

    alana hayırlı olsun derim ben sadece..

    ff deyince nikon d6xx serirsi ile zaten büyük iş yaptı bence. gerisi hikaye..

    • Arandur
      2013-11-17 at 9:09 pm

      He valla, parayı bulunca ucuzundan ve yağsız tarafından D600 gövde alırız artık.

  3. 2013-11-12 at 4:13 pm

    Ertan bey merhaba!
    Bir takipciniz olarak yazdığınız güzel yazılar için teşekkür ederim.
    Fotoğraf ve makinaları ile ilgili bilgi birikiminize hayranim aynı zamanda toplumsal konulardaki mesaj ve yorumlariniza sonuna kadar katılıyorum

  4. Merih
    2013-11-13 at 10:44 am

    Video çekimine de ihtiyaç duyduğumdan Sony A7 diyorum ben 🙂 Türkiye fiyatı kit lensle 5600TL olacakmış sanırım.

  5. Ahmet Mollaoğlu
    2013-11-14 at 8:43 am

    Merhaba, uzun bir süredir yazılarınızı takip ediyorum. Teknolojiye olan yaklaşımınız ve sosyal/siyasal gündemi de yorumlarınıza harman edişiniz harikulade. Makalelerinizden aldınığım keyfin karşılığı olarak en azından teşekkür edip tebrik etmek istedim. Sağlıcakla.

    • ozturer
      2013-11-14 at 9:39 am

      Teşekkürler 🙂

  6. erdemy
    2014-05-01 at 1:35 pm

    Nikon NF nin ne kadar 16 mp olsada tekil pixel boyut çok yüksek. Video ise tercih sebebidir fakat fotğrafçıların çoğu umursamaz. bazı sitelerde nikon 7100 ün bile NF nin görüntü kalitesinden üstün olduğu belirtilmiş. bu kıyaslamalar bence yanlış nf nin kalitesi standartların üstünde mark 3 bile görüntü kalitesi test ettim nf ile aynı değil mark 3 isoda muhtesem fakat df görüntüde muhtesem. videoyu önemsemeyen bnce memnun kalır df den. retro havasıda cabası. sadece tuzlu biraz şuan. hoşçakalın.

  7. Murat
    2015-04-09 at 10:36 am

    Merhaba,

    Bir DF kullanıcısı olarak birkaç düzeltme yapacağım. Yazıyı da keyifle okuduğumu belirteyim 🙂

    Öncelikle manuel focus f2 lenslere kadar başarılı. Teknik olarak f2.5 değil f2.2’ye kadar alan derinliğini doğru gösteriyor. Bu ufak bir avantaj manuel focus için. Genede o focus ekranı ile mesela bir Sigma 35mm f1.4 ile doğru odaklanmam mümkün değil. Çin malı, başka ekranlardan bozma focusingscreen.com sitesinden focus ekranı almaya gözüm yemedi. Ancak böyle bir ekran olmadan DF ile f1.4 lensler ile manuel focus yapmak hayal. (Liveview ya da elektronik rangefinder kullanılabilir tabi ki her zaman).

    Yüksek iso olayına girecek olursak. DF ile sonuçlarda D800 serilerine göre kayda değer bir fark görmek için 25000 isolara çıkmaya lüzum yok. 800 hatta 400 iso’dan itibaren büyük piksellerin yüksek satürasyon kapasitesi kendisini gösteriyor. İnsan gözü çok karanlıkta siyah beyaz görmeye başlar. Fotoğraf makinaları da bu konuda insan gözüne benzer yüksek isolarda biraz için teknik tarafından biraz da chroma noise düşürmek maksadıyla renkler git gide gerçekten uzaklaşır hatta bazen yalandan renkler çıkar. Siyahlar artık gerçekten siyah değildir. Ten renklerindeki bozulmayı ilk önce farkederiz çünkü evrimsel olarak gözlerimiz bunun için kodlanmıştır.

    D800 serileri ile 6400 iso da çekilen bir fotoğrafı güzel bir fotoşop sürecinden sonra D4 ya da DF’in çekeceği fotoğraftan hem daha temiz (noise açısından) hem de 36 megapixel sağolsun (gece gece anca tripod ile bu pikseller bi işe yarar kanımca o zaman da zaten insan çekmiyorsak isoyu düşürürüz) daha çok detay veren bir hale getirebiliriz.

    Ancak bu isolarda öncelikle dynamic range daha düşüktür çünkü D800’ler yüksek isolarda gölgelerdeki pisliklerini saklamak zorundalar. Bundan daha önemlisi renkler vasattır. Ve bu renkleri yerine getirmek çok zordur.

    Fotoğrafımı 1 metre boyunda basacağım, insanlar da dibine kadar fotoğrafın girip gözlerini sokacaklar gibi bir endişeniz yoksa aslında 16 megapixel çok iyi bir rakam (tabi croplamak konusunda sıkıntı yaşarsınız).

    Retro olayına gelecek olursak, Bir taraftan Nikon makinanın kullanımını zorlaştırmış, bunun içinde üstüne fazla para istiyor eşşekler. Diğer bir taraftan 35mm film ile hala kullandığım Nikon F4 e kontroller çok benziyor. Nikonun 20 yıllık kullanıcı deneyimini ve tasarımda öğrendiği detayları bir kenara atmış.

    Göz hizasında ağırlığı 800 gramı geçmeyen lensler ile iso hariç bütün kontroler ile oynamak kolay. İso ise biraz daha sıkıntılı göz hizasında değiştirilebilir ancak acayip parmak kombinasyonları ile şekilden şekile girmeyi gerektiriyor.

    Diğer bir taraftan auto iso diye birşey var manuel modda da kullanabileceğiniz.

    Kısaca makina herkese göre değil. D750 piyasada iken hele birçok açıdan daha iyi bir makina varken DF almak için gerçekten D4 sensörünü istiyor olmanız gerekli.

    Tamam lan tamam şekil makina evet. Alırken bunu da düşündüm tabi ki. ama D600 ya da D800 sensörü olsaydı bu paraları (ki 1700$ a nerdeyse hiç kullanılmamış bir gövde aldım) vermezdim 🙂

    • ErtOzt
      2015-04-10 at 7:15 am

      Valla 1500$ civarına ikinci el bulsam ben de denemek için alırdım açıkçası 🙂 Geçen hafta başka bir şeye bakarken DF denk geldi elime. 20 dakika karıştırdım, yanımdaki manuel 50 ve 135mmlerle denedim, kontrollere-menülere baktım. Pek ısınamadım ama belki kullandıkça alışmak mümkündür. Perde sesi az olsaymış en azından, ama Nikon bu işi anca D810’da kıvırdı zaten.

      • Murat
        2015-04-16 at 6:45 pm

        Eeee perde sesi de retronun bir parçası :). Şaka bi yana D810 sessiz ama DF’de rahatsız etmiyor. 1700$ a kit lensiyle beraber ve TR garantili satın aldım. 1500$ a bulursan affetme.

        Biraz F6 ya döndü sanki DF. 0 satış fiyatı hala inmedi. 2. el piyasasında bulması oldukça zor. Ancak arz talep meselesi fiyatları da düşürüyor.

        F6 0 2500$ falan sanırım. Gayet temiz gövdeleri ama 1000$ seviyesinde bulmak mümkün.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *